"Ağrım olsa bağıramam, aslan görsem kaçamam, kuyruğu ne de tatlı dersiniz ama avcı vurunca afiyetle yersiniz, çok da üşüdüm, kürkümü geri verseniz.. Tavşanım ben, keşke dostum olsan sen.." (Tawşi)

7 Ocak 2017 Cumartesi

TİLKİ Mİ ŞEHRE İNDİ, İNSANLAR MI ORMANA GİRDİ???

Hürriyet'teki  habere bakın;



http://www.hurriyet.com.tr/son-dakika-gelismesi-istanbulda-ac-kalan-tilkiler-sehre-indi-40329318?_sgm_source=40329318&_sgm_campaign=scn_a004ff5fd97f8006&_sgm_action=click



Tawşi der ki;  Haberde bekliyorsunuz ki belediye ve insanlar ona yemek versini, yardım etsin ama deniyor ki, "Aç kalan tilki şehre indi.." İyi de orası orman, yani tilkinin yaşadığı yere gidenler, onu rahatsız edenler aslında insanlar.. Ayrıca belediye neden ormana terk edilen köpekler başta olmak üzere bu ve benzeri hayvanlara yiyecek yardımı yapmamış, Sarıyer Belediyesi nerede? Ya bu tilkicik soğuktan ve açlıktan donarsa??? Ben hemen Bimer'e yazdım lütfen siz de telefon edin veya Bimer'e yazın ki zavallılar aç kalmasın, İBB'den destek bekliyoruz.

GÜNÜN DOSTU


6 Ocak 2017 Cuma

DONARAK ÖLMELERİNE İZİN VERME!

                     

DOĞUŞ OTOMOTİV AUDI Q2 REKLAMINI KINIYORUM !!!


  Özellikle internette birşey izlerken (Beyaz Futbol reklamlarında çıkıyor)  Doğuş Otomotiv Audi Q2 reklamı çıktı, kısa kısa görüntülerden oluşan yeni bir reklam çekilmiş, reklamın başında sirkte iki ayak üzerinde yürüyen zavallı bir Poodle cinsi köpek gösteriliyor ve üzerinde "Akrobatik" yazıyor.  

1) Doğuş Otomotiv, sirk eğlenceli bir yer değildir, hayvanlara işkencelerin yapıldığı bir hapishanedir ve hiçbir çocuk bu işkence ve ölüm yuvalarına götürülmemelidir.

2) Bu hayvanlar oyuncak, para kazanma makinesi, soytarı değildir.

3) Reklamdan bu bölümün kaldırılması için kampanya başlatacağım.


                        


KAR YAĞIŞI VE ETKİLENEN SOKAKTAKİ CANLARIMIZ

                                  

        Tüm İstanbul kara feci şekilde teslim oldu. Sokakta kar soğuğunda çaresiz kalan kediler, köpekler, kuşlar inanılmaz üşüyor, lütfen her gün heryere kedi-köpek maması, ekmek kırıntısı, yemek artığı koyun, evinize üşüyen kedi veya köpeklerde misafir alın (en azından karlar eriyene kadar), belediyeyi arayıp ara yollardaki karları temizletin ki kediler karda çok ıslanıyor, köpeklerin bacakları titriyor. Dükkan ve evlerin önüne, çöplerin, ağaçların kenarlarına lütfen yiyecek bırakın. Sokaktaki canlarımız donarak ölmesinler. bu gece 01.00'de elektrik kesintileri başlıyor ve yarına kadar sürecek, tüm şarjlarınızı doldurun, elektrik sobasıyla ısınıyorsanız evinizi ısıtın, biyot torbalarına sıcak su doldurun.  Ben de hemen son bir kahve içeyim :)  Allah, sokaktaki dostlarımızın yardımcısı olsun.  Sokak kedi ve köpekleri için, kutulardan, su ve soğuk geçirmez malzemelerden yuvalar yapın, içlerine eski bez, kazak, battaniye koyabilirsiniz. Daha sonra bunları ıslanmayacak ve çok ayakaltı olmayan yerlere yerleştirin. Kağıt toplayıcıları almasın diye de üzerine tahta kalemi veya keçeli kalemle ".......   Belediyesi Sokak Hayvanları Yuvası Lütfen Dokunmayın" yazabilirsiniz.




