"Ağrım olsa bağıramam, aslan görsem kaçamam, kuyruğu ne de tatlı dersiniz ama avcı vurunca afiyetle yersiniz, çok da üşüdüm, kürkümü geri verseniz.. Tavşanım ben, keşke dostum olsan sen.." (Tawşi)

28 Nisan 2015 Salı

AKP'DEN VAHŞİ HAYVAN KATLİAM İHALESİ !!!



















      Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne bağlı bölge müdürlükleri tarafından Türkiye’nin birçok ilinde ‘Av Turizmi’ adı altında çeşitli yaban hayvanlarının avlanması için 2015-2016 ihale ilanları yayımlandı.


SAYI BELLİ DEĞİL
Bazıları yapılan ve bazıları da yapılacak ihalelerde belirtilen rakamlara göre 15 ayı, 109 yabankeçisi, 4 çengel boynuzlu dağkeçisi vurulacak. Ancak ihale duyurularına göre 21 ilde vurulacak yabankeçisi, yabankoyunu, çengel boynuzlu dağkeçisi, kızıl geyik, ceylan ve melez yabankeçisi sayısı belirtilmedi.


4 İLDE 15 AYI
2 ayrı bölge müdürlüğünce yapılan ihalelerle 4 ilde toplam 15 ayı vurulacak. Ayrıca Mersin’de 33, Kayseri’de 6, Hatay’da 2, Niğde’de 12, Adana’da 17, Sivas Divriği’de 3, Muğla’nın Datça ve Köyceğiz ilçelerinde 24, Erzurum ve Erzincan’da 12 yabankeçisi ve 4 çengel boynuzlu dağkeçisi avı ihale edilecek.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/28854244.asp

Tawşi der ki: Yazıklar olsun! Bu mudur dindar geçinen AKP hükümetinin bakanlığı! Sen Allah'ın yarattığı canlıların para için öldürülmesine nasıl onay verirsin! Onlardan gelen parayla yeni Mercedesler mi alacaksınız??  Bunlar yurtdışı katliam özentileridir! Bu katliama engel olmamız için sesimizi duyurmalıyız! Ormandaki hayvanlar da bir diktatörün ve onun adamlarının aralarındaki en vahşilerince yenmesi için bir ihale yapsalar ya!!! Tez zamanda başımızdan defeyle Yarabbi, zavallı hayvanlar rahat bir nefes alsın! Lütfen Haytap, barolar, Bimer ve bakanlıkları şikayet, istek yağmuruna tutun, şu an bu hayvancıklar ormanda mutlu ama belki yavrularıyla, eşleriyle son anlarını yaşıyorlar, elimizden geldiğince çabuk olmalıyız ve bir eylem yaratmalıyız. 


http://forum.petarkadas.com/serbest-kursu-genel/katliam-ihalesi

GÜNÜN DOSTU


27 Nisan 2015 Pazartesi

CEVAP; TAVŞANI KENDİNİZE ALIŞTIRMAK



   Tavşanlar ürkek hayvanlardır, doğada diğer hayvanlar tarafından av pozisyonunda bulunurlar bu yüzden kucağa alınıp sevilmeyi, yakalanmayı sevmezler. Evinize yeni getirdiğiniz "ÜCRETSİZ EDİNDİĞİNİZ YUVAYA MUHTAÇ" tavşanınızın üzerine asla gitmeyin, o eve gelmeden önce ona bir oda hazırlayın, içine tüm ihtiyaçlarını koyun. Tavşanınızı sevmek için asla üzerine gitmeyin, elinize sevdiği yiyeceklerden alıp zamanla onun size yaklaşmasını bekleyin, ilk sakın siz yaklaşmayın, o yaklaşınca da başını sevin, kaşıyın, tüylerini tarayın. Tavşanlar korkudan, üzüntüden aniden kalp krizi geçirip ölebilirler, şoka girebilirler, onu sakın korkutmayın. Ayrıca onlar dünyayı şöyle görmektedir; dibi kalın bir kavanoza biraz su koyun ve görmeye çalışın, işte tavşanlar böyle görür, daha çok ses ve kokudan, hareketlerden tanımaya çalışırlar. Bu az görme olayı da onları daha da ürkek yapar. 

CEVAP; YENİ İKİ TAVŞAN






    Merhaba maalesef ücretle satın alınan hayvanlar hakkında yorum yazmıyorum çünkü kirli petshop ticaretine karşıyım. 4 aylıktan küçük tavşanlara asla sebze, meyve, taze yeşil ot verilmez. Kuru ot, saman, yavru tavşan yemi, taze su verin, bunları yemezlerse şırıngayla ağızlarına sulandırılmış keçi sütü verin. 

PUG KÖPEK İLE DOLANDIRICILIK !!!




