"Ağrım olsa bağıramam, aslan görsem kaçamam, kuyruğu ne de tatlı dersiniz ama avcı vurunca afiyetle yersiniz, çok da üşüdüm, kürkümü geri verseniz.. Tavşanım ben, keşke dostum olsan sen.." (Tawşi)
sokak hayvanları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sokak hayvanları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ocak 2017 Pazartesi

SİZ DE AVM'LERİN ÖNÜNDE SOKAKTAKİ DOSTLARIMIZA YARDIM YAPIN

Şimdi sizlerle harika bir haber paylaşacağım, yorumum ise yine en altta yer alıyor;

AVM girişi, sokak hayvanlarına barınak oldu


Bakırköy'de bir alışveriş merkezinin girişi, olumsuz hava koşullarıyla mücadele etmeye çalışan sokak hayvanlarının barınağı oldu.



       Kentte etkili olan olumsuz hava koşullarında yaşam mücadelesi veren sokak hayvanlarına yardım için harekete geçen hayvanseverler, Ataköy'deki bir alışveriş merkezinin girişine, battaniye ve mama bıraktı.


        Battaniyelerin üstüne yatıp bırakılan mamalarla karınlarını doyuran sokak hayvanları, olumsuz hava koşullarından korunmaya çalıştı.



Hayvansever Ece Öçal, sokak hayvanlarının sıcak yer arayışının kendisini üzdüğünü söyledi.



          Öçal, alışveriş merkezinin önünde hayvanlara yardım edildiğini sosyal medyadan öğrendiğini belirterek, "Hepimiz, elimizden geldiğince yardım etsek, sokak hayvanlarının hepsi iyi durumda olur.



Dünyanın her yerinde sokak hayvanlarının yardıma ihtiyacı var. Elimizden geldiğince onlara mama bırakalım, yardım edelim." diye konuştu. 












http://www.hurriyet.com.tr/galeri-40330379?p=11

Tawşi der ki; Öncelikle Bakırköy'deki bu hayvansever AVM'yi kutluyorum ki bu zavallı hayvanları güvenliğe filan kovalatmamış ve  avm yönetimi gerçekten insanmış. İkinci kutladıklarım tabi ki onlara yardım elini uzatan hayvanseverler, bu karda kışta gidip onlara battaniye, mama ve su veren yardım melekleri.. Aynısını semtimizde şu an ben ve annem yapıyoruz, herkes bir kedi veya köpeğe sahip çıksa daha da güzel olur, lütfen bahçenizde, evinizin girişinde karlar eriyene kadar mahallenizdeki bu dostlardan misafir edin, hem bie can kurtarın hem sevap işleyin. Migros'ta 1TL'ye 150 gramlık Dostluk Maması satılıyor, bir köpeğe günde 2 paket yeter, günde 2 TL de size batmaz diye düşünüyorum. Veya evdeki yiyecek artıklarından, kemiklerden verebilirsiniz. Haydi şimdi sıkıca giyinin, kar botlarınızı da unutmayın ve elinize yiyecekler alıp mahallenize bakın, bu canları besleyin, ayrıca kuytu yerlere onların yatmaları için karton koyabilirsiniz. Üçüncü kutladığım ise haberi yapanlar, teşekkürler hepinize güzel gönüllü insanlar.




30 Haziran 2015 Salı

SOKAK HAYVANLARI FOTOĞRAF YARIŞMASI






































      Dereceye giren ilk 12 fotoğrafın. 2016 yılı masa takvimlerini süsleyecek. Bu takvim satışları sonucunda  elde edilen gelir ise her zamanki  tamamıyla yine sahipsiz hayvanlara dönecek.

