"Ağrım olsa bağıramam, aslan görsem kaçamam, kuyruğu ne de tatlı dersiniz ama avcı vurunca afiyetle yersiniz, çok da üşüdüm, kürkümü geri verseniz.. Tavşanım ben, keşke dostum olsan sen.." (Tawşi)

23 Eylül 2014 Salı

YEMEK ARTIKLARI SOKAK HAYVANLARINA GİTSİN



   Yıllardır söylerim, belediyeler tüm restoran, hastane, okul, sosyal tesis, fabrika gibi yerlerden hergün yiyecek artıklarını toplamalıdır. Böylece hiçbir sokak hayvanı aç kalmaz. İşlem çok basit; belediyenin arabasıyla bir eleman hergün buralardan belirli saatlerde torbalardaki atıkları toplayacak ve sokak hayvanlarına dağıtacak. Ama yapan var mı, çok az.. Örnek veriyorum; İstanbul İstinye'de böyle atık toplanacak nereleri var;

İBB Sosyal Tesisleri, İstinye Devlet Hastanesi (öğle yemeği ve yatan hastaların kalan yiyecekleri), İstinye Carrefour (tarihi geçmeye yakın ürünler), Migros, Bim, balıkçılar (herkes balık ayıklatıyor), kasaplar, balık restoranları, Dominos Pizza, Little Seazers Pizza, Carrefour Burger King (elemanlar tepsilerde kalan  patates, hamburger ve tavukları ayırabilir), fırınlar (çıkma ekmekler), pastaneler, simitçiler, Recaizade Ekrem Ortaokulu, Meslek Lisesi, İmamhatip Lisesi (okulların kantinindeki yiyecek artıkları) ve en önemlisi de İstinye Park AVM'den çıkan tüm restoranların (Mc donalds, Burger King, Shake Shack, Günaydın Kebap, Kaşıkla..) yemek artıkları..

    Gördüğünüz gibi sırf İstiye'de kocaman bir liste oluştu, buralardan toplanan yiyecek artıklarıyla ne kadar hayvan doyar değil mi? Yani aslında belediye sağa sola sokak hayvanları için yemek ve su yerleri yapsa ve herkes işletmesinden, dükkanndan artan yiyeceği gidip kendi oralarta dökse bile olabilir. Tabi sorumluluk sahibi insanlarsak.. 

Çöpe gideceklerine midelerine gitsin..


Onlar için bir kuru ekmek bir yarım ekmek döner gibidir.. Siz hiç bir hafta aç kaldınız mı?

21 Eylül 2014 Pazar

AŞÇI YAHYA BABA ve DİLE GELEN TUNCA NEHRİ BALIKLARI


  Yıllar önce bu olayı bir belgeselde dinlemiştim, inanılmaz etkilenmiştim, çünkü bu gerçek ve ibretlik bir olay, hepimiz bundan ders çıkarmalıyız diye düşünüyorum, eğer okumayı seviyorsanız aşağıya kopyaladım ama dinlemek ve izlemek istiyorsanız üçer dakikalık iki bölümden oluşan çok güzel kısacık bir belgeseli var lütfen izleyin;

http://www.huzuradogru.tv/icerikler/evliyalar-ziyaret-edilecek-yerler/asci-yahya-baba-hazretleri-1_591

http://www.huzuradogru.tv/icerikler/evliyalar-ziyaret-edilecek-yerler/asci-yahya-baba-hazretleri-2_592?sayfa=2