      Olay Petarkadaş'ta geçiyor, fotoğraf olarak yukarıdaki kullanılıyor  ve şöyle bir hikaye yazılıyor; "Doğuya tayinim çıktı yavruları götürüp orada ziyan edemeyeceğim, yavruları ücretsiz veriyorum." Ve birden herkes innaıp atlıyor ama daha önceden kandırılanlar deneyimli, hemen yazıyorlar: "Aman sakın telefon açmayın, hem köpek için para hem de pet kargo parası isteniyor, dolandırıcılar!" diye.. İlanı kaldırttım. İşte zalim insanoğlu artık para için ne yapacağını şaşırdı, Allah ıslah etsin.. (Aynı kişiler daha önceden farklı cinslerle de farklı hikayeler yaratıp milleti kandırmış lütfen dikkatli olun. Kimsenin hesabına para yatırmayın, ücretle hayvan almayın.)




GIDA TERÖRİSTLERİ TEKRAR HORTLADI!



   Ah sevgili Uğur Dündar Ağabeyimiz.. Seni zorla kovanlar utansın. Sen ki Türkiye'nin 1 numaralı, dünyanın sayılı korkusuz gazetecilerindensin, bir nesil senin her hafta ortaya çıkardığın domuz etli çamaşır suyunda beyazlatılmış tavuk dönerlerleri, derilerden yapılan sucukları, boyalı pul biberleri, eşek etlerini, böcekli fırın ve pastane ürünlerini kullanarak halkı ölüme iten gıda teröristlerini izleyerek büyümüş, hatta bu ürünlerden istemeden olarak küçükken de yemişimdir.  Bugün okuduğum haberi görünce Sağlık Bakanlığı'nın ne işle uğraştığını birkez daha merak ettim.  Mideniz kaldıracaksa işte haber;

http://kelebekgaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay/94495/2368/1/tabagimizdaki-tehlike


   Size boşuna demiyorum fazla et yemeyin hatta vegan olun diye :)  Bu arada Uğur Dündar demişken 2000'li yılların başındaki o meşhur "Güney Afrika'dan Muza Binip Gelen Böcek" komik ama bir o kadar da dramatik videoyu da hatırlayalım değil mi :D


https://www.youtube.com/watch?v=nXSkd-uJrxc

ETME BULMA DÜNYASI VE LEMAN SAM

Hayvanlara bu katliamı yaparsan;





Onlardan beter olursun;



        Başlığı okuyup kızdıysanız lütfen yazımı okuyun. Leman Sam Nepal'de olan büyük deprem için:

"-Nepal'de Hindu tanrıçası için yüzlerce hayvan katletmişlerdi, cezasız mı kalacaktı, bugün binlercesi öldü, tanrıçaları kabul etsin artık...

-Düşünmeden kızıp köpürmeye hazır olanların anladığı biçimde humanist değilim, yeni söylemiyorum bunu, her hümanistim diyene inanmayın.

-Kimsenin beni yargılamaya hakkı olduğunu düşünmüyorum, o kadar çok hümanist olsaydı, Dünya bu günkü gibi mi olurdu?"

http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/paparazzi/28840634.asp

demiş ve çok tepki çekmişti. Ben de Hürriyet haberinin altına destekleyen yorumumu yazdım. Neden destekliyorum çünkü haklı ve inanılmaz bir gerçek yanı var. 29 Kasım 2015'te bloğuma Gadhimai Festivali  (aslında bir katliam olan) konulu şu haberi yazıp sinirden beddua etmiştim;

http://tawsim.blogspot.com.tr/2014/11/nepalde-insanlik-disi-gadhimai-festivali.html

ve bu da gerçeği gözler önüne seren foto galeri;

http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay/89474/2/1/nepalde-dehsete-dusuren-festival


      Evet, ben de insanların bu şekilde ölmesini istemezdim ama kimsenin kimseye yaşama saygısı bile yokken, benim için din bile sayılmayan bir uydurma sonucu oluşmuş festival denen bir katliam için bırakın da iki hayvanseverin bir bedduası tutsun. Sıra Çin'de.. (Kurban Bayramı'nda da kör bıçaklarla işkence edilerek hayvan kesiminden değil, fakirlere farklı yardım yapılmasından yanayım). 



GÜNÜN DOSTU


24 Nisan 2015 Cuma

PRO OMEGA KEDİ MAMASI TÜM KEDİLERİ İSHAL YAPTI!



      Evdeki ve bahçedeki kedilerimize ara sıra değişik mama söylüyoruz ki hayvancıklar alerji olmasın, sıkılmasınlar, değiklik de olsun diye ve Hepsiburada.com'dan 15 kg'lık Pro Omega Tavuklu Sebzeli Kedi Maması sipariş ettim, mama çok hızlı bir şekilde elime ulaştı ama kediler bu mamadan yedikleri an feci şekilde ishal oldular. Öyle böyle de değil zavallılar artık tuvaletlerini tutamaz oldular kucağımıza aldığımız an, hatta yürürken, uyurken birden oldukları yeri de kirletmeye başladılar çünkü tutamıyorlar. Hayatımda böyle berbat bir mama görmedim lütfen kedilerinize almayın!

