"Ağrım olsa bağıramam, aslan görsem kaçamam, kuyruğu ne de tatlı dersiniz ama avcı vurunca afiyetle yersiniz, çok da üşüdüm, kürkümü geri verseniz.. Tavşanım ben, keşke dostum olsan sen.." (Tawşi)

15 Mayıs 2015 Cuma

YILANI YAKMAK İSTERKEN KENDİNİ YAKTI

Edirne'de bir asker yakaladığı yılanı yakmak isterken kendini yaktı




EDİRNE’nin İpsala İlçesi’ne bağlı Sarıcaali Köyü’ndeki askeri birlikte vatani görevini yapan 21 yaşındaki er T.G., nöbet tuttuğu sırada yakaladığı yılanı yakmak isterken, elindeki benzin dolu pet şişenin devrilip alev alması sonucu yüzü ve ellerinden yaralandı.

İlçeye bağlı Sarıcaali Köyü’ndeki birlikte askerlik yapan er T.G., nöbet tuttuğu sırada çalılıkların arasında yılan yakaladı. Er T.G. nasıl temin ettiği bilinmeyen pet şişeye doldurulmuş benzini yılanın üzerine dökerek yaktı. Bu sırada T.G.’nin tuttuğu benzin dolu pet şişe elinden kayıp yüzü ve ellerine sıçraması sonucu alev alarak yaralandı. T.G., durumu fark eden diğer askerlerin haber vermesi üzerine çağrılan ambulansla Keşan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yüzü ve ellerinde 1’nci derece yanıklar olan T.G., buradaki ilk müdahalesinin ardından Edirne Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/29002219.asp
Tawşi der ki; Sen nasıl bir mahlukatsın ki Allah'ın yarattığı bir hayvanı zarar vermediği halde öldürmeyi bırak bir de işkence çektirerek öldürmeye çalışıyorsun, katliam bu! Bu kişi acilen bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde tedavi edilmelidir. Bugün yılanı yakmak isteyen yarın kediyi, köpeği ve insanı yakar! Olayın peşi bırakılmamalı, ayrıca dava açılıp ceza almalıdır. 

GÜNÜN DOSTU


ÇİN'DE PANDA KATLİAMI



    Biliyorsunuz katliam ve işkence ülkesi Çin'de tüm kedi köpekler başta olmak üzere tüm hayvanların canlı canlı derileri yüzülür ama pandalar ülkenin simgesidir, el üzerinde tutulurlar ve devlet başkanlarına hediye edilirler. Diğer hayvanların değeri yok mu, ne biçim mahlukatlarsınız! Ama işte öldürülen bir panda ve sonucu.. Panda öldürmenin cezası idamdır. Keşke diğer hayvanlara yapılan zulümlere de Çin aynı cezayı verse.. Ve keşke bizim ülkemizde de şu panda cezası geçerli olsa.. Bizde adam öldürsen 3 yıla çıkılıyor, siyasilerimize göre ise hayvan neymiş canım, oy bile veremiyor, peehhh.. İşte haber;

Çin’in devlet televizyonu CCTV’nin haberine göre, polisin Yunnan eyaletinin Yanjin kasabasında yaptığı operasyonda ayrıca bir kürk parçası, 9,75 kilo et, dört kemik ve bir safra kesesi ele geçirildiği kaydedildi.

4 Kasım 2014’te öldürülen pandanın yetişkin bir dişi panda olduğu belirtildi. Pandanın kürkünün komşu Chongqing şehrindeki bir müşteriye 550 bin yuana (88 bin 631 dolar) satılacak olduğu da ifade edildi.
Nesli tehlike altındaki pandalar, Çin’de korumaya alınan hayvan türlerinden. Pandalar, Çin tarafından bazı devlet liderlerine hediye ediliyor. Pandalar ayrıca, az bulunduklarından dolayı kara borsada parçaları çok pahalıya satılıyor.
SAYILARI 1864’E ÇIKTI
Çin’de yabani pandaların sayısı 268 artarak toplamda 1864’e çıkmıştı. 10 yıl önce doğada yaşayan panda sayısı ise 1596 idi.
Dünya Doğayı Koruma Vakfı’na  (WWF) göre, Çin’de pandalar için geleneksel tehlike olan kaçak avlama azaldı, ancak ekonomik gelişme büyük tehdit haline geldi.
WWF ayrıca, hidroelektrik santralleri, yollar ve madencilik projelerinin hayvanın doğal yaşam alanını bozduğunu da kaydetmişti.
Aynı zamanda WWF’nin de simgesi olan pandalar, Çin’in Sichuan, Shaanxi Gansu eyaletlerinde yaşıyorlar ve pandaların yaşam alanının da 2 milyon 577 bin hektara genişlediği ifade ediliyor.
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/28997624.asp


