"Ağrım olsa bağıramam, aslan görsem kaçamam, kuyruğu ne de tatlı dersiniz ama avcı vurunca afiyetle yersiniz, çok da üşüdüm, kürkümü geri verseniz.. Tavşanım ben, keşke dostum olsan sen.." (Tawşi)

TAVŞANLAR HAKKINDA




TAVŞAN BİLDİRİSİ  ('.')

1) Ömrüm cinsime ve bakımıma göre değişir ama ortalama 7-12 yıl yaşarım, bana en az 10 yılınızdan güzel anlar ayırmalısınız.
2) Asla kürküm ve etim için beni almayı, iş kurmayı düşünmeyin, ben; kedi ve köpek gibi sizin dostunuzum..
3) Diğer hayvanlar gibi canım acıdığında bağıramam, hasta olduğumda söyleyemem, fazla bir tepki veremem ama çok narinim, bana lütfen çok iyi davranın ve unutmayın ben bir hayvanım, asla sizin gibi olamam ve benim de sizler gibi haklarım var..
4) Doğam gereği sürekli kemirmek zorundayım, bunun için bana evinizde uygun bir yaşam alanı sunun ki sonradan cezalandırmaya kalkmayın.. Ben katiller, dolandırıcılar gibi suç işlemem.. Kabloları, gazeteleri, kağıtları, kartonları, naylon torbaları, evdeki bitkileri, battaniyeleri, kazakları, kumaş parçaları, çarşafları ölmemem için benden mutlaka uzak tutun..
5) Her canlı gibi ben de su içerim, hem de çok içerim, büyüklüğüme göre günde 300-600 ml tüketirim, susuz kalırsam ölürüm, bana mutlaka petshoplarda satılan özel tavşan suluklarından alın, mümkünse 1 lt'liklerden alın, suyumu hergün yenilemeye, suluğumu düzenli temizlemeye özen gösterin, siz de kirli bardaktan su içmezsiniz değil mi?
6) Her gördüğüm yiyeceğe saldırabilirim ama sakın bana herşeyi vermeyin, ben otçul bir hayvanım, Petshop, Mısır Çarşısı gibi yerlerde satılan özel tavşan yemlerinden alın, içinde bol tahıl (Buğday, tuzsuz çekirdek, kabak çekirdeği, mısır, pirinç, darı, mercimek çeşitleri, çedene, yulaf...) ve kurutulmuş sebze (Havuç,bezelye..) de bulunmalı, günde 2 defa belli bir ölçüde yem vermeniz yeterli, ayrıca hergün bir sebze veya meyvenin çeyreğini de verin çünkü fazlası beni ishal yapar ve ölmeme sebep olur.. Önümüzde ise sürekli kuru ot ve samanımız olmalı, kuru yonca da çok severiz ve ana besinlerimizdendir, bir öğünümüzün %75' inin saman ve kuru otlardan oluşması, %25'inin ise diğer taze meyve ve sebzeler ile düşük oranda palet yemlerden oluşmalıdır. Büyüklüğüme göre günde 150-300 gram palet yem tüketirim. Havuç, içindeki şeker oranı fazlalığından, lahana da fazlasının guatr hastalığı yaptığından çok az verilmesi (2 günde bir yarım ve ıslak olmayan havuç ve ya bir yaprak lahana) gereklidir. Tavşanlar 3-6 kg arası olmalıdır.. Bizim sindirim sistemimiz atlarınkine benzer.. Bana fazla yemek verirseniz çatlayarak ölürüm..
7) Doğam gereği tuvaletimi hep aynı yere yaparım böylece doğadaki düşmanlarımdan saklanırım, siz de bunu düşünerek tuvaletimi yaptığım yere alçak ve içine rahatça girebileceğim, yıkanabilen bir tuvalet kabı yerleştirin, içine de bol talaş koyun, zamanla onun içine tuvaletimi yaptığımı göreceksiniz. Talaşımı da hergün değiştirmelisiniz.. Kedi kumları bizim içn çok zararlı ve ölümcüldür, tel üzerinde dolaşmamız ise bize acı verir ve patilerimizi yaralar, biz talaşsız yapamayız..
8) Nerden geldiğimi bilmiyorsanız mutlaka parazit ve kuduz aşımı veterinerde yaptırın.. Aşı takvimi şöyledir; tavşanlara yılda bir kuduz, iki ayda bir parazit aşısı ve pire, keneye karşı koruma yapılmaktadır.
9) Tırnaklarımı asla siz kesmeye kalkmayın, kanatıp canımı acıtabilirsiniz, veterinerime bırakın.. Tırnaklarım 2 ayda bir kesilmelidir.
10) Tavşanların çene ve dişleri maksimum 6 ayda bir veteriner hekim tarafından kontrol edilmelidir, Tavşanlarda dişler sürekli uzamaktadır, bu yüzden beslenme tavşanlarda çok önemlidir. Çünkü tavşanların ön dişlerinde düzenli aşınma olması gerekmektedir. Ayrıca arka dişler de ön dişler gibi sürekli uzamaya devam etmektedir. Eğer tavşanın çene yapısında bir bozukluk varsa ön dişler kemirme sonucu kısalırken, arka dişler aşırı uzar ve buna bağlı olarak ön dişlerde de kemirme olayı yapılamaz, üst-alt dudak, damak yaralanmaları oluşur..
11) Evde özellikle kediniz varsa beni beslemeyi düşünmeyin, kedilerin bir küçük tırmığı bizim belki o an, belki de 3 ay sonra ölümümüze yol açacaktır. Farklı odalarda, hiç karşılaşmadan bakarım diyorsanız belki olur ama o zaman da sevginizi tam veremezsiniz, kediler bizi fare sanıp parçalayabilir ve yiyebilirler.. Evinizde başka hayvan varsa da ben pek mutlu olamam, doğam gereği doğada av pozisyonunda olduğumdan diğer hayvanınızdan korkup kalp krizi geçirip ölebilirim.. Beni balkonunuza direkt koyarsanız başka kediler ve kuşlar tarafından öldürülebilirim, ayrıca oda sıcaklığı dışında bir yerde pek yaşayamam..
12) Çok hızlı üreyen bir hayvanım, tek ya da hemcinsimle yaşamayı daha çok severim, çiftleştirirseniz çok hızlı ürerim ve başedemezsiniz, o yüzden beni çiftleştirmeyin..
13) Ağaç dalları, temiz ve çivisiz ahşap kasalar, boyasız ve cilasız ahşap tahta parçaları, kozalaklar, tavşanlar için özel satılan kemirme oyuncakları, vitaminli kemirme eşyaları benim oyuncaklarımdır.. Gün boyu onları kemirip oyalanır, dişlerimin aşırı uzamasını engellerim..
14) Diğer hayvanlardan bana pire geçebilir, mayt da olabilir.. Bana asla kedi-köpek pire tasması takmayın, o hayvanlara kullanılan pire tozundan serpmeyin yoksa ölürüm, kaşınıyorsam veterinerime danışıp bana uygun olan bir ürün alın..
15) Beni asla yıkamayın, ben kediler gibi gün boyu temizlik yapar, yalanırım, mis gibiyim ben..
16) Ayaklarımı yere hızlıca ve sertçe vuruyorsam hoşlanmadığım bir durum vardır, kızmışımdır, strese girmişimdir, tehlike vardır, artçı şok olmuş olabilir.. Arka ayaklarım çok kuvvetlidir..
17) Ben bir oyuncak değilim, beni hediye olarak almayınız, küçük çocukların eline tutuşturmayınız, ben çok narin bir hayvanım, çocuğunuzun o yaşta bir tavşan katili olma psikolojisi ile büyümesini istemezsiniz değil mi?
18) Ara sıra gelip sizi hafifçe kıtlayabilirim, beni fazla sıkıştırısanız uzun tırnaklarımla kedi gibi çizebilirim, bana çok kibar davranın.. Gelip elinizi, yüzünüzü yalıyorsam sevginize ihtiyacım vardır.
19) Tüylerim uzun ise hergün özel fırçamla taramalısınız, yoksa çitişip açılamazlar, veterinerde kestirmek zorunda kalırız.. Taranmak çok hoşuma gider..
20) Ben küçücük bir kafeste veya taşıma kabında yaşayamam, sizi öyle bir yere tıksalar ne hissedersiniz? Benim bir odam veya kapalı sıcak bir balkonum, salonda çitle-çocuk koruma güvenliği ile çevrili geniş bir alanım ya da evde geniş bir kümesim olmalı..Bir kafese kapatıp sadece yemimi ve suyumu vererek asla tavşan beslememelisiniz. Stres, tavşanlarda hastalıkların ortaya çıkmasında en önemli hazırlayıcı faktörlerden birisidir. Bu şekilde hapis hayatı yaşayan bir tavşan mutlu bir tavşan değildir, stres altındadır ve hastalıkların ortaya çıkması çok daha kolaydır..
21) Ben eve gelmeden önce mutlaka evinizin yakınında benden ve hastalıklarımdan anlayan bir veteriner olup olmadığını araştırın..
22) Eğer ishal olursam sadece bol su ve kuru ot, saman, tahıl verin, mutlaka da veterinere götürün belki iğne veya serumluk bir durum olabilir.. Üzerime asla su gelmesin, soğukta bırakmayın..
23) Zoonoz hastalıklar denilen, hem tavşanlarda hem de insanlarda görülebilen bazı hastalıklar vardır. Zoonoz hastalıkların başlıcaları; tüberküloz, tularemi, toxoplazmozis, listeriyozis, tripanozomiyazis, pseudotüberküloz hastalıklarıdır. Bu hastalıkların bulaşmasında, özellikle fare ve sıçanlar ile sağlıklı tavşanların bu hastalıkları taşıyan tavşanlarla bir araya getirilmesi önemli rol oynar. Genel hijyenik tedbirleri aldığınız ve evinizde fare yada sıçan bulunmadığı taktirde çok fazla endişelenmenize gerek yoktur. Kuduz hastalığı da zoonoz bir hastalık olmakla birlikte, tavşanınızın kuduza yakalanması için kuduz hastalığına yakalanmış bir hayvan tarafından ısırılması gerekmektedir. Yabani tavşanlar kuduz hastalığı için risk taşıyabilse de, evimizde beslediğimiz tavşanlar için bu risk son derece azdır.
24) Sütten kesilen tavşan yavrularına verilecek gıdaların nem oranı çok düşük olmalıdır. Bunun nedeni körbağırsaklarında bulunan mikroorganizmalardır. Yüksek nem içeren gıdalar tavşanların  ishal olmasını sağlar. Özellikle genç yaşlarda beslenme bozukluğuna bağlı gelişen ishal olgularında, yavruların kurtulma şansı çok düşüktür. Bu sebeple sütten kesimden sonra nem oranı çok düşük kuru ot (kuru yonca-kuru saman) ve pelet yem verilmesi gerekmektedir.
25) Beslenmemizde sebze ve meyve vermenin zamanı çok önemlidir. Bu besinler sulu gıda olduklarından sebzelerin 3 aylık, meyvelerin ise 6-7 aylık yaştan önce verilmeleri uygun olmaz. Çünkü sindirim sisteminin gelişimi tam olarak gerçekleşmemiştir.
26) Yeni aldığınız tavşanınız çok küçükse ve yeterince anne sütü ememediyse, yavrunun süt ihtiyacı var diye inek sütü verilmemelidir. Çünkü inek sütü ile tavşan sütü içerik açısından büyük farklılıklar içerir ve bu farklılıklar yavru tavşanlarda ishale sebep olur.
27) Bizi stresten uzak tutmak, beslenmemize dikkat etmek, hasta tavşanlarla bir araya getirmemek ve düzenli aralıklarla tavşanınızı veteriner hekiminize götürerek paraziter tedavilerini ve genel kontrollerini yaptırmak, bu tür hastalıklardan büyük oranda koruyacaktır..
28) Tavşanların temizlenmek için kendilerini yalamaları sonrasında yuttukları tüyler, mide ve bağırsaklarında birikerek trichobezoar denilen kıl yumaklarını oluşturur. Özellikle tüy değiştirme dönemlerinde tüylerin yutulması ihtimali daha fazladır. Tavşanlar kusamadıkları için bu tüyleri kusarak çıkartamazlar, ancak dışkıları ile çıkartabilirler. Tüylerin dışkı ile atılabilmesi için bağırsaklardaki besinlerin su oranı ve sindirim sisteminin haraketliliği çok önemlidir. Eğer tavşanınız yeterli miktarda su alamaz ise; bağırsaklarındaki besinler yeterince sulandırılamayıp kuruyacak, tüyler birbirine kaynaşıp sindirim sistemini tıkayarak içindeki gıdaların haraketliliğini azaltacak ve sonuçta tıkanmalara sebep olacaktır. Mide tıkanmasının en önemli sebebi uygun olmayan beslenmedir. Tavşanınızın diyeti, yüksek oranda selüloz, çok fazla olmayan karbonhidrat oranı ve yeterli miktarda su içeriyorsa, sindirim sistemi iyi çalışacaktır. Ancak tavşanınızın diyetindeki karbonhidrat oranı çok fazla ve selüloz oranı düşük ise sindirim sisteminin hareketliliği normalin altına düşer. Özellikle pelet halinde satılan konsantre tavşan yemleri bu gruba girer. Tavşanların sindirim sistemindeki hareketliliğin azalmasının en önemli sebeplerinden birisi de, tavşanınızı sadece yüksek oranda karbonhidrat ve düşük oranda selüloz içeren bu pelet yemlerle beslemektir.
29) Yavru bir tavşan 1 aylıkken sütten kesildiği zaman ortalama 400 - 600 gr canlı ağırlığa sahip olur. Onu aldığımızda ağırlığını kontrol ederek erken sütten kesilip kesilmediğini anlarız. Erken sütten kesilen bir yavruya daha özenli yaklaşılmalıdır.
30) Yeni doğmuş bir tavşana bir yabancı dokunmuşsa elinin kokusu bebeğin üzerine siner ve anne tavşan o bebeği evlatlıktan reddeder. Bebek tavşanlar gözleri kapalı ve tüysüz doğarlar.
31) Ben asla pis kokmam, yaşam alanım, tuvalet kabım temizlenmezse onlar koku yapabilir.
32) Beni asla kulaklarımdan tutup kaldırmayın, canım çok acır, sizin acımaz mıydı?
33) Biz insanların etrafında olmayı çok severiz ama kucağa alınmaktan pek hoşlanmayız.
34) Anatomik yapımız çok hassastır, doğru tutulmazsak ve çok yüksekten bırakılırlarsak bel kemiklerimiz kolayca kırılabilir.
35) En iyi anlaştığımız hayvanlar guinea pigs olarak bilinse de en son yapılan bir araştırmaya göre beraber bakılan guinea pig ve tavşanların davranışlar gözlenmiş ve birbirlerinden oldukça rahatsız oldukları tespit edilmiştir.
36) Sessiz, sakin, gürültüden uzak bir yaşam alanı sağlanmasını isteriz.
37) "Beni de diğer hayvanlar gibi asla terk etmeyiniz.." Astımım var, yurtdışına gidiyorum, çalışıyorum evde kalamıyorum, eşim hamile, sağlık nedenlerinden ötürü gibi yalanları yemem ben! Siz hiç çocuğunuzu terk etmeyi düşündünüz mü, ben de ailenizin bir bireyiyim! Benimle bir hayatı paylaşmadan önce iyi düşünün.. Beni ormana, adaya atarsanız evcil olduğumdan beslenemem, barınamam, sokaktaki ve ormandaki hayvanlar tarafından parçalanır, öldürülürüm, avcılar tarafından avlanırım, sıcacık evimden sonra soğukta donarak ölürüm, ya da doğanın ekolojik dengesini bozabilirim..  Bunları bana yapacaksınız ne olur benden uzak durun!
38) Tüm bunları yapabilecekseniz benim sahibim değil, dostum olun, çünkü ben sizin minik ponpon kuyruklu dostunuzum..

                                              Tawşi  ('.')





TAVŞANLARA EN ÇOK YAPILAN YANLIŞLAR






Su vermemek,  suyunu tazelememek, suluk kullanmamak
Banyo yaptırmak, yıkamak, yüzdürmek,
1 yaşından küçük tavşanlara çok fazla ve ıslak sebze, meyve vermek,
Doğada bulunmayan, işlenmiş gıdaları vermek,
Et ve beneri gıdalar vermek,
Çok fazla havuç ve lahana vermek,
Kuru ot, uzun saman, kuru yonca vermemek,
2 ayda bir veterinerde tırnaklarını kestirmemek
Veterinerde diş kontrolü yaptırmamak, dışkı tahlili yaptırmamak,
İğne yaptırmak,
Pirelere karşı kedi ve köpek pire tasması takıp, pire tozu, pire spreyi kullanmak
Kedi ve köpeklerle temas ettirmek, kedinin tırmalaması, köpeğin ısırması, boğması,
Kafesini temizlememek,
Bir tuvalet kabı ve talaş kullanmamak, tuvaletinde kirlenen talaşı hergün değiştirmemek,
Gazete, karton, renkli kağıt, kumaş, plastik, naylon poşet kemirttirmek
Böcek ilaçlarından uzak tutmamak
Yazlıkta sitenin sinek ilaçlamasında dışarda tutmak, ertesi gün zehirli otlar üstünde gezdirmek veya bu zehirli otları yedirtmek,
Güneşte bırakmak, güneşsiz ama çok sıcak ve havasız ortamda bırakmak,
Klima veya vantilatörle direkt temas ettirmek,
Çok uzun süre kafeste tutmak, strese sokmak,
Dışkısını yemesini engellemek,
Kafesinin zeminine tel döşemek,
Bilinçsizce çiftleştirmek,
Böcek ısırma ve sokmalarına maruz bırakmak,
Tasmasız ve çok sıcak, güneşli, yağmurlu havalarda bahçeye, parka, benzer ortama çıkarmak,
Vurmak, korkutmak, şoka sokacak hareketler yapmak,
İstemediği halde zorla kucağa almaya çalışmak,
Kulaklarından tutmak, yakalamak,
Kendinden büyük ve kilolu hemcinsiyle aynı ortamda bırakmak,
Vücudunda bir değişim görüp veterinere götürmemek, tedavide geç kalmak,
Günde 2 kezden daha fazla palet yem ve tahıl vermek.




TAVŞAN ALMADAN ÖNCE



         


              Neden bu yazıyı yazıyorum çünkü son günlerde evine bir kilo patates alır gibi tavşan alıp sonra bana "Tavşanlar su içer mi?"  gibi bolca garip soru yağdığı için.. Ama bu yazıyı soru soranlar için değil, üzüldüğüm tavşanlar için yazıyorum. En azından birkaç tanesini belki kurtarırım diye..
          Eğer bir tavşanla yaşamaya karar verdiyseniz, önceden de kedi, köpek, kuş gibi canlılar beslemeniz sizin için daha iyi olacaktır çünkü tavşanlar çok hassas hayvanlardır. Yüksek yerden düşünce beli kırılır, bir kedinin en ufak bir tırmığında hayatını kaybedebilir, daha neler neler.. O yüzden gözünüzü dört açmalısınız, öncelikle böyle bir sorumluluğu alabilecek misiniz?
           "Alırım ne var?" derseniz demek kolay ama bakamazsanız, yeterince vakit ayıramazsanız, aileniz istemezse zavallı kedi köpekler gibi onu sokağa, barınağa da atamazsınız çünkü tavşan hemen ezilir veya kedi, köpek, kuşlara yem olur, ya da bir caninin biri alıp kesip yer. Tavşanlar asla sokakta yaşayamaz!
            Diyelim bu sorumluluğu almaya karar verdiniz, ailenizle yaşıyorsanız onlar da buna olumlu bakıyor ama önceden hiç tavşan beslemediniz. O zaman lütfen önce internet başına oturup biraz tavşanlarla ilgili bilgi edinin. Onların da birer memeli hayvan olduğunu, her canlı gibi bolca su içtiklerini, çizgi filmlerden görüldüğü gibi sadece havuç yemediklerini, tahıl karışımı ve palet yeme ihtiyaç duyduklarını, kuru saman yemezlerse ölebileceklerini, yavru tavşanların çok daha farklı beslendiklerini, kedi ve köpeklerin tavşanınızı bir av olarak gördüklerini, regl olmadıklarını, kendi dışkılarını yemezlerse ölebileceklerini, evde yalnız kalmaktan hoşlanmadıklarını, küçücük bir kafeste asla yaşayamayacaklarını, bir çiftleşmede en az 5-6 yavru doğacağı ve hızla üreyecekleri gibi daha yüzlerce bilgiyi lütfen biryerlerden bulup okuyun. Yoksa küçük bir hatanızda tavşanınız ölebilir.
           