   Yahya Baba namıyla maruf zat, Sultan II. Beyazıd zamanında Edirne’deki Beyazıd Külliyesi’nin aşçılarından biridir.. Arkadaşları, et, sebze, bakliyat vs. pişirir.. Onun ihtisası ise pilâvdır.. Mübarek, işe bir girişti mi, ibadet ettiğini sanırsınız.. “Pirinçleri Salevat getirerek ayıklar, yağını Tekbirlerle eritir, tuzunu Besmeleyle koyar, suyunu ise Fatihalarla döker kazana..” Sonra da gözlerini yumar ve Enbiyayı, Evliyayı, aracı yapar, Allah’tan bereket diler..Onun pilâvı çok lezzetlidir, herkese yeter, hatta artar bile.. Fakat o tek pirinç tanesine bile kıyamaz..
  Artanı Tuna Nehrindeki balıklara atar.. Hikmet-i Hüda, balıklar onun geleceği saati bilir ve köprü başında toplanırlar.. Günlerden bir gün Kilercibaşı Rüstem Ağa bakar ki pilâv artıyor, pirinci kısar.. Ama Yahya Baba kilercibaşına bir kere bile “verdiğin pirinç pilâv yapmak için az” demez!.. Kilercibaşı her gün pirinç miktarını biraz daha eksiltir ama Yahya Baba’nın pilâvı aksine çoğalır.. Gani bir şekilde herkes doyar.. Tuna’nın balıkları bile artanlardan nasibini alır..
   Rüstem Ağa ise bu duruma son derece şaşırmıştır.. Ardından Yahya Baba’yı birkaç gün daha takibe alır ve durumdan iyice emin olunca Padişaha çıkar.. Olayı anlatır ve ardından kanaatini söyler; “Sultanım, bu Yahya Baba bir acayip âdem” der.. Cennetmekân Sultan Beyazıd-ı Veli, Yahya Baba’yı merak eder ve Kilercibaşı ile bir plân yaparlar.. O gün Yahya Baba’ya her zamankinden daha da az, pirinç verilir..O da her zamanki gibi okur, üfler ve Halık-i Zülcelal’den “Halil İbrahim Bereketi” diler.. Pilâv her zamanki gibi çok lezzetli olur, üstelik kazanlara sığmaz..
  Yemekler yenir, Yahya Baba artanları yine yüklenir ve Tuna’nın yolunu tutar.. Nehrin yanına gelir, tam kepçeyi daldırıp artan pilâvı balıklara atacakken bir anda Padişah ortaya çıkar.. “Bre ne oluyor, burada” der.. Ardından sesini daha da yükselterek bağırır; “Ey adam, devlet malını israf mı edersin yoksa?..” Yahya Baba’nın nutku tutulur.. Konuşan dili konuşamaz olur.. Ve esas keramet işte o zaman tecelli eder.. Balıklar kafalarını sudan çıkarırlar ve hep bir ağızdan şöyle derler; “Ey Sultan, koskoca devletin artığını bize çok mu görüyorsun!..” Bunun üzerine, “Aman Ya Rabbi” der, Padişah!.. “Binlerce kere tövbe!.. Ben ne yaptım?.. Senin Yahya kulunu niye böyle üzdüm?..Sen ki, her an isyanda olan günahkâr kullarının bile rızkını gönderen Ulu Allah’sın.. Ben ise sıradan bir kulum.. Bir garip Beyazıd’ım!.. Af eyle beni Ey Yüceler Yücesi..” Yahya Baba bu durum karşısında öylesine şaşırmıştır ki, anlatılamaz..

  Mahcubiyetinden, secdeye kapanır ve gözyaşlarıyla Allah’ına sığınır.. Sultan Beyazıd-ı Veli onun yerden kalkmasını bekler, ancak nafile.. Yahya Baba, ruhunu teslim edip kavuşmuştur Âlemlerin Rabbine..



Bu gerçek olaydan önemli şu iki dersi çıkarabilmeliyiz; artan yemeklerimizi, yemek artıklarını çöpe atıp israf etmeyelim, onun yerine mahallemizdeki aç dolaşan kedi ve köpeklere verelim, sevap işleyelim. 

KARDEŞ SİTE; PETLEBİ


              Eğer yeni bir dost arıyorsanız, sorularınız varsa, eğlenceli fotoğraf yarışmalarına katılmak istiyorsanız, veteriner kliniği arıyorsanız, kedi ve köpek ırklarıyla tanışmak istiyorsanız işte yeni bir site daha;  http://www.petlebi.com/

BEYOĞLU'NDA İŞKENCEYLE YAVRU KÖPEK SATIŞI



      İstanbul, Beyoğlu, İstiklal Caddesi'nde Mc donalds ile Centro mağazası arasında şapkalı, uzun boylu bir adam her gece (akşamdan sabaha karşı 04.00'e kadar) kucağında bir yavru köpekle duruyor, geçenlerde kucağındaki yavru bir Cocker idi, şimdi ise bir Golden yavrusu tutuyor, hayvan uyumak için sürekli ağlıyor ama adam onu sürekli yoldan geçenlere doğru uzatıyor ve hırpaladıkça hırpalatıyor, milletle para karşılığı fotoğraf çektirriyor ve asıl amacı da köpeği satmak. Çünkü kucağındaki köpek sürekli değişiyor. Adamın kucağındaki köpekler hep uyumak için ağlıyor ama uyutulmuyorlar, adam ise 1 yıldan beri orada, zabıtanın, polisin de umrunda değil, daha önce Beyoğlu Belediye'sine de yazdım cevap bile gelmedi, şimdi birçok hayvan derneğine yolladım, bakalım sonuç ne olacak..