BASIN BÜLTENİ  15 Haziran 2015
Sokak Hayvanları Fotoğraf Yarışması Başlıyor!
Sahipsiz hayvanlara dikkat çekmek amacıyla birçok önemli ismin de seçici kurulda olduğu, Koza Yönetim ve Hayvan Hakları Federasyonu’nun işbirliğiyle hayata geçen “Sokak Hayvanları” konulu fotoğraf yarışması, 31 Temmuz’a kadar her yaştan amatör ve profesyonel fotoğrafçının başvurularını bekliyor. Yarışmada dereceye giren fotoğraflar, 2016 “Sokak Hayvanları”  takviminde yer alacak ve takvimin satışından elde edilen tüm gelir HAYTAP’ın sokak hayvanları için geliştireceği projelerde kullanılacak.
Koza Yönetim ve Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) işbirliğiyle ile yapılan fotoğraf yarışmasının bu yıl beşincisi düzenlenmektedir. Sahipsiz sokak hayvanlarının da yaşam hakkı olduğunu vurgulamak amacıyla düzenlenen yarışma, ‘Sokak Hayvanları’ temalı fotoğraflar ile farkındalığı artırmayı amaçlıyor.
Her yaş grubundan amatör ve profesyonellere açık olan yarışmaya başvurular 31 Temmuz 2016 tarihine kadar yapılabiliyor. Birincinin 2.000 TL (iki bin TL), ikincinin 1.200 TL (bin iki yüz TL), üçüncünün 600 TL (altı yüz TL) kazanacağı yarışmada takvimde basılacak diğer fotoğraflarda 300 TL (üç yüz TL) ile ödüllendirilecek. Dereceye giren fotoğrafların yer alacağı 2016 takviminin satışından elde edilecek tüm gelir, HAYTAP’ın Sokak Hayvanları için hayata geçireceği projelerde kullanılacak.
Yarışmanın jürisinde çok sayıda hayvan sever ünlü bulunuyor…
Bekir Coşkun, Burçin Terzioğlu, Hilal Saral, Mehmet Turgut, Nasuh Mahruki, Ömer Burhanoğlu, Ruhat Mengi, Seda Akgül, Serkan Turaç, Şafak Pavey, Yılmaz Bulut, Levent Alatlı ve Ahmet  Kemal Şenpolat’ın jüri üyeliğini yaptığı yarışmanın sonuçları 15 Eylül’de Haytap ve Koza Yönetim web-sitelerinde açıklanacak.
Yarışmaya katılmak isteyenler www.kozayonetim.com.tr veya www.haytap.org adreslerinden detaylı bilgi alabilir ve başvurularını gerçekleştirebilir.

Koza Yönetim hakkında;
Koza Yönetim “profesyonel bina yönetim hizmetleri” sektöründe; 7/24 güvenlik, temizlik, idari, mali, teknik, hukuk, bahçe, havuz, fitness vb. hizmetlerden oluşan, entegre yönetim hizmetleri sunan güçlü bir kuruluştur. 10.000’i aşkın konut ve işyerinde, 50.000’i aşkın kişiye hizmet veren, Koza Yönetim, gücünü arkasındaki köklü ve kurumsal gelenekten alıyor.
HAYTAP hakkında;
HAYTAP Hayvan Hakları Federasyonu, hayvan hakları konusunda eğitim, halkla ilişkiler, lobi çalışmaları, hukuk olmak üzere değişik yollara başvurarak; mağdur hayvanların hakkını savunan ve bu konuda mücadele eden Türkiye’nin ilk ve tek federasyonudur. Şu anda bir çok üye derneği ve valilik onaylı resmi temsilcisi ile Erzurum’dan İzmir’e,   Bitlis’ten Eskişehir’e  kadar Türkiye’nin en ücra köşelerine kadar bir çok il ve ilçede sivil toplum örgütü olarak faaliyet göstermektedir.
Bilgi ve Sorularınız İçin:
Koza Yönetim Neriman Bekçi 444 21 24 /4034 bekci@kozayonetim.com.tr
Haytap : 216 347 48 00 bilgi@haytap.org


SEÇİCİ JURİ ÜYELERİ KURUL: (Alfabetik Sırayla)

Ahmet Kemal Şenpolat – Haytap
Bekir Coşkun – Gazeteci
Burçin Terzioğlu – Oyuncu
Hilal Saral –Yönetmen
Levent Alatlı – Koza Yönetim
Mehmet Turgut – Fotoğraf Sanatçısı
Nasuh Mahruki – AKUT
Ömer Burhanoğlu - Fotoğraf Sanatçısı
Ruhat Mengi – Gazeteci
Seda Akgül – Gazeteci
Serkan Turaç – Fotoğraf Sanatçısı
Şafak Pavey – Milletvekili
Yılmaz Bulut – Fotoğraf Sanatçısı

Katılım formu ve detaylar;

http://www.haytap.org/index.php/201506115349/duyurular/2015-haytap-koza-yonetim-sokak-hayvanlari-fotograf-yarismasi

27 Mayıs 2015 Çarşamba

SEÇİM YAKLAŞIRKEN DİKKAT EDİN!






