TAVŞAN TÜRLERİ

American cavyAmerican fuzzy lopAmerican sable
Angora englishAngora frenchAngora giant
Angora satinAslan kafaBelgian hare
BeverenBeyaz rexCalifornian
Champagne d'argentCheckered giantChinchilla giant
Chinchilla mediumCreme d'argentDwarf hotot
English spotFlemish giantFlorida white
HarlequinHavanaHimalayan
HototKaşmir lopLilac
Lop englishLop frenchLop holland red
Mavi rexMini lopMini rex
Nederland drawftPolishRex red
Silver foxSilver martenSilver
Tortsportt













TAVŞANINIZ EVE GELMEDEN ÖNCE





                                    

-Tavşanınız gelmeden önce mutlaka kalacağı yeri hazırlayın, kafes yerine geniş bir oyun alanı tasarlayın. Tavşanınız büyüdükçe daha da yükseğe zıplayacaktır, ona göre düşünün.. Ve koşuşturacak büyük bir alana ihtiyacı vardır..
-Evde kedi, köpek gibi başka hayvanlar varsa, tavşanınızı her zaman onlarda uzak tutun be bir an bile temas ettirmeyin. Bu yüzden odası ayrı olmalıdır.
-1 litrelik suluğunu, samanını, kuru otlarını, kuru yoncasını, tahıl yemlerini, palet yemlerini, sebze ve meyvelerini, kemirme tahtalarını, kemirme kasasını, tuvalet kabını, talaşını, yiyecek kabını, talaş küreğini, taşıma kabını önceden hazırlamalısınız.
-Talaş dolu tuvalet kabını, tuvaletini yaptığı köşeye yerleştirin ve hergün temizleyin, yeni talaş koyun, kabı da sık sık yıkayın. Asla kedi kumu düşünmeyin, zarar vericidir.
-Evin içinde gezerken tehlike olmaması için tüm kablolarınızı yok edin.
-Battaniye, kumaş örtü, çarşaf, plastik poşet, gazete kağıdı, renkli karton, plastik nesneler, boyalı ahşap, kesici aletler gibi şeyleri kaldırın.
-Bitkilerinizi asla uzanamayacağı yerlere kaldırın, bitkiler tavşanları zehirliyebilir.
-O evde serbestken gözünüz hep bir bebek gibi üzerinde olsun..
-Günde sadece 2 kere yiyecek verin, belli bir ölçüde karışık tahıl, 1 meyve veya sebzenin çeyreği, ve önünde her zaman duracak sınıırsız ot ile taze suyu en güzel menüdür.
-Samanı ve kuru diğer otları yatacak yerine 1 karış kalınlığına serin, böylece hem sıcak kalacak hem de devamlı bu otları kemirecektir.
-Veterinerde tırnaklarını kısalttırmalısınız... Asla kedi-köpek pire tasması takmayın, onların pire tozunu dökmeyin.. Veterinerden kuduz aşısının ve diğer parazit aşısının tavşanları öldürebileceğini öğrendim..
-Tavşanınızı hergün 2 kere taramalısınız, bu hem hoşuna gidecek, hem aranızdaki sevgiyi arttıracak hem de en önemlisi bağırsalarında tüy birikmesini önleyip ölmesini engelleyecektir.
-Tavşanınızı 3 ayda bir veterinere götürüp check-up yaptırın.
-Bahçeniz yoksa tavşanınızı güzel havalarda güneşin tehlikeli olmadığı vakitlerde tasma ve kayışıyla tehlikesiz park ve bahçelere götürün
-Tavşanınızı çiftleştirmeyin..
-Tavşanınıza asla vurmayın..
-Evde uzun saatler yalnız bırakmayın..
-Doğada olmayan, mevsimi olmayan, şekerli tuzlu, aşırı karbonhidratlı, sırf paletten oluşan yemler vermeyin. Çok fazla sebze ve meyve de vererek ishal olup ölmesini sağlamayın..
-Beli kırılmaması için yere yüksekten bırakmayın, havaya doğru atmayın.



Tawşi'nin geçici alanı






TAVŞAN KAFESİNİN YERİ VE ODA SICAKLIĞI


        Tavşanların ortam sıcaklığının 10 derecenin altına inmemesi, 30 derecenin üstüne çıkmaması gerekmektedir. Tavşanlar için en uygun sıcaklık 15-25 derecedir. Balkonda bakılan tavşanların ise yazın kulaklarının çok hafif nemli bezle ıslatılması gerekmektedir. Balkonda asla direkt güneşin altında, yağmurda bırakılmamalıdır. Tavşanlar ısıya çok duyarlıdır. Bu tür termal ısı değişikliklerinde tavşanların vücut ısıları yükselir ve solunum güçlükleri başlar. Bu durumda acilen veterinere gitmek gerekmektedir. Tavşanı serin ıslak havluya sarıp, serin ortama alıp, bol su vermek gerekir
        Tavşanınızın kafesi evin içinde de direkt pencere kenarında güneşe koyulmamalıdır. Klima altına, tam karşısına, direkt kalorifer-soba karşısına ve altına koyuması ölümcüldür.. Ayrıca kafses gürültüden ve diğer hayvanlardan da uzak olmalıdır.






TAVŞANLARI NASIL TUTMALIYIZ?

               Tavşanların nasıl tutulacağı konusunda söylenmesi gereken ilk söz "Tavşanlar Kesinlikle Kulaklarından Tutularak Kaldırılmaz" olmalıdır. Böyle bir tutuş şekli tavşanınızın canını yakacağı gibi kulaklarada fazla ağırlık yüklenmesi sebebiyle zarar verecektir. Daha tehlikeli olan nokta ise; canı yanmış ve korkmuş olan bir tavşan kulaklarından tutulurken kaçmaya çalışır ve takla atarsa, bütün vücut ağırlığı boyun üzerine yükleneceği için boyun kırılması sonucu ölüm oluşabilir.
               Tavşanınızı belinden veya göğüs altından tutarak kaldırabilirsiniz. Ancak tavşanınızın kaçmasını istemiyorsanız; tavşanınızı daha fazla sabitleyici bir yönteme ihtiyacınız vardırBunun için; bir elinizle tavşanınızın omuz bölgesinin derisini tuttuktan sonra diğer elinizle tavşanınızın kalça bölgesinin altından kavrayabilirsiniz. Bu sırada tavşanınızın ayaklarınında resimdeki gibi kolunuzun üzerinde olmalarına ve boşta kalmamalarına dikkat etmelisiniz.
               Tabiki tüm bunları yaparken mümkün olduğunca sakin olup tavşanınızı korkutmamakta fayda var. Muhtemelen bir süre sonra tavşanınız sıkılmaya başlayacaktır. Bu durumda fazla ısrarcı olmadan yavaş bir şekilde tavşanınızı yere bırakmakta fayda var.










TAVŞANLARIN VÜCUT DİLİ

           Tavşanlar ile iletişimin yolu onları gözlemlemek ve vücut dilini çözmektir.Tavşanlar sessiz olmalaeına rağmen kendilerini mükemmel ifade edebilen varlıklardır. Duygularını, hislerini anlatmak için kullandıkları hareketleri öğrenince tavşanın aslında anlatacak ne kadar da çok şeyi olduğuna şaşıracaksınız:


1) BEN MUTLUYUM HAREKETLERİ
Yalamak: Bir sevgi göstergesidir. Tavşanlar kendi aralarında da hoşlanma ve sevgi göstermek için birbirlerini yalarlar, bu tavşan dilince öpücük manasına gelir. Not. Bazen tavşanınızı severken yeri yaladığını görebilirsiniz, ama aslında bu yere değil size yapılmış bir jesttir.

Diş gıcırdatma: Genellikle okşanıp sevilirken dişlerini gıcırdatmaları kedilerin zevkten mırıldamaları ve gırlamalarına eş değer bir göstergedir ve çok hoşlandıklarına işarettir.

Hoplama (Binky): Koşarken veya dururken havada ani hoplamalar ve sıçramalar neşeden dans ettikleri anlamına gelir. Bazen kendi etraflarında havada 180 derece dönerler. Bu çok minik kısa ve yoğun bir “ben çok mutluyum şu an”ifadesidir
Kafayı hızlı hızlı sallamak: Bu dansın mini versiyonudur, heyecanlandıklarında ve mutlu olduklarında kafa ve kulaklarını hızlı hareketlerle sallarlar. 

 

Arka ayaklarını uzatarak yere yatma (Bunny flop): Neredeyse bir L harfi gibi görünürler. Biz buna Cleopatra pozisyonu diyoruz. Bu yatış şekli dünyanın en mutlu ve huzurlu tavşanı olduğunun göstergesidir, keyfi kesinlikle yerindedir.

Sırtüstü uzanmak: Cleopatra pozisyonunun ikinci evresi sırtüstü olacak şekilde yuvarlanmaktır. Bu da olabilecek en huzurlu ve mutlu ifadelerden biridir. Bazen kendilerini bu şekilde transa sokabilirler.

Severken kafalarını tamamen yere yapıştırmaları: Adeta bir “teslim” ve kabul belirtisidir. “Beni seviyorsun, tamam sev peki, izin veriyorum” manasına gelir.





2) BEN SİNİRLİYİM ENDİŞELİYİM KIZGINIM HAREKETLERİ

                
Bu bir şeye gösterilen kızgın bir tepki olabilir (“Beni neden bu odaya getirdin, ben salonda koşup eğlenmek istiyordum öf” gibi). Veya tavşanlar kendi aralarında haberleşmek be birbirlerini uyarmak için arka ayaklarını yere vururlar, bu korktuğunun ifadesi olabilir. İki şekilde de mutlu olmadığından emin olabilirsiniz.Homurdanmak: Ses ile pek iletişim kurmasalar bile bazen homurdanma sesi çıkartırlar, bu da hoşnutsuzluk belirtisidir.

Bağırmak: Tavşanlar acı çektiklerinde veya ölürlerken bağırırlar. Homurdanmadan çok daha yüksek ve tiz bir sestir.
Isırmak: Ne demek olduğu çok belli olsa bile tavşanların flört ederlerken birbirlerini yavaşça ısırdıklarını da eklemek istiyorum. Bu ısırmaktan çok “diş atma” şeklinde olur. Kanatmaya, fazla acıtmayan minnacık ısırıklardır. Belki aslında bunu “ben mutluyum hareketlerine” yazmam gerekirdi, çünkü ısırma bazen “senden çok hoşlanıyorum” anlamında bir jesttir Tavşanca makas almaya tekabül eden bir harekettir.
Ayrıca, tavşanlar kendi aralarındaki hiyerarşilerini göstermek için birbirlerini yavaşça ısırabilirler, bu “ben senden üstünüm, burada benim sözüm geçer” demektir ve tavşanlar bazen sahiplerine de tavşan yerine koyarak olara sınıf farkını anlatmak için durup dururken ısırırlar.
Isırıldığında yüksek sesle tepki verilmesi gerekir, “Ay” veya “Hayır” diye bağırılırsa tavşan doğru olmayan bir şey yaptığını ve birilerinin canını yaptığını anlayacaktır. Bunun dışında ısırma çok açık, malum bir tepkidir. Isırma ve diş atma arasındaki farkı diş atıldıkça ve ısırıldıkça daha iyi anlayacaksınız:
Size arkasını dönmesi: 
"Şu an hiç işim olmaz şimdi seninle, umurumda değilsin, gidebilirsin" demek oluyor bu maalesef. Bazen de bir şey yaparken gidip arkasını dönüp size arkasını dönüp arkadan siz ona bakıyor musunuz diye size bakıyorsa, bu da bir kızgınlık, ufak bir küsme ifadesidir, popüler ifadesi ile 'trip atma' pozisyonudur..

Bir iletişim aracı olarak kulaklar.. Bu kocaman kulaklar sadece duymaya yaramıyor, daha ne marifetleri var.. Tavşanlar hislerinin bir kısmını bizim mimiklerimizi kullandığımız gibi kulaklarıyla anlatırlar. Kulakları izlemeyi ihmal etmeyin.

Kulaklar geriye yatırılmış: "Stres altındayım, çok da rahat değilim".

Kulaklar dimdik: Kafa havada ve kulaklar dimdik olarak durması tavşanın tehlike sezinlemiş olması ve tetikte olması anlamına gelir.

Kulaklar iki yana açılmış, kulakların içi ve yüzü size dönük: Bu çok komik bir ifade. Benim favorim. Kafa hafifçe öne inmiş, kulaklar V harfi şeklinde açılmış, dikkatli, ters bir bakış ve efe bir ifade hiç kuşkusuz şu manaya gelir: "Kızmaya başlıyorum bak ona göre". (Resimde Topi Hanım büyük bir ihtimalle fotoğrafını çekiyor oluşuma kızmış, "Yapmam gereken bu kadar çok önemli şey varken sen tutmuş fotoğrafımı çekiyorsun. Şunu kesip derhal yolumdan çekilmezsen sonuçlarına katlanırsın canım" ifadesi ile tehditkâr ve sert sert bakıyor. Çok korktum aman!


Bunun dışında:

Eşyalara çene sürme: Tavşanların çenelerinin altında kedilerdeki gibi özel ter bezeleri bulur ve
bizim asla ayırt edemeyeceğimiz bir koku salgılarlar. Çenelerini sürdükleri şeylere, bu koku ile işaretleyip “Bu eşya benimdir” derler.
Burunlarıyla dokunma: “Merhaba, benimle ilgilenirsem sevinirim” demektir, hemen ilgi gösterilmelidir.

Gezdiği yerde kaka bırakma: Hansel ve Greatel hikâyesindeki gibi yabancı gittikleri yerde yollarını bulmak ve “Buraya ilk ben geldim, benimdir” demek için minik kakalar bırakırlar.

Tüy Yolma (Yalancı Hamilelik): Bu kısırlaştırılmamış dişi tavşanlarda görülen bir harekettir. Tavşan tüylerini yolup bir yere toplamaya, adeta bir “yuva” yapmaya başlar. Bu aslında hamile tavşanların doğmamış bebekleri için yaptığı yuva ve minik yataklardır çünkü tavşanlar tüysüz doğarlar. Topladığı ve bir kenara yığdığı tüyler aslında doğacak yavruları için hazırladığı minik bir yataktır. Bu proje ile birkaç gün uğraşacaktır ve bu sırada yuvasının bozulmaması gerekir. Bir iki gün içinde doğurduğunu sanıp rahatlayacak ve normale dönecektir.
Burun hareketleri: Tavşanların burunları pek durmaz aslında. Ama hareketler bir şey ilgilerini çektiklerinde, heyecanlandıklarında veya tedirgin olduklarında daha hızlı olacaktır Ve o an çok sakin olmadığının bir göstergesi olabilir.







TAVŞANLAR VE KÖPEKLER



         










                  Tawşi biraz hava alsın diye sabah yazlık evimizin önünde bulunan çim alana tasmayla çıkardım. Etrafta köpek filan da yoktu. Birden teyzemin köpeği Kanka'nın, plajdan koşarak yanımıza geldiğini gördüm. Kanka Border Colie kırması kocaman bir köpek. Çok ağır kanlı bir hayvan olmasına rağmen öyle bir koşuyordu ki onu ilk defa böyle gördüm. Hemen Tawşi'yı kucağıma aldım, tasmasında sıkı sıkı tuttum. Tawşi kucağa alınmayı hiç sevmez ve anında feci şekilde tırmalar. Göze almak zorundaydım. Kanka geldi ve kucağımdan zorla tavşanımı almaya çalıştı. Tawşi'yi kucağıma aldım, o da fazla tırmalamadı ve hemen kendimi eve attım. Kalbi küt küt  atıyordu. Sanırım onu burada bir daha dışarı çıkarmayacağım. Kıssadan hisse, en uysal, en küçük en şirin köpeğe bile kanmayın, tavşanınızı her zaman koruyun, her zaman gözünüz tavşanınızda olsun ve tavşanınızı köpeklerden uzak tutun










TAVŞANLAR HAKKINDA ANSİKLOPEDİK BİLGİ



     Yaşadığı yerler: Antarktika hariç, hemen hemen bütün dünyada. Lepus harici cinslerin tüm üyeleri genel olarak ada tavşanı olarak adlandırılır. Ada tavşanları başka hayvanların yuvalarında veya kendi kazdıkları yuvalarda barınırken, tavşanlar uzun ot ve çalıklarda yaşar. Tavşanlar arasında en çarpıcı özelliklere sahip olan beyaz tüylü sera tavşanı 21. yüzyıla damgasını vurmuştur.

     Tavşangiller familyası yaklaşık elli türü içine alır. Kuyrukları uzun kıllarla örtülüdür. Kulaklar ve arka bacaklar uzamıştır. Bir kısmı toprak altında oyuklarda yaşar. Familya üyelerine tavşan veya ada tavşanı adı verilir. Tavşangiller, Ochotonidae familyasını oluşturan pikalardan tüylü küçük kuyrukları, uzun kulakları ve arka ayakları ile ayrılır.

     Yabani olanları dağlarda, kırlarda yaşar. Özellikleri: Gözleri iri, arka bacakları ön bacaklarından daha uzun, kuyruğu kısa, kulak ve bıyıkları uzun, otçul memelidir. Yabani veya evcil olarak yaşarlar. Ömrü: 5-12 yıl. Çeşitleri: adi tavşan (Lepus europaeus), ada tavşanı (Cuniculus oryctologus cuniculus), kar tavşanı (Lepus timidus) Ünlülarıdır.

   Tavşangiller (Leporidae) familyası türlerine verilen genel ad. Kulakları ve arka bacakları uzun, ön bacakları daha kısa olan, karada yaşayan otçul memelilerdir. Kuzey kutup dairesinden çöller bölgesine kadar hemen hemen dünyanın her yerinde bulunurlar. Hepsi kısa kuyrukludur. Bazıları kazdıkları tünellerde barınır. Bir kısmıysa asla tünel kazmaz. Satıhta barınır. Hepsinin keskiye benzeyen ve daimi süren dişleri vardır. Kesici ön dişlerle azı dişleri arasında boşluk bulunur. Bu hususta onlar kemiricilere benzerler. Uzun süre kemiriciler takımında sınıflandırıldı. Şimdiyse Lagomorpha (Tavşanımsılar) takımının çiftdişliler (Duplicidentata) alt takımında incelenirler. Bunları Rodentia (Kemiriciler) takımından ayıran en önemli özellik; üst çenelerindeki kemirmeye yarayan bir çift kesici dişlerinin iç kısmında bir çift daha küçük dişlerin bulunmasıdır. Adi tavşanlar, Ada tavşanları ve pikalar (Islıklı tavşanlar) bu takımın en iyi tanınan türleridir. Yalnız Antarktika'da bulunmazlar. Ağırlıkları genellikle 1-3 kg kadardır. Yokuş yukarı çok iyi koşarlar. Pikalar tamamen kaya altlarında barınırlar. Asya ve Amerika'da yaşarlar. Tombul vücutları ve kısa, yuvarlak kulakları vardır. Gündüz faaliyet gösterirler. Kış uykusuna yatmazlar. Fakat kuru otları kış için biriktirip kayalar altında depolarlar.

     Ada tavşanlarının boyları 35-45 cm ve ağırlıkları 2-2,5 kg kadardır. Sırt ve yanları kızılımtrak sarı, karın ve ayaklarının içleri beyazdır. Çok ürkek bir hayvandır. Tehlike sezince mırıldanır gibi bir çığlık atar ve şiddetle ayaklarını toprağa vurur. Yumuşak topraklarda eştikleri tünellerde barınırlar. Yuvaları karmaşık tünellerden meydana gelir. Birkaç çıkışı, havalandırma delikleri ve daha geniş olan ana doğum odası mevcuttur. Yabani ada tavşanı çoğu defa adi tavşanla karıştırılır. Ada tavşanı yuvasını toprak altına yapar. Yavrularını postundan yolduğu tüyler üstünde gözleri kapalı ve tüysüz olarak doğurur. Koşarken sıçramalarla yol alır. Kırkar gün aralıklarla yılda 4-8 defa yavrular. Her doğumda 4-12 yavru doğurur. Yavrularını 20 gün kadar emzirir. Bir aylık olunca kendi başlarına bırakır. Yavrular on ayda tam ergenliğe kavuşurlar. 5-7 yıl kadar yaşarlar.

     Adi tavşan (Lepus europaeus) ise daha iri ve daha ince uzundur. Siyah uçlu kulakları ve uzun arka bacakları ve sarımtrak kahverengi tüyleriyle ada tavşanından ayrılır. 70 cm boyunda ve ağırlığı 3-6 kg gelenleri vardır. Yuvalarını çukur ve kuytu yerlere yaparlar. Tünel kazmazlar. Yalnızca yeri biraz eşeler ve orada kurumuş çimenlerin üzerinde iskan ederler. Dağlarda, kırlarda ve ormanlarda bulunurlar. Orta ve Güney Amerika ile Avustralya'da rastlanmaz.

     Koştuğunda uzun değnekle yürüyen canbazları andırır. Bu yürüyüşü onu sıçramalarla hareket eden ada tavşanından ayırır. Münzevi, yalnız bir hayvandır. Fakat ilkbahar başlangıcında toplu görülürler. 2-4 yavru doğurur, yavrular gelişimleri ilerlemiş vaziyette, vücutları tüylü, gözleri açık ve ayaklarını derhal kullanabilecek kabiliyette doğarlar. 2-3 hafta süt emerler. Gebeliği 5-6 hafta olup, yılda 4-5 defa gebe kalabilirler. 8-12 yıl kadar yaşarlar. Postu kürkçülükte kullanılır. İnsana çabuk alışırlar.

     Soğuk memlekette yaşayanların mevsime göre rengi değişir. adi kutup tavşanı (L.areticus) ve kar tavşanı(L.timidus) kutup ve dağlık yurtlarında kışın tüy değiştirerek beyaza dönüşür.

    Ada tavşanları yiyecek aramak için akşamları yuvalarından çıkarlar. Besinleri çeşitli otlar, kök, sürgün ve ağaç kabuklarıdır. Etleri yenir, postu kürkçülükte kullanılır. Etleri gayet lezzetliyse de tünellerde yaşadıkları için avlanmaları çok zordur. Sekiz tanesi bir koyunun yediği kadar ot yer. En önemli düşmanları, tilki, gelincik ve salgın olan “Myxomatosis” hastalığıdır. Bir çift ada tavşanından üç yılda dokuz milyon tavşan üreyebilir.

    On sekizinci yüzyılda Avustralya'ya götürülen iki çift ada tavşanından 2 milyardan fazla üremiş ve mer'aları koyunlarla paylaşmış, ziraat için bir afet olmuşlardır. Bunlara karşı dışardan tilki getirilmişse de bunlar yalnız yaşlı ve hasta tavşanları avlayabilmişlerdir. Bunun üzerine genel bir tavşan avı başlatılmış, buna paralel olarak konservecilik ve tavşan deri sanayiinde büyük gelişmeler olmuştur.