GÖKKUŞAĞI SAVAŞÇISI


Gökkuşağı Savaşçısı’nın seyir defteri


    “Gün gelecek, yerküre hastalanacak. İşte o zaman, dünyanın dört bir yanından farklı kültürlerden, lafa değil işe bakan insanlar toplanıp bir kabile oluşturacak. Bu kabile yerküreyi iyileştirmek için çalışacak. Ve bu kabilenin ismi ‘Gökkuşağı Savaşçıları’ (Rainbow Warrior) olacak.”



http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/hayat/27242724.asp

   
      Sapanca Gölü kenarındaki 17 su fabrikasının 5'i kuraklıktan kapandı, Yalova'da artık sular akmayacak, İstanbul da çok farksız değil ve biz hala herşeyin israfını yapmaya devam ediyoruz. 

20 Eylül 2014 Cumartesi

KARDEŞ SİTE; ÖZGÜR PATİLER






         İşte güzel bir site daha.. Bu sitede hem kedi ve köpeklere ücretsiz yuva bulabilir veya yuva açabilir, dostunuza mama ve aksesuar alabilir, hem bilgi edinebilir, hem de eğlenebilirsiniz. Beni en etkileyen ise sitenin adı oldu çünkü her hayvan özgür olmalıdır.

http://www.ozgurpatiler.com/

SAHİBİNE İHTİYAÇ DUYMAYAN KÖPEKLER



      Bir köpekseverseniz bu fotoğraf galerisine mutlaka bakın derim çünkü gerçekten inanılmaz güzel fotoğraflar var;

http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay/87214/2/1/sahibine-ihtiyac-duymayan-kopekler

19 Eylül 2014 Cuma

TAVŞANLARA EKONOMİK SAMAN, KURU OT VE YONCA BALYASI



     Tavşan besleyenlerin en büyük derdidir bu saman ve yonca çünkü sevgili minik dostları hergün birsürü saman ve kuru ot kemirmekte, resmen ot dayanmamaktadır. Özellikle bir de şehirde yaşanıyorsa veterinerlerde satılan minicik paketlerdeki ota samana yarım kilo et parası istenmektedir. Bu yüzden neler yapılabilir?

1) Yazlığınız varsa, şehre dönerken oradaki tarlalardan çok ucuza alacağınız kuru ot, saman ve kuru yoncadan çuval çuval koyabilirsiniz.

2)Arabanız yoksa birkaç çuval kuru ot ve samanı otobüsle getirebilirsiniz.

3) Köydeki akrabalarınızdan isteyebilirsiniz.

4) Yazlığınız yok, akrabanız yok, üzülmeyin; sahibinden com'a girin, sırasıyla "hayvanlar alemi" sekmesinden sonra "yem ve mama" yı, sonra da "küçükbaş & büyükbaş" ve "yem" i seçin, sıralamayı artan fiyata göre yapın, mutlaka perakende olarak satanı da bulabilirsiniz. Bir balya atların yediği uzun samandan, bir balya kuru ottan, bir balya da kuru yonca alırsanız tavşanınız bir yıl bunları rahatça kemirir, hatta sırf uzun saman alsanız bile inanılmaz sevinir, sonra gelen samanı kiler veta tavşanınızın odasında saklarsınız, ya küçük küçük ya da yarısını odasına koyun, hem oyun oynar hem de sürekli kemirir :) Örnek link;

http://www.sahibinden.com/ilan/hayvanlar-alemi-yem-ve-mama-kucukbas-buyukbas-acil-satilik-balya-200-ton-8.000adet-176651341/detay





18 Eylül 2014 Perşembe

JAPON BALIĞINA TÜMÖR AMELİYATI

Japon balığına tümör ameliyatı


Başında tümöre rastlanan Japon balığı George ameliyat edildi.


