"Ağrım olsa bağıramam, aslan görsem kaçamam, kuyruğu ne de tatlı dersiniz ama avcı vurunca afiyetle yersiniz, çok da üşüdüm, kürkümü geri verseniz.. Tavşanım ben, keşke dostum olsan sen.." (Tawşi)

5 Aralık 2013 Perşembe

ÖKSÜZ BEBEKLER 2'YE İNDİ :D



 ÖKSÜZ BEBEKLER YENİ YUVALARINA KAVUŞMUŞTUR,  İLGİNİZE ÇOK TEŞEKKÜRLER!

En öndeki şişkom gitti :)


          Öksüz Bebekler yazımı gören dostum İris, Gayrettepe'den arabasına atladığı gibi soluğu bahçemde aldı, kendisi uzun süredir bir Ankara Kedisi yavrusu arıyor ama istediği yavruyu bulamıyordu. Üç yavruyu da görüp mıncıkladıktan sonra en şişkoları olan dişi tekirde karar kıldı, kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır, sabah 05.45'te gelip bir can kurtardı, inanılmaz da büyük bir sevap işledi. Sabah ezanı okunurken şişkomuzla vedalaştık :) Şimdi minik kediciği ne mi bekliyor? Muhteşem bir ev, inanılmaz güzel bir yaşam ve fırsatlar, Paşa adında şişko, salam formunda bir dost ve bir de tatlı anneanne Birsen Teyze :)) Kendisini "Yılın en şanslı kedisi", dostum İris'i de "Yılın en duyarlısı"ilan ediyorum. İris, beni de al! :DD
                 Kalan iki kardeşi sizlerden yeni yuvalarını bekliyor!  Yorum kısmına yorum bırakabilir veya telefonla ulaşabilirsiniz. İletişim: 0555 574 75 25   Bu kedilerin hüzünlü hayat hikayesi için;

http://tawsim.blogspot.com/2013/12/oksuz-bebekler-eiffel-pisa-galata.html

 ÖKSÜZ BEBEKLER YENİ YUVALARINA KAVUŞMUŞTUR,  İLGİNİZE ÇOK TEŞEKKÜRLER!

GERÇEKLERLE YÜZLEŞ!



             Kutuplar'daki fok vahşetini durduralım, özellikle Kanadalılar'ın yaptığı bu vahşeti durdurmak için fok kürkü ve derisinden uzak duralım, ayrıca Türkiye'de de bulunan fok katliamı işbirlikçilerini kınayalım!

HAYVAN PARTİSİ, SEMPOZYUM



Uluslararası Sempozyum; Hayvan Politikaları: Teori ve Uygulama

Uluslararası Sempozyum
Hayvan Politikaları: Teori ve Uygulama
12 ve 13 Aralık 2013 * Larespark Hotel, İstanbul, Türkiye




Bu sempozyum, Hollanda Hayvanlar için Partisi’nin uluslararası faaliyetlerini yürüttüğü Hayvan Politikaları Vakfı (Animal Politics Foundation) tarafından organize edilmektedir.

Sempozyuma kimler katılabilir?
Hayvan hakları ve siyaseti ile ilgilenen herkes. Özellikle bu alanda, teori ya da pratikte,  profesyonel veya gönüllü olarak çalışan kişiler bu sempozyuma katılabilir.

Sempozyumun amacı
Demokratik karar alma süreçlerinde hayvan çıkarlarını gözetmeyi amaçlayan yeni bir siyasi hareket oluşmaya başladı ve böylece geleneksel siyasetin kapsamı önemli ölçüde genişledi. Bu yeni hareket, siyasi arenada sürdürülebilir bir geleceğin gezegenimiz için de önemini temsil ediyor. Bu hareket aynı zamanda demokratik süreçleri ve kurumları yeniden düzenlemeyi gerekli kılmakta ve ortaya çıkacak fırsat ve zorlukları ele alarak bu hareket içinde ilişkiler oluşturmayı ve güçlendirmeyi amaçlamaktadır.