Sevgili Hayvanseverler, lütfen bu önemli yazımı okuyun;

        Partiler babamızın partisi değil, partiler bizim menfaatlerimiz için var, lütfen o yüzden takım tutar gibi parti tutmayın, tuttuğunuz parti bir haksızlık yapıyorsa siz de ona sandıkta gereken cevabı verin ve kimseden de korkmayın, gerekirse de kime oy verdiğinizi söylemeyin. Burası bir sokak hayvanları bloğudur ve kim hayvanlara zulm ediyorsa karşısındadır. Çünkü hayvanlar Allah'ın sessiz kullarıdır ama onlar öbür tarafta dile gelecekler ve yapılan eziyeti anlatacaklardır. Yıllardır başımızda olan AKP hükümeti var, peki bu sürede neler oldu? AKP hayvanlar için ne yaptı masaya yatıralım;

1) Sokak hayvanları toplatılarak ölüm yuvası barınaklara kapatılmak istendi,

2) Sokak hayvanları deney hayvanı yapılmak istendi,

3) İstanbul Cevahir Otel'e gelip sokak hayvanlarının ötenazi yani zehirli iğne ile uyutularak öldürülmesini savunan yabancı birliğe protestolara rağmen izin verildi,

4) Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın Katliam İhalesi olarak kara tarihe geçen ihalesini onayladı, sebep olarak popülasyon artışı gösterildi halbuki bu hayvanlar korunması gereken nadir hayvanlardı, artık 10.000 TL veren herkes ormanlarda bulunan boz ayı ve geyikleri öldürebilecek, ilk ayı ise dün Giresun'da öldürüldü!

5) Belediyelerin zehirle veya kurşunla yaptıkları köpek katliamına sessiz kaldılar,

6) Evde beslenen hayvanların sayısı azaltılmaya çalışıldı oysa cumhurbaşkanı 3 çocuk istiyor!

7) Ölüm yuvaları barınaklar kapatılıp yerine doğal yaşam parkları yapılmadı, hatta barınak hayvanlarını insanlara sahiplendirme çalışmaları bile yapılmadı,

8) Hayvan Hakları Yasası hala çok yetersiz, cezalar çok komik!

9) Okullarda hayvan sevgisi öğretilmiyor, işlenmiyor, çocuklar hayvanlardan korkutularak yetiştiriliyor!

10) Restoran, fast food, hastane, fabrika yemek artıkları sokak hayvanları için toplanmıyor!

11) Fatih'te bir kadın kedi yavrularını ayağıyla ezerek öldürdü, Kağıthane'de yol üzerinde bir adam sokak köpeğine tecavüz etti, Anadolu leoparı öldürüldü, Karakulak vuruldu, bir tilki kazığa geçirildi, bir kurt zincirle boğuldu, Samsun'da zavallı yaban domuzu linç edildi, Sarıyer'de iki beyaz Terrier köpek boğulup boğaza atıldı, Urfa'da daha dün bir köpeğin kulakları kesildi, Sakarya Karasu gibi birçok yerde kış boyu sokak hayvanları donarak öldü, Bağcılar'da köpek dövüşleri devam ediyor, pet shoplar kapatılmadı, kürk kullanımı hala serbest, şehiriçi ve şehirlerarası toplu taşımada hayvanların taşınması yasak! Ve daha aklıma gelmeyen nicesi..

       Bunlara sessiz kalıp sadece kendi cebini düşünen bir iktidarı ben istemiyorum. Çünkü Müslümanlık'ta hayvanlara eziyetin yeri yoktur! AKP maaşlara hiç zam yapmasın ama hayvanların kılına dokunmasın diyorum ama katliam yapmadan duramıyor. Bu seçimde ilk defa oyumu HDP'ye vereceğim çünkü AKP'den ancak bu şekilde kurtulabiliriz. CHP'ye verirseniz CHP yine geçemeyecek, en çok oy alan ikinci parti olarak yine yerinde sayacak ama HDP'ye verirseniz HDP barajı geçerse meclise girecek ve AKP tek başına iktidar olamayacak, koalisyon hükümeti kurulmak zorunda kalacak. Ölürüm de HDP'ye vermem demeyin, ben de böyle demiştim, HDP ile PKK eşdeğer demiştim ama hayır değil, unutmayın ki siyaset bir oyundur. PKK'yı yaratan HDP değil dış güçlerdir, tıpkı yıllardır başımıza gelen herkesi getirdikleri ve götürdükleri gibi.. Usame Bin Ladin, Apo.. Bunların hepsi dış güçlerin ülkemiz güçlenmesin diye yarattığı kişiliklerdir. Beni de enterese etmiyorlar. Zaten artık askerlik de 2 yıla kalkacak ve profesyonel askerliğe geçilecek. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu da dahil herkes bunu söylemektedir. Terör konusunda şüpheniz olmasın. Eğer hayvanların rahat bir nefes almasını istiyorsanız lütfen HDP'ye oy verin, diyeceksiniz ki her taraf Kürt olacak.. Türk, Kürt farketmez, biz kardeşiz, Kürtler de Çanakkale'de ülke için savaşmadı mı, zaten AKP sayesinde her yer Suriyeli dilenci kaynıyor, onları güzelim Atatürk Orman Çiftliği ormanını katlederek yaptırdığı sarayında mı besliyor, hayır. Kürt olsun insan olsun, hayvan katili ve para düşkünü olmasın, dini kullanmasın. Unutmayın, gerçek Müslüman hayvanlara eziyet etmez! Hayvanların sessiz çığlığına kulak verin, işte HDP'nin hayvanlarla ilgili seçim vaadi;
