GÜNÜN DOSTU


UZUN TÜYLÜ SAFKAN ALMAN ÇOBAN KÖPEĞİ TAKSİM



Taksim Meydanı'Nda Safkan Alman Çoban Köpeği, İstanbul





   Taksim Meydanı Anıtı önünde harika, inanılmaz uzun tüylü bir safkan Alman Çoban Köpeği gördüm, genç, aşılı, küpeli, lütfen bu cana yuva olun sürekli anıtın önünde yatiyor, size arabanızla gelip almak kalıyor, kötü bir eylem olmadan hemen gelip kurtarın bu canı, biber gazı yemesin! Unutmayın ki o dünyanın en naif, en insancıl ve en zeki köpek türüdür ve ömrümde gördüğüm en güzel safkan Alman Çoban Köpeği'dir. Siz Taksim'e eğlenmeye gelirken bu zavallı evsiz masum can yuva aramaktadır, lütfen ona yuvanızı açın.

Özgül Hanım: 0555 574 75 25

http://www.petarkadas.com/petbul/ilan-taksim-meydaninda-tuylus-kurt-istanbul-photo-4










İSTİNYE ÜCRETSİZ BORDER COLLIE


İstinye'Deki Border Collie, İstanbul




    Bu tüylüş harika köpek İstinye'ye yeni gelmiştir, çok tatlı ve kibar bir köpek, cinsiyetini tam bilemedim, çok uysal, akıllı, fotoğraflarda çok belli olmamış gece çektiğim için ama tüyleri çok uzun bir köpek, inanılmaz sevimli. Sadece sıcak bir yuva istiyor. Sahiplenmek istiyorsanız arayın ve daha sonra kayışlı tasma ve arabanızla İstinye Tershane durağına lütfen gelin, köpek bu otobüs durağı ve çevresinde yaşamaya çalışmaktadır. İstanbul içine verilecektir.

Özgül Hanım:  0555 574 75 25

http://www.petarkadas.com/petbul/ilan-istinyedeki-border-collie-istanbul


ÜCRETSİZ LAPPONIAN ÇOBAN KÖPEĞİ


İstinye'De Terkedilen Lapponian Çoban Köpeği, İstanbul


   İstinye'ye yeni terkedilen bu genç dostumuz Finlandiya'nın meşhur köpek cinsi olan Lapponian Çoban Köpeği türüdür ve oldukça nadir bulunan bir cinstir. İnanılmaz hareketli, güneşli günlerde çimenlerin üzerinde uyumayı seviyor ama yiyecek bulmakta güçlük çekiyor, enerjik bir dost arıyorsanız Genç Kurt'a lütfen yuvanızı açın. İstanbul içine sahiplendirilecektir. Şu an İstinye Devlet Hastanesi arkasındaki parkta yaşamaktadır. Cep telefonu ile çekim yapıldığından fotoğrafları güzel çıkmamıştır. Mutlaka arabanız ve büyük kayışlı bir tasmanızla gelin. 25 yaş altına sahiplendirilmeyecektir. 

Özgül Hanım : 0555 574 75 25



http://www.petarkadas.com/petbul/ilan-istinyede-terkedilen-kurt-istanbul





22 Nisan 2015 Çarşamba

EVCİL DOSTLAR VE EV KAZALARI




     Kazalar maalesef sırf dışarıda olmaz. Evcil dostlarımız için ummadığınız eşyalar birer ölüm makinesi olabilir. Özellikle kedi, köpek ve tavşanların bu yüzden korunması gerekmektedir. Evde sürekli 3 yaşlarında bir çocuk varmış gibi gözünüz açık olmalıdır. İşte bu kazalara karşı dikkatli olmanız için yararlı olabilecek bir fotogaleri.. Fotoğraflar komik gözükse de inanın onların çoğu acı hissediyor;

http://fotoanaliz.hurriyet.com.tr/galeridetay/94371/4369/1/28808559/sizden-daha-sanssiz-bir-gun-gecirmis-komik-hayvanlar



TEKİR ANNE OLDU



     Tekir'i biliyorsunuzdur, daha önce çok bahsettim, Bekir'in annesi. Onu yağmurlu bir gecede ağacın üzerinden köpeklere yem olmaktan son anda kurtarmıştım. Tam Tekir'e kısırlaştırma randevusu almıştık ki hamile olduğu ortaya çıkmıştı ve ertelemiştik, şimdi 2. kez doğum yaptı ve 2 yavrusu oldu, biri simsiyah diğeri de bir kaplan gibi. 3 aylık olduklarında buradan ve Petarkadaş'tan yuvalandıracağız. 3 ay sonra bizden yavru isteyenler lütfen yorum kısmına ad soyad telefon bıraksınlar.





ICAM: SOKAK HAYVANLARINI ÖTENAZİYLE ÖLDÜRMEK İSTEYEN KATİLLER!





















        3 Mart 2015 Salı günü İstanbul Cevahir Otel'de konferans veren adlı örgüt ICAM, hayvan özgürlüğü savunucuları tarafından protesto edilmiştir. Peki ICAM nedir ? Aşağıdaki rehber, ICAM  (Uluslararası Yoldaş Hayvan Yönetimi Koalisyonu) sitesinden Türkçeye aktarılmıştır. Bu çeviriyle, ICAM'in ne olduğunu ve neden protesto edilmesi gerektiği anlatılmaktadır;




KEDİ VE KÖPEK ÖTENAZİSİ İÇİN REFAH TEMELİ VE POLİTİKA GELİŞTİRİLMESİ

ICAM (Uluslararası Yoldaş Hayvan Yönetimi Koalisyonu) Rehberi (Sayfa 5,6,7)


Bu Rehber Kimler İçindir?