   Adi tavşanla çiftleştirilerek elde edilen melezine leporidi denir. En önemli evcil ırkı beyaz ve kırmızı gözlü olan Ankara tavşanıdır. Asıl ada tavşanından başka yarım metre boyunda “iri bataklık ada tavşanı” (Limnologus palastrigs) ile “su ada tavşanı” (L.aquaticus) vardır. İlki Güney Amerika'da ev kenarlarında, ikincisi Mississippi'de yaşar. Suya dalarlar. 6-7 yavru doğururlar.

Evcil ada tavşanı: Yıllarca süren çalışmalar sonucu birçok evcil ırklar üretilmiştir. Bunlar etleri, derileri,  tüyleri veya süs için yetiştirilir. Laboratuvarlarda deney hayvanı olarak kullanılanları da vardır.

Ankara tavşanı: Beyaz ve kırmızı gözlü olan Ankara tavşanı en önemli evcil ırktır. Beyaz tüylüdür ve 2,5-3 kg gelir. Tüyü için yetiştirilir. Postu uzun ve sık tüylerle örtülüdür. Tüyleri gayet makbul olup pamuk gibi yumuşaktır. Her kırkımda 300 gr tüy çıkar. 9 sene kadar yaşar. Her doğumda 8 yavru verir. Ankara tavşanı denmesinin sebebi tüylerinin Ankara keçisi gibi beyaz ve makbul olmasıdır. Tüyünden istifade edilen tavşanların çoğunlukla yumurtalıkları çıkartılır. Çünkü yumurtalıkları olmayan tavşanların tüyleri daha sık ve çok olur.

Alman, Belçika ve Normandiya ırkları et için beslenir. Post için yetiştirilenlerin en önemlisi Çinçilyalardır. Postu beyaz ve siyah lekeli olan İngiliz kelebeği tavşanı, süs için beslenir. Yine postu beyaz ve kahverengi, kulakları sarkık olan Japon ırkı da süs için beslenir. Siyah-beyaz Hollanda tavşanı dayanıklı ve arkadaşlığa uygun yaradılışta olduğundan evlerde çocuklara oyun hayvanı olarak yetiştirilirler.

Tavşanlar, yedikleri nebati besinleri en az iki defa sindirimden geçirirler. Gece çıkardıkları nemli ve yumuşak dışkılarını çiğnemeden yeniden yutarak tekrar sindirirler. Kalın barsakta sindirim bakterilerinin hazırladığı ve birinci dışkıyla atılan B vitaminlerinin zayi olmasına mani olurlar. Bu sindirim özelliğiyle yaprak ve otlardan en iyi şekilde faydalanmış olurlar. Gündüz, dışkıları katıdır. Gece, dışkısını doğrudan doğruya anüs (makat)ten alındığı için ağzıyla makat bölgesini kaşıdığı sanılır. 45 günlük bir deneyde, boyunlarına tasmalık takılarak dışkılarını yemeleri önlenen tavşanların iştahlarının düştüğü, hızla zayıfladıkları, kulaklarının içlerinde ve gözlerinin çevrelerinde yaraların meydana geldiği görülmüştür.

Tavşanlar genellikle gündüzleri dinlenir. Sabahın erken saatlerinde ve akşam vakitlerinde beslenmek için aktiflik gösterirler. Tarlalara büyük ziyanlar verirler. Tabii düşmanları tilki, gelincik, puma, kartal gibi hayvanlardır. Mykomatosis hastalığı tavşanların aşırı artışlarını önemli derecede önler.

Tavşanların sınıflandırılması

Tavşanların evcilleştirilmesi diğer çiftlik hayvanlarına göre oldukça yakın bir dönemde gerçekleşmiş ve bugünkü ırklar ve populasyonların büyük çoğunluğu son 200-300 yıllık dönemde geliştirilmiştir. Yirminci yüzyılın başından beri tavşan genetik, üreme fizyolojisi ile diğer araştırmalarda deneme hayvanı olarak kullanılmıştır. Fakat 1950’de Venge’nin çalışmaları ile tavşanlarda doğum ağırlığının maternal etkileri konusundaki kantitatıf genetik çalışmalarına kadar konu önem kazanmamıştır (Lebas ve ark, 1986). Bu çalışma et üretimi amacıyla tavşanların kullanılması konusundaki genetik ıslah çalışmalarına bir başlangıç oluşturmuştur. Fransada (INRA) bilim adamları kendi bölgelerinde araştırma ve geliştirme çalışmalarına 1961 yılında başlamışlar ve bunları diğer ülkelerde yapılan çalışmalar izlemiştır.

Fransada 1970-1980 yılları arasında tavşanlarda seleksiyonla elde edilen başanlara ait sonuçlar yayınlanmıştır (Rouvier, 1981). Bununla birlikte Avrupa’da elde edilen başarılı sonuçlar doğrudan gelişmekte olan ülkelere transfer edilememiştir. Bu ülkelerde seleksiyon çalışmalarında yöresel tavşan ırkları yanında, ithal edilen tavşan ırklan da kullanılarak genetik varyasyon yaratılmıştır. Araştırmalar aile tipi ve kırsal kesimdeki tavşancılık olarak başlatılmıştır. Bu küçük, entegre olmamış üretim birimleri düşük yatırımlı ve yerel kaynak kullanarak oluşmuşlardır. Bu işletmeler kabul edilebilir bir verimlilik düzeyi elde edebilmişlerdir.

Sınıflamanın alt sırasında yer alan ırk tanımlaması değişik şekillerde yapılmış olmakla birlikte en ıyi tanımlama; bir tür içerisinde belirli morfolojik ve fizyolojik özellikler bakımından farklılaşmış, bu özelliklerini kendi döllerine geçirme kabiliyetinde olan ve kendi aralarında çiftleştikleri zaman döl verebilen hayvanlar olarak yapılabilmektedir.

Değişik ırkların genetik özelliklerinin değerlendirilmesinde en uygun yol bunlar üzerinde çalışmalar yapmaktır. Bir ırk doğal ve yapay seleksiyonun etkileri sonucunda ortaya çıkabilmektedir. Tavşan ırkları veya populasyonları aynı zamanda gen frekansları ile de tanımlanabilir. Bu genler görüntülerini ebeveyn veya döllerde ortaya çıkarabilirler. Döllerde renk dağılımı ve kıl yapısı ayrılabilir özellikler olarak sınıflandırılmaktadır. Genlerin etkisiyle oluşan kan grupları, biyokimyasal özellikler ve protein polimorphizmi ile kalıtsal anormallikler şu anda bilinen diğer belirleme faktörleridir.

Tavşan populasyonları aynı zamanda yetiştirme stoklarının büyüklüğü, doğal seleksiyon baskısı, orijin ve coğrafik bölgelere göre de tanımlanabilir, Ayrıca ırkların özelleşmiş alt grupları; soylar, akrabalı yetiştirilmiş hatlar ve bölgesel populasyonlar olarak ele alınmakta olup etkilen çok sayıda gen çiftine dayanan kantıtatif karakterleri ile değerlendirilmektedir. Tavşanların kromozom yapıları 2n=44 gen tarafindan determine edilir. Genlerın 70 lokusta yerleşmiş olduğu ve 6 bağlantılı gruptan oluştuğu bilinmektedir. Bilinen lokuslar arasında yaklaşık üçte birinin kıl (renk ve yapı), üçte birinin kan grupları ve antijenlerin üretimi, diğerlerinin kalıtımla ilgili hastalıkları oluşturduğu bilinmektedir.

ABD’de ırklar, seleksiyon çalışması yapanlar, amatörler, ve zevk için bu üretim dalı ıle uğraşanlar tarafindan geliştirilmışlerdir. Fransa’da yayınlanan bir kıtapta 44 adet tavşan ırkına ait özellik belirlenerek standart ırk tanımlamaları yapılmıştır. Bu ırklar lokal veya bolgesel populasyonlardan veya ırklar arasında yapılan melezlemelerden yada mutasyonlar vasıtasıyla renk ve kıl gelişimindeki farklılıklardan ortaya çıkmışlardır. Cüsse büyüklüğü ve vücutta morfolojik özellikler yönünde yapıları kitle seleksıyonu ıle bu ırklar kendi içerisinde ağır (in cusseli), orta ağır, hafif ve çok hafif ırklar olmak üzere ayrılmışlardır. Aynca kıl uzunluğu da bir ırk sınıflandırma kriteri olarak kullanılmıştır.

Hayvanlann ırk standartları vücut ağırlığı, kompakt bır yapı gösterip göstermemesi, kıl rengi ve yoğunluğu, kulak uzunluğu gibi özelliklerdir. Bunlar hayvanlarda vücut sıcaklığının oluşmasında, dolayısıyla değişik iklimlere adaptasyonda önemli etkenlerdir. Kıl rengi ve yapısı genelde tavşan ırklarının geliştirilmesinde en fazla etken olmuştur.

Kıl Rengi ve Yapısı: Evcil tavşanların genetığı konusunda yayınlanan kitaplarda kıl rengi üzerinde 6, kıl şeklinde 2, kıl yapısında 3, abdomınal yağın yeşıl rengi üzerinde 1 ve bunlarla bağlantılı 2 mutant genin etkisi tanımlanmıştır. Değişik mutasyonların etkilerini ortaya koymanın en uygun yolu tavşanların yabani renklerinin belirlenmesidir. Post üzerinde 3 değişik kıl vardir: Daha uzun olan üst kıllar, orta kıllar ve alt kıllar. ilenkı yaşlarda alt kıllar esas yapıyı oluşturur ve kürk tavşanlannda önem arzederler. Yabani tavşanlarda kürk rengi aguti (Amerikan tavşanının kıl rengi) olarak isimlendirilmiştir ve gri sırt ıle yanlarda daha uzun beyaz kıllardan oluşmuştur. Uzun koruma kılları siyah, daha derinlerde sarı, derinin hemen üst kısmında ise maviye doğru değişmektedir. Kırkılan kıllar renkli bölgedeki sıyahtan sarıya kadar değişen kılları ifade eder. Kürkün alt kısmındakı elyaflar temelde mavimsi, üstte sarı ile karışıktır. Renk dağılımında temel olarak siyah ve sarı pigmentlerin dağılımı kil renginde özellikle de kırkılan kıl renginde etkili olmaktadır. Değişik renklerin oluşmasında mutasyonların etkisi bölgeden bölgeye farklılıklar göstermektedir.

Kıl Rengi Mutasyonları

A geni agutı (Amerikan tavşanı); aguti olmayan mutasyon (a) geni ise kürkte san renkli bandın oluşmamasını ve daha açık renklilik kazanmasını sağlar. Bunların renkliliği bir örnektir. A gem a üzenne dominanttır Bu lokus üzerinde üçüncü bir allel gen olan a geni belirlenmiş olup bu gen Aya resesif aya domınant etkilidir. 13 geni, siyah, b alleli ise kürk üzerinde siyah renk yerine çikolata renginde kahverengı pigment oluşmasına neden olmaktadır. Bu mutasyonun varlığı 1900lü yıllarda keşfedilmiştir.

C geni kürkte, deride, gözlerde pigmentlerin gelişmesi ve renkliliğın dağılması için gereklidir. Resesif c geni ise renkliliğin gizli kalmasına, homozigot cc geni albinoluğa neden olur. Bu lokus üzerinde birçok allel gen vardır. Bunların değişik etkileri aşağıda ızah edilmiştir. C: Renkliliğin tam oluşmasını sağlar.
cck: Şinşilla rengi olup, kürkte bant şeklindeki rengin örtülmesini sağlar.
ch: Himalaya rengi. Sadece vücut kısımlarında kıl beyazdır. Bu genın etkisi çevre sıcaklığına bağlı olarak değişir.
c: Albinoluk.

Albinoluğu sağlayan gen renk geni üzerinde epistatik etkiye sahiptir. cc genotipine sahip olan hayvanlarda diğer genler üzerindeki etkiler nedeniyle renklilik tamamen örtülmektedir. Renk açıcı D ve d genleri; resesif mutant d geni pigmentasyonun yoğunluğunu etkiler. Pıgment oluşumunun açılmasına sebep olur. Dominant D alleli normal pigmentasyon yoğunluğu sağlar. Resesif homozigot dd alleli mavı (siyah maviye açılmıştır) veya bej rengi (san bej rengine açılmıştır) genotipte tavşanların oluşmasını sağlar.
Siyahın normal oluşumu (E) veya san (e) rengi; e gen mutasyonu san pıgmentin artmasına neden olur. Gri, siyah veya kahverengı ırklar E genine sahiptirler. San ve kırmızı ırklar resesif ee geni bakımından homozigotturlar.

Alacalı (benekli) kürk oluşumu; bu mutasyonlar için lokus üzerinde En, en (Ingilizcede) veya Du, du(Hollanda’da) genleri bulunmalıdır. Papillon tavşanı En en heterozigot genotipindedir. En geni sürekli dominant etkiye sahip değildir. En En homozigot genotipleri heterozigotlardan daha beyaz iken resesif homozigotları daha siyahtır. Papillon tavşanının renk genotipi tam olarak belirlenemez. Diğer taraftan du du genotipli Hollanda tavşanlarında beyaz deri üretimi sağlanmaktadır.

Kıl Yapısı Mutasyonları:
Angora: Bu resesif mutasyon uzun kıl üretimini sağlar. Yün üretimi için normal kıl üretimini sağlayan L dominant geninin 1 geni ile mutasyonu gereklidir. İki Angora tavşanın çiftleştirilmesi ile sürekli Angora döller elde edilir. İki normal kıl uzunluğuna sahip tavşan çıftleştirildiğinde eğer onlar LI heterozigot genotiplerini taşıyorlarsa Angoranın bazı fraksıyonları gerçekleşebilir.
Rex: Bu resesif mutasyon zıt etkili bir fonksiyona sahiptir ve nadiren kısa kıl üretır. Rex geninin sembolü r ve domınant alleli R dir.
Kılsızlık: Bu resesif bir mutasyon tarafından oluşturulur ve genellikle letal etkilidir.
Tavşan ırkların da kıl rengi ve yapısı bu lokuslar bilindiği taktirde önceden tahmin edilebilir. Şimdiye kadar vücut rengi ve ırk karakterleri arasında çok fazla gen interaksiyonu bulunmadığı tespit edildiği halde bu konudaki araştırmalar oldukça yetersizdir.
Angora ve Rex genlerinin fonksiyonu ile kaliteli kürk ve tavşan yünü üretimi mümkün olabilmektedir.
4.2. Ergin Ağırlıklarına Göre Tavşan Irklarının Özellikleri
Konu Başlığı Önceki Konu Sonraki Konu
Tavşan ırklarının ortaya çıkmasında çok değişik etkenler rol oynamıştır Sınıflandınlmalarında da çok değişik faktörler dikkate alınmaktadır.
1) Primitif veya yöresel ırklar: Bu ırklar bugün üretimi yapılan modern ırkların oluşmasında kullanılmışlardır. Sürekli uygulanan yapay seleksiyon yöntemleri ile elde edilen ırklar: Bunlar içerisinde en önemlileri Burgundy Fawn, Beyaz Yeni Zelanda, Kırmızı Yeni Zelanda ve Şaınpanya tavşanları sayılabilir. Cüce Hollanda tavşanı da, Hollandaya ithal edilen Polonya tavşanından seleksiyon yoluyla elde edilerek üretilmiştir. Sentetik soylar: Bunlar değişik ırklar arasında planlanmış melezleme yöntemleri ile elde edilmişlerdir. Beyaz Bouskat ve Kaliforniya tavşanları bunlar arasındadır. Kırmızı Yeni Zelanda tavşanı, 1910 yılında Kaliforniya da Belçika tavşanı ile Golden Fawn tavşanının melezlenmesi ile elde edilmiştir.
2) Mutasyon veya belirli yeni karakterlerin fiksasyonu ile elde edilmiş ırklar. Mutasyonla elde edilen ırklara örnek olarak Satin, Reks ve Japon tavşanları verilebilir.
Genel olarak tavşan ırkları cüsse büyüklüğü, verim yönü, kürk ve sergi gibi özellikleri dikkate alınarak sınıflandırılmaktadır.
1. Cüsse büyuklüğü ve kıl uzunluğuna göre tavşanların sınıflandırılması:
a. Büyük cüsseli ve normal kıl uzunluğuna sahip olan tavşan ırkları.
b. Orta cüsseli ve normal kıl uzunluğuna sahip olan tavşan ırkları.
c. Küçük cüsseli ve normal kıl uzunluğuna sahip olan tavşan ırkları.
d. Uzun kilit ırklar.
e. Kısa kıllı ırklar.
f. Diğer ırklar.
2. Verim yönlerine göre tavşanların sınıflandırılması:
a. Et tavşanları.
b. Kürk tavşanları.
c. Yün tavşanları.
d. Sergi tavşanları.
3. Kürk ve Sergi özelliklerine göre tavşan ırklarının sınıflandırılması:
a. Sergi ırkları
b. Kürk ırkları

-Normal kürk ırkları.
-Reks ırkları.

Bu sınıflandırma sistemleri içerisinde en geçerli olanı verim yönlerine göre yapılmış olan sınıflandırmadır. Ancak hemen hemen yetiştirilmekte olan tavşanların tamamının eti ve derisinden yararlanılmaktadır. Bu nedenle ırk sınıfları arasında kesin bir sınıflama yapmak mümkün değildir.

Irkların ergin canlı ağırlıklarına göre gruplandırılması da özellikle yetiştirme sistemlerine uyum açısından uygun bir smıflandırmadır. Çünkü ergin canlı ağırlık gelişme ve cinsi olgunluk yaşı gibi karakterlerle ilişkilidir.

Ağır ırklar

Ergin canlı ağırlıkları 5 kg‘dan daha fazladır. Ağır ırkların gelişme potansiyeli çok iyidir. Özellikle melezlemelerde bu daha da etkendir. Beyaz Dev Bouskat, Fransız Lop Tavşanı, Flemish Dev Tavşanı, Fransız Kelebeği gibi ırklar bunlara örnektirler. Lop tavşanlarının vücut yapıları kaliteli et verimi oluşturacak şekilde gelişmiştir. Bununla birlikte, bu ırk Fransa’da sadece küçük işletmelerde bulunduğu için gösteri amaçlı kullanılmaktadır. Bu ırk Almanya ve Danimarka gibi Avrupa ülkelerinde daha fazla öneme sahiptir.

Beyaz Dev Bouskat tavşanı sentetik albino ırklardandır. Geleneksel Fransız tavşan yetiştiricileri içensinde döl verimi ve hızlı gelişmesi bakımından tanınan en büyük yapılı tavşandır. Flemısh Dev Tavşanı Belçika’dan orijin almış değişik renkli tavşanlardandır. Bu tavşan en büyük yapılı ırktır (ergin canlı ağırlığı 7 kg). Bu ırk diğer ırkların gelişme özelliklerinin ıslahında kullanılacak büyük bir potansiyele sahiptir, bu yüzden saf olarak yetiştirilmesine çalışılmaktadır.

Orta Ağır Irklar

Ergin canlı ağırlıkları 3.5-4.5 kg. arasında değişmektedir. Bunlar Batı Avrupa’da et üretimi amacıyla entansif yetiştiricilikte kullanılan temel ırklardır ve sayılan oldukça fazladır. Bunlar içerisinde Gümüşi tavşanlar çok değişik ülkelerde bulunmaktadır. Bunlar Şampanya tavşanlarından ergin canlı ağırlık ve renk bakımından oldukça farklıdır Burgundy Fawniardan elde edilen Şampanya tavşanlarıda bu gruba giren ırklarındandır. Uzun yıllar Fransa’nm Şampanya bölgesindeki populasyondan seleksıyonla elde edilmiştir. Bu ırk kürk verimi yanında diğer verimleri bakımından da üstündür. Döl verimi yüksek, hızlı  gelişen, kas gelişmesi ve et kalitesi iyi ırklardandır. Ergin canlı ağırlığı 4-4.5 kg. dır. Fransa’da çiftliklerde genellikle yerde yetiştirilirler. Şampanya tavşanlarının entansif yetiştirilmeleri konusundaki çalışmalar sürdürülmektedir.

Burgundy Fawn aynı zamanda yöresel bir özelliğe de sahiptir. Fransa’nın tamamında ve bazı Avrupa ülkelerinde (Italya, Belçika, Isviçre) yayılmıştır. Bu ırka ait özellikleri belirlemek amacıyla Burgundy Fawn tavşan derneği kurulmuş ve ırk içi seleksıyon çahşmalan sürdürülmektedir.

Kırmızı Yeni Zelanda tavşanlan ilk defa Kaliforniya’da melezleme yoluyla elde edilmiştir. Fakat bu tavşanlar kafes sistemine adapte olma bakımından da seleksiyona alındıkları ıçin daha fazla yayılma alanı bulmuşlardır. Bu ırktan seleksiyonla elde edilen Beyaz Yeni Zeillanda tavşanları gerek gelişme özellikleri, gerekse kafes yetıştiriciliğine adaptasyonu neilenıyle popüler bir ırk olarak bütün dünyaya yayılmıştır. Bu tavşan ırkı Kırmızı Yeni Zelandalamın albıno olanlanmn seçimi ile elde edilmiştir. Fazla  miktarda et üretimine sahip olan özellikle Güney Kaliforniya’da döl verimi, analık kabiliyeti, hızlı gelişme ve vücut konformasyonu gibi özellikler bakımından önem kazanmıştır. Bu özellikleri ile 56 günlük yaşta fazla ağır olmayan bır karkas venmine sahiptir. Beyaz Yeni Zelanda tavşanlarının ergin canlı ağırlıkları (4 kg) olup, Kaliforniya tavşanlarından daha fazladır. Bu tavşan ırkı ilk defa Kaliforniya’da bir araştırma enstitüsünde kullanılmış, I960’larda Batı Avrupa’ya hızla yayılmış, kafes tavşancılığının gelişmesi ile birlikte en fazla yetiştirilen ırk haline gelmiştir. Bugün de et üretiminde kullanılan tavşanların önemli bır miktarını oluşturmaktadır.
Kaliforniya tavşanları sentetik Amerikan ırkındandır. İlk defa 1928’de Kaliforniya’da bir et ve kürk hayvanı olarak ortaya çıkarılmıştır. Ergin canlı ağırlıkları 3.6-4 kg. arasındadır. İri Şinşilla tavşanı Almanya orijinli ve Avrupa’da yetiştiriciliği yapılan bir ırktır. Ergin canlı ağırlıkları ortalama 4.5 kg. dır. Et ve kürk üretimi amacıyla kullanılmaktadır.