      Ben sadece masum hayvanların adına çağrı yapıyorum; ben trafoya kedi sokan değil, sokak hayvanlarının hakkını arayan bir parti istiyorum;



Bu ve bunun gibi binlerce yeni kare görmek istemiyorsan AKP'ye oy yok!



HDP seçim bildirgesi;

http://www.hdp.org.tr/images/UserFiles/Documents/Editor/HDP%20Se%C3%A7im%20Bildirgesi%20Tam%20Metin.pdf

27 Ekim 2014 Pazartesi

NEDEN BİR SOKAK HAYVANINA SAHİP ÇIKMALIYIZ?

Bu kedinin kaderi en alttaki kedi gibi olsa kötü mü olurdu?


Onlar Allah'ın yarattığı masum ama kadersiz canlılardır,
Sadece diğer şanslı dostları gibi sıcak bir yuva, yemek ve biraz da ilgi isterler,
Ama onlara bu üç şeyi çok görenler var.
O yüzden onlar artık sadece kışın soğuktan donmayacakları, ıslanmamak için başlarını sokacakları bir kapı eşiğine, haftalardır aç olan midelerinin gurultusunu bastırmak için kuru bir ekmek dilimine muhtaçtırlar.
Onlar insanlara sadece karşılıksız sevgi verir.
En yakınınız sandığınız dostunuz gibi kazık atmazlar, kötü patronunuz gibi küfretmezler, sadakatsiz sevgiliniz gibi aldatmazlar, sizi sonsuz severler, hatta korurlar.
Onların en büyük düşmanları ise yıllardır ölüm barınaklarına tıkıp aylarca aç bırakan, kendi ölülerini yemeye muhtaç bırakan, kan kusturan, hücrelere tıkan belediyeler ile ruh sağlığı bozuk insanlar olmuştur.
İşini gerçek anlamda düzgün yapan kaç belediye vardır sorarım sizlere..
Hangi belediye onlar için ölüm barınağı yerine yaşanılası bir park yaptı?
Hangi belediye başkanı onları koydurduğu o iğrenç yerde yaşardı?
Bu yüzden sizlere çok iş düşüyor.
Mahallenizdeki kedi ve köpeklere sahip çıkın.
Evde artan yemekleri onlara verin.
Civardaki restoranlardan çıkan yemek artıklarını sokak hayvanlarına vermeleri için gidip müdürleriyle görüşün.
Köpekler için klübeler, kediler için ağaç evleri yapın.
Fotoğraflarını çekip ücretsiz sahiplendirme sitelerine koyun ve yuvalandırın.
Kış kapıdayken onların bizlere ihtiyacı var.
Hayvanları seven bir toplumda inanın daha az sorun olur.
Herkes birkaç patiyi donmaktan, ölümden kurtarsa dünya yaşanılası daha güzel bir yer olmaz mı?