KUŞ GRİBİ DEĞİL KATLİAM!



    Yine bir kuş giribidir gidiyoruz neymiş Gebze'de birçok tavuk itlaf edilmiş, İstanbul'a yaklaşmışmış, işte haber, yorumum ise her zamanki gibi yine sayfamın altında;

Gebze’de 10 bin tavuk itlaf edildi


KOCAELİ’nin Gebze İlçesi’nde bir çiftlikte dün gece 10 bin tavuk İl GıdaTarım ve Hayvancılık müdürlüğü ekiplerinin gözetiminde itlaf edildi. Tavukların kuş gribi virüsü nedeniyle itlaf edildiği belirtilirken açıklama yapılmadı.

Gebze İlçesi Molla Fenari Köyü’nde bir çiftlik sahibinin Balıkesir’den getirttiği 2 bin tavuğun yaklaşık 800’ü kümeslere konulduktan kısa süre sonra öldü. Tavukların telef olması üzerine durum Kocaeli İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne bildirildi. Dün gündüz saatlerinde gelmeleri beklenen ekipler, iddiaya göre gece yarısı gelirken, Molla Fenari Köyü’nün yanı sıra Pelitli ile Denizli Köyü’ne benzer tavuk ölümlerinin olduğunu belirledi. Kocaeli İl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’ne bağlı ekipler köylerde panik havası yaratılmaması için gece yaklaşık 10 bin tavuğu itlaf ettirdi ve bunlar 16 E 9164 plakalı kamyonetle taşınarak kireçledikten sonra gömüldü. Bazı köylüler, tavukların canlı kanlı poşetlere konulup gömüldüğünü söyledi.
Şu ana kadar, tavukların toplu ölümü ve itlafının guş gribinden mi, yoksa başka bir hastalıktan mı kaynaklandığı konusunda açıklama yapılmadı.
KAYMAKAMLIKTAN AÇIKLAMA
Gebze Kaymakamlığı açıklama yaparak, daha önce köy statüsünde olan Mollafenari Mahallesi’nde kanatlı hayvan ölümleri olduğunu doğruladı. Kaymakamlığın açıklamasında, şu ana kadar 2 bin 103 kanatlı hayvanın itlaf edildiği belirtilirken, kuş gribi olup- olmadığı konusunda bilgi verilmedi. Kaymakam Mehmet Aslan imzasıyla yapılan açıklama şöyle:
"İlçemiz Mollafenari Mahallesinde muhtelif sayıda kanatlı hayvan ölümleri gerçekleşmiş olup, mahallede faaliyette bulunana bir kanatlı hayvan işletmesi sahibinin beyanına göre; ölümlerin, mahalleye gelen bir seyyar satıcıdan satın alındığı iddia edilen kanatlı hayvanlardan sonra görülmesi sebebiyle tedbir amaçlı olarak İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü hayvan sağlığı birimlerince Mollafenari ve civarı mahallelerde itlaf ve karantina çalışmalarının süratle yürütüldüğü şimdiye kadar 2103 kanatlı hayvan itlaf, 80 yumurta imha edilerek karantina tedbirleri uygulanmaktadır. İtlaf edilen hayvanların bedelinin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca karşılanarak üreticilerimizin mağdur edilmeyeceği hususunda bilgilerinizi rica ederim."
Bu açıklamaya karşılık, Gebze’de sadece bir çiftlikte itlaf edilen tavuk sayısının 4 bine yakın olduğu belirtildi. 
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/28995738.asp
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/28927516.asp
Tawşi der ki; Yaşı biraz büyük olanlar yıllar önce televizyonda izlediğim şu haberi hatırlar: "Mudurnu Tavuk iflas etti, milyonlarca tavuk ve civciv canlı canlı açılan çukurlara gömülüyor." Ne acıyla izlemiştim bu haberi küçükken. Hayvanlar çırpınırken üzerlerine örtülen toprağı.. Herşey para içindi.. Acımasız insanoğlunun taptığı yegane şey olan para.. Yıllar geçti sonra ne oldu birden kuş giribiyle ilk defa tanıştık, asla tavuk yenmemesi gerektiği söyleniyordu ama kendiliğinden ölen hiçbir hayvan yoktu. Derken yabancı ilaç firmaları devreye girdi, ilaç satışları yapıldı ve birden yıllarca halkın sevgi ve güvenini kazanmış Uğur Dündar ekrana çıkıp "Artık güvenle tavuk yiyebilirisiniz." dedi, Uğur Dündar dediği an kuş gribi geçti. Üniversitedeyken domuz gribi çıktı, sınıfta çekilen tüm filmlerde domuz gribiyle alay ediliyordu çünkü gerçeği yine biliyorduk, ilaç firmaları yine aç kalmıştı, aşı satıp insanları zehirleyip kirli bir şekilde para kazanacaklardı. Tıpkı yıllar önceki deli dana gibi, Kırım Kongo kanamalı gibi.. Dünyada iki şeyi durdurursanız herşey iyiye gider zaten: 1) Silah sanayii  2) İlaç sanayii.. İkisi de birbirinden beter ve kirlidir. Şimdi yine zavallı tavuklar katlediliyor. He diyeceksiniz zaten böyle olmasa da yenmek için kesilmeyecekler miydi ya da erkek civcivler yani geleceğin horozları yeni doğduklarında zaten erkek oldukları için yine ayıklanıp canlı canlı preslenip çöpe atılmayacak mıydı.. Evet maalesef devletin birşey yapmadığı bu katliamlar devam edecekti ama bir canlının olmayan birşey için öldürülmesi çok acıdır. 