Tavşan Irkları

Hafif Irklar

Bu ırklar 2.5-3 kg ergin ağırlığa sahiptirler. Bunların en tanınmışları Himalaya, Küçük Şinşilla. Hollanda ve Havana tavşanlarıdır. Rus veya Himalaya tavşanları beyaz ve siyah arasında değişik renklere sahiptirler. Orijinal olarak Çin’de bulunmaktadırlar ve buradan Rusya ve Polonya’ya yayılmışlardır. Himalaya tavşanları Ch mutant genini taşırlar. Bu tavşanlara ait bir soy Fransız tavşan yetiştiricileri tarafından hızlı ovulasyon düzeyi bakımından yetiştirilmiştir.
Hafif ırklar genellikle hızlı gelişirler ve analık vasıfları iyidir. Bunlar orta ve ağır ırklara göre daha az yem tüketirler ve hafif karkas elde etmek amacıyla (1-1.2 kg) kullanırlar.

Küçük Irklar

Bu ırklar yaklaşık 1 kg. civarında ergin canlı ağırlığa sahiptirler. Bunlar ilk olarak Polonyalı tavşan yetiştiricileri tarafından tanıtılmış, değişik kürk rengine sahip hayvanlardır. Düşük canlı ağırlık yönünde yapılan seleksıyon döl veriminin düşmesine ve gelişme düzeyinin aşırı azalmasına neden olmuştur. Bu ırklar et üretimi amacıyla kullanılamaz. Gösteri, laboratuvar ve kürk üretimi amacıyla kullanılmaktadırlar.

Lokai Populasyonlar ve Soylar: Saf ırklar genellikle küçük gruplar halinde yetiştirilir. Bu ırklar lokal populasyonlann geliştirilmesinde özel öneme sahiptirler. Ticari et üretimi için yetiştirilen tavşanların çoğunluğu bu temel populasyonlara dayanmaktadır. Bu populasyonlarda genelde ikili melezlemelerle ticari amaçlara ulaşılmaya çalışılır. Bu ırklar bazen birbirine hiç benzemeyen ırklardan oluşmaktadır. Bunlar gri, benekli veya beyaz tavşanlar olarak genelleşmış ve planlanmış melezlemeler sonucunda ortaya çıkmışlardır. Bunlar lokal populasyonlar olarak kabul edilebilir. Gelişmekte olan ülkelerde yer alan lokal populasyonlara örnek olarak Sudan’ın Baladi ırkı, Tunus’un Maltase ırkı ve Guadelupun Creole tavşanları verilebilir. Tavşan üretimini geliştirmeye yönelik ülkesel planlar ilk olarak bu lokal populasyonlann yaygınlaştırılması ve bunların biyolojik özellikleri, ıslah özellikleri ve adaptasyon kabiliyetlerirnin belirlenmesi üzerine oluşturulmalıdır.

Son olarak üretimi yapılan tavşanlar soylardır. Soylar genetik olarak kapalı bir grubu ifade eder ve birkaç generasyon akrabalık yetiştirme programı uygulanmıştır. Soyların özellikleri yetiştirilen hayvanların sayısına bağlıdır. Özel yetiştiriciler tavşan soylarının seleksiyonla geliştirilme çalışmalarına tavukçulukta hat yetıştiriciliğinin pratikte uygulandığı 1930’lu yıllardan beri başlamışlardır. Ayrıca bazı yetiştiriciler belirli bir amaç takip etmeksizin soyların oluşmasında etken olmuşlardır. Bazı araştırma kuruluşları akrabalı yetiştirilmiş tavşan soyları ve hatlarını laboratuvar hayvanı olarak geliştirmişlerdir.

Tavşan türleri ve özellikleri

İri Cüsseli Flandır Tavşanı

18. asırdan beri bilinmekte olan bu tavşan ağır cüsselı ırklar arasında yer almaktadır. Erkeklerde baş dikdörtgen şeklinde, dişilerde ise narin ve uzunca bir yapı arz etmektedir. Vücut uzunluğu ortalama 80 cm kadardır. Gözler genellikle kılların renginde olup iricedir. Kulaklar geniş ve 15-18 cm uzunluğundadırlar. Dişilerde gerdan orta derecede gelişmiş olup ön ayaklar üzerine doğru uzanmış haldedir, erkeklerde ise gerdan dişilerde olduğu gibi gelişmemiştir. Ön ayaklar çok kuvvetli, arka ayaklar da uzun ve sağlam yapılıdır. Tırnaklar kürk renginde, kuyruk dik ve uzuncadır. Kürklerinin rengi yabani tavşan kürklerinin renginde olup aranılan bir kürk rengine sahiptirler. Kürkü kaplayan kıllar siyah ve pigmentlidir Karın, ayak ve kuyruk allı beyazdır. Bu hayvanların beyaz, siyah ve kırmızı renkte olanları da vardır. Vücudu kaplayan kıllar oldukça kısadır. Erken gelişen bir ırktır. Yavruları 2 aylık olduklarında 2,5 kg, ergin yaştaki erkekler 6-8 kg, dişiler ise 6,5-8 kg kadar gelmektedirler. En önemli kusurları etlerinin lifli olması, uzun sinirler ihtiva etmesidır. Et kalitesi iyi olan ırklarla melezlendikleri zaman hem et kaliteleri düzelmekte, hemde gelişme hızı daha iyi olan hayvanlar elde edilmektedir.

Burgogn Kızıl Tavşanı

Orta büyüklükte karkasa sahip olan bir tavşan ırkıdır. Diğer saf ırklarla yapılan melezlemelerden oldukça başarılı sonuçlar alınmıştır. Et kaliteleri ıyi olan bu tavşan ırkı Fransa ve diğer birçok Avrupa ülkelerinde yayılmıştır. Erkeklerde baş büyuk ve genişçe, dişilerde ise biraz uzun ve narin bir görünümü  vardır. Kulaklar bombeli, açık ve uzunlukları 13 cm kadardır. Gözler kestane-kül renginde, göz bebekleri koyu mavi renktedır. Boyun oldukça kısa ve kalındır. Bacaklar kısa ve kuvvetli, kuyruk sağrıya yapışmış gibidir. Vücudu örten kil örtüsü genellikle kızıl renkte olmakla birlikte açık ve koyu tonda olanları da vardır. Kıl örtüsü parlak, yumuşak ve homojen bır renklilik gösterir. Sağlam yapılı ve döl verimleri iyi olan hayvanlardır. Etleri lezzetli, ette lifler oldukça ince yapılıdır. Gelişme hızları diğer ırklara göre daha düşüktür. Canlı ağırlıkları ortalama erkeklerde 4 kg olmakla birlikte dişilerde biraz daha yüksektir. Üç aylık yavrular 2-2.5 kg kadar gelmektedirler.

Büska Beyaz Tavşan

Erken gelişen ve kaliteli kürkler veren iri vücutlu hayvanlardır. Melezlemelerde canlı ağırlık artışı ve erken gelişmeyi sağlamak için kullanılırlar. Baş kuvvetli, kulaklar V şeklinde ve uzunlukları 15-18 cm arasındadır. Albino bir hayvan olup gözleri pembedir. Gerdan kısmı dişilerde çok az gelişmiş olup erkeklerde hiç gelişmemiştir. Bacaklar kuvvetli, tırmıklar düz beyaz renkte, kuyruk 8-12 cm uzunluğundadır. Vücudu örten kıl örtüsü sık, ince ve düz beyaz renktedir. Oldukça sağlam yapılı ve dayanıklı hayvanlardır. Canlı ağırlıkları erkeklerde 5 kg, dişilerde ise 6 kg, üç aylık yavrular 2.5 kg civarındadır. Yeni Zelanda tavşanları ile yapılan melezlemelerden iyi sonuçlar alınmıştır. Diğer ırklara göre daha hızlı gelişen, etçi ırklara göre ise kemik yapısının sağlam ve hafif olması ve et kaliteleri ile karkas randımanlarının yüksekliği ile dikkati çekmektedir. Derilerinin zayıf olması en önemli kusurlarındandır.

Viyana Mavisi

Kaynağı tam olarak bilinmemekle birlikte Avusturya orijinli olduğu sanılmaktadır. 19. asrın başından beri bilinmektedir. Bu ırktan hayvanlarda vücut dik ve uzunca, butlar dolgun ve gövdeye yapışıkmış gibi bir görünüm arzetmektedir. Baş erkeklerde geniş ve kuvvetli, dişilerde ise narin bir görünümdedir. Kulaldar dik ve geniş, sivri ve uzunlukları 14 cm civarındadır. Göz bebekleri koyu, etrali açık mavi renktedir. Ergin dişilerde çok hafif gerdan bulunmaktadır. Bacaklar kuvvetli, sağlam ve tırnaklar beyaz renkte oldukça serttirler. Kuyruk uzunca ve geniştir. Renkleri genellikle donuk mavi olup kıl örtüsü sık, ince, yumuşak ve oldukça kısadır. Canlı ağırlıkları 3-4 kg arasında değişmekle beraber, üç ayhk yavrular 2 kg civarında gelmektedirler. Bu hayvanlarda döl verimi yüksek, karkas kaliteleri çok ıyi ve kaliteli derileri nedeniyle kürideri aranılan özelliktedir.

Beveren Mavisi: Belçika ve birçok Avrupa ülkesinde yetiştiriciği yapılan bir tavşan ırkıdır. Butları çok iyi gelişmiş olan bu tavşanlarda et kalitesi ve karkas randımanı da oldukça iyidir. Dişide baş erkek hayvanlara göre daha uzuncadır. Kulakları 12-13 cm arasında değişmekte olup V şeklini andırmaktadır. Gözler kahverengi, ön ayaklar kısa ve cılız arka ayaklar uzun ve kuvvetlidirler. Vücudu örtmekte olan kıllar orta uzunlukta, sık, açık mavi renkte, parlak görünümlü kürkleri olan hayvan Canlı ağırlıkları 3-4 kg arasında değişmekte olup et üretiminde ağır hayvanlar tercih edilmektedir.

Rus Tavşanı

19 asırdan beri Fransa’da bilinen bir tavşan ırkıdır. Çin onjinli olan bu hayvan Fransa’ya Rusya’dan gelmiş olması sebebi ile bu adı almıştır. Küçük .cüsseli olan bu tavşan gelecekte küçük karkaslı tavşan pazarında önemli yer alabilir. Melezlemelerde kullanılmasında hızlı gelişen hayvanlar elde edilmiştir. Vücut yapısı küçük ve yuvarlak bir yapı arzetnıektedir Başları yassı ve yuvarlak, kulakları kısa, gözleri pembe, gerdanları ise yoktur. Canlı ağırlıkları 1-1.3 kg arasında değişmektedir. Vücudu örten kıllar düz beyaz renkte, kısa ve incedir. Erken gelişmeleri, et liflerinin çok ince olması gibi özellikleri avantajları arasındadır.

Yeni Zelanda Tavşanı

Bu tavşanların en tanınmış olan beyaz ve kırmızı olmak üzere iki varyetesi bilinmektedir. Beyaz Yeni Zelanda tavşanları tüm dünyada en fazla yetiştiriciliği yapılan bir tavşan ırkıdır. Amerikan orijınli olup seleksiyonla elde edilmiştir. Vücut tamamen beyaz kıl örtüsü ile kaplıdır. Et tavşanı yetiştıriciliğinde özellikle kafese kolayca adapte olmaları açısından çok yaygın kullanılan ırklardandır. Kısa, kalın vücutlu, yuvarlak sağlam, butları ve arka parti dolgun olan hayvanlardır. Damızlık seçiminde dar omuzlu ve çok uzun vücutlu hayvanlardan kaçınılir. Vücut uzunluğu genellikle erkeklerde 45-47 cm, dışılerde 49-50 cm arasındadır. Erkekler ortalama 4.5 kg, dişiler 5-5.5 kg gelmektedir. Baş erkeklerde iri ve genişçe, dışilerde biraz daha narincedir Kulaklar 10-13 cm uzunlukta ve uç kısımları hafif yuvarlaktır. Gerdan dişilerde hafif belirgin, gözler kırmızı-pembe renktedir. Kuyrukları dik ve tüylüdür. Bu hayvanların erken gelişme, döl verimi gibi vasıflar bakımından çok iyi özelliklere sahip oldukları bilinmektedir. Melezlemelerde ilk generasyondan itibaren ıslah edici ırk olarak dikkati çekmektedır. Bu tavşan ırkı ülkemize değişik dönemlerde ithal edilmiş ve yetiştirciliği yapılmaktadır. Özellikle 1970’li yıllarda kurulan ticari işletmelerde en fazla yetiştirilen ırk olmuştur. Halen Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsünde çalışmalar sürdürülmektedir.

Kırmızı Yeni Zelanda tavşanlari 1909 yılında Yeni Zelanda’dan getirilen tavşanlardan mı, yoksa 1910 yılında Kaliforniya’da Golden Fawn, İri Belçika melezlerine Belçika tavşanlarının kanı katılarak mı elde edildiği konusu açıklık kazanmamıştır. Genel olarak üzerinde durulan ve kabul edilen ikinci hususitır. Bu tavşanın genetik yapısı gr (aguti) renktekı tüm siyah pigmentin bır gen tarafindan elimine edilmiş olması esasına dayanmaktadır Bu suretle tüm sarı renk bütün vücuda dağılmaktadır. Bu arada birçok modifiye edici gen parlak, kırmızımsı ve sarımsı renkleri oluşturmaktadır. Bu tavşanların birçok varyeteleri vardır. Bunlar Beyaz Yeni Zelanda tavşanlanndan daha küçük yapılıdır. Erken gelişirler ve analık kabiliyetleri iyidir. Et/kemik oranları yüksektir ve et kaliteleri iyidir. Genellikle hibrit tavşan yetiştiriciliğinde kullanılmaktadırlar. Postları da kürk yapımında aranılan özelliktedir.

Şinşilla Tavşanı

İlk Şinşilla tavşanı Fransa’da elde edilmiştir. Elde edilmesınde Mavi Beveren, Himalaya ve Yabani ada tavşanları rol oynamıştır. Et ve kürk yönünde yetiştirilirler. Postu sincap renginde olup adı da buradan gelmektedir. Renk bakımından bireyler arasında ton farklılıkları olabilir. Renkleri gerçek Şinşillaya benzeyenler tercih edilmektedir. Bu hayvanların 4-5 aylık olanlarının postları çok değerlidir ve daima tercih edılmektedir. Büyüklük bakımından büyük ve küçük Şinşilla olmak üzere iki tipi vardır. Büyük Şinşila orta boy tavşan ırklarının en ağırlarındandır. Ortalama canlı ağırlıkları 2.4-2.9 kg arasındadır. Et kalitelerı oldukça iyidir. Ülkemıze ithal edilmiş ve yetiştiriciliği yapılan ırklardan olmakla birlikte Beyaz Yeni Zelandalar kadar yaygınlaşmamıştır.

Raks Tavşanları

Normal kıl oluşumunu determine eden genlerin mutasyonu sonucu meydana gelmişlerdir. Kürk endüstrisinde önemli yeri olan kürkleri üretirler. Reks tavşanlarında deri yumuşak, kıllar kısa ve parlak olup post kadife görünümünü andırmaktadır. Vücudu kaplamakta olan kıl örtüsünde alt ve üst kıllar birbirine eşit uzunlukta veya üst kıllar alt kılan 3 mm kadar geçebilmektedir. Hayvanlarda sırt kısmındaki kıl uzunluğunun 12-22 mm arasında olması arzu edilmektedir. En kaliteli reks kürkleri ergin hayvanlardan elde edilir. Kürkü için elde tutulan hayvanın en az 6-7 aylık olması gerekmektedir. Bu hayvanların canlı ağırlıkları 2.7-3 6 kg arasında değişmektedir. Yavrular tamamen çıplak olarak doğmakta ve ananın yünleri çok kısa olduğu için yuva yapmakta zorlanmakta bu nedenle yavruların doğmasından önce bakıcının doğum kutusunu hazırlaması gerekmektedir. Bu hayvanların besi kabiliyetleri düşüktür, Reks tavşanlanının en önemli varyeteleri arasında Siyah Reks, Mavi Reka, Şinşilla Reks, Hollanda Reks, Tilki Reks, Kastor Reks, Şampanya Reks vs. sayılabilir.

Gümişi Şampanya Tavşanı

Uzun vucutlu, kaba yapılı ve oldukça ağır yapılı hayvanlardır. En eski bilinen ırklardandır. Baş genellikle uzun ve kuvvetli bir yapıya sahiptir. Gözler kahverenginde, kulaklar geniş, uç kısımları yuvarlak ve 14 cm kadar uzunluktadır. Bacakları kuvvetli ve kaslı, tırnakları ise siyah renkiidir. Bu hayvanların renkleri eski gümüş rengini andırmaktadır. Vücudu kaplamakta olan kıl örtüsü ince ve ipek yumuşaklığındadır. Vücut üzerinde renk uyumu bakımından bir üniformite görülmektedir. Bu tavşanlaıda başta gözler arasında orta kısımda beyaz renkli kıllar bulunmakta ve ırkın tanınmasında etken olmaktadır. Yavrular doğduklarında vücudu örtmekte olan kıllar tamamen sıyahtır. Gümüşi renk birinci kıl değişiminden sonra ortaya çıkan kıllarla 6-7. aylara doğru meydana gelmektedir. Bu hayvanlarda canlı ağırlık 4-5 kg arasında değişmektedir. Döl verimleri yüksek, et lifleri ince ve kürk kaliteleri de oldukça iyidir.

Fransız Kelebeği

Yakın dönemlere kadar tanınmayan bir ırktır. Tavşan yetiştiricilinğinde son zamanlarda dikkati çekmeye başlamıştır. Orijini hakkında kesin bir kayıt olmadığından kaynaklarda Fransız, Ingiliz veya Alman kaynaklı olduğu konusunda görüşler bulunmaktadır. Bu hayvanlar ince ve sağlam bır kemik yapısına sahiptirler ve vücutlarında benekler bulunmaktadır Baş erkeklerde kuvvetli kaba, dişilerde ise narindir. Kulaklan 12-15 cm uzunluğunda, geniş ve kalın, birbirinden açık olarak durmaktadırlar Kulaklar tamamen renklidir. Gerdan dişilerde çok az belirgin, erkeklerde ise hiç yoktur. Ayaklar kuvvetli ve arka ayaklar daha uzuncadır. Kuyruk alt kısmı beyaz, üst kısmı renkli ve normal uzunluktadır. Vücutta hakim renk beyazdır. Yalnız vücut üzerinde dağılmış halde gri, siyah ve mavi lekeler bulunmaktadır. Bu tavşanlarda canlı ağırlıklar erkeklerde 5 kg, dişilerde ise 6 kg civarındadır. Döl verimleri yüksek, sağlam ve dayanıklı bır yapıya sahip hayvanlardır. Iyi bir et tavşanı özelliği taşımaktadırlar.

Belçika Yabani Tavşanı

Uzun zamandan beri bilinmekte olan bu tavşan ırkı İngiltere ve Belçika’da çok yaygındır. Bu tavşanların melezleme sonucu yabani bır erkek tavşanla yerli tavşanlar arasındaki çiftleştirmelerle elde edildiği bilinmektedir. Vücut uzunluğunun fazla olması nedeniyle isminde yabani kelimesinin kullanıldığı sanılmaktadır Başları uzun ve narın yapılı, kulaklar 13 cm civarında ve arkaya yatık durmaktadır. Kulak orta kısımları oldukça geniş, kenarları ise siyah bir çizgi ile çevrilidir. Bunlarda göz irisleri koyu kahverengidir. Gerdan yoktur, bacaklar uzunca, ön bacaklar ince ve dik, tırnaklar koyu renkli, kuyruklar uzuncadır. Vücut rengi kestane kızılı, vucudu örten üst kıllar ise siyah renklıdır. Kıllar vücudun bazı kısımlarında (yüzde ve başta) kıvrımlar teşkil etmektedir. Damızlıklarda butların iyi gelişmiş olması ve halif kemik yapısı tercih edilmektedir. Canlı ağırlıkları 4.5-5.0 kg arasında değişmektedir. Karkas randımanları iyi olup melezlemelerde bu amaçla kullanılmaktadırlar. Kürk kaliteleri iyi değildir.

Kaliforniya Tavşan

Amerika Birleşik Devletlerinin Kaliforniya eyaletinde et ve post verimi yönünde geliştirilmiş ırklardan birisidir. Etlenme durumu iyi, kafes yetiştiriciliğine kolayca uyum sağlayan bugün hibrit tavşan yetiştiriciliğinde baba hattı olarak yaygın kullanılan ırklardandır. Vücutları dolgun, omuzlar, butlar ve sırtta kas gelişimi kuvvetlıdir. Baş kısa ve kulaklar diktir. Kıl örtüsü orta uzunlukta ve sıktır. Vücut rengi beyaz, bacaklar, kulaklar, burun ve kuyruk ucu koyu renklidir. Gözler diğer albino ırklarda olduğu gibi açık kırmızıdır. Canlı ağirlıkları ortalama 4 kg civarındadır.