JAPON BALIĞINA TÜMÖR AMELİYATI

George (10) adındaki Japon balığının vücudunda tümör saptanması üzerine sahipleri balıklarını ameliyat ettirme kararı aldı. George, kafasındaki tümörün alınması için geçen hafta bıçak altına yattı.
Operasyon, Avustralya'nın Lort Smith Hayvan Hastanesi'nde, veteriner hekim Tristan Rich tarafından gerçekleştirildi. Operasyon sırasında George anestezi ile uyutuldu ve ağzına bağlanan tüp yoluyla hava alması sağlandı. Tümör tamamen alındıktan sonra balığın başına dört dikiş atıldı.
Ameliyat ağrılarının azaltılması için ağrı kesici yapılan George kısa bir süre sonra yüzmeye başladı. 300 $ (yaklaşık 700 TL) maliyetli operasyon sonrası George tekrar evine döndü.

http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/saglik/27219466.asp

     Bizde tavşandan anlamayan veya bakmak istemeyen veterinerlerden sonra bu fotoğrafta insan ağlamak istiyor..














16 Eylül 2014 Salı

ANNE VE BABALARA DERS



    Bugün önümden bir aile geçiyor, 50 yaşlarında bir baba, aynı yaşlarda eşi ve bir de kucaklarındaki torun veya çocukları, tam karşılarından da çok yaşlı, önüne bakarak yürüyen, zayıflamış bir sokak köpeği yavaş yavaş yürüyor, çocuk bir yaramazlık yapmış, babası köpeğe doğru çocuğu havadan uzatıyor ve bağırarak diyor ki ; "Bir daha yaparsan seni köpeklere atarım!", çocuk ise babasına sarılıp ağlamaya başlıyor. Zavallı köpeğin olaydan haberi yok, belki açlıktan bayılmak üzere onu düşünerek yürüyor belki de çok yaşlı olduğundan zor görüyor. 
    Yahu bu nasıl bir vahşet, sen çocuğunu korkutmak için neden masum bir hayvanı tehdit olarak gösteriyorsun. Bu eğitim değil, cahillik! Sonra ne mi oluyor; evimizin yanından geçerken 4 yaşındaki çocuklar ağlıyor, niye? 3 aylık bir yavru kedi yaprakla oynuyor ama o çocuk da daha önce hayvanlara karşı korkutulmuş ve daha sonra ömür boyu hayvanlardan korkuyor, hatta nefret ediyor. Hepsi sizin böyle chil anne babaları yüzünden! 
     Bence tam tersi olmalı; Anne ve baba köpek veya kedi, yaramazlık yapan yavrularına şöyle demeliler; "Yaramazlık yaparsan seni petshopa terkederiz, sonra komşusuna hava atmak isteyen biri gelip seni bir mal gibi satın alır.."


15 Eylül 2014 Pazartesi

AYAKLI ANTİDEPRESANLAR


Ayaklı antidepresanlar


‘Her şeyin başı’ olarak görülen ‘stres’i yenemiyoruz ama hayvan sevgisi buna karşı müthiş bir koz. Strese karşı Hürriyet’te kullandığımız ilaçları ve uzmanların hepimize tavsiyelerini de aşağıda sunuyoruz.

     Modern tıpta, doktor-hasta diyaloglarında konu tedavi sürecine geldiğinde reçetenin başına yazılan şu cümle oluyor: “Stresten uzak durun.” Fakat günümüzde ‘Her kötülüğün anası’ görülen ‘stres’i engelleme konusunda kesin çözüm bulunabilmiş değil. Her geçen gün, insan hayatındaki detay artarken, karşılaşılacak problemler de bununla katlanıyor.