Şanslı kedi, kar yağışını sıcacık evinde izleyerek keyfini çıkarıyor.


Şanssız kedi, kar altında aç karnı ve üşüyen patileriyle donarak ölmemeye direniyor :((



Migros'ta 1TL'ye satılan Dostluk Maması'ndan alıp besleyebilirsiniz.



Unutmayın, açlık ve soğuk hava ölüm getirir :((









      



İYİ GECELER :)


GÜNÜN DOSTU

                              

EVCİL CANLAR

                          

Size harika bir site tanıtmak istiyorum; Evcil Canlar

Kendilerini şöyle tanıtmışlar;

         Türkiye’de ilk kez uluslararası geçerliliğe sahip sertifika sahibi, eğitimli ve mutlaka kendi evinde de evcil hayvanı olan, ikamet adresleri, GBT kontrolleri yapılmış, referanslı ve sevgi dolu hayvan bakıcılarımız ileEvcilcanlar Ailesi olarak biz burada devreye giriyoruz.
Evcilcanlar olarak bizler siz tatildeyken, işteyken, iş seyahatindeyken veya evcil hayvanınız ile ilgili ihtiyacınız olduğu her zaman ihtiyacınıza pet otelinde, pet pansiyonunda ya da kendi evinizde kısacası tercihinize en uygun ve evinize en yakın yerde hayvan bakıcılığı (kedi bakıcılığı, köpek bakıcılığı) köpek gezdirme, kreş, pet kuaförü, veterinere götürme, pet taksi ve diğer tüm evcil hayvan bakımı hizmetlerini, güvenilir, sertifikalı, hayvan sever bakıcılarla sağlama misyonuna sahibiz.



Avantajlarımız Neler?

  • Size birden fazla alternatifle, en yakın, en kaliteli ve en uygun seçenekleri sunduğumuz için karar vermeniz kolaylaşıyor
  • Tercihinize göre kendi evinizde bakımda, çevrelerine ve düzenlerine alışık olan evcilcanınız rutini bozulmadığı için depresyona girmiyorlar,
  • Pet otel veya pansiyonunda ister tek başına ister rahatlıkla sosyalleşerek vakit geçiriyorlar, 
  • Gerçek bir hayvan sever tecrübeli ya da sertifikalı bir bakıcı kendisine refakat ettiği için sevgi ve ilgi ihtiyaçları karşılanıyor,
  • Aşı zamanı geldiğinde veterinere aşıya ya da pet kuaförüne banyo yaptırmaya, tüylerini ya da tırnaklarını kestirmeye gitme hizmetlerini de gerçekleştirdiğimiz için vaktiniz size kalıyor.  
  • Kapıdan alınıp kapıya üstelik patileri de silinerek bırakıldığı ve tüm bu süreçte bilgilendirdiğimiz için içinizin rahat etmesi sağlıyoruz.
  • Her ziyaretimizde giriş çıkış saatlerimizi, video ve fotoğraflarımızı sizinle paylaşıyoruz.
  • Pet taksi ve pet nakil hizmetleriyle evcil hayvanınızın ulaşım sorunu çözüyoruz.
  • Profesyonel hizmet sınırlarımız çerçevesinde bakıcılarımız ve sizlerle karşılıklı sözleşme imzalayarak, kurallarımız ve prosedürlerimiz ile çalışıyoruz.
  • Tüm bakıcılarımız için talep halinde referanslarımızı iletiyoruz.
  • Hava koşulları ya da diğer sebeplerden dolayı dönüş zamanınızda aksama olacak olursa yavrunuza bakmaya devam ediyoruz


Ben siteyi çok sevdim, tabi kullananların yorumları daha önemli olacaktır.

http://www.evcilcanlar.com/



4 Ocak 2017 Çarşamba

GÜNÜN DOSTU


Sokağa atılmış ya da sokakta doğmuş bir yavru köpek ve ona sahip çıkmış bir kedi.. İşte yine insanların yapamadığını başka bir hayvan yapmış..