14 Mayıs 2015 Perşembe

GÜNÜN DOSTU


GELİNCİK VE HAZİN HİKAYESİ




    Uzaklarda bir köyde, kocası, çocuğu doğmadan ölmüş, tek başına yaşayan hamile bir kadın kendisine arkadaş olması açısından dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar. Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmaz. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşır. Bir kaç ay sonra kadının çocuğu doğar. Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadır. Günler geçer ve kadın bir gün birkaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak ve yavrusunu evde bırakmak zorunda kalır. Gelincikle bebek evde yalnız kalmışlardır. 

Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir. Gelinciği ve kanlı ağzını görür. Anne çıldırmışcasına gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvanı. Tam o sırada içerideki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir…Ve odada beşiği, beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür. 

Einstein der ki; "İnsanlardaki önyargıyı parçalamak benim atomu parçalamamdan çok daha zor."

13 Mayıs 2015 Çarşamba

SEN BU ÜLKENİN BAŞBAKANINA YUH ÇEKERSEN TOKADI YERSİN!




     CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, Manisa'nın Soma ilçesindeki maden ocaklarında meydana gelen iş kazalarının ve yaşanan ölümlerin sorumluları ile nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önerge hazırladı. Önerge, 51 milletvekili ile Meclis Başkanlığı’na sunuldu. 29 Nisan 2014’te TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen önerge; muhalefet partilerinin desteğine rağmen Genel Kurul'da reddedildi. Özgür Özel, madenci bareti ile yaptığı konuşmasında, Soma’da her an büyük bir facia gelmesinin kaçınılmaz olduğunu anlattı ama hükümetin umrunda olmadı. Belki bir Mercedes veya yeni bir saray yapımından bahsetseydi eminiz ki herkes kabul ederdi. Ve tarih 13 Mayıs 2014 Soma Manisa.. 301 madencimiz feci şekilde can vermişti tabi ki aslında ölenler bundan kat kat fazla, üzerlerine dökülen çimentodan, içeride kalan kaçak Suriyeli işçilerden, çıkarılan cansız bedenlere yaşıyormuş gibi takılan hortumun ucu gözüken oksijen maskelerine bir hükümetin saati 5 TL'ye yerin kat kat dibine giren ve ölen zavallı işçilerin masum bedenleriyle bile oynadığına şahit olduk. Manisa halkı acılı ve öfkeliydi, neredeyse her aileden bir iki kişi vefat etmişti, tüm Türkiye tek yürek olmuş cansız bedenlerin çıkarılışını, ailelerin çaresiz dualarını ekranlardan acıyla