Yağan karı sıcak evinden izleyen şanslı kedi

24 Eylül 2014 Çarşamba

MEKSİKA'DA İŞKENCE ve BİZİM KATİLLER



      Şu an moralim çok bozuk çünkü haberleri okurken Hürriyet.com'daki manşetlerden birine denk geldim, Meksika'da iki adam, küçücük bir köpeği boğazından iple asmış hayvan acılar içinde çığlık atıyor, sağa sola savrulurken de iki adamdan bi biri sopayla dövüyor bi diğeri.. Zavallı köpekçik sonra da ölmüş, polis ise peşlerindeymiş ve haklarında 4,5 yıl hapis isteniyormuş. Meksika'da hergün fidye için birçok insan ve hayvan da kaçırılıyormuş. Hayvanın sesi kulaklarımdan gitmiyor, izlemeyin lütfen çünkü siz de ağlarsınız, linki vermiyorum. Peki niye bunları yazdım çünkü lütfen sokaktaki ve barınaktaki hayvanlarımıza sahip çıkalım. Ayrıca devlete yönelteceğim, Bimer'e yazıp cevap alamadığım sorular var;

1) Eskişehir'deki üniversiteli kedi katiline

2) İstanbul Fatih'te yavru kedilerin kafalarını ezen psikolojik hasta kadın katile,

3) İstanbul Kağıthane'de sokak ortasında köpeğe tecavüz eden sapık adama,

4) Hatay'da köpeği motorsikletin arkasına bağlayıp sürükleyip ayaklarını yokeden sadist adama


NE OLDU?

Hepsi serbest, hepsi ödüllendirildi..


23 Eylül 2014 Salı

YEMEK ARTIKLARI SOKAK HAYVANLARINA GİTSİN



   Yıllardır söylerim, belediyeler tüm restoran, hastane, okul, sosyal tesis, fabrika gibi yerlerden hergün yiyecek artıklarını toplamalıdır. Böylece hiçbir sokak hayvanı aç kalmaz. İşlem çok basit; belediyenin arabasıyla bir eleman hergün buralardan belirli saatlerde torbalardaki atıkları toplayacak ve sokak hayvanlarına dağıtacak. Ama yapan var mı, çok az.. Örnek veriyorum; İstanbul İstinye'de böyle atık toplanacak nereleri var;

İBB Sosyal Tesisleri, İstinye Devlet Hastanesi (öğle yemeği ve yatan hastaların kalan yiyecekleri), İstinye Carrefour (tarihi geçmeye yakın ürünler), Migros, Bim, balıkçılar (herkes balık ayıklatıyor), kasaplar, balık restoranları, Dominos Pizza, Little Seazers Pizza, Carrefour Burger King (elemanlar tepsilerde kalan  patates, hamburger ve tavukları ayırabilir), fırınlar (çıkma ekmekler), pastaneler, simitçiler, Recaizade Ekrem Ortaokulu, Meslek Lisesi, İmamhatip Lisesi (okulların kantinindeki yiyecek artıkları) ve en önemlisi de İstinye Park AVM'den çıkan tüm restoranların (Mc donalds, Burger King, Shake Shack, Günaydın Kebap, Kaşıkla..) yemek artıkları..

    Gördüğünüz gibi sırf İstiye'de kocaman bir liste oluştu, buralardan toplanan yiyecek artıklarıyla ne kadar hayvan doyar değil mi? Yani aslında belediye sağa sola sokak hayvanları için yemek ve su yerleri yapsa ve herkes işletmesinden, dükkanndan artan yiyeceği gidip kendi oralarta dökse bile olabilir. Tabi sorumluluk sahibi insanlarsak.. 

Çöpe gideceklerine midelerine gitsin..


Onlar için bir kuru ekmek bir yarım ekmek döner gibidir.. Siz hiç bir hafta aç kaldınız mı?

15 Eylül 2014 Pazartesi

AYAKLI ANTİDEPRESANLAR


Ayaklı antidepresanlar


‘Her şeyin başı’ olarak görülen ‘stres’i yenemiyoruz ama hayvan sevgisi buna karşı müthiş bir koz. Strese karşı Hürriyet’te kullandığımız ilaçları ve uzmanların hepimize tavsiyelerini de aşağıda sunuyoruz.

     Modern tıpta, doktor-hasta diyaloglarında konu tedavi sürecine geldiğinde reçetenin başına yazılan şu cümle oluyor: “Stresten uzak durun.” Fakat günümüzde ‘Her kötülüğün anası’ görülen ‘stres’i engelleme konusunda kesin çözüm bulunabilmiş değil. Her geçen gün, insan hayatındaki detay artarken, karşılaşılacak problemler de bununla katlanıyor.