Ele alınacak konular:
  • Hayvan siyasetinin teori ve felsefesi
  • Hayvanların temsili ve kurumsal düzenlemeler
  • Parlamento dışı bir partinin rolü ve stratejisi
  • Seçimlere giden uzun yol
  • Enstrümantal siyaset ve fikri siyaset arasındaki farklar
  • Avrupa Birliği’nin bu yeni siyasi hareketin uluslararası boyutu açısından rolü (Sempozyumda Avrupa Parlamentosu için yapılacak bir sonraki seçimlere de değinilecek.)
  • Parti kurma deneyimleri
  • Ülkeler boyutunda deneyimler

Önbilgi
Siyasi uygulama söz konusu olunca, “Hayvanlar için Parti”nin ulusal parlamentoda, senatoda ve belediye meclisi, su idaresi gibi diğer siyasi seviyelerde temsil edildiği ilk ülke olması bakımından Hollanda, bu alanda önemli bir ülkedir. ‘Hayvanlar için Parti” de Hollanda siyasi arenasında oturmuş bir partidir. Parti, hayvanlar için anlamlı değişiklikler yapabilmek amacıyla uluslararası işbirliğini şart görmektedir. Bunu gerçekleştirmek ve geliştirmek için uluslararası aktiviteler düzenleyen Hayvan Politikaları  Vakfı’nı kurmuştur.

Program
  • Marianne Thieme / Hollanda Hayvan Partisi lideri ve kurucusu
  • Will Kymlicka /Kanada Queen Üniversitesi’nde Siyaset Felsefesi Bölümü’nde Araştırma Kürsüsü Başkanı veZoopolis’in yazarı
  • Demet Esra Köse / Türkiye Hayvan Partisi kurucu üyesi ve sözcüsü
  • Melvin Josse / Leicester Üniversitesi’nde siyaset bilimi doktora öğrencisi, hayvan hakları savunucusu. Militanlıkve Hayvan siyaseti ve hakları kitaplarının yazarı
  • Steve Garlick /Avustralya Hayvan Adalet Partisi Kurucusu ve Başkanı
  • Anne Marie Matarrese /Hayvanlar ve Sosyal Adalet Merkezi (Centre for Animals and Social Justice), Leicester Üniversitesi
  • Dirk-Jan Verdonk /İnsan-hayvan ilişkileri tarihçisi
  • Joyce D’Silva / Compassion in World Farming büyükelçisi ve eski başkanı
  • Maartje Janse /Siyasi tarihçi, Leiden Üniversitesi
  • Paolo Borges /Portekiz Hayvan Partisi (PAN) kurucusu ve lideri
  • Maneka Gandhi /Hayvan Haklari Lideri. Parlamento üyesi ve Hindistan Hayvan Refahı eski bakanı
  • Dr. Dan Lyons CEO  /Hayvan ve Sosyal Adalet Merkezi (Centre for Animals and Social Justice)

Neden İstanbul?
Türkiye’de “Hayvan Partisi” adında yeni bir parti kuruldu. Bu sempozyumu İstanbul’da organize ederek Türkiye’deki bu harekete destek vermek istiyoruz.

Sempozyuma ücretsiz katılabilmek için hayvanpartisi@gmail.com adresine isim-soyisim, meslek ve varsa dernek/kurum, bilgilerini göndermeniz yeterlidir.

Daha fazla bilgi için:
hayvanpartisi@gmail.com

MATRA
Bu sempozyum MATRA programı çerçevesinde organize edilmiştir.

Kaynak ve detaylı bilgi için: http://www.hayvanpartisi.org/hayvanpolitikalari/

ÖKSÜZ BEBEKLER; EIFFEL, PISA, GALATA


 ÖKSÜZ BEBEKLER YENİ YUVALARINA KAVUŞMUŞTUR,  İLGİNİZE ÇOK TEŞEKKÜRLER!


     Biliyorsunuz geçen günlerde bahçede yaşayan ve sokağa atılmış anne kedimiz köpeklerce parçalanmış ve 3 yavrusu da öksüz kalmıştı. Onları da köpekler parçalamasın diye içeri aldım, şimdilik Junior Hacı'nın yatağında yatıyorlar ama evimizdeki hayvan popülasyonunun çokluğu nedeniyle yeni yuvalar bulmak istiyoruz. 