3 Ocak 2017 Salı

MAX ve BEN



          O dünyanın en zeki, en tatlı, en duyarlı köpeği.. Melez, orta yaşlı bir Alman Çoban Köpeği.. Melez olmuş safkan olmuş ne önemi var ki, o da bir can, hem de en safkandan daha müthiş.. Otobüs durağına giderken tanıştık, eczane kenarında oturmuş insanları izliyordu, ertesi gün de aynı yerdeydi.. Derken yanıma köpek bisküvisi aldım, her gün ağzına bir tane sokuşturdum. Artık beni görünce mutlu oluyordu. Ben de onu merak ediyordum. Derken sahilde 3-4 saatlik akşam yürüyüşüne başladım. Yaz akşamı olduğu için sahile yatıp boğazı izliyordu. Artık beni görünce ayağa kalkıp yanıma gelmeye başladı. Kafasını seviyor, sarılıyor, karnını okşuyor, sonra yürüyüşe çıkıyordum, o da sahilde püfür püfür uyumaya devam ediyordu. Yürüyüş dönüşü beni karşılıyor, oyunlar yapıyordu. Gündüz karnı acıkınca ve çöp kenarında da birşey bulamayınca insanları izlemeye başlıyor, uzaktan kokluyor, kimin çantasında etli bir ürün varsa hemen koşup koluna dokunuyor ve çantayı gösteriyor, çantayı hemen açıyorlar ve içinden bir lokma verip yollarına devam ediyorlar. Uzaktan izlemek çok zevkli oluyor. Derken birgün yürürken birden elimi hafifçe birşey tuttu, bir de baktım Max.. O kadar nazik tutuyor ki hiç korkutmuyor ve acıtmıyor. Başka bir gün elimi arkadan yalayarak beni durdurdu, diğer bir gün çantamı arkadan tuttu yürüyemedim, ve başka bir gün arkamdan hafifçe kafa attı :) Her gün sürpriz yapıyordu. Onu görünce tüm stresimi, üzüntümü unutuyordum. Yolun karşısına trafik ışığında geçmesi gerektiğini öğrettim. Birgün beni yolun karşısında gördü ne yapacağını bilemedi, sağa sola gitti, düşündü, yoldan geçen bir adamın kolundan hafifçe tutup trafik ışığına doğru sürükletti, adam gözlerine inanamadı, yeşil yandı ve yanıma geldi :) Diyorum çok zeki diye.. İnanılmaz bir bölge koruyucu.. Uzaktan çok yaşlı, arka ayakları zor basan bir erkek köpek geldi, açtı, çöp torbalarını kokluyordu, Max hızla gidip köpeğe havladı, sonra bir çöp torbasını ağzına alıp durağa getirdi ve yanına koyup yattı, çöpünü bile paylaşmıyordu, paylaşırsa hakimiyeti gidebilir çünkü.. Derken birgün otobüsten indim, yanıma çok zayıf bir erkek köpek geldi, sanki beni daha önceden tanıyormuş gibi sıcak davrandı, başını sevdim, biraz çantamdan mama vereyim dedim, önüne bir avuç mama koydum. Birşeyi unutmuştum.. Otobüs gittiğinde yolun karşısından bir çift göz bizi izliyordu, trafik ışığı dinlemeyerek koştu, köpeğe saldırıp, yanımdan uzaklaştırdı, yerdeki tüm mamaları 3 saniyede yedi, beni çekiştirip yolun karşısına geçirdi. Kıskançlık mı, sahip olarak görüp paylaşamama mı, bölge benimseme mi, galiba hepsi içinde.. Bazen geceleri etrafımda 360 derece koşuyor önce o beni kovalayıp yakalıyor, sonra o koşuyor ben onu yakalıyorum, gören