izliyordu. Buna rağmen babasının hesabını soran biri çevik kuvvet tarafından yere yatırılıp başbakanlık mişavirince tekmelendi, üzerine yetmedi yuhalanan başbakan sinirlenip yuhalayan vatandaşa yaklaşıp; "Sen bu ülkenin başbakanına yuh çekersen tokadı yersin!" dedi. Dediğini de yaptı, halkın lincinden kaçarak markete giren başbakan bir vatandaşımıza da burada tokat attı. Ölenler bakanların umrunda mıydı? Onlar takım elbiseleriyle jilet gibi ortalarda basın açıklaması peşinde dolaşıyorlardı sadece halk çamura saplanmışken.. Peki davaların sonucu ne oldu, hepsi serbest, ülkemizdeki adalet anlayışı.. İşte o yürek burkan, acılı halkı anlamayıp diktatörlüğe yenik düşmenin videosu ve Soma faciası foto galerisi;


http://www.ensonhaber.com/erdogan-yuh-cekersen-tokadi-yersin-2014-05-16.html

http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay/95131/2/1/28989156/soma-facias-n-n-ard-ndan-1-y-l-boyle-gecti



HOŞÇAKAL ZİFİR..


      Bir gün önce rüyamda ormanda zifiri karanlıkta cenaze namazı kılıyordum. Ben mi öleceğim derken minik yavrumuz Zifir annesi Tekir'in diaresi yüzünden öldü çünkü ondan süt içiyordu ve daha çok küçüktü, kurtaramadık, bir haftadır pıtır pıtır yürümeye başlamıştı evde, simsiyah şişko bedenini maviş gözleri aydınlatıyordu, o kadar tatlı ve usluydu ki vermeye kıyamayacağım diyordum. Dün o maviş gözleriyle kardeşi Zikir'in yanında otururken yine o koca gözleriyle çok tatlı baktı bana, fotoğrafını çekecektim, üşendim, yarın çekerim dedim, bugün öldü, meğer bana son bakışıymış ve ben çekemedim. Bana bir bakışının fotoğrafı bile yok şimdi.. Tawşi'nin de merdivenden hızla inip çıkışını çekememiştim.. Hiç birşey için üşenmeyin sonra çok geç oluyor. Kömür karası kedim Zifir,  Soma faciasından bir gün önce uçup gitti göklere..

GÜNÜN DOSTU


İKİ ERKEK TAVŞAN YUVA ARIYOR!

İki Erkek Tavşan Yuva Arıyor, İstanbul, Avrupa Yakası



        Sevimli tavşanlara yuva açmak istiyorsanız ÜCRETSİZ HAYVAN İLANLARI menüsüne girip sayfanın en altındaki yorumlar kısmındaki Büşra Demirtaş Hanımefendi'ye ulaşın lütfen, bende fotoğrafları yoktur.



12 Mayıs 2015 Salı

36 GOLDEN İSTANBUL'DAN ATLANTA'YA GETİRİLDİ



    ABD’de Golden Retriever cinsi köpeklere yardım için kurulan ‘Adopt a Golden’ (Bir Golden Sahiplen) adlı dernek İstanbul'daki bir barınakta kalan 36 köpeği sahiplenerek Atlanta'ya getirdi. Köpekler 12 saatlik uçak yolculuğunun ve yedi saatlik bekleme süresinin ardından yeni yuvalarına kavuştu.