Geçici isimleri Eiffel, Pisa, Galata
2 tanesi dişi, biri erkek
2 aylıklar
Anneleri Sibirya kedisi idi
Hepsi uzun tüylü, yumuşacıklar
İnanılmaz uslular, büyümüş de küçülmüşler
Siz oyuncak verirseniz oynarlar, onun için bile izin istiyorlar
Hepsi çok şişko, anneleri çok iyi emziriyordu, göbekli bebekler
Asla miyavlamıyorlar, gıkları çıkmıyor
Tuvalet eğitimleri var, kuma, toprağa, gazeteye yapıyorlar
Tertemizler
Islatılmış kuru mama, yaş mama, ezilmiş pişmiş et parçacıkları, sulandırılmış süt ve yoğurt ile besleniyorlar.
Gün boyu minderlerinde oturabilirler, tablo gibi seyrediyorsunuz, yaramazlıkları yok.
Anneleri gibi köpekler parçalamasın, bu soğuk kış mevsiminde sıcak birer yuvaları olsun istiyorum, tek şartım bu.
Yavruları sahiplenmek için buraya yorum yapabilir veya 0555 574 75 25'i arayabilirsiniz.

 ÖKSÜZ BEBEKLER YENİ YUVALARINA KAVUŞMUŞTUR,  İLGİNİZE ÇOK TEŞEKKÜRLER!





GÜNÜN TAVŞANI



TAVŞANLARLA UZAK YOL SEYAHATİ


          Merhaba, "Tavşanlarla Uzak Yol Seyahati" sorusunu soran arkadaşımıza sesleniyorum; cevapları bu yazılarımda bulabilirsiniz, SORUM VAR 1'e artık yorum yapılamıyor. Size aynı cevabı SORUM VAR 2'ye yazdım. İlgili yazılarım:

http://tawsim.blogspot.com/2013/08/ucakla-tavsan-tasimak.html
http://tawsim.blogspot.com/2013/08/biliyorsunuz-ki-1-agustos-gecesi-tawsi.html
http://tawsim.blogspot.com/2013/08/kampanyamiza-imza-atin.html
http://tawsim.blogspot.com/2012/08/tawsi-ile-otobus-yolculugu.html

3 Aralık 2013 Salı

KONTAĞI ÇEVİRMEDEN ÖNCE





     Kış geldi…Otomobilinizin kapısını açmadan ya da kontağı çevirmeden önce ayıracağınız 30 saniye bir can kurtarabilir.

     Hayvanları koruma dernekleri uyarıyor: Yağmur ve karla birlikte başta kediler olmak üzere sokak hayvanları soğuktan korunmak için otomobillerin motor ve tekerleklerine sığınmaya başladı. Otomobil sahipleri her an araçlarının motor ya da tekerlek kısmında davetsiz bir misafirle karşılaşabiliyor. Sadece 30 saniye…Evet sadece 30 saniye bir can kurtarabilir. Sürücüler otomobillerini çalıştırmadan önce motor ve tekerlek kısmını kontrol eder, hatta araca kibarca vururlarsa sokakta yaşayan insan dostlarının sakat kalmasını ya da ölmesini engelleyebilirler. 


Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/25270102.asp

OTÇUL HAYVANLARIN TAVŞAN YEMESİ

+18


             Kedi, köpek, karga, martı, tilki, kurt, domuz, baykuş, balıkla beslenen kuşlar, kartal, şahin, gelincik, çakal, yılan, aslan, kaplan, goril, ayı… Biliyoruz ki tavşanları maalesef doğaları gereği yiyorlar. Peki ama otçul hayvanlar? Maalesef onlar da tavşan yiyebiliyor hem de at, inek, öküz, geyik bile.. Bu yüzden çiftliğiniz veya böyle bir yeriniz varsa tavşanlarınıza dikkat edin, özellikle büyük baş hayvanlarla aynı yerde bir an bile yalnız bırakmayın. Bu hareketi yapan hayvanların etinin yenmesi de oldukça zararlıdır, tavşanlarda olabilecek tenya ve benzeri parazitler de böylece yiyen hayvana ve sonrasında o hayvanı yiyen insana geçer, sonra da bağırsaklarda metrelerce tenyalar oluşabilir. Aynı durum kedi ve köpekler için de geçerlidir. Onlarda da ölümcül tenyalar oluşabilir. 




















SİZİN LOP'UNUZ HANGİSİNE BENZİYOR?