Bu rehber, kedi ya da köpeklerle ilgili çalışma programı sorumluluğuna sahip herhangi bir kamu, özel ya da hayırsever kurum, kuruluş ya da birey için geliştirilmiştir. Bunlar içinde aşağıdakiler de vardır:

 hayvan barınakları
 yuvalandırma merkezleri
 veteriner klinikleri
 hayvan sağlığı programları

Bütün bu hizmetler, bakımları dâhilindeki hayvanların refahından sorumludur ve hayvan bireylerin geleceği hakkında kritik kararlar vermek durumunda olabilirler. Bu rehber; dünya çapında veterinerlik biliminden, hayvan refahı yönetiminden ve hayvan yönetim uygulayıcılarından birtakım uzmanlarla danışma içinde hazırlanmıştır ve böylece rehberin dünyanın her ülkesine uygulanabilir olması hedeflenmiştir. Rehberin bundan sonraki bölümünde bu rehberi kullanabilecek her kişi için “kurum” terimini kullanacağız.

Ötenazi nedir?

Ötenazi terimi, Yunancada “güzel” ve “ölüm” manalarına gelen “eu” ve “thantos” kelimelerinden gelmektedir. Böylece havyan bireyler için bir dizi kriter arasında ötenazinin en iyi seçenek olduğu durumlarda, o hayvana olabildiğince insancıl bir ölüm sağlamak için elimizden geleni yapmalıyız. Bu kriterler öncelikli olarak, hayvanların, mevcut ve gelecekteki refah durumuyla bağlantılı olmalıdır.

Ötenazi yöntemi ile ölümün insancıl olduğunu temin eden dört başlıca kriter vardır. Yöntem:

1. acı ve ağrıyı en aza indirmelidir
2. ardından ölümün geleceği bilinçsizliğe hızlı şekilde ulaşmalıdır
3. korku ve ıstırabı en aza indirmelidir
4. güvenilir ve geri dönüşümsüz olmalıdır

Neden Ötenaziyi Göz Önünde Bulunduralım?

Ötenazi kararı, hayvan refahı değerlendirmeleri arasında sadece olası seçeneklerden bir tanesidir. Kuruluşlar, ötenazi yapmaya karar vermeyi amaçlamazlar. Kurumlar, hayvan refahı problemleri olup olmadığını ve yardımcı olmak için yapılması gerekenleri teşhis eder. Sorumlu olduğunuz bir hayvan (bakımınız dâhilinde, çalışma takvimizinde ya da çalışma takviminizin potansiyel alanı içindeki) bir müdahalede bulunmadığında fiziksel, davranışsal ve/veya psikolojik problemler yaşıyorsa ya da böylesi sorunlardan kaçınılmaz biçimde acı çekiyorsa; bu hayvana yardım etmek en iyi yol haritasını belirmekle sorumlusunuz.

Ölüm, her hayvan için kaçınılmazdır. Fakat ölüme giden süreçte acı çekmek, daima kaçınılmaz değildir ve insan müdahalesiyle ortadan kaldırılabilir. Hayvan refahı bakış açısına göre bir hayvanın acı çekmesi etkili biçimde azaltılamıyor ya da önlenemiyorsa, hayvanın hayatını insancıl biçimde sonlandırmak, hayvan için seçenekler içinde en iyisi olabilir. Bu kolay bir karar değildir ve eğer ötenazi etkin biçimde kullanılacaksa; ortada, ötenazinin gereğine uygun olarak seçildiğini ve insancıl biçimde uygulandığını temin etmek için kanıta-dayalı belirgin bir politika ve yöntem olması gerekmektedir.

Hayvan Refahı Aracı Olarak Ötenazi

Ötenazi yapmaya ve bunun koşuluna karar vermek varılması oldukça güç bir hüküm olabilir. Bazı durumlarda bu karar nettir. Mesela kanun, bir tavşana, hastalık yayılmasının önlenmesi için ötenazi uygulanması gerektiğini söylediği durumda. Ama birçok durumda ötenazi kararı vermek bu kadar kolay olmayacaktır. Her kurum farklı koşullarda görev yapmaktadır ve dolayısıyla ötenazinin hangi koşullarda uygun olacağına dair kararı dikkatli biçimde vermek o kurumun kendine ait olacaktır. Ötenazi yapma ve hangi durumda ötenazi yapılacağına dair kararınız bir takım faktörlere dayanacaktır. Bunlar temel olarak, bir hayvanın makul derece kaliteli bir hayata sahip olması için kurumunuzun yeterli finansal kaynakları, çalışan kaynağı, tesis ve veteriner uzmanlığı olup olmadığıdır. Hayat kalitesi görece bir terim olduğundan hayvan ihtiyaçlarını aşağıdaki “beş refah ihtiyacı” açısından düşünmek yararlı olabilir.