    ABD'nin en büyük Golden Retriever barınaklarından birine sahip olan dernek, İstanbul'a gelerek uluslararası bir "Golden kurtarma operasyonu"na imza attı. ABD basını, bunu "Uluslararası alanda yapılan en büyük Golden kurtarma operasyonu" olarak niteledi.
  Derneğin Başkanı Lauren Genkinger İstanbul'daki barınağın kendilerine ulaştığını ve köpeklere bakacak yer olmadığı için yardım istediklerini belirtti.
   Atlanta'daki Pet Lodge isimli hayvan barınağına getirilen köpeklerin İngilizce komutları öğrenebilmesi için Türk asıllı çevirmen Tuba Malinowski dernek tarafından görevlendirildi. Köpekler İngilizce eğitimleri bittikten sonra Haziran ayında sahiplendirilmek için hazır olacak.

Tawşi der ki; Hükümetimize, hatta şimdiye kadar ki tüm hükümetlere yazıklar olsun, yıllarca yediniz, çaldınız ama bir hayvan barınaklarıyla ilgilenmediniz, onları barınak denen açlık ve işkenceli ölüm evlerinden kurtarmadınız, pet shop ticaretini önlemediniz, yasalarını düzgünleştirmediniz. Sanıyor musunuz ki bu hayvanlar öbür tarafta dile gelmeyecek, sizlerden hesap sormayacak. Pet shoplardan hayvan alıp onu ölüme terkeden sizler de o siyasetçiler kadar suçlusunuz ayrıca! Zavallı yurdumun masum ve bahtsız hayvanlarının dilencilik ve hırsızlıkla geçinen, devlet tarafından 5,5 milyar dolar harcanan Suriyeliler kadar değeri yok, yazık..!
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/28985801.asp
Haberin videosu;
http://webtv.hurriyet.com.tr/haber/36-golden-istanbul-dan-atlanta-ya-getirildi_112518?startVideo=12

CEVAP: KAFESTE BESLENEN TAVŞAN






     Tavşanı lütfen kafeste beslemeyin, hiç doğada kafes içinde gezen tavşan gördünüz mü, tavşanlar çok geniş alanlarda özellikle gece ve erken saatlerde koşup oynamayı seven hayvanlardır. Kafes içinde depresyona girerler stresten ölürler ayrıca kafes içinde beslemek hijyenik değildir. Tavşanınızın bir odası olmalıdır ve kendi boyundan daha büyük geniş bir leğende 2-3 parmak kadar da talaşı olmalı bu talaş her gün değiştirilmelidir. Leğenin en dibinde 2 kat poşet koyun ki poşetle alıp atarsınız. Tavşanlar iki ayrı dışkı yaparlar birini yemesi normaldir, idrarlarını tüketmezler. 

GÜNÜN DOSTU


               Hadi şu zavallıya bebeğe acımıyorsunuz o iğrenç kokuyu mideniz nasıl kaldırıyor? Bildiğiniz bağırsak yiyorsunuz ve bağırsak en çok parazit dolu, en kirli organdır. 

BİR TEKİR KEDİ BESLEMEK



       Birçok insan İran, Himalayan, Chincilla, Ankara, Van, Siyam, British Fold gibi cinslerinin peşinde koşup, üzerine pet shoplarda mal alır gibi para ödeyip bir eşya satın aldıklarında bir dostlarının olduklarını zannediyorlar. Siz ise onu oradan kurtarmıyorsunuz, o kirli ticareti yapana daha da katkıda bulunuyorsunuz ve sizden sonra yerine birkaç kedi daha koyuyor. Bu kirli döngü sürüp gidiyor. Oysa hiç yürürken mahallenize, sokağınıza baktınız mı? Etrafta karnı aç olan, soğuktan donmak üzere, hasta, yuvası olmayan, köpeklerin veya insanların saldırısına uğramış bir kedi var mı diye? Birgün internet veya süpermarketlerden önce 500 gr bir kuru mama alın. Çok pahalı olmasına gerek yok. Sonra bu mamadan 3 su bardağı mamayı bir poşete koyup sokağa çıkın ve kedilerin olduğu yerlere, üzerine basılmayacak, dükkan önü olmayan yüksek yerlere koyun. Kedicikler hemen yanınızda biteceklerdir. Ayrıca siz bu mamayı hangi saatte koyduysanız yarın o saati heyecanla bekleyeceklerdir. Örneğin sabah 8 de işe mi gidiyorsunuz, arabanıza binmeden veya otobüs durağına gitmeden çnce yine yanınıza mama alın ve kedilere koyup öyle gidin, hatta yanınıza biraz fazla alın ki dönerken de yine verin, akşam yemeklerini de yemiş olurlar. Derken 500 gr lık yemin nasıl bittiğine inanamayacaksınız. Bence en iyisi 15 kilosu 50-60 TL olan internetten bir mama sipariş edin, çuvalı kiler gibi kuru ve güneş almayan, serin bir yere koyun. Bundan kedilere azar azar verin. Hem sevaba girin, hem de zavallı masum canlar doysun :)  Hem bakarsınız birine veya birkaçına çok alışıp evde beslemek istersiniz :)  İnanın ırk, cins hiç önemli değildir yeter ki sokaktan bir can kurtarın ya da karınlarını doyurun, size sonsuz sevgi vereceklerdir.