TAVŞANLARDA TENYA ve TÜYDEN KİST OLMA



       Köpek veya kedi kılını yuttuğunuzda ameliyat olmak zorunda kalmazsınız. Kedi ve köpeklerin tüylerinden hasta olma konusunda en çok düşünülen konuda halk arasında ''Tüyden kist olma hastalığı'' diye adlandırılan kistidatik, echinecoc tenyasının neden olduğu bir hastalıktır. Asla kedi ve köpek tüyünden kist olmaz. Kisti yapan köpeğin tüylerine bulaşan bu tenyanın yumurtasının bir şekilde ağız yolu ile alınmasıdır. Bu yumurtalar son derece dayanıklıdır. Ve bu hastalığa yakalanmak için ille de kedi köpek beslemeniz gerekmez. Bu hastalığı bulaştıran tenyaların köpeğinizde yaşamamsı ve sizde hastalık (kist) oluşturacak olan yumurtalarını saçmaması için düzenli olarak Veteriner hekiminize giderek uygun enjeksiyonlarla bu tenyanın kedi ve köpeğinizde olmasını engellemelisiniz. Bu tenya tavşanda olmaz. Tavşanlar bizimle bu tenyanın konakçıları olarak bizimle ve diğer otçul hayvanlarla aynı zincirdedirler. Köpek ve kedilerin yeşillik ve sebzelere bulaşabilen yumurtalarını biz veya tavşan yutarsa o zaman kistler oluşabilir. O yüzden parazit kontrolleri yapılmayan köpeklerin dışkılarını gördüğünüz yerlerden ya ot vb toplamayın yada topladığınız otları yıkayıp kurutup kullanın.








          Ayrıca kedi ve köpekler doğadaki canlı hayvanları (kuş, tavşan, fare..) yediklerinde de tenya oluşumu gözlemlenir. Bu yüzden köpeğiniz tavşan yedirmeyin, avcılar da bir zahmet tavşanları öldürmesin, ya da öldürsünler bsğırsaklarında upuzun tenyalar oluşsun :)






Yazı kaynağı; http://www.yeniasir.com.tr/Sarmasik/Yazarlar/kutlu_dayioglu/2012/09/02/muhabbet-kusunuza-biraz-zaman-taniyin

GERÇEKLERLE YÜZLEŞ!




Fildişi bir kolye veya fildişi bir mobilya yapmak için Allah'ın yarattığı böyle bir canı almaya değer mi? Lütfen fildişi hiçbir ürünü satın almayın! 



GÜNÜN TAVŞANI



Barselona'da Anima Naturalis'ten Çıplak Protesto


           Barselona'da hayvan hakları savunucu Anima Naturalis grubu çok konuşulacak bir eylem yaptı; 

Hayvan derilerinin ve kürklerinin tekstil malzemesi olarak kullanılmasını protesto eden grup Barcelona’nın Sant Jaume meydanında toplandı. Grup, meydana getirdikleri kafesin içinde çıplak ve üzerleri kırmızı boya kaplı olarak protesto gerçekleştirdi. Kendilerine helal olsun diyorum.












Kaynak : http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay/76167/2/1/barcelonada-hayvan-haklari-protestosu







2 Aralık 2013 Pazartesi

KARDEŞ SİTE: BENİ SAHİPLEN




Bu haftaki kardeş sitemiz ; Beni Sahiplen.

              Sitenin kendine has değişik bir olayı var, daha önce köpek beslemiş veya beslememiş olabilirsiniz ama önemli olan bu sitedeki bir köpeğe yuva bulana kadar belli bir süre için geçici yuva olmak. Ayrıca köpeğe bakabileceğinizi düşünürseniz siz başvurup onu ailenize temelli katabiliyorsunuz, böylece yuva arayan yavrucaklar hem barınaklarım kötü koşullarında yuva aramıyor, hem de daha güvenli yerlerde geçici olarak konaklıyorlar. Ayrıca şu da önemli, belki köpekleri gerçekten seviyorsunuz, bir köpeğe yuva açmak istiyorsunuz ama ona bakamayacaksınız, bunu bilmiyorsunuz. Bu olay sayesinde bir köpeğin sorumluluğunu alıyorsunuz ve buna da karar veriyorsunuz, en azından bir faciayı da önlemiş oluyorsunuz. İşte siteden bir örnek;





Detaylar ve bir göz atmak için;  http://www.benisahiplen.com





GERÇEKLERLE YÜZLEŞ!