   Günümüz şehirli insanının çileli hayatı’ konulu girişi, yani önceki paragrafı bir hayvansevere okursanız, size çözümün kolay olduğunu belirtip, hayvan beslemeniz konusunda tavsiye verecektir. Bu işi bilimsel olarak inceleyenlere göre de haksız sayılmazlar. Zira yaptıkları araştırmalarda hayvan sevgisini bir adım öteye taşıyıp, hayvan besleyenlerin sağlık durumunda, gözle görülür şekilde müspet gelişmeler olduğunu kanıtlıyorlar.
Bir örnek: Ruhsal sıkıntıların yol açtığı bedensel hasarlar olarak tanımlanabilecek psikosomatik rahatsızlıkları inceleyen bir dergi olan, Journal of Psycshosomatic Research’de 2000 yılında yayımlanan makale, 1985 sonrası birçok üniversite ve akademide yapılmış araştırmanın sonucunu aktarıyor. Buna göre, evinde hayvan besleyen tansiyon hastalarının, beslemeyenlere göre çok daha fazla oranda tedaviye cevap verdiği anlatılıyor. Sebebi, hayvanla temas sonucu salınan hormon seviyesindeki artışın, damarlarda gevşetici etki yapıp tansiyonun yükselmesini önlemesi. Benzer şekilde kalp krizi oranı da düşüyormuş.

HAYVANLA BÜYÜYEN ÇOCUK DAHA SOSYAL

     Bu örnekleri bize Juen Polikliniği’nden Veteriner Hekim Faik Engin veriyor. Bununla kalmıyor elbette. Yetişkinleri kenara bırakıp çocuklara dönersek, hayvanların onlar için de önemli etkileri varmış. Engin diyor ki: “Bir hayvan ile büyüyen çocukların genel olarak daha sosyal ve paylaşımcı olduğu, daha kolay iletişim kurabildiği de bir başka gerçek. Araştırmayla kanıtlanan bir başka durum da yeni doğan çocuğun, 1 yaşına kadar olan değerleri incelendiğinde eğer evde bir köpek yaşıyorsa, yeni doğanların evde köpek yaşamayan bebeklere göre yüzde 25 oranında daha az alerji riski olduğu. Yine bu bebeklerde egzama, kızarıklık ve çeşitli cilt sorunu riski de daha az olarak açıklanıyor. Bağışıklık sistemlerinin daha güçlü olduğu da bu araştırmanın sonucu.”




       Gündelik yaşamda da hayvan sevgisinin insan üzerindeki etkisini gözlemlemek mümkün. “Kediseverler videolarını paylaşabilsin diye bulundu” denilen internette, stressavar ‘kedili videolar’ın yerini Twitter’deki hayvan fotoğrafları ve videoları paylaşan, takipçi sayıları milyona ulaşan hesaplara bırakması bundan. İnsanlar, evinde beslediği hayvanından uzaktayken bile bir resimle mutlu olabiliyor. Araştırmaya giriştiğinizde de hayvanların pek kötü etkisini bulamıyorsunuz zaten. Ezici çoğunluğu gülümseten şeyler. Marilyn Monroe’nun “Köpekler beni asla ısırmaz. Sadece insanlar ısırır” sözünü de Mark Twain’in “İnsanlarla ilgili ne kadar çok şey öğrenirsem, köpeğimi o kadar çok seviyorum” serzenişini de hayvan sevgisine yorabiliriz pekâlâ.

Veteriner Faik Ergin
     Hayvan besleme fikriniz varsa, bunun bir heves olmadığını, o hayvanı çoğu kişinin yaptığı gibi bir süre sonra sokağa bırakamamanız gerektiğini hatırlatırken, son sözü, hayvan beslemenin yaşlılar üzerindeki etkisini anlatması için Veteriner Faik Engin’e bırakıyoruz: “Hayvan beslemek birçok sağlık probleminin tedavisinde pozitif etki sağlıyor, hatta problemleri daha ortaya çıkmadan engelliyor. Bu, yaşlı insanların sosyal yalnızlık karşısında daha dayanıklı olmalarına yardım ediyor, yalnız yaşayan kişilerin endişelerini azaltıyor, rahatlamalarına yardımcı oluyor. Araştırmalar özellikle alzheimer hastalarının evlerinde evcil hayvan bulunuyorsa, endişeli ruh hali ve anksiyete sorunlarından daha az etkilendikleri ortaya çıkıyor. Yaşlıların bir evcil hayvan beslemeleri, onlarla oynamaları ve ilgi göstermelerinin kendilerini çok mutlu ettiğini ve hayata daha sıkı sarıldıklarını belirtiyor.”

http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/hayat/27196539.asp

Yorumum; Devlet, hayvanlara karşı şiddet, tecavüz, öldürme gibi suçlara çok büyük para ve uzun hapis cezaları vermediği sürece daha birçok antidepresan tüylü dostumuz ölür!!

