"Ağrım olsa bağıramam, aslan görsem kaçamam, kuyruğu ne de tatlı dersiniz ama avcı vurunca afiyetle yersiniz, çok da üşüdüm, kürkümü geri verseniz.. Tavşanım ben, keşke dostum olsan sen.." (Tawşi)
hollanda lop tavşanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hollanda lop tavşanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2015 Çarşamba

CEVAP; BİR HAFTADA ÖLEN KAÇINCI TAVŞAN










        Merhaba, öncelikle başınız sağolsun, siz bir hafta içinde bu bloğa petshoptan yavru bir tavşan alıp tavşanı aynı hafta ölen 4-5 kişiden birisisiniz. Bu bloğun kuruluş amacı sokak hayvanlarını ve barınaktaki hayvanları evlat edinmeyi hedeflemek, kirli petshop ticaretini durdurmaktır. Sizin yaptığınız tek hata ücretle bir hayvan satın almaktır. Petshoptaki hayvanlara acıyıp onlara kurtarmaya çalıştığımız sürece bu kirli ticareti durduramayız. Bir yavru tavşan 3 aylık olana kadar annesinden ayrılmamalıdır ama maalesef bu zalim, gözünü para hırsı bürümüş petshopçular tavşan yavrularını 20 günlükken annelerinden ayırıp satarak ölüme terketmektedirler. Böylece yavru tavşanlar ne annelerinden yeterli sütü içerler, ne de bağışıklıkları gelişir. Kaldı ki o tavşanların yetiştiği bodrum katlarını görseniz inanamazsınız, ömür boyu güneş almazlar, 30 cm'lik kafeslerde kıpırdayamadan, aç karnına her ay doğum yaparak ölene kadar makine gibi kullanılırlar, ne bir aşıları vardır, ne de mutlu bir hayatları.. Öncelikle tavşan evde bakılması çok zor olan bir hayvandır, çünkü otçuldur ve doğal ortama ihtiyacı vardır, çok sosyaldir ama 2 tavşan bir yılda 500 tavşana çıkar, bu yüzden de erkek varsa erkeğin kısırlaştırılması gerekir, yani kısacası bakımı çok zor bir hayvandır, tavşandan anlayan veteriner bulmak ise daha zordur. Bize düşen öncelikle sokaktaki, barınaklardaki kedi ve köpekleri kurtarmaktır. Çünkü evde tavşan beslemek extreme olaya girmektedir. Ben Tawşi'yi ormandan kurtardım, Milky'yi ise ücretsiz hayvan sahiplendiren Petarkadas.com'dan sahiplendim. Sadece 2 yıl yaşadılar çünkü ikisi de petshop ürünüydü. Sizin acınızı bu yüzden iyi anlıyorum. Ama en azından diğer kişilere örnek olmalısınız ve beraber bu petshop ticaretini durdurmalıyız. Aşağıya ücretsiz hayvan sahiplendiren siteleri sıralayacağım. Yazınızın en azından diğer petshoptan hayvan almak isteyenlere örnek olmasını isterim. Ücretsiz evcil hayvan sahiplendiren siteler;

http://www.petarkadas.com/petbul/ucretsiz-kopekler-kopek-ilanlari

http://www.minikpati.com/

http://www.petlebi.com/yuva-arayanlar

https://www.facebook.com/evcilevo

http://www.sahibimolurmusun.org/

http://www.mihav.com/ilanlar/ucretsiz-kopek-kedi-ilanlari.html

Dipnot;  Sahibinden.com'daki ücretsiz diyen hayvanların çoğu ücretli olarak satılmaktadır, telefon edip öyle sorun derim, ücretliyse de lütfen siteye şikayet edin. 


11 Nisan 2012 Çarşamba

HOLLANDA LOP TAVŞANININ TARİHÇESİ

            


            Hollanda Lop Tavşanı tavşan severler arasında Lop Tavşanı, Hollanda Tavşanı, düşük kulaklı, sarkık kulaklı tavşan veya Lop Tavşan diye telefuz edilmektedir. Kelimenin kullanış şekli bölgesel ve kişinin kolayına geldiği şekilde değişmektedir. Hollanda’da 1960 yılında Netharland Dwarf (Hollanda cüce tavşanı) ile French lops (Fransa lop tavşanı) tavşanları melezlenerek meydana gelmiştir. Kulakları yanaklara kadar uzanır. Kahve – beyaz, siyah-beyaz, kül rengi ve sarı renklerde olabilir .Bacakları kısadır, ağırlıkları 850 gr – 1200 gr arasında olabilir. Gebelik süresi 30 – 35 gündür. Bir seferde 3 – 6 adet arası yavrusu olabilir.
             Hollanda Lop Tavşanının makbul olanı ne çok uzun tüylü nede kısa tüylü olanıdır. Tüy uzunluğu, tavşan üzerinde nispeten etkilidir. Kısa tüylü olanlar fazla tercih edilmez. Görsel olarak beğeni görmez. Halbuki onlar da bir canlıdır ve en doğal hakkı olarak sevgi ve saygı görmeyi beklemektedir. Hollanda Lop Tavşanı olarak genelde baş, boyun ve ense bölgesi uzun tüylü olan Lop Tavşanları tercih edilmektedir. Tüy uzunluğu parasal olarak lop tavşana değer katmaktadır. Ancak aşırı uzun tüylü Hollanda Lop Tavşanları, tüy dökme dönemlerinde, ev ortamında tavşan besleyenlere zor anlar yaşattığı için yeni alıcılar tarafından tercih edilmemektedir. Çok uzun tüylü olanların bakımı da zordur. Belli aralıklarla tüylerinin taranması gerekir. Aksi takdirde tüylerinde topaklanmalar ve keçeleşmeler meydana gelebilir. Renk olarak genelde karamel, tarçın, apaçi ve beyaz-karamel kombinasyolu Lop Tavşanları maalesef daha çok ilgi çekmektedir.