Günün Tavşanı ve Kardeş Site gibi yeniliklerden sonra şimdi de hergün sizin görmediğiniz belki de göz yumduğunuz acı dolu gerçeklerden "Gerçeklerle Yüzleş!" adı altında birer kare sunacağım. 

Annesinden ve yaşadığı özgür savanlardan koparılıp "Sirk" adı altında eğlence amaçlı sözde zulümde yavru bir fil acı dolu şov eğitimi alırken bir yandan da ağlıyor. 

GÜNÜN TAVŞANI



EMİNÖNÜ, PETSHOPLAR, HAYVAN TİCARETİ




             Bir kafesin veya camın içinde, çok masum bakıyor, üstelik yavru, size türlü şirinlikler yapıyor, ne yapsın zavallı tüm gün orada F tipi cezaevinde, uslu dursun diye ilaçla sakinleştirilmediği sürece bunları yapıyor. Yurtdışından, yurt içinden sertifikalı çiftliklerden getirildikleri söyleniyor, yok seceresi şu, yok babası şampiyon, yok pasaportlu yok çipli.. Androidini de yaparsınız yakında.. Hem böyle olsa ne olur ki, sonuçta sen onu satıyorsun, bir maldan farksız o.. Annesinden çok küçükken ayrılmış ne de olsa ne kadar küçükse o kadar daha alıcısı fazla olabilir ama bu yavru annesinden yeterli anne sütü içebilmiş mi, bağışıklığı çökmüş olabilir mi, bu yüzden ileride birçok hastalığa kapılabilir mi veya erkenden ölebilir mi? Teacup diye yetiştirilenler küçücük, ilgi odağı ve daha pahalılar, at çantaya git, bir rujdan bir cep telefonundan ne farkı var, belki de bir hava atma nesnesi senin için.. O hayvan nerede yetişti hiç düşündün mü? Özgürce kırlarda koşarak ailesiyle mutlu mu yetişti sence, bu sadece bir hayal.. Aldığın o tavşanın annesi bir doğum makinesi gibi görülüyor, her ay doğurtuluyor, doğan yavrular neredeyse süt içmeden annesinden zorla alınıyor. O tavşanlar boyları kadar kafeslerde yaşıyor, ışık görmüyorlar, kir, pislik içinde, hepsi hasta, kaçacak delikleri yok, belki de ölelim de kurtulalım diye dua ediyorlar. O hayalindeki teacup terrier köpek doğuştan mı teacup sanıyorsun? Büyümesin diye karanlık odalarda, gün ışığı ve yeterli süt, besin almadan teacup oluyor o.. O yüzden de hep şekerleri düşüyor. Aynı eski çağlardaki Çinli kızların ayakları küçülmesin diye fincana sokulup sarılması mantığı yani.. O uzun tüylü kedi nasıl da uslu bütün gün uyuyor. Size de ona uyusun diye verilen uyuşturucu maddeden gün boyu verilse siz de uyurdunuz. Peki o rengarenk zeki papağanlar, cıvıl cıvıl muhabbet kuşları nasıl getiriliyor? Özgürce Afrika ormanlarında uçarlarken yakalanıyorlar, kafesler içinde ithal ediliyorlar. Üstelik çoğu da kaçak.. Bir gün önce orman semalarında süzülen papağan, muhabbet kuşları bir gün sonra küçücük kafesinde sizin esiriniz oluyor, sizin kelime ezberletmeye çalıştığınız yeni oyuncağınız.. Maymunlar için durum daha da beter, daldan dala, ağaçtan ağaca zıplayarak yaşayan bu hayvan evde küçücük bir kafese hapsediliyor, evin içinde bırakıldığı zaman ise perdelere tırmanıyor, lambayı deviriyor diye kızılıp dövülüyor, sen mi sordun ona seni evinden kopardık artık ağaçlar yerine bizim perdelere kaldın diye.. Salonun ortasında bir bambu veya muz ağacı yetiştirebilecek misin onun için? Peki ailesini özlediğinde ne yapacaksın? Bunlardan daha beteri de aldığın bu hayvanları sıkılıyorsun, bakımı zor geliyor, çocuğun