Beş refah ihtiyacı

1. Uygun ortam ihtiyacı
2. Uygun beslenme ihtiyacı
3. Normal davranış biçimi sergileyebilme ihtiyacı
4. Diğer hayvanlarla birlikte ya da onlardan ayrı olarak barınma ihtiyacı
5. Hastalık, yaralanma, acı ve ıstıraptan korunma ihtiyacı.

Altının çizilmesi gereken bir nokta, bir hayvana bu beş ihtiyacı karşılama “erişimi” sağlamak, hayvanın iyi bir refahtan fayda göreceğini garanti etmeyebilir. Bu maddeler sadece refah ihtiyaçlarını değerlendirmek için bir çerçevedir. Eğer bu minimum ihtiyaçlar karşılanamıyorsa, ihtiyaçların karşılanması için standartların nasıl yükseltilebileceğini değerlendirmelisiniz. Eğer bu mümkün değilse, o zaman ötenazi bir refah seçeneği olarak düşünmek zorunlu olabilir.  Bazı durumlarda, ötenaziyi meşrulaştırmak için beş refah ihtiyacından gereğince ödün verilebilir. Örneğin:

Toplumda: Hayvanlar sorumlu şekilde bakılmazlarsa ıstırap ve acı çekebilir. Mesela sokakta dolaşırlarken yaralanır veya uygun olmayan diyet sonucunda yetersiz beslenirlerse. Bazı çevrelerde makul fiyatlı, erişilebilir veteriner hizmeti bulunmayabilir ve bu durum da hastalık ve yaralanmaların tedavisiz ve müdahalesiz kalacağı manasına gelir ve ciddi ıstıraba neden olabilir.

Barınaklarda: Uzun süre barınaklarda tutulan hayvanlar hastalığa ve bazen ihmale maruz kalabilir ve uzun süre uygun olmayan ortamda barınmaktan dolayı zamanla davranış bozuklukları göstereceklerinden yuvalandırılmaları ciddi biçimde zorlaşabilir.

Ötenazi konusundaki konumunuz ne olursa olsun konuyu bilgilendirilmiş ve istişari tarzda enine boyuna düşünmeniz önemlidir. Kedi ve köpeklerle çalışma programı sorumluluğuna sahip bir kurum olarak kararınızı politika ve talimatlarınızla tutarlı biçimde savunabilmeniz ve açıklayabilmeniz de son derece önemlidir. Eğer belirli bir hayvan için ötenazi eldeki en iyi seçenek değilse o hayvanın refahını koruyabilmek için alternatif bir yol izlemek durumunda olacaksınız.

Ötenazi Politikasına Sahip Olmak Neden Elzemdir?

ICAM Koalisyonu, hayvanlarla çalışan kurumların, zamanı geldiğinde bilinçli ve destekli karar verebilmesi için, sorumlu oldukları hayvanlar kapsamında ötenazi politikasını enine boyuna değerlendirmiş ve bu politikayla uzlaşmış olmasının elzem olduğuna inanır. Hayvan bakımı, havyan kurtarması ve hayvan nüfus yönetimi programlarının geniş bir yelpazede işlediğini ve her özel durum için önceden belirlenmiş bir ötenazi kriteri sağlamanın mümkün olmadığını anlıyoruz. Bu yüzden bu rehber size ötenazi politikanızın tam olarak neleri içermesi gerektiğini söylemeyecek fakat özel durumunuz için hayvan refahı ilkeleri üzerine kurulu bir ötenazi politikası geliştirebilmenizde size yardımcı olacaktır.

Ötenazi politikası neden faydalıdır

 Ötenazi politikasının geliştirilmesinde ilgili olan bütün taraflar ötenazi için gerekli sebepleri kabul eder ve anlar ve böylece bakımlarından sorumlu oldukları hayvanlara karşı en iyi hizmeti sürekli olarak sağlayabilirler.
 Ötenazi kararının doğru durumda, doğru zamanda ve doğru yöntemleri kullanarak verilmiş olduğunu temin eder ve böylece olabilecek en iyi refahı etkin kılar.
 Öznel karar alma ihtiyacını azaltır ve böylece karar alma sürecindeki kişilerin stresini azaltarak çalışanlar arasında olası uyuşmazlığı azaltır.
 Yazılı olarak hazır bulundurulabilir; böylece yönetim, personel ve toplumun üyeleri gerekli her an buna başvurabilir.
 Personelin eğitilebileceği bir standart sağlar.
 Düzenli olarak gözden geçirilebilecek ve güncellenebilecek bir standart oluşturur; ötenazi politikası, personelin başlangıçta geliştirmesinin ve uygulamalarını izleyerek ve gerekliyse geliştirerek dâhil olmaya devam etmelerinin teşvik edildiği “canlı” bir doküman olmalıdır.