deli diyordur ama oyun vakitlerimiz var :) Birgün semtim zifiri karanlıktı, elektrikler kesilmiş, durakta beni bekliyordu, eve kadar yanımda yürüdü ve sonra geri döndü. Kaç erkek bunu yapar? Bir dişi köpek yapıyor ama.. Gözleri sürekli hüzünlü bakıyor, en mutlu anında bile hüzünlü, Burhan Altıntop'un Çiko'su gibi.. Zamanında ne hüzünler yaşadı bilmiyorum, belki o kadar üzücü şeyler ki o bakışlar değişmiyor ama ben ona söz verdim, onu hep mutlu edeceğim ve gülümseteceğim birgün.. Yanına oturunca hemen sırtüstü yatar, karnını açar, ayaklarınızın üzerine yatar ki kaçıp gitmeyin, sevin diye, ön patilerini duyarlı kediler gibi kendine çeker ki tırnakları zarar vermesin. Kurtadam gibi upuzun, inanılmaz sivri ve bembeyaz dişleri var, dişlerini bile her gün seviyorum neredeyse, mutluluktan ağzını açıyor, 30-35 kg olsa da bir bebek gibi.. Kulağındaki küpesi hep kaşındırıyordu hep kulağını gösteriyordu çaresiz birşey yapamıyordum, birgün çok kanamış, ilaç sürdüm, ertesi gün yine süreyim dedim, beni gördüğü an yok oldu kocaman köpek :))  Ona bir tüy tarağı aldım, her gün tüylerini tarar oldum, zevkten en sonunda betona yapışıyor, biraz karnını, biraz sırtını ve başını kaşıtıyor. En mutlu olduğu anlar.. Bu arada artık her gün mama getirir oldum. Etrafta çalışanlar da benimsedi, ben Max diyorum onlar "Behlül, gel kızım!" :))  Havalar soğudu, altına her gün karton koymaya başladık. Bazı işgüzarlar biz koydukça her gün kartonunu almaya başladı. Kartonsuz olunca çok üşüyor, titriyor, burnu akıyor, hele bir de sağanak varsa ki burası Londra gibi, yağışsız gün yok neredeyse.. En sonunda kavga çıktı, annem ve ben galip geldik. Bir klübe getirttik ama yatmadı çünkü alıştığı bir yer var. Biz de klübeden vazgeçip altına paspas yaydık, ben de 5XL bir köpek montu alıp giydirdim. Artık üşümüyor. Montuyla herkese hava atıyor diyebilirim, artık kar yağınca aklım da kalmıyor çok.. Sağolsun etraftakiler kemik filan da veriyor arada. Ama asla sucuk, salam, sosis, ekmek yemiyor, doğal kemik, mama gibi şeyleri seviyor. Organik köpek :) Tek kötü huyu kedileri feci kovalıyor :(  Zaten onu yapmasa çoktan şimdi 35 kg da olsa kucağımda olurdu :D Ve en üzüldüğümüz an beni otobüse uğurlarken oluyor. Arkamdan üzgünce bakıyor ben de ona bakıyorum. Neyse ki sonra kavuşuyoruz yine.. Görünce üzerime atlayıp sarılıyor hemen, çantamdan Migros'tan 150 gr'ını 1 TL'ye aldığım Dostluk Maması adlı kuru köpek mamasını önüne boşaltıyorum, bazen elimden yemek istiyor. Artık sırf kendime değil ona da yolculuk duası okuyorum evden çıkınca.. Uyuduğu geceler parmaklarımın ucuna basarak gitsem de kokumdan tanıyıp yakalıyor arkamdan :) İşte bu sadece bir dostluk hikayesi.. Umarım düşündüğümden uzun ömürlü bir hikaye olur. Birkaç fotomuz ;