   Günümüz şehirli insanının çileli hayatı’ konulu girişi, yani önceki paragrafı bir hayvansevere okursanız, size çözümün kolay olduğunu belirtip, hayvan beslemeniz konusunda tavsiye verecektir. Bu işi bilimsel olarak inceleyenlere göre de haksız sayılmazlar. Zira yaptıkları araştırmalarda hayvan sevgisini bir adım öteye taşıyıp, hayvan besleyenlerin sağlık durumunda, gözle görülür şekilde müspet gelişmeler olduğunu kanıtlıyorlar.
Bir örnek: Ruhsal sıkıntıların yol açtığı bedensel hasarlar olarak tanımlanabilecek psikosomatik rahatsızlıkları inceleyen bir dergi olan, Journal of Psycshosomatic Research’de 2000 yılında yayımlanan makale, 1985 sonrası birçok üniversite ve akademide yapılmış araştırmanın sonucunu aktarıyor. Buna göre, evinde hayvan besleyen tansiyon hastalarının, beslemeyenlere göre çok daha fazla oranda tedaviye cevap verdiği anlatılıyor. Sebebi, hayvanla temas sonucu salınan hormon seviyesindeki artışın, damarlarda gevşetici etki yapıp tansiyonun yükselmesini önlemesi. Benzer şekilde kalp krizi oranı da düşüyormuş.

HAYVANLA BÜYÜYEN ÇOCUK DAHA SOSYAL

     Bu örnekleri bize Juen Polikliniği’nden Veteriner Hekim Faik Engin veriyor. Bununla kalmıyor elbette. Yetişkinleri kenara bırakıp çocuklara dönersek, hayvanların onlar için de önemli etkileri varmış. Engin diyor ki: “Bir hayvan ile büyüyen çocukların genel olarak daha sosyal ve paylaşımcı olduğu, daha kolay iletişim kurabildiği de bir başka gerçek. Araştırmayla kanıtlanan bir başka durum da yeni doğan çocuğun, 1 yaşına kadar olan değerleri incelendiğinde eğer evde bir köpek yaşıyorsa, yeni doğanların evde köpek yaşamayan bebeklere göre yüzde 25 oranında daha az alerji riski olduğu. Yine bu bebeklerde egzama, kızarıklık ve çeşitli cilt sorunu riski de daha az olarak açıklanıyor. Bağışıklık sistemlerinin daha güçlü olduğu da bu araştırmanın sonucu.”




       Gündelik yaşamda da hayvan sevgisinin insan üzerindeki etkisini gözlemlemek mümkün. “Kediseverler videolarını paylaşabilsin diye bulundu” denilen internette, stressavar ‘kedili videolar’ın yerini Twitter’deki hayvan fotoğrafları ve videoları paylaşan, takipçi sayıları milyona ulaşan hesaplara bırakması bundan. İnsanlar, evinde beslediği hayvanından uzaktayken bile bir resimle mutlu olabiliyor. Araştırmaya giriştiğinizde de hayvanların pek kötü etkisini bulamıyorsunuz zaten. Ezici çoğunluğu gülümseten şeyler. Marilyn Monroe’nun “Köpekler beni asla ısırmaz. Sadece insanlar ısırır” sözünü de Mark Twain’in “İnsanlarla ilgili ne kadar çok şey öğrenirsem, köpeğimi o kadar çok seviyorum” serzenişini de hayvan sevgisine yorabiliriz pekâlâ.

Veteriner Faik Ergin
     Hayvan besleme fikriniz varsa, bunun bir heves olmadığını, o hayvanı çoğu kişinin yaptığı gibi bir süre sonra sokağa bırakamamanız gerektiğini hatırlatırken, son sözü, hayvan beslemenin yaşlılar üzerindeki etkisini anlatması için Veteriner Faik Engin’e bırakıyoruz: “Hayvan beslemek birçok sağlık probleminin tedavisinde pozitif etki sağlıyor, hatta problemleri daha ortaya çıkmadan engelliyor. Bu, yaşlı insanların sosyal yalnızlık karşısında daha dayanıklı olmalarına yardım ediyor, yalnız yaşayan kişilerin endişelerini azaltıyor, rahatlamalarına yardımcı oluyor. Araştırmalar özellikle alzheimer hastalarının evlerinde evcil hayvan bulunuyorsa, endişeli ruh hali ve anksiyete sorunlarından daha az etkilendikleri ortaya çıkıyor. Yaşlıların bir evcil hayvan beslemeleri, onlarla oynamaları ve ilgi göstermelerinin kendilerini çok mutlu ettiğini ve hayata daha sıkı sarıldıklarını belirtiyor.”

http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/hayat/27196539.asp

Yorumum; Devlet, hayvanlara karşı şiddet, tecavüz, öldürme gibi suçlara çok büyük para ve uzun hapis cezaları vermediği sürece daha birçok antidepresan tüylü dostumuz ölür!!