Örnek olay çalışmaları

Hırvatistan

Bir hayvan barınağı, veteriner hekim ötenazi önerip personelden bazı kişilerin buna karşı çıkması sonucu sorunlar yaşandığını rapor etti. Veteriner hekim, eğer acı çekiyorsa bir köpeği bu şekilde hayatta tutmanın zalimlik olduğunu söylerken, personel “hayvanların yaşayıp ölmelerinde insan kararı olmamalıdır” şeklinde düşünüyordu. Bu uyuşmazlık, barınağın, tarafların önceden okuyup anladığı belli bir ötenazi politikası olsaydı önlenebilirdi.

Kıbrıs

Bir hayvan refahı kuruluşu, insanların, hayvanları, kurtarma merkezlerine getirmelerinin, insanlarda, barınakların hayvanlara ömürlük yuva garanti ettiği yönünde düşünce oluşturduğunu bildirdi ve şöyle devam etti: “Fakat barınağa alınan hayvanların sayısı düşünüldüğünde, hayvanlara ömür boyu sürecek barınma sağlamamız mümkün değil. Bu yanlış anlaşılma, bize getirilen bütün hayvanları öldürdüğümüz şeklinde olumsuz medya ilgisine, sözel ve fiziksel tacize maruz kalmamıza neden oldu.”Kurum, ötenazi için karar ve nedenlerini açıkladıklarında gelen eleştirilerin azaldığını gördü.

Brezilya

Hayvan barınağı personeli, bir ötenazi politikasına sahip olmanın, “duyguyla değil mantıkla” çalışmalarını sağladığını bildirdi.







Çeviri: earthlings dünyalı


Çevirmenin Notu: Bu çeviriyi yaparken, metnin -öldürme ve soykırımı uygun (yumuşak) kelime ve ifadelerle öldürme ve soykırımın hayvanın faydası için yapıldığına okuru ikna eden; öldürme ve soykırımı normalleştiren- biçimini ICAM’in ötenazi politikalarının kendi sunuş biçimlerini göstermek amacıyla korudum. Bu amaç dışında, “insancıl bir ölüm sağlamak için elimizden geleni yapmalıyız.” gibi ifadelerdeki ölümü “insancıl”laştıran yumuşak dili bu şekliyle aktarmam etik olarak mümkün değildir.

Metinde sıkça hayvanlar için ötenazi terimi kullanılmıştır. Ötenazi ancak bireysel karar sonucu uygulanan bir eylemdir. Başkalarını öldürmenin adına “ötenazi” demek, cinayeti kavramsal olarak ortadan kaldırıp, “öldürme” eylemini “iyi” bir şeymiş gibi gösterme çabasıdır.





Kaynak: http://earthlingsdunyali.blogspot.com.tr/2015/03/icam-uluslararas-yoldas-hayvan-yonetimi_1.html

http://www.icam-coalition.org/default.asp

Tawşi der ki;  Bu örgütü savunan, Türkiye'ye davet eden, girişini onaylayan, burada toplantı yapmasını destekleyen herkes birer suçludur, Allah'ın yarattığı canlıları öldürmek günahtır,  asla böyle katillere inanmayın, mahallenizdeki hayvanlara ilanla yuva bulun, öldürülmelerine asla izin vermeyin, onlar bizim can dostlarımızdır. İstanbul Cevahir Otel'e de yazıklar olsun, herşey para değildir!







GÜNÜN DOSTU


YUVA ARAYAN AYAZAĞA KÖPEKLERİ




Merhaba, Ayazağa Köyü'ndeki Atatürk Meydanı durağında ve arkasındaki birkaç parkta kısırlaştırılmış, aşılanmış, terkedilmiş zavallı köpekler mevcuttur. Bir Labrador, uzun tüylü Alman Çoban köpeğine benzeyen ama sanırım kulakları aşağı doğru olan çok tatlı bir cins, siyah Labrador benzeri simsiyah bir ırk, bir Alman Kurdu, melez bir Golden, melez bir Akita Inu, melez benekli bir terrier ve daha nicesi vardır. Hele bir tanesi ısınmak için iyice yola yatmış ki az kalsın ezilecekti aklım çıktı. Durağın arkasından PTT ve camiye doğru yürürseniz 2-3 parkta uyuyan masumları görürsünüz. Güneşli günlerde parkta ısınmaya çalışıyorlar. Hepsi çok uysal ve tatlılar. Arabanızla gidip beğendiğinize yuva olun, sevap işleyin, karınları çok aç, acilen bakıma ve yuvaya ihtiyaçları var. Beşiktaş yönünden arabayla gelirken 4. Levent ve Seyrantepe duraklarını geçtikten sonra Ayazağa Tüneli'ne girin, ( 41AT ve 41E otobüslerini takip edebilirsiniz ), yokuş aşağı inince otobüs yolundan sağa dönün, sağdaki ilkokulu geçin, hemen Ayazağa Meydanı'na varırsınız, Ayazağa hemen Maslak'ın alt kısmıdır. Teşekkürler.

http://www.petarkadas.com/petbul/ilan-ayazaga-duragindaki-zavalli-kopekler-istanbul






PETARKADAŞ'TAKİ DOLANDIRICI

İşte kedi üzerinden bir dolandırıcılık örneği; 