İngiliz Tavşanı

En eski süs ırklarındandır. Mavi ve siyah olmak üzere ıki varyetesi bulunmaktadır. Bunlardan daha sonra gri ve kahverengi varyetelerde elde edilmiştir. Burnunun her iki yanında mavimsi veya kurşun renginde lekeler bulunduğundan ve bu lekeler bir kelebeğin kanatlarına benzediğinden Mavi Kelebek olarak adlandırılan varyetesi en değerli süs tavşanlarındandır. Vücudun her iki yanında önden arkaya, sırta doğru giden şeritler vardır. Bu şeritler omuzların üst tarafında birleşir, Analık özellikleri iyidir, et ve kürk verimleri de yeterlidir. Ortalama canlı ağırlıkları 2.5 kg kadardır.

Havana Tavşanı

Hollanda’da 1898 yılında siyah ve beyaz renkli ve kısa kıl örtülü tavşanlarla bilinmeyen bir erkek tavşan arasında yapılan melezlemelerle elde edilmiştir. Koyu kahverengi-çukolata rengindeki kürkü son derece çekicidir. Orta boy tavşan ırklarından olmakla birlikte derisi derecelendirmede üst sırada yer alır. Et verimleri de yeterlidir. Ortalama canlı ağırlıkları 3.5 kg kadardır, Renk bütün vücutta koyu kahverengi, gözler kahverengi, tırnaklar koyu boynuz rengindedir.

Küçük boy tavşan ırklarından olmasına karşın, dolgun bir vücut yapısı gösterir. Olgun yaşta ortalama ağırlıkları 2.5 kg’dır. Kısa boyunlu, kısa ve geniş başlı, kısa ve etli kulaklı bir tavşandır. Tavşan ırkları içerisinde çok özel bir renk durumu gösterir. Vücudun yarısı saf beyaz renkli, arka yarısı ise kahverengi, gri, siyah vb. renklerde olabilir. iki rengin ayrıldığı kuşak kesimi tam ortada olmalıdır. Arka ayaklar beyazdır ve bu renk hemen hemen ayakların yarısını kaplar. Kulaklar ve göz çevresi renklidir. Beyaz renk burun ve alın üzerinden kulakların arasına doğru üçgen biçiminde sokulur. İki rengin birbirinden ayrıldığı kesimlerde girinti, çıkıntı, nokta veya beneklik bulunmaz.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi







 TAVŞANLARIN İLGİNÇ ÖZELLİKLERİ

Bir tavşanın yanına yaklaşmaya çalışırsanız ne kadar hızlı kaçtığını hemen fark edersiniz. Bu sevimli hayvanların, kafalarını eğmiş ot yerken bile o uzun kulaklarıyla düşmanlarını çok rahat fark edebildiklerini biliyor muydunuz? İşte, bu keskin işitme yeteneklerinden dolayı, kendinizi fark ettirmeden onlara yaklaşmanız çok zordur. En ufak bir sesi veya kıpırtıyı hissedip, olanca hızlarıyla kaçarlar.
              Tavşanlar büyüdüklerinde 50-70 cm. arasında bir boya ulaşırlar. Arka bacakları ön bacaklarından daha uzun ve güçlüdür. Bu özellikleri sayesinde saatte 60-70 km hızla koşabilir ve bir seferde 6 metre ileriye sıçrayabilirler. Bir tavşan şehir içinde giden bir arabadan daha hızlı koşabilir.
Yeryüzünde farklı özelliklere sahip çeşit çeşit tavşanlar vardır. Örneğin, soğuk bölgelerde yaşayan tavşanlar genelde beyaz renklidir. Bu onların karlar üstünde fark edilmemeleri ve kolayca saklanmaları için verilen önemli bir özelliktir. Ayrıca diğerlerine göre daha büyük olan yabani tavşanların, bacakları ve kulakları daha uzundur. Çöllerde yaşayan Amerikan tavşanının ise iri kulakları vardır. Bu kulaklar tavşanın serinlemesine yardımcı olur. Tavşanların vücut ısısı 39,5 derecedir. Bu yüzden soğuğa alışkındırlar ve çok sıcağı sevmezler, aşırı sıcakta şoka girebilirler.
               Hayvanların çoğu doğada kendileri için belirledikleri bölgelerde yaşamlarını sürdürürler. Hayvanlar ve hayvan toplulukları genelde diğerlerinin yaşadıkları bölgelere girmemeye özen gösterirler. Hayvanlar kendi yaşam bölgelerini belirlemek için koku bırakma yöntemini kullanırlar. Tavşanlar da çenelerindeki bezler ile bir koku bırakarak bölgelerini işaretlerler.









TAVŞANLAR VE DEPREM


 Tavşanlar oldukça hassas ve bir o kadar da sezileri, algıları geniş yaratıklardır. Doğada av pozisyonunda bulunduklarından sürekli tetiktedirler. Bu yüzden depremi de önceden hissedebilme özellikleri vardır. Tabi onlar kuş, kedi, köpek gibi garip ağızlarıyla garip sesler çıkarmazlar ama deprem öncesinde çok huzuzrsuz olurlar, eğer kafestelerse kafeste sürekli hareket edip dönerler, dışardalarsa kuytu köşelere saklanmaya çalışırlar, ayaklarını sertçe yere vurup ses çıkartıp bu tehlike anını bildirirler, suluklarını ve yemek kaplarını ters çevirip dökmeye çalışırlar, böylece ses yaratırlar ve etrafı uyarırlar. Tabi tavşanınızın bunları her yapışında pijama-gecelik sokağa fırlama ya da masa altına cenin pozisyonunda saklanma gibi bir girişimlerde bulunmayın, o zaman Ahmet Mete Işıkara'ya ne gerek var, tavşan besleriz onun yerine de demeyin, çünkü tavşanlar ergenlik dönemleri, stresli depresyon dönemleri gibi belli dönemlerde de bu tip davranışlar sergileyebilir.. Tabi evde beslenen hayvanların, doğadakilerine göre bir süre sonra ön sezilerinin çoğunu kaybettileri bilinir ama yine de normalden çok fazla bu tip davranışlarda bulunuyorsa dikkat etmekte fayda var..
                       Dün Marmara Denizi kaynaklı 5.9 şiddetindeki depremi Tawşi sabaha doğru hissetti ve bu sefer artçı şoklardan değişik olarak ayaklarını yere çok şiddetli ve uzun süre vurarak bizi uyarı, rahatsız oldu. Gerçekten ürkütücüydü bu olay çünkü önceden seziyor ve ardından ne gelecek diye bekliyorsunuz, masanın altına kaçıyorsunuz.. Hele ki Ahmet Mete Işıkara 2014'ta büyük İstanbul depremini beklediğini söyledikten sonra insan daha bir huzursuz oluyor..




TAVŞANLARIN DÜŞMANLARI


            Biliyorsunuz ki tavşanlar doğada av pozisyonundadır ve bu yüzden de sürekli tetiktedirler.. Ama onlar da doğal hayatın birer halkasıdırlar ve doğadaki bazı hayvanlar da tavşanları tüketerek yaşamlarına devam ederler ve tavşanların popülasyonunun aşırı artmasını da engellerler.. Kurt, kaplan, leopar, çita, jaguar, pars, vaşak, tilki, sansar, gelincik, kedi, köpek, saksağan, baykuş, kartal, atmaca, şahin, doğan, yılan en büyük düşmanlarıdır. Ama tavşanların en öenemli düşmanı ise gerçekten bu hayvanlardan daha da vahşice davranabilen insanlardır..
            Aslında bu zalim insanlar (Eziyet edenler, avcılar, eti ve kürkü için zalimce besleyenler, beslemesini bilmeden cahilce besleyenler, ölüme terk edenler, evinde bakmaktan vazgeçip bir çöp gibi atanlar) en büyük düşmanlarıdır.






DOĞADA TAVŞAN İZİ




Tavşan dışkısı..
        Çimenlerin arasında küçük bir nokta kadar..  Bu nokta sadece insanlara ait olduğunu düşündüğümüz ormanlık alanlar içerisindeki bir canlıyı tanımlıyor . Farkına varmadan yanından geçtiğimiz ayrıntılardan biri olan bu dışkı, doğal işleyişi algılamamızda bize büyük bir yarar sağlıyor. Bilye görünümlü dışkı tamamen selülozdan oluşuyor.
        Bu içerik karışık ormana ve bölgede kavak ağaçlarının varlığına bir işaret. Yapısı ve içeriği onun bir yabani tavşana ait olduğunun göstergesi..  Doğal döngünün bir parçası olan bu canlılar, etobur memelilerin temel besin kaynaklarındandır.. Vaşak, tilki ve kurdun yaşamı onlara bağlıdır.. Yabani tavşanı fark etmek, doğayı ve işleyişini algılamadaki ilk basamağı oluşturuyor. zatierbas.com







TAVŞAN GÜBRESİ



                 Tavşan gübresi; güller, sebzeler, seralar, çimler ve bağcılık için çok faydalıdır. Tavşan gübresi nitrojen miktarı açısından (makro besinler) yüksek, potasyum, azot ve fosforik asit açışından zengindir. loptavsan.com





TAVŞANLA ŞEHİRLERARASI OTOBÜS YOLCULUĞU



 
       

         Yaz mevsiminde her sene olduğu gibi İzmir'de bulunan yazlığımıza gidecektim. Her sene 2 kedimi de taşıma kutusuyla otobüste uyutulmuş halde götürürdüm. Yalnız bu sene oldukça dikkatli olmalıydım, çünkü bir tavşanım vardı. Otobüslerde yeni çıkan karara göre evcil hayvan taşımak yasak. Arabası olmayanların hayvanı ne olacak peki? Bu hayvanlara yazık değil mi? Neden yaz mevsimini bizim yanımız yerine pansiyonlarda geçirsinler? Allah'tan otobüs firmaları biraz insan da, fazla katı kuralları yok.. Tawşi'yi taşıma kutusuna koyup içine biraz talaş ve suyunu koydum. Gizlice otobüse sızdık :D  Sürekli kutusuyla kucağımda durdu. Bagaj bölümüne kedi-köpek gibi veremezdim çünkü tavşanlar ani sıcak artışında birden şoka girerler. Molalarda sebze ve yemini yedikten sonra dışarda gece yolculuğu olduğundan püfür püfür ve oldukça serin havasını da aldı. Otobüste de klima olunca sorun olmadı. Zaten sessiz sakin hayvan. Çok şükür bunu da atlattık. 12 saat yolculuk ardından beni feci kıtlayacak diye bekliyordum ama gerek evi çok sevmesinden, gerekse teyzemin onu çok sevmesinden hiç kıtlanmadım ve hemen adapte oldu. Sadece İran kedimiz Köpük'ten uzak tutuyorum, yaklaşmaması için bol çaba sarfediyorum.  Şu anda ise evin tahta merdivenine bayılmış durumda, aşağı yukarı zıplayıp duruyor. Tawşi'nin yaz maceralarının fotoğrafları çok yakında :)


     








HOLLANDA LOP TAVŞANININ TARİHÇESİ
         
            Hollanda Lop Tavşanı tavşan severler arasında Lop Tavşanı, Hollanda Tavşanı, düşük kulaklı, sarkık kulaklı tavşan veya Lop Tavşan diye telefuz edilmektedir. Kelimenin kullanış şekli bölgesel ve kişinin kolayına geldiği şekilde değişmektedir. Hollanda’da 1960 yılında Netharland Dwarf (Hollanda cüce tavşanı) ile French lops (Fransa lop tavşanı) tavşanları melezlenerek meydana gelmiştir. Kulakları yanaklara kadar uzanır. Kahve – beyaz, siyah-beyaz, kül rengi ve sarı renklerde olabilir .Bacakları kısadır, ağırlıkları 850 gr – 1200 gr arasında olabilir. Gebelik süresi 30 – 35 gündür. Bir seferde 3 – 6 adet arası yavrusu olabilir.
             Hollanda Lop Tavşanının makbul olanı ne çok uzun tüylü nede kısa tüylü olanıdır. Tüy uzunluğu, tavşan üzerinde nispeten etkilidir. Kısa tüylü olanlar fazla tercih edilmez. Görsel olarak beğeni görmez. Halbuki onlar da bir canlıdır ve en doğal hakkı olarak sevgi ve saygı görmeyi beklemektedir. Hollanda Lop Tavşanı olarak genelde baş, boyun ve ense bölgesi uzun tüylü olan Lop Tavşanları tercih edilmektedir. Tüy uzunluğu parasal olarak lop tavşana değer katmaktadır. Ancak aşırı uzun tüylü Hollanda Lop Tavşanları, tüy dökme dönemlerinde, ev ortamında tavşan besleyenlere zor anlar yaşattığı için yeni alıcılar tarafından tercih edilmemektedir. Çok uzun tüylü olanların bakımı da zordur. Belli aralıklarla tüylerinin taranması gerekir. Aksi takdirde tüylerinde topaklanmalar ve keçeleşmeler meydana gelebilir. Renk olarak genelde karamel, tarçın, apaçi ve beyaz-karamel kombinasyolu Lop Tavşanları maalesef daha çok ilgi çekmektedir.







ANKARA (ANGORA) TAVŞANI TARİHÇESİ


Ankara tavşanı, diğer adıyla Angora tavşanı uzun ve yumuşak tüyleriyle tanınır. Ankara keçisi ve kedisi gibi safkan tavşanlar, Ankara ilinden tüm Dünya'ya yayılmışlardır. En mehşur bilinen Angora kılı,angora koyunundan elde edilirdi ama sonradan (1700ler sonrası) Angora tavşanı daha bilinir hale gelmiş,tüyünün sıcaklık hissinden dolayı daha çok tutulmuştur.(Sir Matthew McHammer'ın Seyahat Günlükleri-1678-2.cild).1700'lü yıllarda Avrupa'da Fransız yüksek tabakasının rağbet ettiği en popüler evcil hayvan olmuşlardır. 1900'lü yılların başında ise Amerika'da tanınmaya başlanmışlardır. Birçok varyetesi türetilmiştir. Fransız, Alman, Dev, İngiliz, Satin, Çin, İsveç, Finli türleri gibi. Yalnız yerel Amerikan tavşan besleyicileri klubünün (ARBA) kategorize ettiği İngiliz, Fransız, Dev ve Satin türleridir. Türkiye'de tüylerinin tekstil endüstrisinde hammadde olarak değerli olmasından ötürü besiciliği yapılmaktadır. Sıcak tutması açısından koyun yününden iki kat daha verimlidir. Lakin beslenmesi özellikle kırpılacak uzunluğa gelene kadar tüylerinin korunması zor, özel beslenme alanına ihtiyaç duyduğundan pek yaygınlaşamamıştır.
                 Kökeni Ankara olan Ankara tavşanının nesli 1723 yılında Türkiye'de tükenmiştir.Tarih boyunca Galatlar'ın bir boyu olan Tektosaglar, Frigler aynı dönemde İngiliz denizcileri tarafından Fransa ve Birleşik Krallık'a götürülmüştür. Yüzyıllar sonra Almanya'da yaşayan bir Türk vatandaşı tarafından Türkiye'ye yeniden getirilerek Kayseri'de bir çiftlikte yeniden üretilmeye başlanmıştır. Bugün bu tavşan türü sadece yün üreticileri tarafından özel olarak yetiştirilmektedir. Dünyada Ankara tavşanı yetiştiriciliği yaygın olarak yapılmaktadır. Günümüzde Çin Halk Cumhuriyeti, Fransa, Macaristan, Arjantin, Şili, Almanya, Brezilya bu tavşandan yün üreten başlıca ülkelerdir. Tavşan yününü işleyen en önemli ülkeler ise İtalya, Japonya, Almanya, Fransa, Hindistan ve Şili'dir. Dünyada Ankara tavşanı yünü üretiminin 8000-12.000 ton arasında olduğu tahmin edilmektedir. Üretimin %90'ı Çin Halk Cumhuriyeti tarafından yapılmaktadır.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ankara_tav%C5%9Fan%C4%B1
                            
SONUÇ: Herşeyi olduğu gibi, görüldüğü üzere tavşanımızı da yabancılara kaptırmış durumdayız.. Baklava, döner, tarihi eserlerimiz derken yakında ülkeyi alacaklar..









TAVŞANLARIN GÖRME ALANI


          İnsan, sol ve sağ gözlerin cisimleri eşzamanlı olarak algılayabildiği nadir canlılardandır.İnsanda sol ve sağ gözün görme alanları hemen hemen çakışır,arada ufak bir fark vardır.Hayvanların çoğu ise sol gözle sol yanını,sağ gözle sağ yanını görür.Bu nedenle insan dış dünyayı 3boyutlu görebilen,yani derinlik hissi olan nadir canlılardandır.Hayvanlar dış dünyayı genellikle bir resim tablosu gibi görürler,yani derinlik boyutu yoktur.Şekilde bir insanın görme alanı görülüyor.Hem sol,hem de sağ göz yatay bir düzlemde 120 derecelik bir açıyı görür,bu açılar hemen hemen çakışmış gibidir,iki açının ortak alanına düşen cisimler boyutlu görülür.Şekilde tavşandaki görme alanları verilmiştir.Tavşan başını ve gözlerini çevirmeden aynı zamanda hem önünü,hem arkasını görür.Bu nedenle bir tavşanı arkadan habersizce gelip yakalamak olası değildir,onun içindir ki “tavşan kadar ürkek” denir.Diğer yandan tavşan başını çevirmeden burnunun ucunda olup biten şeyleri göremez.Hemen hemen bütün tırnaklı ve geviş getiren hayvanların çok geniş bir görme alanı vardır.Yine şekilde atın görme alanı verilmiş.Görüldüğü gibi at başını hafif çevirirse arkasındaki her şeyi görebilir.Böylece otçul hayvanların etçil düşmanlarından kaçması kolaylaşmıştır.Yırtıcı etçillerin görme alanı daha darsa da derinlik algılamaları iyi gelişmiştir,böylece düşmanının uzaklığını da ölçüp üzerine atlayabilirler.







TAVŞAN ANATOMİSİ



Daha önce yakından görmediğinize eminiz
                                                  Siyah tavşan gözü





                                                 




Ön patilerin her iki hali..









                                                             :






:)



TAVŞANLAR VE EKOSİSTEM


         Tavşanlar maalesef doğada av pozisyonundalardır, tabi avcılar için değil! Diğer bazı hayvanlar için.. Allah öyle bir denge yaratmıştır ki, bu zincirden bir tanesi oynasa sistem bozulmaktadır. Tabi ki belgesellerde minik bir tavşan aslan tarafından yakalanınca üzülüyoruz ama avcının yakalamasından iyidir, e ne yapalım, aslan da otçul olacak değil.. Keşke bu denge biz insanlar tarafından hiç yok edilmese..








FIBONACCI  TAVŞANLARI






         Leonardo Fibonacci, (Pisalı Leonardo, Leonardo Pisano d. 1170, ö. 1250), yaygın olarak ismiyle Fibonacci diye anılan, orta çağın en yetenekli matematikçisi olarak kabul edilen İtalyan matematikçi.
         Fibonacci modern çağda en fazla Hint-Arap Sayılarını Avrupa'ya getirmesiyle ve 13. yüzyıl başlarında yayınlanan Liber Abaci isimli hesaplama yöntemleri kitabıyla tanınır. Liber Abaci'de bir örnek olarak yer alan modern sayılarla hesaplanmış kendi adıyla anılan sayı dizisi Fibonacci Dizisi olarak anılmaktadır. Sadece Fibonacci dizisi ve özellikleri ile ilgili kitaplar hatta haftalık düzenli yayınlanan matematik dergileri bile bulunmaktadır.

Fibonacci sayı dizisi
        Daha önce 6. yüzyılda Hintli matematikçiler tarafından bulunmuş olan bu sayı dizisi Liber Abaci kitabında tavşanların üremesiyle ilgili problemin hesaplanması sonucu Fibonacci tarafından 1202 yılında ortaya konmuştu. Dizinin ilk sayı değeri 0, ikincisi 1 ve her ardışık elemanı da önceki iki elemanın değerinin toplamı alınarak bulunur ve bu halde 0, 1, 1(1+0), 2(1+1), 3(2+1), 5(3+2), 8(5+3), 13(8+5),21(13+8)... şeklinde artar. http://tr.wikipedia.org/wiki/Leonardo_Fibonacci



  F_n =  
  \begin{cases}    0               & \mbox{if } n = 0; \\
    1               & \mbox{if } n = 1; \\
    F_{n-1}+F_{n-2} & \mbox{if } n > 1. \\
   \end{cases}





         


TAVŞANLAR VE ÇOCUKLAR





Çok yanlış bir davranış, insan eli yavrulara dokunduğu an anne tavşan yavruları reddeder. Çocuğunuzu yavru tavşanlardan uzak tutun.