13 Eylül 2014 Cumartesi

ESKİŞEHİR'DE KÖPEĞİNE İŞKENCE YAPAN ŞEREFSİZ!

+18


          "Bir süre önce emanet aldığı bir kediyi vahşice öldüren gencin ardından Eskişehir’de bu kez bir kişinin köpeğini acımasızca dövmesi kameralara yansıdı. Genç adamın evinin terasında bir köpeği yumruklamasının ardından tekmelemesi komşu apartmandan bir vatandaş tarafından cep telefonuna kaydedildi." 

http://webtv.hurriyet.com.tr/2/68758/27184699/eskisehir-de-kedi-vahsetinden-sonra-kopege-dayak-kameralarda

          Bir egzost pulu ve muayenesi olmayan araca verilen ceza, bir kediyi köpeği öldürmeye verilen cezadan daha yüksekse o ülkeyi sanırım terketmek gerek.. Çünkü sokak kedi ve köpekleri değersizdir, kediler köpekler oy veremez, FB'li kaleci ne demişti unutmayın; "Bizim ülkemizde gereksiz sokak köpekleri zehirletilmelidir." Peki cumhurbaşkanı orada ne yapıyor, katledilen Atatürk Orman Çiftliği ağaçlarının yerine yaptırdığı Beyaz Saray temalı köşkünde oturuyor..

12 Eylül 2014 Cuma

KARDEŞ SİTE; HAYSEV



https://www.facebook.com/haysev


      Her hayvanseverin takip etmesi gereken bir yer diye düşünüyorum.

SAS (SATIN ALMA SAHİPLEN)



           Hala daha birçok kişi bana "Tavşan satın alacağım" diye cümleler kuruyor. Tavşan satın almayın, tavşan beslemek istiyorsanız Petarkadaş.com'a girin ve orada yuva arayan, terkedilmiş zavallı bir tavşan bulup ona yuva açın. Ben de Milky'yi oradan bulmuştum. Ama bunu da yapmadan önce önce bir mahallenizde tur atın, kaç tane aç, sıcak bir yuva arayan hatta yeni terkedilmiş her cinsten kedi köpek var hiç dikkat ettiniz mi? Ya da ilçenizdeki köpek barınağına hiç uğrayıp onlar ne halde diye hiç baktınız mı? Üstelik kedi ve köpeklerin bakımı tavşandan daha kolaydır çünkü tavşanlar bir bebekten farksızdır. Yani illa tavşanım olacak diye kendinizi şartlamayın, tavşan ticaretini desteklemeyin, önce kafanıza petshoplarda para saçmayı değil, bir sevap işlemeyi koyun.