    Dün Petarkadaş'ta bir ilan gördüm, yavru bir İran kedisi Bilecik'ten veriliyordu bana bir garip geldi. Bugün de aynı ilanın farklı versiyonu ama aynı fotoğraflar kullanılarak Aydın diye verilmiş, ilanda;





"Mina Ogluma Sıcak Bir Yuva, Aydın

DAHA 3 4 AYLIK , SEVİMLİ TÜYLÜ CANAYAKIN EVCİL İNSANCIL OYUNCU AKILLI BİR KEDİCİK..
SAHİBİ BODRUMDA OTELDE İŞE GİRDİ KEDİSİNİ GÖTÜREMEDİ .VE BU YÜZDEN BİZE BIRAKMAK ZORUNDA KALDI.EŞİM DOGUM YAPACAGINDAN DOLAYI BU YAVRUCAGI SAGLIKLI KOSULLARDA BAKILMASI ŞARTI İLE SAHİPLENDİRİLECEKTİR   
0506 112 15 92





http://www.petarkadas.com/petbul/ilan-mina-ogluma-sicak-bir-yuva-aydin



diye yazıyor. Tam bir dolandırıcılık, hemen alta yorum yaptım derken ilanı arayan biri hemen şu yorumu yazdı;


Arkadaslarr bunlarr tam.bi sahtekarrrr kesinliklee inanmayinnn numaranin karsisinda kendini veteriner zannedenn insan yoksuluu tolga adinda biri var. Insanlardan ucret alip kedi fln gondermiyorlarr. Insanliktan.nasibini almamiss.bu insnlarr. Sakinn inanmayinnnnnnnn


Ben de dayanamayıp polisi aradım. Olayı aynen anlattım, alıcı gibi aramasını söyledim ama polis bana şunu dedi;


"Biz müdehale edemeyiz, bizzat para yatırıp şikayetçi olan birinin araması gerekiyor. Çat.. "



Kısacası, böyle dolandırıcılara inanmayın. Polisten de fazla birşey istemeyin, kendi işinizi kendiniz görün. Size diyorum kedi köpek istiyorsanız sokakta dolu var  :)





1 KÖPEK YERİNE 30 SURİYELİ GÖRDÜM



     İstanbul Gültepe'deki Talatpaşa Caddesi'nde gördüğüm sokağa terkedilmiş krem rengi, upuzun tüylü tatlı Golden'e bir yuva çıktı, ben de yolumun üzerindeyken gidip bir köpeğe bakayım dedim ama köpekten başka daha önemli şeyler gördüm, yorumum ise fotoğrafların en altında;














Tawşi der ki; 

      İşte Levent bölgesinin bir başka yüzü..  Hükümet Suriyeliler'i savaştan kaçırmak ve oy kazanmak için Türkiye'ye getirdi ama benim yürürken can güvenliğim yok. Bir dilenci arkamdan laf eder, biri para ver diye yolumu keser, birinin çocuğu çantama yapışır. Elime yapışan bir Suriyeli çocuk var ki, ne hastasıysa elimi o kadar sabunlayıp deterjanladım tuttuğu yer hala hışır hışır kaşınmakta. Eğer ebola veya uyuz olursam cumhurbaşkanımızla bizzat gidip tokalaşacağıma yemin ediyorum! O kadar sokak köpeğini kucaklamışımdır, mis gibi köpekler hiçbirşey olmadı, bir Suriyeli değdi halime bakın! Talatpaşa Caddesi'nde yan yana belki böyle 30 tane dilenci var. Beyoğlu'ndan beter olmuş. Yoldan geçen herkes ise durup para veriyorlar, milletçe zenginiz ya.. Sonra para verenlerle bir de arkasından dalga geçiyorlar. Bir de küçük çocuklarını dükkan dükkan dolaştırıp haraç toplar gibi yemek, gıda maddesi toplayan Suriyeli adamlar var. Toplanan paraları da internet kafelerde yiyorlar. Acıktıkları zaman kızarmış bütün piliç alıp yiyebiliyorlar. Kaçınız hergün kızarmış bütün tavuk yiyorsunuz? İş gerçekten çığrından çıkmış durumda.. Zabıta görünürde yoktu, bir polise gidip şikayet ettim. Polis: "Ne yapalım, biz kovalıyoruz yine geliyorlar, hırsızlık da yapıyorlar, memurun maaşından da çok kazanıyorlar, artık iş bizden çıktı, bunları devletin yollaması lazım, biz de bıktık, esnaf da.." dedi, kılını da kımıldatmadı. Şu an sosyologlara göre 100.000 Arap bebek doğmak için Türkiye'de bekliyor.. Hepsi birer oy, hepsi ülkemizi daha da aşağı çeken unsur. Çoğu Suriyeli kadın doğuda bilmemkaçıncı kuma, zaten hepsi dilenci çetesi olmuş durumda, eroine, fuhuşa, kapkaça düşenleri düşünemiyorum bile.. Danimarka kendinde bulunan bir avuç Suriyeli için Türkiye'ye "Size çokça Danimarka kronu verelim yeter ki şu Suriyeliler'i bizden alın." demişti. İşte düştüğümüz hal.. Bir önerim var; "Cumhurbaşkanımız madem onları ülkeden yollamıyor, madem çoğu İstanbul'da evsiz, neden hepsini toplayıp kendi sarayında bakmıyor???"  