             Dünyadaki tüm çocuklara, en ufak yaşlarından itibaren hayvan sevgisi aşılanmalıdır. Çünkü hayvanları sevmeyen, insanları da sevemez, bir hayvanı öldürenin günün birinde katil olması da olasıdır.. Ailedeki eğitimle beraber okullarda öğretmenler de buna özen gösterip çocukları hayvan beslemeye, dost edinmeye sevketmeliler.. En anlamadığım şey ise artık bakmak istemedikleri dostlarını kendilerinin ya da eşlerinin hamileliğini bahane edip dostunu terkedenlerdir.. O hayvan mı o çocuğun doğmasını engelleyecek.. Bir çocuğunuz için diğer çocuğunuz terk edilir mi?..
             Diğer bir konu da çocukların özellikle tavşanlarla olan iletişimidir.. Sonuçta tavşanlar kedi ve köpeklere nazaran daha narin yaratıklardır ve daha da özenli olmak gerekir.. Bunu çocuğunuza en baştan anlatmalısınız, tavşanı iyi tutmasını, beline ve ayaklarına çok dikkat etmesini, korkutmamasını, sıkıştırmadan sevmesi gerektiğini, yiyecek olarak herşeyi vermemesini, ıslatmamasını güzel bir dille, kıskanmasına sebep olmadan açıklamalısınız..






































































ÇOCUKLAR VE HAYVANLAR



                                                      

       Haberleri açıyorum; o onun kafasını kesmiş, biri karısını doğramış, öteki kediyi köpeğe yedirmiş, başkası köpeği öldürmüş.. Savaş mı çıktı, ne oluyoruz? Sanırım kıyamet vakti alametleri bunlar. Haber bülteni sonunda her gün en az rahat 20 ölü çıkıyor. Mezar taşı işine girse insan parayı kırar bu devirde.. Özellikle her gece 23.15'te Flash TV Gece Hattı'nda ölüleri sayıyorum va şoka giriyorum çünkü detaylı ölüm haberleri yer alıyor ve insanlar çıldırmış olmalı diyorum.
       Herşeyin başında tabi ki eğitim var. Siyaset Meydanı'nda gibi konuşmayacağım ama şunu söylemek istiyorum; ana sınıfı ve ilkokulda çocuklara verilen hayvan sevgisi maalesef çok yetersiz. Sırf kitaptan işlenerek zaten olmaz. Ama derslerde bu öne çıkarılmalı. Yurtdışında ilkokulda hayvanını sınıfa getirip tanıtma dersi bile var. Burada öğretmenlerden çok anne babalara çok iş düşüyor. Benim 5 yaşından beri kedisiz bir günüm geçmedi. Kedi besledim de başım göğe mi erdi, hayır ama hayvan besleyen bir çocuk paylaşmayı öğrenir, sevgi dolu olur, merhamet eder, daha duygusal büyür, acımayı bilir, incitmemeyi, üzmemeyi öğrenir, sorumluluk sahibi olur, bunu hayvanlara karşı yapınca bitkilere de böyle davranır, doğayı sever ve en önemlisi de ileride insanlara karşı bu şekilde iyi davranır. Katillere dikkat edin, bir insanı öldürmeden önce genelde mutlaka öncesinde bir hayvanı bilinçlice öldürmüştür. Tabi çocuğunuza hayvan alıp, biraz bunları aşılayıp sonra tatile giderken hayvanı terk edip gidin demiyorum, çocuğun hayvan ölene kadar onunla birlikte büyümesinden bahsediyorum. Ayrıca hayvanının ölümünü yaşayan bir çocuk ileride kendi ebeveynlerinin ölümünü de daha kolay karşılayacaktır. Balık, kuş, kedi, köpek, tavşan, hamster, kaplumbağa.. Özellikle de barınaktan onun seçeceği bir hayvan, onun bu yönde olumlu gelişimine katkı sağlarken, o terk edilmiş hayvanı besleyen aileye de büyük bir sevap sağlayacağını düşünüyorum. Tabi devlet de yasalarda değişiklik yapıp şu apartmanda hayvan besleme olayına karışmayıp, düzgün yasalar çıkarmalı.. Zaten dediğim gibi, başta çocukların hayvanı olsa, ilerde büyüdüklerinde imza toplayıp zavallı bir hayvanı apartmandan atmazlar, ailesinden ayırmazlar.. Çocuğunuzun mutlaka her zaman evcil bir hayvanı olsun..




































TAVŞAN FOSİLLERİ


                 Berlin Doğa Bilimleri Müzesi araştırmacılarından Robert Asher ve ekibince Moğolistan’da ele geçirilen Gomphos elkema olarak isimlendirilen fosil, eski bir tavşan türüne aittir ve yaşı 55 milyon yıl olarak tahmin ediliyor. Tavşan fosili, günümüz tavşanlarına oranla birtakım farklılıklar ortaya koymaktadır. Örneğin daha küçük kulaklara ve sincaplardaki gibi sivri azı dişlerine sahiptir. Ancak günümüz tavşanlarında olduğu gibi uzun arka bacaklara ve ön ayaklara oranla daha iri arka ayaklara sahiptir. Bilinen en eski tavşan olarak kaydedilen fosille ilgili Geo Dergisi'nde  şu sözlere yer verilmiştir:

“Tavşanların atalarına ait olan bu iskelet, bilinenlerden 20 milyon yıl daha eski ve memeli hayvanların gelişimini, dinozorların ortadan kalktığı döneme dek bağlayabildiği için de bilim adamlarını heyecanlandırdı.”

             Geo dergisi bilindiği gibi evrimci bir yayındır. Buna göre “Memeli hayvanların gelişimi” ifadesiyle memelierin sözde evrimsel bir gelişim sürecinde başka canlı gruplarından ortaya çıktığı iddiasına atıfta bulunulduğu anlaşılmaktadır. Geo, söz konusu son fosilin iddia edilen süreci aydınlatacağının umulduğunu belirtmekle, Gomphos elkema’yı önceden benimsediği bir hayali evrimsel senaryoya oturtmaya çalışmaktadır. Ancak ne var ki böyle bir çaba boşunadır. Çünkü temel alınan senaryo, yani memelilerin evrimsel gelişimi iddiası, paleontolojinin gerçekleri karşısında bir hayalden ibarettir. Memelilerin tüm grupları, diğer tüm canlı gruplarında olduğu gibi, fosil kayıtlarında karakteristik özellikleri tam oluşmuş şekilde, kusursuz yapılarıyla ve aniden ortaya çıkmışlardır. Memeliler ve evrimsel ataları olduğu öne sürülen sürüngenler arasında, zaman faktörü ve anatomik kriterler açısından sürekli gelişim kaydeden fosil serileri yoktur. Bu sebeple ünlü paleontolog ve önde gelen evrimci George Gaylord Simpson şu itirafı yapmak zorunda kalmıştır:

"Bu, memelilerin 32 ayrı takımının hepsi için geçerlidir... Her takımın bilinen en eski ve en ilkel üyesi, bu takıma ait temel karakterlerin hepsine zaten sahiptir ve hiçbir durumda bir takımdan bir diğerine doğru ilerleyen devamlı bir gelişim bilinmemektedir. Çoğu örnekte farklılık o kadar keskin ve boşluk o kadar büyüktür ki, tüm bir takımın kökeni spekülatif ve son derece tartışmalıdır... Ara formların bu sistemli yokluğu, sadece memelilere has değildir ve paleontologların uzun zamandır fark ettiği gibi neredeyse evrensel bir olgudur. Bu olgu, omurgalı ya da omurgasız neredeyse tüm hayvan sınıfları ve tüm takımlar için geçerlidir. Açıkçası aynı olgu, bitkilerin farklı kategorileri için de söz konusudur." (George G., Simpson, "Tempo and Mode in Evolution", Columbia University Press, New York, 1944, s. 105, 107)

                        Görüldüğü gibi Geo dergisinin son fosil bulgusu vesilesiyle gündeme getirdiği memelilerin gelişimi iddiası, hiçbir fosil kaydı bulunmayan, sadece evrim teorisine dogmatik bağlılıktan ötürü savunulan bir kurgudan ibarettir. Dergi yetkililerine, memelilerin evrimi senaryosunun tamamen kanıtlardan yoksun olduğu gerçeğini, satır aralarına serpiştirilen evrim hikayeleriyle örtbas etmeye son vermelerini tavsiye ediyoruz. Memeliler başka canlı gruplarından tesadüfler ve kör doğa olaylarıyla evrimleşmemiş, Allah'ın “Ol” emriyle yaratılarak ortaya çıkmışlardır.









İspanya'da bulunan bir tavşan fosili Nuralagus Rex Compared ise gelmiş geçmiş en büyük tavşan türüne aittir.











TAVŞANLA SEYAHAT ETMEK


Tavşanla Şehirlerarası ve Yurtdışı Seyahatleri

              Tavşanlar oldukça narin hayvanlardır ve onları kedi köpeklerden daha da narin olduklarını düşünerek hareket etmeliyiz. Tatile çıkacaksınız, tavşanınızı bırakacak kimse yok, küçücük kafes tipi hapis pansiyonları da düşünmüyor ve tatil uzun kulağımın da hakkı diyorsanız, bir de uçak yolculuğu düşünüyorsanız öncelikle bunu havayolu şirketine sormalısınız, sonra tavşanlara izin veriliyorsa tavşanınızın içinde eksiksiz tüm olduğunu gösteren karnesi olmalıdır. Ve kurallara, ölçülerine uygun sert bir taşıma kafesi.. Yine de her uçak şirketinin ayrı kurallarını önceden okumalısınız.. Ayrıca önceden rezervasyonla başka bir kedi veya köpek yoksa belki sizinle aynı bölümde gelebilir.. Ek ücreti de unutmamalısınız.. Otobüsle uzun bir seyahat düşünüyorsanız tavlanınızı kaçak bir seyahat bekliyor, tavşanınızı aşağıdaki bagaj kısmına asla vermeyin, bir el çantasına atıp çaktırmadan götürün derim, çünkü hayvancağız aşağıda sıcaktan , gürültü şokundan telef olabilir gerçi ben yıllardır kedilerimle 11 saatlik yolu bu şekilde gidiyorum ama tavşanınız buna dayanamayabilir, hele ki hava sıcaksa.. Ayrıca onlar ani kalp krizi geçirebilirler korkudan.. İğne ya da ilaçla bayıltmak ise biraz onlara ağır gelebilir ve yapılmaması önerilmektedir, yolculuğun ölümle sonuçlanmasını istemeyiz.. Ayrıca şehirlerarası otobüs yolculuklarına bagajda kafesle hayvan taşıma kısıtlaması getiren zihniyeti de tebrik ediyorum..!!!
         

Tavşanla Şehiriçi Toplu Ulaşım Araçlarında Seyahat
                Paris'te, Almanya'da metroda, trende giden küçük bir tasmalı kuçu ve sahibi görülür televizyonlarda, resimlerde, baskılarda.. Köpeğin sağı solu kirlettiklerini de hiç görülmez. Hadi bu kuçuların tasmalı yürüyerek binmesini bizim ülkemizde geçtim çünkü kötü bir olay yaşamayıp hayatlarında hiç beslemediklerinden, okullarda da bu sevgi aşılanmadığından (Amerika'nın her türlü bozuk ve hastalık yapan aşıları yapılır ama..) daha kedi deyince "Ayyyy!" diye safaride aslanla yüzyüze gelmiş gibi çığıran yurdum insanları var.. Ama bir kafes içine konulmuş, veterinere gitmek için can çekişen bir kedi veya köpeği otobüse, minibüse,taksiye... almayan zihniyeti anlamıyorum.. Sanki kedinin şoför koltuğunda gözü var, ya da aslan olup kafesi parçalayıp şoförü yiyecek.. Hele kafesteki bir de gıkı çıkmayan bir uzunkulaklı ponpon kuyruksa gel de delirme.. Anlamıyorum, anlamıyorum.. Maaşlarına zam yapılmayan halk, (Zaten hayvan besleyen de çok az), bir de hayvanı için özel araba nasıl alacak çok merak ediyorum.. 

SONUÇ: Özellikle otobüslere gün içinde o kadar kadın tacizcisi HAYVAN biniyor ki (hayvan diyemem, hayvanlara hakaret), bir veterinere gitmek için can çekişen hayvancığı buralara kabul etmeyen zihniyeti de tebrik ediyorum..!!!




TAVŞAN BATIL İNANÇLARI


                          Özellikle Zonguldak Ereğli'de bir yaygın inanış varmış; Burada tavşanlar, lanetli olarak bilinirmiş, tavşanlar uğursuzşuk getirirmiş, bu hayvanı edinen hem yokluğa hem de çaresiz hastalıklara kavuşurmuş.. Özellikle bazıları Fa hastalığını da zavallı tavşancıkların üzerine yıkmaya çalışıyor..  Bartın'da yolda araç önüne tavşan çıkarsa uğursuzluk sayılıyormuş..
                Yıl olmuş kaç ve hala böyle inanışlar varsa pes diyorum.. Bu tamamiyle cehaletin sonucudur.. Bence tavşanlar yerine böyle boş inanışlara sahip insanlardan uzak durulmalı çünkü asıl onlar tehlikelidir ve boş inanışlar bir ülkeyi dahi yok edebilir..





LÜZUMSUZ TAVŞAN BİLGİLERİ


 Bilginin lüzumsuzu olmaz, belki birgün TEM'de karşınıza bir köpekbalığı ya da timsah çıkıverir ve burundeliklerini kapatıp ağzından kurtulursunuz..
            Gelelim tavşanlarla ilgili lüzumsuz bilgilerimize..



Çaya neden tavşan kanı denir?

             Çayın renginden, kırmızı oluşundan değil.. Kanın çokluğundan.. O öldürülen zavallı tavşanlardan şaşılacak derecede kan akarmış, bu yüzden avcılar tavşan vurduklarında bi gün boyunca karın içinde bekletirlermiş, başka türlü de yenmezmiş.. Bence hiç yenmesin daha iyi!!!




















                        
                










105 yorum:

  1. Daha önce tavşan bakmamış ve yeni tavşan alcak birisine hangi tür tavşanı önerirsiniz ? Bakması diğerlerine göre daha basit gelen .(Yani ne sahibi nede hayvan eziyet çeksin )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tavşan bakımı basit değildir, aksine çok zordur, büyümeyen bir bebek gibidirler, her an size muhtaçtırlar. Kedi köpek gibi kendi başlarına bakamazlar, ömürleri kısadır. Evde çok yalnız kalacaksa, çok sık tatile gidiyorsanız, evde ona oda ayıramayacaksanız, başka bir hayvanınız varsa önermem. Ücretsiz yuva arayan tüm tavşanları öneririm :) Bir can kurtarmak kadar mutlu birşey yoktur.

      Sil
  2. İnternette çok aradım ama bulamadım.Tavşanım beni görünce korkuyor.Bir köşeye geçip kıvrılıyor . Kendime nasıl alıştırabilirim ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, tavşanınız kaç aylık, kaç yaşında ve ne kadardır sizinle? Tavşanı bir kafeste bakıyorsanız kaçması normaldir, kimse bir hücreye kapatılmak istemez. Tavşanınızın üzerine gitmeyin, onıun size yaklaşmasını bekleyin. Tuzsuz kavrulmamış badem, fondık ve cevizden birkaç tane elinize alın, yaklaştığında ağzına bir tane bunlardan verin, gelince başını okşayın, tüylerini tarayın, en kısa sürede size alışacaktır.

      Sil
    2. Elinize birmaydonoz alın ve onunla oynayın o maydonoz yerken bir yere terlik oyuncak vb yığın eger karni doymuşsa çok oyuncu olur biraz daha onla oynayın günde yarım saat onla oynarsan bir haftaya kalmaz bilgisayarı sana zehir eder ;/

      Sil
    3. Tavşanınıza 4 aylıktan büyükse maydonoz olur ayrıca evet sadece kendileriyle ilgilenilmesini istiyorlar, hatta sonra uykunuzu bölüp kafamı kaşı diye yatağınıza çıkarlar, bilgisayarla zaten ilgilenemeyeceksiniz çünkü kablosunu üçe bölecektir.

      Sil
  3. Yarın yavru bir Aslanbaş tavşanı alacağım. size birkaç sorum olacak :) Aslanbaş tavşanları buyuyunce boyları ve kiloları ne kadar olur? Aslanbaşlar ısırmaya meğillimidir? tuvalet eğitimini nasıl aldırırım. ve İnternete baktığımda bazılarının kulakları eğik iken bazılarının duz bunun nedeni nedir (benimkii eğik kulaklı olacak) sorularımı cevaplarsanız çok sevinirim :) :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle bir tavşan satın almayın derim, onun yerine petarkadas.com gibi ücretsiz hayvan sahiplendiren bir siteden yuva arayan ücretsiz bir tavşana yuva açın derim, hem o tavşanın hayatını kurtarmış olursunuz, hem de sevap işlersiniz. Aslanbaşlar büyüdükleri zaman yetişkin bir kediden biraz daha büyük ve ağır olurlar, şişman, iri, uzun tüylü bir kedi gibi düşünün. Tüm tavşanlar kemirir ve kucağa alınmak istediklerinde veya korktuklarında, sinirlendiklerinde ısırırlar, tavşanlar kedi gibi bir leğen içine konan talaşa tuvaletlerini yaparlar. Eğik kulaklı tavşanlar Hollanda Lop Tavşanı'dır, tavşanların kulakları 2 aylıkken aşağı düşer ve gelişmeye başlarlar.

      Sil
    2. teşekkürler alacağım derken köyden tanıdığımız birinin yavru tavşanları vardı ordan ücretsiz aldım ben önceden de bir tavşan almıştım ama meğersem alman dev tavşanıymış büyüğünce nerdeyse 14-15 kilo oldu ve bakamadım bunun bu kadar buyuk olmayacağı beni sevindirdi. ama o zaman niye tavşanımın kulakları duşuk?

      Sil
    3. Alman Dev Tavşanı çok özel bir cinstir, çok zeki olurlar ve bir kedi-köpek gibidirler, keşke geri vermeseniz.. Bir tavşanı geri verirseniz psikolojisi bozulur, sizinle uzun bir süre geçirmiş çünkü belli, onlar çocuk gibidirler, terkederseniz depresyona girerler ve kendilerini ölüme terkederler.

      Sil
    4. maalesef öyle oldu. ama onu bir hayvanat bahçesine vermiştim ve orada tavşanlar açık alanda gezebiliyorlar arada sırada ziyarete gidiyordum ama artık şehir değişikliği yüzünden artık onu goremiyorm ama orayada alışmış gözüküyordu.

      Sil
    5. ve niye benim Aslanbaş tavşanımın kulakları eğik aslında dediğiniz gibi Hollanda lop tavşanlarının eğik olması gerekiyor. bu arada siteniz çok güzel hemen cevapladığınız için teşekkür ederim

      Sil
    6. İnşallah yaşıyordur çünkü bazen hayvanat bahçelerinde yaşlı tavşanları aslan, kaplan gibi hayvanlara yem yapabiliyorlar :( Aslanbaş tavşanların da loplar kadar olmasa da küçükken kulakları biraz eğik olur, zamanla dikleşecektir. Çok teşekkürler, hasta olduğum için biraz geç yazabildim bu sefer, kusura bakmayın :)

      Sil
  4. Merhaba,ne zamandır aklıma takılan bir şey var. Acaba her beyaz tüylü ve kırmızı gözlü tavşan albino mudur ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, hayır değildir ama Yeni Zelanda tavşanı çok üreyen ve bu yüzden çok üretilen bir tavşan olduğundan birçok tavşan Yeni Zelanda türüdür.

      Sil
  5. Merhaba, bu sıcacık bloq'unuza anaokuluna giden oğlumla birlikte tavşanlar hakkında hazırlayacağımız sunum için araştırma yaparken rastladım. Gördüm ki tavşanlarla ilgili herşey burada var:)Başka araştırma yapmamıza gerek kalmadı:) Ancak tavşanların nasıl bir ses çıkardığına dair hala kesin bir bilgiye ulaşamadım. Bunu hiç merak etmemiştim şimdiye kadar. Şu an ise çok merak ediyorum, ediyoruz:) Bulabilseydim sunuma bir video veya ses kaydı olarak ekleyecektik.Tüm arkadaşlarının hazırladığı, hazırlayacağı tavşan sunumları yıl sonunda sınıf kitabı haline getirilip basılacak.Ankara'daysanız, uygunsanız birgün tawsi'yle ve varsa ailesi ile katılımınızı bekleriz:) Ayrıca bizim sunumumuz için fikirlerinizi de:) İyi günler dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, çok teşekkür ederim, bloğu beğendiğiniz için gerçekten çok sevindim :) Ben Tawşi'nın çığlık sesini duymuştum, komşumuzun şişman Aslanbaş tavşanı Tawşi'yi ısırmıştı, Tawşi de 3-4 yaşındaki bir çocuk gibi yüksek bir sesle çığlık atmış, tüm komşular balkondan çocuk mu düştü diye de çıkıp bakmıştı :) Youtube'de de çığlık atan meşhur bir tavşan var, linkini size yollarım. Ayrıca strese girdiklerinde, sinirlendiklerinde, kafese kapatıldıklarında veya çok sevindiklerinde etrafınızda 360 derece fino bir köpeğin hırlaması gibi hırlayarak koşarlar ve bu iki ses dışında başka bir ses çıkarmazlar fazla. Ben İstanbul'da yaşıyorum, Tawşi ve Milky maalesef Ağustos ayında öldüler. Milky ağız tümöründen ölünce Tawşi bir gün sonra üzüntüden kalp krizi geçirdi ve birgün sonra o da öldü. Maalesef hala alışmaya çalışıyorum. Size mutlaka fikirlerimi yollayacağım, yardım etmek çok isterim. Daha önceden söyleseydiniz sinemacı olduğum için size hazırlayıp kurgulayıp bir sunum videosu yollardım bile :) İyi günler dilerim.