TÜRKİYE'DEKİ VETERİNER FAKÜLTELERİ


  • Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi
    Adres: Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi İrfan Baştuğ Caddesi 06110
    Dışkapı/ANKARA
    Telefon: +90 312 317 03 15
    Faks: +90 312 316 44 72
    E-posta: vetmed@veterinary.ankara.edu.tr
    http://www.veterinary.ankara.edu.tr
  • İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi
    Adres: İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Avcılar Kampüsü, 34320
    Avcılar/İSTANBUL
    Telefon: +90 212 473 70 70
    Faks: +90 212 473 72 41
    E-posta: ivfdek@istanbul.edu.tr
    http://www.istanbul.edu.tr/fakulteler/veteriner/
  • Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi-Bursa
    Adres: Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Görükle Kampüsü, 16059
    Görükle/BURSA
    Telefon: +90 224 294 08 01-02
    Faks: +90 224 294 12 02
    E-posta: vetdek@uludag.edu.tr
    http://veteriner.uludag.edu.tr
  • Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi-Samsun
    Adres: Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi 55139, Kurupelit/SAMSUN
    Telefon: +90 362 312 19 19
    Faks: +90 362 457 60 91
    E-posta: -
    http://veteriner.omu.edu.tr
  • Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi-Konya
    Adres: Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Alaaddin Keykubat Kampüsü, 42003
    Selçuklu/ KONYA
    Telefon: +90 332 241 00 59
    Faks: +90 332 241 00 63
    E-posta: -
    http://veteriner.selcuk.edu.tr
  • Dicle Üniversitesi Veteriner Fakültesi-Diyarbakır
    Adres: Dicle Üniversitesi Veteriner Fakültesi 21280 Kampus/DİYARBAKIR
    Telefon: +90 412 248 80 20
    Faks: +90 412 248 80 21
    E-posta: -
    http://www.dicle.edu.tr/bolum/Muh/veteriner
  • Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesi-Elazığ
    Adres: Fırat Üniversitesi Veteriner Fakültesi 23119 ELAZIĞ
    Telefon: +90 424 237 00 00 – 3901
    Faks: +90 424 238 81 73
    E-posta: vetweb@firat.edu.tr
    http://portal.firat.edu.tr/WebPortal/?BirimID=97
  • Atatürk Üniversitesi Veteriner Fakültesi-Erzurum
    Adres: Atatürk Üniversitesi Veteriner Fakültesi 25240, Yakutiye/ERZURUM
    Telefon: +90 442 236 08 80
    Faks: +90 442 236 08 81
    E-posta: vetfak@atauni.edu.tr
    http://www.atauni.edu.tr/#birim=veteriner-fakultesi
  • Akdeniz Üniversitesi Veteriner Fakültesi-Burdur (Mehmet Akif Üniversitesi Veteriner Fak-Burdur)
    Adres: Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Veteriner Fakültesi İstiklal (Örtülü) Yerleşkesi 15030 BURDUR
    Telefon: +90 248 213 20 00
    Faks: +90 248 213 20 01
    E-posta: veteriner@mehmetakif.edu.tr
    http://veteriner.mehmetakif.edu.tr
  • Harran Üniversitesi Veteriner Fakültesi-Şanlıurfa
    Adres: Harran Üniversitesi Veteriner Fakültesi Eyyübiye Kampüsü, 63200 ŞANLIURFA
    Telefon: +90 414 318 38 59
    Faks: +90 414 318 39 22
    E-posta: veteriner@harran.edu.tr
    http://veteriner.harran.edu.tr/
  • Yüzüncü Yıl Üniversitesi Veteriner Fakültesi-Van
    Adres: Yüzüncü Yıl Üniversitesi Veteriner Fakültesi Zeve Kampüsü 65080, VAN
    Telefon: +90 432 225 11 26
    Faks: +90 432 225 11 27
    E-posta: veteriner@yyu.edu.tr
    http://www.yyu.edu.tr/birimler.aspx?fakulte=8&birimtr=Veteriner%20Fak%C3%BCltesi
  • Kocatepe Üniversitesi Veteriner Fakültesi-Afyon
    Adres: Afyon Kocatepe Üniversitesi Veteriner Fakültesi
    Ahmet Necdet Sezer Kampusü 4. Eğitim Binası -Gazlıgöl Yolu 03200-AFYONKARAHİSAR
    Telefon: +90 272 228 13 12
    Faks: +90 272 228 13 49
    E-posta: vetfak@aku.edu.tr
    http://www.aku.edu.tr/web/Default.aspx?ID=26JQM88NDAU58785AQ101
  • Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi-Aydın
    Adres: Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi PK:17 09016, Işıklı/AYDIN
    Telefon: +90 256 247 07 00
    Faks: +90 256 247 07 20
    E-posta: veteriner@adu.edu.tr
    http://www.akademik.adu.edu.tr/fakulte/veteriner
  • Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi-Kayseri
    Adres: Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi
    Mevlana Mah. Barış Manço Cad. Kocasinan 38090 KAYSERİ
    Telefon: +90 352 339 94 84
    Faks: +90 352 337 27 40
    E-posta: veteriner@erciyes.edu.tr
    http://veteriner.erciyes.edu.tr
  • Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi- Kars
    Adres: Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Paşaçayırı 36300, KARS
    Telefon: +90 474 242 68 00 – 06
    Faks: -
    E-posta: vetfak@kafkas edu.tr
    http://veteriner.kafkas.edu.tr
  • Kırıkkale Üniversitesi Veteriner Fakültesi- Kırıkkale
    Adres: Kırıkkale Üniversitesi Veteriner Fakültesi Merkez Yerleşke 71450, Yahşihan/KIRIKKALE
    Telefon: +90 318 357 33 01-02
    Faks: +90 318 357 33 04
    E-posta: vet@kku.edu.tr
    http://veteriner.kku.edu.tr