Max'in yaz hali :)


Kartonu için mücadele ediyoruz..



Beni öperken :)



"Karnımı kaşı!" hareketi :)



Ve Max'in kış hali :))



GÜNÜN DOSTU

                         
                                          Annelik işte bu yüzden kutsaldır.


UYANIK KURBAĞA :)

                        

DEVLET SESİMİZİ NE ZAMAN DUYACAK?




       Bu güzel bir haber.. Peki her gün en az bir kadının öldürüldüğü Türkiye'de zulüm gören, katliamla öldürülen hayvanların yasaları ne zaman değiştirilip iyileştirilecek? Ne zaman Kabahatler Kanunu'ndan çıkarılıp en az 5 yıl hapis ve çok ağır para cezaları gelecek? Devletin ihaleye açtığı ayı, geyik katliamları ne zaman duracak? Barınaklardaki köpekler ne zaman yeni yuvalarına kavuşacak? Lütfen devlet sesimizi duysun artık..

2 Ocak 2017 Pazartesi

MAHALLENİN MELEĞİ OL

                      

         Hayvanlara karşı her zaman duyarlı ol, mahallenin meleği ol, sokağa terkedilmişlerin meleği ol, öbür tarafta da melekler yaptığın iyiliklere eğilsin, hayvanlar dile geldiğinde yaptığın iyiliklerden bahsetsin..

TÜM ÇOCUKLARINIZI ÖLÜMSÜZLEŞTİRİN

                                                        

       Çocuklar çok çabuk büyür, yavru hayvanlar da.. Bir evde bir çocukla beraber bir hayvanın büyümesi ise dünyanın en güzel şeylerinden biridir. Çocuk sorumluluğu, hayvan sevgisini, merhameti, ölümü, arkadaşlığı öğrenir,  iyi bir insan olarak yetişir.  Eminim ki çocuğunuzla tüylü dostlarınızın fotoğraflarını videolarını sık sık çekiyorsunuzdur ama bir fotoğrafçıda çektirmeye ne dersiniz? Çok güzel bir anı olabilir, sonra da çerçeveletip salonunuza asabilirsiniz veya yağlıboya tablosunu yaptırabilirsiniz. Eski fotoğraflarda devamlı kendi çocukluğuma ve o anki sayısız kedilerime bakıyorum, gerçekten iyi ki varlar..


                                              

DOSTUNUZA SEVGİNİZİ GÖSTERİN

                         

                                   Dostunuza sevginizi göstermekten korkmayın..

                         




En kısa sürede karşılığını alırsınız;

                         

DOSTLUK MAMANIZ ÇANTANIZDAN EKSİK OLMASIN ;)

                                         

                                       



              Yolda gördüğünüz aç sokak hayvanlarına her an yardım yapabilmek ister miydiniz?  Hemen Migros'a gidin, pet shop reyonundan Migros'un dostluk mamaları 150 gr köpek maması ve 100 gr kedi maması 1 TL'ye satılıyor. Benim sokaktaki dostum Max özellikle bu köpek mamasını çok seviyor, sabah bir paket, gece 1 paket veriyorum, sürekli çantamda 2-3 paket oluyor, bazen yolda kar yağmur altında aç bir patiye rastlayınca hemen veriyorum. Size de tavsiye ediyorum ;)  Kedilerimin sayısı çok fazla olduğundan Temizmama.com'dan her ay 15 kg'lık Tavuklu-Sebzeli Mito veya Micho mamalardan kargo ücretsiz olarak alıyoruz, afiyetle yiyorlar :)








                                  


                                  




GÜNÜN DOSTU

:(

1 Ocak 2017 Pazar

BEYAZ FUTBOL'DA KEDİ :)

                              


        Beyaz TV'de yayınlanan ve benim de eğlenmek için izlediğim Beyaz Futbol'un 25 Aralık 2016'da yayınlanan bölümünde stüdyoda devamlı miyavlayan kedi damgasını vurdu :))  Bir kedi dışarıda üşüdüğünden stüdyoya girmiş, bir gün önce çıkardıkları halde bir gün sonra yine girmiş. Doktor ve eski hakem olan Ahmet Çakar da köpek beslediğinden son derece duyarlı; "Hayvan sıkışmışsa yardım edelim ya da açsa süt müt verelim." diyor. ROK ise yine şamata peşinde, Abdülkerim durmaz ise "Kedi Bey lütfen sus, bunlardan konuşmaya sıra gelmiyor bir de sen bağırma.."diyor, komedi bölüm :)





http://www.beyaztv.com.tr/program/beyaz-futbol/?parts=true