15 Mart 2012 Perşembe

EVE İLK GELİŞ

                 Ben erkek bir Hollanda Lop tavşanıyım, yaklaşık 8-9 aylık.. Adım Tavşi..  Beni oyuncak olarak alıp sonra bakamayacağını anlayan zalimler bir jiple ormana götürüp, poşetle attılar.. Çok gariptir ki av yasağında ormana avlanmaya gelen bir avcının küçük kızı kımıldayan poşetin içinde farkedip kurtardı beni.. Sonra zihinsel engelliler okulunda çocukların rehabilitesi için kullanıldım ama bu arada da psikolojim bozuldu.. Şimdi son durak olan yeni evimdeyim, bugün 3. günüm.. Yeni sahibimin ilk tavşanıyım ama ona sahip demeyeceğim çünkü o benim dostum.. Benimle tavşan olıyor resmen.. Etrafı dağıtsam da kızmıyor, biraz fazla kemiriyorum ama.. Hatta bugün onun Galatasaray battaniyesini bile kemirdim, büyük 2 delik açtım ama kızmadı.. Elinden sebzesini, meyvesini de alıyorum ses çıkarmıyor, hatta dün Muhteşem Yüzyıl'ı izlerken çekirdeklerine bile daldım, iyi yere dükkan açtık galiba :D







                   Bana geldiğim 2. gün kocaman bir tavşan suluğu aldı, ne de olsa kedi-köpek gibi yerden su içmek zor bizim için.. Bir de Almanya'dan ithal edilmiş, içinde kurutulmuş sebzeler olan süper bir mama almış, tadı hala damağımda.. Bana kuş yemi gibi şeyler vermeyin zaten, mutlaka tahılla karışık  sebzeli mama verin.. Dostum bir de pet shoptaki tanıdık veterinere sormuş, bana günde bir sebze veya meyvenin çeyreğini verin ama mutlaka mevsiminin ürünü olsun, sera ürünü ve hormonlu olmasın demiş.. Maydonoz, sapları, lahana, kereviz, havuç ve sapları, dereotu, elma,armut, karnıbahar,marul, portakal kabuğu.. gibi şeylere bayılıyorum. Ama asıl gıdam saman, kurutulmuş yonca.. Karışık tahılın içinde de tuzsuz çekirdek veya çekirdek içi, buğday,yulaf, mısır, mercimek, pirinç, çedene.. tarzı birçok şey olsun.. Çünkü fazla sebze ve meyve yersem ishal olurum, bu yüzden devamlı saman, yonca yemeliyim. Günde 2 kez yemek vermeniz yeterli bana, yoksa çok yemekten çatlayabilirim, biz ne kadar yediğimizi maalesef anlayamayacak kadar obur yaratıklarız.. Su içmek en sevdiğim şey.. Özel suluğumdaki suyu hergün tazelenmesine bayılıyorum, ayrıca kabı da yıkanınca mis gibi içiyorum.. Dostumu bazen ısırıyorum çünkü önceki sahiplerim beni çok mıncıkladı, özellikle küçük çocuklar.. Ben bir oyuncak değilim ki.. Allah'tan bu evde bu dert yok yalnız öyle bir tip var ki sormayın, ben ona Sylvester diyorum, tavşi yuvalarından ırak :) Benim dostumun kedisi, ama öyle kıskanç, gudubet,haset, mundar ki ne mundar.. Bir bakışları var bana sanki tarla faresiyim.. Gün boyu uzaktan plan yapıyor eminim.. O yüzden dostum onunla hiç aynı odada yalnız bırakmıyor beni, dışarı çıkarken onu başka bir odaya götürüyor, ben de salonda kalıyorum, yoksa çoktan beni yahni yapmıştı o kedi.. Sorun sırf yemesi değil, kedilerin bize bir küçücük tırmığı yeter ölmemiz için, bakarsınız hemen ölürüz, bakarsınız tırmığı yedikten 3 ay sonra.. Sonra da niye öldü bu tavşi dersiniz.. Aman benden uzak olsun o gudubet bakışlı Junior Hacı denen mundar kedi.. Bir de hamileymiş, iyice kendini naza çekiyor, küsme numaraları yapıyor ama hiçbirşeyi yok onun ben biliyorum.. Bak yine 2 metre öteme geldi, pist pist!