9 Eylül 2014 Salı

CEVAP; SN. PÜSKEVİT SÜT


              Yazdıklarınız beni hüzünlendirdi, kısa sürede bu kadar tavşan dostu edineceğimi tahmin edemezdim, hala bu ölüm beni çok etkiliyor, bir tavşan kelimesi geçtiğinde ağlayacak hale geliyorum. Kedilerim ise bu dönemde beni gerçekten destekliyor. Yazmayı bırakmayı kesin düşündüm, ta ki o adını anmak istemediğim FB'li milli kalecimizin sokak köpeklerini zehirletme demecini verene kadar, o gece beynime kan sıçradı, bir hışımla bilgisayarı açtım ve ölümüme kadar sokak hayvanları için elimden geleni yapacağım dedim. Tavşanlar için de çok düşündüm; bu blog önce tavşanlar hakkında bilgi vermek içindi sonra sokak hayvanları için de oldu ama bu süre içinde birçok kişi tavşan sahiplendi, bloğumun benzeri birçok tavşan bloğu açıldı, yani insanlar için belki de özendirici oldu ve belki de birçok tavşan bu yüzden öldü, yani özenme olmasa insanlar belki de tavşan sahiplenmeyecekti, o yüzden de bilemedim ve artık sadece sokak hayvanları hakkında yazmayı planlıyorum. Çünkü kısa bir süre sonra barınaklarda çok feci şeyler olacak, gözümle gördüm, yakında açıklayacağım, bir an önce herkes barınaklardan kedi ve köpekleri kurtarmalıdır. Ama en azından tavşanların su içtiğini birçok kişiye öğrettiğimi düşünüyorum. Süt için de geçmiş olsun, umarım ayağını çok sıkı sarmamışsınızdır yani sıkı olsun ama kangren de yapmayın ona dikkat edin, kaç veteriner, kaç sokak köpeğinin bacağını bu yüzden kesmiştir anlatamam. Bir veterinere de kaç gün sarılı durması gerektiğini danışın. Ağrı kesici cümlenizden sonrasının devamı gelmemiş ama tahmin ediyorum. Tavşanlar çok narindir, kedi ve köepek gibi değillerdir, o yüzden bir kediye verilen ilaç tavşana çok çok daha az dozda verilmelidir ve her ilaç tavşana uymaz, o yüzden bir veterinere danışıp vermelisiniz. Ayağı umarım en kısa sürede iyileşir, şimdilik fazla hareket ettirmeyin, çok geçmiş olsun, acımı içtenlikle paylaştığınız için teşekkür ederim.  

8 Eylül 2014 Pazartesi

CEVAP; SN. TAWŞİ ÇOK TATLI; YAVRU TAVŞANIN AŞIRI SAMAN YEMESİ


        Tavşanınız aşırı saman yerse birşey olmaz, tavşanlar samanı ve kuru otları hem sindirimleri için (yemezlerse ölürler), hem de dişleri için sürekli yerler. Dişleri için sürekli tahta kemirmez, saman yemezlerse ölürler.

7 Eylül 2014 Pazar

CEVAP; SN. SEVGİ ECEM ÇAKAR



      Dişi tavşanınızda o sivilce sandığınız şeyler meme uçları olabilir ama değilse acilen veterinere götürmelisiniz.

1 Eylül 2014 Pazartesi

ALIP BU ADAMI SÜRÜKLEYECEKSİN!


http://webtv.hurriyet.com.tr/2/66494/0/vahset-kopegi-motosiklete-baglayarak-surukledi


        Bu linkte insan diyemeyeceğim şahıs Hatay'da bir köpeği motorsikletine bağlıyor, sürükleyip ayaklarını parçalıyor, esnaf zor kurtarıyor ama iş işten çoktan geçmiş, köpeğin ayakları gitmiş. Şahsın plakası gözüküyor, savcılığa şikayet edilip para cezasına çarptırılması için ben de Haytap'a bildirdim, ilgilenilir mi bilmiyorum ama üzerinde duracağım hatta belki hayvansever milli kalecimiz FB'li Volkan Demirel zavallı sokak köpeğe yardımda bulunur.. Yoksa zehirletir mi.. Lütfen sizler de şikayette bulunun ve bu motorsikletli herif ceza alsın.