     
     İşte gerçek yüzleri;

Bir çocuğumuz bıçaklandı, İstanbul'da savaş çıktı;

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/28969339.asp

Otobüste cüzdan çalındı;


http://webtv.hurriyet.com.tr/haber/otobuste-dusen-cuzdani-boyle-caldi_111084?hid=28806778

     Bir de Esenyurt'ta bir rezidansta 385 kg eroin zulalayan ve kaçan İranlımız var tabi;

http://webtv.hurriyet.com.tr/haber/kiralik-rezidansin-banyosunda-358-kilo-eroin-ele-gecirildi_111336?hid=28848932










21 Nisan 2015 Salı

MEMUR KEDİSİ HIRSIZ BEKİR ve SİMİT TUTKUSU


Her akşam olduğu gibi yine yemeğime ortak olan Bekir  ;)




Anaaa, simit mi onlar??



Vallahi simit kokuyor!



Çekmeyin kardeşim! Emekliye zam yok ne yapalım, trafoydu, şuydu derken figüranlıkla zor doyuyoruz!



Salapati salata, Eminönü Galata, yallaaaah, biraz da biz çalalım, ne yapalım işin fıtratında var..



SON diyemiyorum çünkü

HIRSIZLIK BİTMEZ





KEDİLERİMİZ ve MAMA SEÇİMLERİ



         Biliyorsunuz ki her geçen gün bahçemize başka bir kedi terkediliyor, sokak köpekleri aç olduğundan onlar da gelip tıkınıyor, sevimli kirpi ailesi zaten kapıyı açtığımız an sütü, mamayı hızla bitirip kaçıyorlar. Salyangozlar da kedi mamasına terfi etti. Derken mama yetişmez oldu :)  Yeni gelenleri sürekli belediyede kısırlaştırıyoruz, ayrıca yuvalandırıyoruz. Bu arada sürekli aynı mamadan sıkılıyorlar, alerji oluyorlar. Biz de devamlı mamalarını değiştiriyoruz. Mama alırken de önce çok azcık kedinin denemesi, yorumlara bakılması ve içeriğinin, üretim tarihinin iyice incelenmesi gerekiyor. Tavşan etli mamaları ise protesto ediyoruz. İşte kedilerimize kullandığımız mamalar ve kedilerin mamalar hakkındaki tutumları;


Mito Tavuklu ve Sebzeli Kedi Maması 15 kg: Buna bayılıyorlar, en çok bunu kullanoyoruz.

Mito Balıklı Kedi Maması 15 kg: Balıklı mama sevmiyorlar ama taze balığı seviyorlar.

Eco Cat Tavuklu Kedi Maması 15 kg : Biraz iştahsız yediler ama fiyatı çok ucuzdu.

Pro Omega Tavuklu Sebzeli Kedi Maması 15 kg: Tüm kediler ishal oldu, feci hastalandılar!

Refleks  Tavuklu / Biftekli Kedi Maması 15 kg: En sevdikleri ama biraz pahalı.



Jüri: Kedilerden Tekir, Bekir, Zikir, Zifir, Safir,  kirpi ailesinden Diken ve kızı İğne  :)


       Siz de denediğiniz iyi ve kötü kedi-köpek mamalarını aşağıdaki yorumlar bölümünde paylaşırsanız çok sevinirim.

GÜNÜN DOSTU

























           Afyonkarahisar'da koruma altındayken öldürülen dört kızıl geyiğin anısına..

AFYONKARAHİSAR'DA KORUMA ALTINDAKİ 4 GEYİK KATLEDİLDİ!!!

Afyonkarahisar'ın Kızılören ilçesinde koruma altındaki dört kızıl geyik, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce telef edildi.

     Alınan bilgiye göre, piknik yapmak için ilçenin Kızıl Gür mevkisindeki boş araziye giden Salih Toprak, dört geyiğin kafa, işkembe ve derisiyle karşılaştı. Haber verilmesi üzerine olay yerine çağrılan Doğa Koruma ve Milli Parklar 5'inci Bölge Müdürlüğü ekipleri, inceleme başlattı.İncelemenin ardından telef edilen hayvanların koruma altındaki kızıl geyikler olduğu belirlendi. Geyikleri telef eden kişi ya da kişilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/28788309.asp

Tawşi der ki;  Bu kaçak etçilerin işi mi, gözü dönmüş kişilerin işi mi yoksa arsız Suriyelilerin mi bilmem ama kimler yaptıysa Allah aynısını yaşatarak öldürsün inşallah!!! Afyonkarahisar Belediyesi suçludur, barolar şikayet edip dava açmalıdır. 4 adet zavallı korunması gereken geyiğe de sahip çıkamıyorsak yazıklar olsun böyle belediyeye!!!!