      Sil
    2. Tavşan sesleri;
      http://www.youtube.com/watch?v=aPpJErq0wwY
      http://www.youtube.com/watch?v=O-3z-TjnqB4
      http://www.youtube.com/watch?v=_xCEMFERDdA

      Sil
    3. Size şöyle bir yazı yazdım;
      http://tawsim.blogspot.com.tr/2014/12/anasiniflari-icin-tavsan-sunumu.html

      Sil
    4. Yazdığım yazıyı basitçe seslendirip youtube kanalıma ekledim:
      http://www.youtube.com/watch?v=5BYPgWzQrf0&feature=youtu.be

      Sil
  6. Merhaba yazınızı okudum ve çok beğendim emeğinizie sağlık size bir kaç sorum olacak öncellikle tavşan alacağım alırken nelere dikkat etmeleyim sağlık konusunda kafes falanda alacağım odamda kaloriferin yanına koyacaktım ama siz bunun yanlış bir durum olduğunu belirtince vazgeçtim. Eskiden bir kaç kere aldım ve ölmüştü ama bu sefer kararlıyım güzel bir şekilde besliyeceğim. Birde kavnoza sıcak su koyup bunu tavşanın yanına koymak doğru bir davranış mı vede son olarak yem işini fazla anlayamadım karışık bir konu özet olarak bu hayvana neler almalıyım yem aksesuar falan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, çok teşekkürler, eğer bir tavşan satın alacaksanız sakın almayın derim çünkü zaten bu bloğun amacı hayvan satışını engellemek ve sokaktaki canlara yuva olmaktır. Size tavsiyem illa bir tavşan beslemek istiyorsanız bence Petarkadaş sitesinde ücretsiz yuva arayan bir tavşana yuva açın. Onun dışında parayla satılan tüm tavşanlar zaten birkaç ay veya 1-2 yıl içinde ölecektir. Tavşanlar kafeste bakılamaz çünkü gece boyu ve sabah erken saatlerde hareketli olan bu hayvanlar sürekli geniş alanda koşup zıplamayı sever, bunun içinde tavşanınızın özel bir odası olmalıdır, kafeste yaşayan tavşanlar çok kısa süre içinde stres ve depresyondan ölürler. Kavanoz olayı daha çok anneleri ölmüş yavru tavşanlar için geçerlidir. Tavşanlara 6 aydan önce sebze, yeşillik, meyve verilmez, 24 saat önlerinde kuru ot ve uzun saman, taze su, kemirmesi için sebze kasası olmalıdır, günde 2 kez de çay bardağının 3/2 si kadar pelet yem verilir. Tavşanın büyüklüğüne göre değişir. Beslenme ve aksesuar yazılarıma bakabilirisiniz ama dediğim gibi lütfen parayla hayvan satın almayın ve bir sevap işleyin. Ve ben size sokaktan bir kedi veya köpeğe yuva açmanızı isterim, örneğin demin bahçemde genç bir doberman gördüm, sokağa atılmış, şimdi ona bir ilan açacağım.

      Sil
    2. Bn yer olayını böyle çit gibi demir bir şey satıliyo internette ondan alıp orta boyunu odamda bir yeri olacak orada istediği gibi ziplayabilecek ben bunu düşünüyorum

      Sil
  7. Merhabalar,
    Benim tavşanım daha 2 aylık. Dün akşam kafesine koyduğumda bir gözü açık diğer gözü kapalı kısık bir şekilde duruyordu. Kafesinden çıkardım ve evde hoplayıp koşup durdu. Daha sonra tekrar kafesine koyduğumda aynı şey oldu. Bunun sebebi ne olabilir acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, tavşanların yapmayı en sevdiği şey ölü taklidi yapıp sizi korkutmak, sonra da tek gözlerini açıp koşarak kaçmaları, gülerek sizin halinizi izlemeleridir, tavşanların en sevdiğim yönü bu işte, inanılmaz esprili yaratıklar :) İki tavşanım da bu şakaları yüzünden bana kalp krizi geçirtiyordu. Tavşanlar kafeste beslenmez, kafeste beslenen tavşan kısa sürede strese girer, depresyondan da ölebilir, hapiste müebbet hücreye atılmış bir insan gibidirler. Sizin tavşanınız da anladığım kadarıyla strese girmiş ve artık kafeste canı çok sıkılıyor bu yüzden de size bu numarayı yapıyor. Bence ona bir oda ayarlamaya çalışın, bütün gün evde veya odasında özgürce dolaşsın, yoksa yakında sağlığını kaybedebilir, onlar çok hassas ve duygusaldırlar. Ama yine de bir deri veya göz hastalığı var mı diye de vücudunu kontrol edin ama eminim ki o kafeste çok canı sıkılıyor, kimin sıkılmazdı ki, değil mi..

      Sil
    2. Benim de başıma geldi böyle bir şey bilgisayarda onun için kafes tasarlarken baktım gözünü açamıyor gibiydi hareket de etmiyordu sonra taşıma kutusunu yere koyunca direk buzdolabının arkasına kaçtı :D

      Sil
    3. :))) Kafes tasarlamasanız, onun yerine link yolladığım yaşama alanlarından yapsanız daha sağlıklı olacaktır.

      Sil
  8. Merhabalar kardaesim tavsanimi severken kulagini bukmus bi kulagi havada bi kulagi arkaya dogru asagida duruyo birde surekli kafasini salliyo sanki bir seyden huylanmis da kulagini kaldirmak ister gibi ne yapmaliyim ��

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, çok acil veterinere götürün çünkü tavşanlar için kulakları herşeydir, tavşanlar dünyayı bulanık olarak görürler, bizleri ise genelde sesimizden tanımaya çalışırlar. Kardeşinize de tavşanın bir oyuncak olmadığını, ona çok narin davranması gerektiğini, aynısını onun kulağına yapılınca nasıl acıyacağını gösterin, bir daha da tavşanla yalnız bırakmayın lütfen, kaç tavşanın bu yüzden bacağı filan kırılıyor, yazık..

      Sil
  9. merhaba tawşi'nin dünyasıı :). dişi tavşanım dün 5 tane tavru dogurdu. bugun uyandıgımda dişimi uzanmış bi vaziyette gördüm. biraz gözlemledim karnı hala kımıl kımıl kımıldıyor. sanki hala dogmamış yavru var gibi kıpırdıyor tüyleri. dogmamış yavru olabilir mi. ilk defa böyle bi durumla karşılaştım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba , yeni yavrularınız hayırlı olsun. Daha önce böyle bir soruyla hiç karşılaşmadım. Yabancı kaynaklara baktım bulamadım. Ama daha önce İran kedim ikinci doğumunda bir ölü doğum yapmış ve diğer ölü cenin de içinde kalmıştı, sonra ameliyatla içindeki alınmış ve derhal kısırlaştırılmıştı. Böyle birşey mi oldu acaba diyorum çünkü genelde tavşanlar 6-10 arası yavrular ama tabi 5 de az değil, yavrulara sakın el sürmeyin, kokunuz sinerse anne asla bakmaz, ölüme terkeder. İçinde gaz da kalmış olabilir ama pek sanmıyorum, gerçekten bilemedim çünkü önemli bir durum. İsterseniz hemen bir veterineri arayıp sorun ve olmadı götürün. Yeni yavrularınızdan erkek olanları 2 aylıkken dişilerden ayırın ve 6 aylıkken kısırlaştırın yoksa 1 yılda 500 tavşanınız olur :)

      Sil
    2. cevaplarınız ve güzel dilekleriniz için tşk ederim. umarım anne yavrularla ilgiyi kesmez.. :)

      Sil
    3. Ben teşekkür ederim, inşallah :)

      Sil
  10. Doğum kolay olup, yavruların büyüklüğüne ve sayısına bağlı olarak yaklaşık 7 – 30 dakika sürer. Bazen doğum çok daha uzun sürebilir. Yavruların bir kısmı birkaç saatte doğar, diğerleri bir günde veya daha fazla zamanda doğabilir. Bu yüzden doğum sonrası abdominal palpasyon yapılmalı ve uterusta yavru varsa doğum uyarılmalıdır.

    beylik tavşancılık sitesinden alıntı bu yazı. burda tavşanın dogurmadıgı yavruların dogumunu uyarmak için karnını ovun diyor. bende öyle yaptım biraz rahatsız oldu dişi ama onu dogurmak zorunda yoksa kendiside ölebilir :s

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Acaba gerçekten karnında yavru var mı ama.. Umarım varsa doğum yapmıştır, yoksa siz youtube'deki tavşan gaz sorunu masajı yapar gibi hafifçe yapın o zaman :(

      Sil
  11. Benim tavsanım 200 kg. Sütten kesilmiş. Annesi olmadığı için sahiplendim. Dediğiniz keçi sütü ve suyunu yapmam pek mümkün değil. Pelet yem ile besliyorum. Onu ezip parmağımla ağzına veriyorum. Yerinde duramıyor pek zorlanıyor yemek yerken.Kuru samanda koydum yuvasına:) Beslenme seklini doğru yapıyor muyum? Yem in yanısıra keçi sütü hariç ne verebilirim? Kilosundan kaç günlük olduğunu çıkarabilirseniz merakım giderilmis olur :) Aynı zamanda bu aralar keyifsiz gibi nedeni ne olabilir bilmiyorum belki beslenme seklindendir sorularımın cevaplarını en yakın zamanda beklıyorum. Tesekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 200 gr demek istediniz sanırım yoksa aslan boyunda bir tavşanınız var demektir :) Eğer o yazımdaki gibi o yaşlardaysa sulandırılmış keçi sütü vermelisiniz yoksa bağışıklığı gelişmez. Anne sütü içmeyen bir bebek nasıl eksik olursa tavşanlarda da böyle olur. Muadil olarak maalesef birşey yok, yani bebek mamaları verilemez, koyun ve inek sütü ise öldürür. Pamuk ile poposuna masaj yaparak tuvaletini yaptırmalı, arada su vermeli ve mutlaka keçi sütü de vermelisiniz. Umarım satın almamışsınızdır.

      Sil
    2. Sizin tavşanınız 25 günlük ile 1 aylık arasındadır, zaten bu da cinslerine göre değişmektedir.

      Sil
  12. Mrb 1 hafta once hollanda lop aldim bugun kulagibin 1 tanesi kalkik duruyor nedeni nedir acaba tesekkurler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba tavşanınızı pet shoptan aldıysanız maalesef yanıt veremem çünkü bu blog sokak hayvanları hakkında insanları bilinçlendirmek için kurulmuştur.

      Sil
  13. Biliyosunuz Yaz geldi.Tatile gidicez.Evde kimse kalmıyo bu yüzden tavşanımda benle geliyo bi sakıncası varmı yol 12 saat ara ara mola vericez

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, öncelikle can dostunuzu kendi tatiliniz için sokağa atmadığınız veya küçük bir pansiyon bölmesine sıkıştırıp gitmediğiniz için çok teşekkür ederim. Tavşanları uçak seyahati için maalesef kabul etmiyorlar ama şehirlerarası yolculuk için gizlice otobüse sokmalısınız. Çünkü bagajda ses ve sıcaktan şoka girip ölür. Kendi arabanızla yola çıkıyorsanız en güzelidir. Kendi arabanızla yola çıkıyorsanız tavşanı kapısı demir bir kedi veya köpek kafesine koymalısınız yoksa kapıyı kemirip kaçar. Kafes aşırı küçük veya aşırı büyük olmamalıdır, büyük boy kedi kafesi veya küçük köpek kafesi iyidir. Dibine eczanede satılan yatalak hasta örtüsü alıp yaymalısınız ki tuvaletini yaptığında emsin ve hasta etmesin. Talaş sakın koymayın çok rahatsız olur. Yanınıza 200 ml küçük seyahat suluğu alın ve yanınızdaki şişe oda sıcaklığındaki sudan buna biraz koyup ara sıra kafeste verin. Arabanın kliması açık olmasın ki çarpılmasın. Yanınıza saman, ot, yem filan almayı unutmayın. Seyahat sırasında yemek yerine saman verin çok tuvaleti gelmesin ve altındakini kemirmesin. Yol boyunca asla kafesten dışarı çıkarmayın. Eğer otobüsle gidiyorsanız kumaş bir köpek taşıma çantasına koyup çaktırmadan binin, kimseye tavşan taşıdığınızı söylemeyin ve göstermeyin. Molalarda tavşanı arabanızda camları kapalı halde bırakmayın.

      Sil
  14. Tavsanim daha 2,3 haftalik yem olarak ne vermeliyim , tek basina ve ona bir es alayimmi , ayaklari hep cisli nasil temizliyebilirim ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2-3 haftalık mı aylık mı??? 2-3 haftalıksa çok kötü fazla yaşamayabilir ve sadece iğnesi çıkarılıp atılmış şırıngaya sulandırılmış keçi sütü koyup bebek gibi içirmelisiniz.

      Sil
    2. http://tawsim.blogspot.com.tr/2013/11/yeni-dogmus-oksuz-yavru-tavsanlarin.html

      Sil
  15. Merhaba, benim eskiden gonzalesim vardı. Ben de tavşanımı alınca yeni suluk almak yerine suyu ona koydum ama fark ettim ki su yeterince gelmiyor. Daha sonra gittim ve tavşanlar işin olan orta boy suluklardan aldım. Onların da ucunda bilye var biliyorsunuz. Tavşanım diliyle onu yeteri kadar itemediği için su içemiyordu. Ben de dayanamadım ve gonzalesimin eski minik yemek kabına biraz su koydum içsin diye. Saldırdı suya, içti bayağı ama burnu biraz ıslandı. Kurudu hemen yalandı zaten kendi kendine. Ama ben yine de korkuyorum. Bir sorun olur mu lütfen söyleyin. Su kabına gelirsek plastiğin içine hava girsin de su aksın diye deldim. Bu sefer de fazla damlamaya başladı. Hal böyle olunca plastik eritip suluğun üstünü kapadım. Bu sefer yine eski haline geldi. Tavşanım su içemiyor. Ne yapacağım? Bir de bir sorum daha olacak. Ben tavşanımı balkonda besliyorum. Yani bir kafesi var. Suyu, yemi ve tuvaleti kafesin içinde ama gün içinde kafesin kapağını açıyorum kafesinden çıkıyor, acıkınca ya da tuvaleti gelince içine giriyor. Balkonumuz açık ama açıktan kastım tamamen açık değil. Uzun bir duvar var. Geceleri üşümesin diye içeri alıyorum, öğle vakti de güneşten yanmasın diye içeri alıyorum. Yakın zamanda balkonumuzu kapattıracağız, haftaya kapanmış olur. Balkon kapandıktan sonra 7/24 balkonda bıraksam sorun olur mu? Bir de bu su işinde lütfen bana yardım edin. Şimdiden teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah bir sorum daha olacak bir yazınızda tavşanınızı fırçalayın demişsiniz fakat bir yoruma verdiğiniz cevapta sakın fırçalamayın demişsiniz. Ne yapacağıma karar vermedim. Fırçalayayım mı? Fırçalamayayım mı?

      Sil
    2. Merhaba, merak etmeyin birşey olmaz. Köpekler için satılan ağır ve büyük çelik su kapları var, ağır olsun ki deviremesin bence onlardan alın derim veya cam tavşan sulukları var onlar da olabilir . Kışın orada üşüyebilir zemine ısı yalıtım plakaları (yapı marketlerde binalar için satılıyor) alıp döşeyebilirsiniz. Ayrıca kablosuna ulaşamayacağı bir duvara monte edilecek 1200 walt elektrik sobası almalısınız. Kafes ise onu depresif yapar. Tuvaleti için de hijyenik değildir mutlaka ayrı büyük bir leğen içine en dibe 2 kat büyük poşet, üzerine 2-3 parmak talaş koyun ve sürekli tuvalet yaptığı yere bunu koyun. Biba marka 1 litrelik suluklardan tavsiye ederim, plastik ve bilyeli ama kullanışlıdır. Ben fırçalamayın demedim asla mutlaka her gün fırçalayın derim her zaman ki midelerinde tüy topu oluşmasın. Siz hergün onu kedi tarağıyla tarayın.

      Sil
  16. Tavşanlar konusunda yardıma çok meraklısınız bende çoğu yazınızı okudum tavşanım iiçin ve gerçekten çok yararlı bilgiler edindim çok tesekkurler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, yorumunuz için çok teşekkür ederim aslında tüm sokak hayvanları hakkında meraklıyım, çok mutlu oldum :)

      Sil
  17. Merhaba :). Size bir sorum olacakti. Ben yakin zamanda kendime 1 tavwan aldim. Yani 1 arkadawin tavwani yavrulamiw. O da 1 ay sonra tavwani petshopa vermis. Verdiyi an ondan goturdum. Pekde almiw sayilmam. Lop ve ya aslanbaw oyle bir wey diyildi. Bildiyimiz normal tuylu kulagi yukari bir yavrucukdu. Benim secdiyim sinsilla rengindeydi. Amma yuzunde beyaz desen var. ayni whatshapp tavsan smile de kimi. Wimdi ben irka cok onem verirdim eskiden. Amma wimdi kendimi boyle bir wey sordum: arkadaw secerken zenginliyine ve ya fakirliyine guzelliyine ve ya cirkinliyine goremi bir arkadaw seciyorsun. Tapiikide hayir! Benim tavwanim ben duwunuyorumki her hangi bir sinsilla tavwani ve beyaz rus tavwanin cocugu. Ben anladiqim kadariyla her reng bir tavwan. Mesala gri sinsilla siyah havana,kasmir ve b. Siz bana ne diyorsunuz. Daha doqrusu nasil tavsiye yapiyorsunuz. Ben bazen tavwanimi vermeyide yerine her hangise bir irk almayi duwunuyorum. Amma sonra sacmala diyorum. Zaten benimde tavwanim bir irk. Hemde cokda akilli bir tavwan. Siz ne diyorsunuz sizce kendi tavsanimdada kalmalimiyim. Zaten o da bir irk diyilmi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, mutlaka eski tavşanınızla kalın çünkü onu verirseniz tavşanınız hayata küser, kendini ölüme atar, yemek yemez, depresyona girer. Tavşanlar çok hassas hayvanlardır. Ayrıca onu verip başka bir ırk tavşan almanız hayvanseverliğe yakışmaz. Çok doğru düşünmüşsünüz sonuçta sizinki de bir cins ama önemli olan ne cinsi olduğu değildir, önemli olan zordaki bir hayvana yardım etmektir. Şu an bahçemde baktığım sokak kedileri hep tekir kedi, İran, Chincilla ya da Siyam Kedisi değiller ama ben onları bir cins kediye değişmem, onlar aç oldukları için evime geldiler ve ben de onları geri çevirmedim, hepsi en cins kedilerden daha da zeki :)

      Sil
  18. Ve ben internetde arasdirdim. Ada tavsanlari yalniz kahveyi ve turuncu oluyor. Beyaz turuncu ve yada beyaz kahveyide ol biliyorlar. Amma bu rengler haric hic bir reng sanirim ada tavsani diyil

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siyah-beyaz ada tavşanları da vardır ya da sırf gri, sırf sarımsı..

      Sil
    2. Evet biliyorum. Zaten bana verdiyiniz destek superdi. Yani ben tavwanimin chincilla tavsani ve ada tavsanin kanini tasidiqini duwunuyorum. Amma sizin cevabinizi gorunce boyle dusundum. Ister ada ister chincilla ister orman tavsani olsun. O benim canim. Benim zamaninda yaptigim bir yanlis olmusdu. Cox sevdiyim beyaz tavsani irk diyil diye lop tavsanina deyisdim. Ama resmen Tanri cezami verdi. Tavwan bana yakin durmadi. Hep kordu. Hep kacdi. Bende dayanamiyib baskasina vermisdim. Amma simdi oyle olmuyacak. Ben Bugs(Bugs Bunny tavwanimin ismi) hic kimseye vermiycem. Ve onu cox sevecem. Zaten Bugs benim icin ozel. Cokda guzel, zenki bir ponpon quyruk. Wimdi irkada bakdigimiz zaman Chincilla tavwani ve ada tavwanin cocugu oldugu cok belli zaten. O benim canim. Size gercekdende cokkkkkk amma cokkk tesekkur ediyorum. Resmen bana yol gosterdiz. Ayni hatayi tekrar yapmiycam. Sizede Inwallah Tavwinin yerini doluracak olmasada yinede yardimci olacak bir tavwaniniz olur. Cok tewekkur ederim. Ve size bir kac sorum olacak. 1)tavwanima cikolata vere bilirmiyim azca2) tavwanim 2 ayina girecek. Ona keci sudu ve yan bebek sudu yereyimmi?

      Sil
    3. Keşke zamanında o değiştirmeyi yapmasaymışsınız, o beyaz tavşan da büyük bir depresyona girmiştir terkedildiği için :( Ben teşekkür ederim. Ama ben bir daha tavşan beslemeyi düşünmüyorum sokağa terkedilen kedi ve köpekler zaten tüm vaktimi alıyor. Cevaplar: 1) Tavşanlara azla çikolata, cips, şeker, kola gibi zararlı şeyler verilmez. 2) Keçi sütüne gerek yok yavru tavşan maması, uzun kuru ot ve uzun saman, her gün taze su, mineral tuz taşı ve 4 aydan sonra sebze + yetişkin yemi yeterlidir.

      Sil
  19. Ve birde Bloga bakdigim zaman Tawsinin olduyunu duydum. Basiniz sag olsun. Cok uzuldum. Gercekdende sizde daha iyi o tavwana kimse bakamazdi. Neden oldu. Kotu oldunuzmu? :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler, dişi olan eşi Milky ağız tümöründen öldü, Tawşi de acıya dayanamayıp 1 gün sonra üzüntüden kalp krizi geçirip öldü, 6 ay kendime gelemedim, şimdi iyiyim, kendimi sokak hayvanlarına daha çok verdim. Tavşanların eşi ölünce dayanamayıp genelde ölüyorlarmış ama ben onu daha çok mutlu etmek isterken Milky ile ölümüne sebep oldum, çok teşekkürler.

      Sil
    2. Gercekdende cok ama cok uzuldum. Gercekdende bende inanamiyorum. Sizin gibi bir hayvan severin hayvanin olmeyi gercekdende uzucu. Siz olmayin bawkasi olsun yine cok uzucu :(. Basiniz sag olsun :(((

      Sil
    3. Teşekkürler desteğiniz için. Çocukluğumdan beri inanın kollarımda yüzlerce hayvan öldü hep kurtarmak isterken ama olmayınca olmuyor. Ne kadar çok hayvan olursa da o kadar çok ölüm oluyor. Aslında bu iyi birşey, çocukları küçükken ölüme hazırlıyor yani ileride ailelerinden biri öldüğünde daha oldun davranıyorlar. Yine de o kadar kedi ve köpek ölümüne rağmen tavşan ölümü beni çok üzdü. Çünkü bloğun efsanesiydiler, devamlı etrafımda zıplayan dostlarımdı onlar. Tekrar sağolun. Bununla ilgili bir yazı yazacağım hemen.