başka birşey istiyor, tatile gitmek zorunda kalıyorsun, komşun şikayet ediyor, mama almak aşı yaptırmak pahalı geliyor, tüylerinden kanser olurum, eşim hamile çocuğa zararlı olur diye hurafelere inanıyorsun, bence alerjim var , astımım var hapşuruyorum deme çünkü bu artık demode oldu ama şu aralar taşınıyoruz veya yurtdışına gideceğim bahanesi daha revaçta, tavsiye ederim ve sonunda  pet diye aldığın hayvanı pat diye atıyorsun. Karayolunun ortasına bırakıyorsun arabayla giderken, parkta bir banka bağlıyorsun tasmasından 30 derece yazın sıcağında kaçıyorsun, kışın ormana atıyorsun onlarca aç köpek birbirini yiyor, seninkini de.. adfaya terk ediyorsun, açlık ve suuszluktan ölüyor, tavşanı zaten ev dışında saldığın an ya kedi, köpek, karga yiyor ya da araba altında kalıyor hemen, ölümü çok basit. barınağa bırakırsan yaşama ve yeni yuva bulma şansı oluyor tabi o barınaktakiler (Barınak veterineri de dahil) onu satmaz, zehirle uyutmaz veya aç bırakıp ölüme terk etmez, döve döve öldürmez, kısırlaştırma operasyonu için deneme tahtası olarak görmez ise..  Oysa ne güzel de hava atıyordun yeni hayvanınla, ona bir sürü para saymıştın, taksit bile yapmıştın hayvanı.. Tüm bunlar yeni aldığın ithal halıya tuvaletini yaptı diye mi? Sabahları ve akşamları tuvalete götürüp hava aldırmak zor diye mi? Deri kanepeyi tırmalıyor diye mi? Herşeyi geçtim, birgün gelecek ve öbür dünyada eziyet ettiğin o hayvan dile gelecek, o zaman ben o hayvanı satan satıcının, daha doğrusu hayvan ticareti yapan kişinin kaçışını izlemek istiyorum. Ama belki de kaçamayacak.. E maden gelen tüm hükümetler üke hayvanlarını korumuyor, o zaman biz de öbür dünyadan medet bekleriz. Hayvanlar sizlere oy veremezler ama onları korumayanlara da dostları oy vermez. Son olarak da Eminönü, Çiçek Pazarı gibi petshop benzeri yerlerden hayvan alanlara sesleniyorum, Eminönü olmuş, pahalı petsop olmuş farketmez, sen oradan bir hayvan kurtardın sanıyorsan yanılıyorsun çünkü suça ortak oluyorsun, çünkü herkes senin gibi acıyor ve acıdıkça da bu adamlar yenilerini getirtip satıyor. Zaten onların amacı insanların hayvanlara acıması.. Buralardan hayvan almayın, barınaklara gidin, ücretsiz hayvan sahiplendirme sitelerine ve bloglarına gidin hem sevaba girin, hem bir tüylü dosya yuva açıp sevindirin, hem de hayvan ticaretine dur deyin!

       Arkadaşımla Eminönü Çiçek Pazarı'nda köpek satan bir satıcının dükkanındayız, amaç çevreyi incelemek, her minik kafeste 2-3 köpek var, iri bir Setter yavrusu, 2000 TL'ye satılan küçücük bir Yorkshire Terrier yavrusuyla oynamak istiyor ama neredeyse boğazlayacak. Terrier zaten zavallı açlıktan bitap düşmüş, ne kadar hasta olduğu gözlerinden belli, küçücük kafese de tıkılmış, üstüne bir de arkadaşı dişliyor, satıcıya diyorum ki;

Ben- Şu köpekleri en azından ayrı kafeslere koyun, yoksa Terrier kalpten gidecek.
Satıcı- Bana ne ya, satılır zaten yakında..
Ben- Satılana kadar ölecek ve siz de 2000 TL'nizden olacaksınız.
(Satıcı koşarak ikisini ayırır. Onların dilinden konuşacaksınız.)

*Örneğin zamanında para döküp aldığınız köpekler evden attığınızda aşağıdaki hale geliyorlar ;