      Sil
  20. merhaba. benim yaklaşık 5 aylık bir tavşanım ve albino. dün yeni yavru bir tavşan aldım oda sanırım angora tavşanı çıktı tam olarak bilmiyorum 1 buçuk 2 aylıkmış.ben eve ilk getirdiğimde büyük tavşanım hemen yanına geldi ve üstüne çıktı ezecek diye korktum ama yavru olanda onun altına gidiyor. bizde şimdi ikisini ayrı tutuyoruz ezmesinden korkuyorum. ayrıca büyük tavşanım sürekli onu bulmaya çalışıyor biz elimize aldığımızda hemen geliyor ve sanırım yalıyor tam net göremedim. büyük olan etrafada zarar vermeye başladı yani ne yapacağımı bilmiyorum yardımcı olursanız sevinirim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, ücretle hayvan alınması durumlarında maalesef cevap vermiyorum çünkü bu blog sokak hayvanlarının, barınaktaki canların sahiplenilmesi için açılmıştır. Siz oralardan hayvan satın aldıkça kirli pet shop ticaretini desteklemiş oluyorsunuz. Ayrı tutmaya devam edin. Erkek tavşanı da derhal veterinerlik fakültesinde kısırlaştırın yoksa 1 yılda 400 yavru tavşanınız olur, çoğu da telef olup ölür.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. yalnız ben pet shoptan almadım sorsaydınız söylerdim zaten bir tavşanım vardı. yavru olanı sınıf arkadaşımdan aldım çünkü sabahları gelirken yem vermiyormuş ve dışarıda bırakıyormuş bende dayanamadım ve istedim. altını çizerek söylüyorum ki ben evde besliyorum dışarıda değil. yine de teşekkür ederim bu tavrınızdan dolayı.

      Sil
    4. yalnızca şunu merak ediyorum bu yavru tavşanım daha 2 aylık kadar. çiftleşme olmaz değil mi ? çünkü büyük tavşanım durmuyor.. bunu cevaplarsanız ve bana da bilgi verirseniz çok sevinirim.

      Sil
    5. Kusura bakmayın son zamanlarda pet shoptan tavşan alma olayı o kadar arttı ki alıyorlar bana soru soruyorlar sonra da 2 yıl yaşayacak olan hayvanları öldürüyorlar o yüzden artık aldım diyene kızıyorum tekrar kusura bakmayın. Siz çok iyi yapmışsınız onu yanınıza alarak yoksa ölürdü. Mutlaka olur çünkü erkek tavşanınız büyük, dişiler ise bazen 2,5-3 aylık arası ergenliğe girmiş olabiliyor (normali 4 ay olsa da) o yüzden mutlaka ayrı tutun, dişiyi çok hırpalar yoksa ve dediğim olur. Erkeği kısırlaştırın derim yoksa dişi hamile kaldığı gibi psikolojisi de bozulur sürekli tecavüze uğradığından.

      Sil
    6. gerçekten mi ? ama o kadar küçük bir tavşan nasıl hamile kalabilir ki ? şuan ayrı tutuyorum ama yavru tavşanım büyüyene kadar. çünkü yavrularının olmasını çok istiyorum en azından pofuduğum(yavru tavşanım) 4-5 aylık olana kadar. o zaman böyle bir sorun olur mu? yani kötü bir şey olur mu?(bu arada önemli değil sizde haklısınız:))

      Sil
    7. Evet kalır. Herkes bunu ister ama erkeği kısırlaştırmak en mantıklısıdır, dişi tavşanlarda doğum sırasında bu aralar ölüm çok oluyor ve yavru kalırsa kalan yavrular da pek yaşayamıyor. Sonra onlar da kendi aralarında çoğalacaklar ve telef olacaklar. Çünkü verdiğiniz insanlar iyi bakamayacaklardır.

      Sil
    8. ben tavşanlarımı kimseye vermem, vereceğimi de nerden çıkardınız?. iyi bakıp bakamayacağımıda bilemezsiniz.verdiğiniz cevaplar için teşekkürler araştırmalara devam edicem.

      Sil
    9. Kimse dostlarını vermek istemez ama şöyle, diyelim dişi tavşanınızın 10 yavrusu doğdu bunların içinde yine erkekler olacak ve siz onları kısırlaştırmadığınız sürece kendi aralarında çoğalıp duracaklar ve yılda 400 tavşan oluyor böyle, tabi baba tavşan var bir de, anne tavşan doğum yaptıktan sonra baba tavşan da yine çiftleşmek isteyecek, derken böyle sirkülasyon olacak, o yüzden ben çoğaltılmadan yana değilim.

      Sil
    10. işte bende o zaman devreye girerim bu da benim fikrim. bende en azından bir kere de olsa yavrularının olmasından yanayım. ondan sonra ben devreye girerim. ayrıca sizin yerinizde olsam böyle yaklaşmazdım en azından yavrularının olmasını isteyen insanlara böyle yaklaşmamalısınız. sonuçta istiyorlar ve sizde bunu sadece bir kez yapmalarının daha doğru olduğunu söyleyebilirsiniz. tabi kii buda benim fikrim. teşekkürler

      Sil
    11. Ben de zaten kendi fikrimi söyledim çünkü iki kişi çoğalttı derken 100 ü aşkın tavşanları oldu, verdikleri tavşanlar diğerleri bakamadıkları için öldü ben çok üzüldüm hergün birkaç tavşanının ölümünden bahsetmeye başladılar. Bu olay beni çok etkiledi. Ben de şimdiye kadar bütün kedilerimin bir kere doğurmalarını sağlayıp öyle kısırlaştırttım ama tavşanlar onların 3 katı sayı doğum yaptıklarından sorun oluyor, ben de bu yüzden insanlar aynı şekilde tavşanlarını kaybetmesin diye söylüyorum mecburen. Çünkü herkesin sizin gibi imkanı yok, bir tavşan minimum 200-300 TL'ye kısırlaştırılıyor çoğaltan kişi de bunu sonra pahalı diye yapamıyor. O yüzden ben maddi durumunuzu bilemem, baştan uyarıyorum.

      Sil
  21. Merhaba,sizi hayvan sevginiz durumunda çok ama çok takdir ediyorum.hayvanlar konusunda onları çok iyi savunuyorsunuz.ben de onları elimden geldiğince korumaya beslemeye çalışıyorum.dünya daki herkes sizin gibi davransa çok ama çok sevinirdim.sayenizde tavşanlar hakkında çok bilgiler öğrenip tavşanlarıma daha güzel bir hayat sunuyorum.veteriner olacağınızı duyduğumda çok sevindim.
    sizi bu konularda çok takdir ediyorum.inşallah bende sizin gibi olabilirim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler çok onurlandım :) İnanın herkes daha olumlu, sevecen ve hayvansever olabilir sadece iş ailelere kalıyor. Olabilecek miyim inanın bilmiyorum çünkü masteri de sayarsak bu üçüncü üniversitem olacak tabi biterse :) İnşallah siz de veteriner olursunuz. İnandığınız herşeyin arkasından gidin ve yarım bırakmayın. Hayvanların bizlere ihtiyacı var :)

      Sil
  22. Aynen öyle:)Hele ki bu soğuk karlı havalarda neredeyse gelip bize yalvaracaklar.Şu hayvanlara eziyet eden insanlar yok mu.onlara yaptıklarını benimde onlara yapmak geliyor içimden.geçenlerde bir adam görmüştüm.soğuk havada kedi peşinden geliyor diye su dökmüştü yavrucağın üstüne.yazık onlara...
    arkadaşım bana bir soru sormuştu.ben bilemedim.amam siz bilirsiniz herhalde.Arkadaşımın tavşanının yavruları olmuş. onların elle ellenmeyeceğini biliyor.ama kalın iş eldiveniyle elleyebilirmiyim diye soruyor.bu soruyu sizin engin bilginize bırakıyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah da o adamı soğuklarda dondursun diyorum, amin :) Çok teşekkürler :)) İş eldiveni çok kalındır yanlışlıkla yavrulara zarar verebilir, kemikleri çok hassastır o yüzden ya cerrahi eldiven, ya küçük poşet, ya da kışlık eldivenle tutsun.

      Sil
  23. Size minnettarım:) çok ama çok teşekkür ederim:)

    YanıtlaSil
  24. Merhaba,size bazı sorularım olacak,
    İlki tavşanların kürkünün altında onları sıcak tutacak yağ tabakası varmıdır?
    İkincisi ise yağ tabakası yoksaonları nasıl sıcak tutabiliriz (Benim tavşanlarıma dışarıda bakıyorum)
    Cevaplarsanız sevinirim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, yabani tavşan dışındaki tavşanlar dış ortamın sıcaklığına uyum sağlayamazlar bu yüzden içeride beslemelisiniz yoksa kışın soğuktan, yazın ise sıcak ve güneşten etkilenirler. Özellikle yazın kurdeşen bile döktürür. Asla bir fok gibi yağ tabakaları yoktur ve asıl koruyan sık tüyleridir ama bu yetersizdir, çok kolay üşütebilirler, özellikle kışın evdeki tavşanlar soğuk taş zemine yatınca bile hemen diare görülür. Kışın aç kalan kedi, köpek, karga, gelincik, yaban domuzu... gelip tavşanlarınıza saldırır, zaten evcil tavşanlar laboratuvar ortamında üretilmiş olduklarından çok narindirler, asla hare gibi olamazlar. Lütfen içeri alın onları.

      Sil
  25. Merhaba,siz yanlış anladınız.Bizim bayağı geniş bir terasımız var.Orada bakıyoruz.Yani kedi,köpek vb.nin ısırma imkanı yok.Sadece durablirler mi siye sormuştum.Bir sorum daha olacak tavşanlar çorba içer mi?
    Cevabınızı bekliyorum,teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kusura bakmayın.. Terasın etrafı camla filan çevrili yani kapalı olması lazım ama canları sıkılır çünkü onlar çok sosyal varlıklardır. Sakın, doğada ne varsa sadece onu vermelisiniz, işlenmiş gıda asla yok, tek işlenmiş gıda tavşan yemi olmalıdır. 4 aylıktan önce de sebze meyve verilmez. Sadece tavşan yemi, uzun saman, uzun kuru ot, su, kemirmesi için ahşap kasa şimdilik, 4 aylık sonrası da sebzeler eklenecek

      Sil
  26. Meraba benim siyah bi tavşanım var 3 ayda 3yavru doğuruyo bu normalmi bide sırtında yanlarda şişkinlik var endişeleniyorum bunlar ne olabilir

    Bide benim erkek tavşanım cok hırcın diyerlerine saldırıyo
    Benim 6 yavru tavşanım vardı bunlar yuvada vahşice öldürülmüstü bunun sebebi erkek tavşan olabilirmi tavşanlar birbirini öldürürlermi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk yazdığınız yere cevap yazdım, "Tavşanlarda Gebelik Belirtileri" adlı alana..

      Sil
  27. Tavşanım kağıt yiyior.Bunu önledim fakat yedikleri ile bişey olurmu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, kusura bakmayın bazı sebeplerden dolayı ilk defa böyle uzun süre yazamadım.Yediği gazete değilse fazla sorun olmaz çünkü gazete kurşun içerir, renkli dergiler de boyalarından dolayı zararlıdır. Önünde hep sınırsız kuru ve uzun saman bulundurun, kemirmesi için de pazar veya manavdan temiz, çivisiz, boyasız sebze veya meyve kasası alın.

      Sil
  28. Herkese merhabalar tavşan severler, çok güzel bir blog olmuş yapan arkadaşa çok teşekkürler:) 3 gündür yeni misafirimizle uğraşıyorum kulakları ve gözleri sarı sürmeli bi lop tavşanımız var, evdeki herkese alıştı, size sorucağım şu şuan 2 aylık tuvalet eğitimi verebilir miyim? Ne zaman dışarı çıkarsam idrarını yapıyor yada dışkılıyor:) bir de kafesindeyken bulunduğu odadan çıkıyorum tekrar içeri girdiğimde beni görür görmez kafasını ediyor kafesin altına gözükmemek için bi nevi saklanıyor sanki, ne demek istiyorum acaba:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, kusura bakmayın bazı sebeplerden dolayı ilk defa böyle uzun süre yazamadım. Çok teşekkür ederim. umarım satın almadınız. Satın alınan hayvanlara cevap vermiyorum çünkü. 2 aylığa verilebilir tabi gerçi şu an daha büyük ama 3. ayın sonuna kadar eğitimi çok iyi alıyorlar. Tavşana lütfen kafeste bakmayın çünkü onlar doğada özgürce koşan hayvanlardır. Gün içinde bir odası olmalıdır. Hemen dışkılıyorsa kendi izini bırakmak istiyor veya korkuyordur. Size alışamamış o an bu da normaldir 3 güne yeni eve anca alışırlar.

      Sil
    2. Teşekkür ederim yanıtınız için dayımın köyde tavşanları değil var ordan aldım kırma sanırım lop değil ama Ben çok seviyorum cins olup olmaması önemli değil, bu aralar eve iyice alıştı kabının kapısı genelde açıyorum içeride dolanıyor ara ara tuvalet kazalarımız oluyor hala birtürlü alıştıramadım sanırım cins olmamasıda etkiliyor:)

      Sil
  29. Merhaba tavşanım daha dün hediye olarak geldi daha öncede beslemistim fakat bu çok küçük tam bilemedim yavru olduğu için mi çok uyuyo yoksa hasta falan olabilir mi bide yeni doğmuş tavsanlarin gözünü çayla mi silmek gerek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, kusura bakmayın bazı sebeplerden dolayı ilk defa böyle uzun süre yazamadım. Parayla satın alınan veya hediye gelen hayvanlara maalesef cevap vermiyorum. Parayla aldığınız tavşanlarda çok fazla iç parazit oluyor bu yüzden ya da 25 günlük-1 aylık olduğundan annesinden vahşice koparıldığından. Gözüne birşey sürmeyin.

      Sil
  30. Merhaba tavşanım çok fazla kaka yapıyor nedeni ne olabilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, kusura bakmayın bazı sebeplerden dolayı ilk defa böyle uzun süre yazamadım. Aşırı yemek veriyorsanız yapmayın günde 2 kez besleyin. Bir sindirim sorunu olabilir veya başka bir tavşan onu bulsun diye iz bırakıyor veya bölge belirliyor olabilir.

      Sil
  31. Merhaba bir sorum daha olacak ben okula gidince tavşanım yalnız kalıyor evde kimse olmuyorbu bir sorun olurmu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yalnız kalmasa daha iyi olurdu keşke satın almasaydınız.

      Sil
  32. Merhaba, benim adım shila. 10 aylık dişi bir tavşanım. Geçenlerde karnım guruldadığı ve ishale yakalandığım için annem beni veterinere götürdü. 4 gün üst üste gitmemiz gerekiyordu ve bugün son gündü. Doktor bizim her gelişimizde bana iğne yapıp vitamin içirdi. Gerçekten iyi geldi şuan iyileşmiş durumdayım. Ama annem haftaya parazit aşısı yaptırmayı düşünüyor. İnternette bununla ilgili bilgi ve yorumları okurken; parazit aşısından sonra bazı tavşanların öldüğünü veya hastalandığını görmüş. Şuan tedirgin ve kararsız. Bize yardımcı olursanız sevinirim. Parazit aşısı olduktan sonra bana bişey olur mu? Şimdiden teşekkürler hoşçakalın! ;)) ❤️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba kusura bakmayın bazı sebeplerden dolayı ilk defa böyle uzun süre yazamadım. Lütfen oraya tavşan filan almayın. 1) Hayvanları parayla satın almamalıyız. 2) Köpekler ne yapar eder o tavşanları öldürüp yer. 3) Asla almayın. 4) Tavşanlar dışarıda yaşayamaz. 5) 4 tavşan 1 yılda 1000 tavşan eder ve hem onlar telef olur hem de siz günaha girersiniz lütfen yapmayın böyle birşey.

      Sil
  33. Merhaba bizim çiftliğimiz var ve oraya 2-3 ya da 4 tane tavşan almayı düşünüyorum.Köpekler var ama bağlı.Açık alanda durmasalar bile üşümeyecekleri büyük bir alanda duracaklar . Asıl sorun şurda ki ücretsiz sahiplenme imkanım yok ama benim tanıdığımın bir petshopu var o çiftlikten alıyor ve kocaman kafeslerde satıyor.Almalı mıyım ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba kusura bakmayın bazı sebeplerden dolayı ilk defa böyle uzun süre yazamadım. 4 tavşan 1 yılda 1000 yavru yapar ve telef olurlar, size de tonla günah gelir, yazık değil mi, ayrıca parayla hayvan satın almak yanlıştır. Köpekler ne yapar eder onları öldürüp yer merak etmeyin. Ayrıca kediler ve gelincikler de.. Açık alanda yapamazlar sıcak ve soğuk tavşanı öldürür, sivrisinek tavşanı öldürür. Asla almayın!

      Sil
  34. Merhabalar benim adım Shila. Geçenlerde 1 yaşına yeni bastım. Dişiyim. Geceleri baya hırçın oluyorum. Annem ergenliğe girdiğimi düşünüyor. Tuvaletimi unutuyorum ve tuvaletimin dışına yapabiliyorum. Geceleri annemi uyutmuyorum hırçın oluyorum ve her yeri dağıtıyorum. Annem bu durumdan biraz rahatsız. Bu ergenlik dönemim ne kadar uzun sürer ? Bu arada parazit iğnesi iyi mi? Annem yaptırmayı düşünüyor ama öldürebileceğini de okumuştu bir yerde. Şimdiden teşekkürler hoşçakalın ! ❤️��������

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Shila, sen ergenliği geçmişsin biraz ama 2 yaşına kadar yaramazlık devresi sürebilir, annene söyle dişini sıksın :) Annen önüne bol bol oynaman için kozalak, ahşap doğal oyuncak, demir top koysun. Her 3-4 ayda bir parazit iğneni olmalısın yoksa tonlarca hastalık oluşur. Ölmezsin merak etme :)

      Sil
  35. Merhaba ben bir tavşan almayı düşünüyorum ama size bir kaç soru sormak istiyorum
    Tavşanlar çok hızlı üreyen hayvanlar diye duydum bunun önüne nasıl geçebiliriz kısırlaştırma olur mu daha önce çok hayvan bekledim sadece 1 kere tavşana (arkadaşımın tavşanına) baktım
    Diğer sorum tuvalet ile ilgili olacak nasıl yapmalıyım bazı yerlerden bir kaç sey okudum benim aklım bir kapa telaş koymak ve oraya yapması için bir ara yaptığı ısrarı bezle silip sonra o kabı o bezle silmek aklındaki bu dogru mu bilmiyorum yanıtlarsaniz sevinirim
    Bu arda tavşanlar hakkında baya yazı okudum 3-4 yad bakıyorum ve sitemize çok beğendim çok faysal bilgiler var bu yazı da hollanda lop tavşanı düşünüyorum hagi sitelerden bulabilirim (pet arkadaş dışında çünkü orada yaşadığım yerde bir sonuç bulamadım)
    ����������������������

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba mutlaka satın almak yerine Petarkadaş gibi bir siteden ya da bloğumun ilan sayfasından ücretsiz bir tavşan edinirseniz daha iyi olur. 2 tavşan 1 yılda 500 tavşana ulaşır :) Erkeği dişinin yanına daha yanaşmadan 2-3 aylık üzeriyse veterinerlik fakültesinde kısırlaştırmalısınız. En çok yaptığı tere talaşlı kabı koyarsanız zaten sonra hep ona yapacaktır. Çok teşekkürler :) Size yardımcı olmaya çalışacağım. İlan bölümüne ilan da verebilirsiniz ücretsiz arıyorum diye..

      Sil
  36. Merhaba küçükken bir tavşanım vardı fakat hiçbir bilgi sahibi olmadığından onun hastalanmasına neden olmuştum. Şimdi tavşanlar hakkında araştırma yapıp tekrar alıp alamayacağımı kararlaştırmaya çalışırken blogunuza denk geldim.Bir hayvan beslemeyi çok istiyorum ancak astımım var bu yüzden onunla 7/24 vakit geçirip evin içinde tutamam. Kapalı bir balkonumuz var güneşi doğrudan almıyor ancak biraz dar. Kafesini vs. Oraya koymayı düşünüyorum fakat ona yeterli olur mu bilemiyorum çünkü çok geniş bir balkona sahip değilim. Yazın onu çıkartıp rahatça dolaştırabileceğim bir bahçem var ve kışın tavşanın üşümesi durumunda eşyalarını içeriye alabileceğim bir odam da var fakat hâlâ tereddütteyim tavşana iyi bir yaşam alanı yaratabileceğim konusunda. Sizce ne yapmalıyım?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba öncelikle satın almayın ve yuva arayan çaresiz bir hayvana yuva açın derim. Tavşan balkonda bakılamaz çünkü kafeste yaşayamaz. Bu hayvan gün boyu koşmak isteyecek, kafese kapatmanız onu ölüme sürükler, F tipi hücredeki bir mahkuma döner. Astımı olan kişiler eninde sonunda ağırlaşıyor ve tüylü hayvanlar kendisi için işkence oluyor ve sonra hep terkedileme hikayeleri okuyorum. Bu yüzden size tavsiyem şimdilik sokak hayvanlarıyla yakın bağ kurun ve durumunuza göre ileride karar verin, çünkü sonra size alışan bir hayvanı vermek çok feci olur, balkonda da bakılamaz. Yine de itinayla düşündüğünüz için tebrik ederim çünkü genelde insanlar düşünmeden uygunluğunu bilmeden ve mal alır gibi satın alıp 3 gün sonra terkediyorlar.

      Sil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.