11 Mayıs 2015 Pazartesi

OYUNCAKLARIYLA BÜYÜYEN DOSTLARIMIZ


          Minik Himalayan kedim Kirli kendi gibi minik bez timsah oyuncağına sarılıp uyurdu ve onunla oynardı, Kirli daha sonra 8 kiloluk midesine bulduğunu atan bir yakışıklıya döndü ama hala oyuncağıyla uyurdu.
          Smokin kedim Hacı, orta boydaki kutup ayısı oyuncağının yanında minicik kalırdı, büyüyüp ayıyı 6 y katladı, bir delikanlıyken bile, hatta yazlığa giderken de ayıcığını bırakmazdı, hep onunla oynar, onunla uyur, evde dolaşırken ağzına alır divan divan gezdirirdi. 




İşte şimdiye kadar en severek baktığım harika bir foto galeri;

http://kelebekgaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay/95061/2368/3/oyuncaklar-yla-buyuyen-evcil-hayvanlar

İTÜ'DE KÖPEK BESLENEMEZ TABELASI ASTIRAN DEKANA CEVAP!



BİLGİ Hayvan Dostları İnisiyatifi Fotoğraf Sergisi Açılışı

Tarih: 12 Mayıs 2015, Salı
Saat: 13.00
Yer: Santral istanbul Kampüsü, ÇSM Binası önü-meydan 
İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Programı PUBLICA Öğrenci Ajansı öğrencileri, bu yıl hayata geçirdikleri BİLGİ Hayvan Dostları İnisiyatifi ile, kampüslerde yaşayan hayvan dostlarımızın yaşam koşullarını iyileştirmek ve birlikte yaşam kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla çalışmalar yapıyorlar.
BİLGİ Hayvan Dostları İnisiyatifi’nin santralistanbul Kampüsü’nde yaşayan canlıları daha yakından tanıtmak amacıyla düzenlediği fotoğraf sergisinin açılışına tümBİLGİ’liler davetlidir. 
http://step.bilgi.edu.tr/tr/news/bilgi-hayvan-dostlar-inisiyatifi-fotograf-sergisi/
Tawşi der ki; İşte iki üniversite arasındaki fark;

Eğitim şart ama okumakla da bazen birşey olmuyormuş..




PETARKADAŞ'TA KEDİ KÖPEK PATLAMASI

      

     Bir sokak köpeği ilanı eklemek için Petarkadaş'ın Petbul bölümünü açıyorum her gün 100 yeni ilan daha ekleniyor, Golden ve Cocker köpekler, yeni doğan birsürü kedi yavrusu havada uçuşuyor. Hadi kedileri anlıyorum zavallılar çoğu sokakta kısırlaştırılmadığı için çoğalıyorlar ve merhametli insanlar onlara sokaklarda ziyan olmasınlar diye yuva arıyorlar ama bu cins köpeklere ne demeli? Onlarca Golden'i parayla patates alır gibi pet soplardan alıyorsunuz daha yavruyken, sonra hayvan büyüyor, bakıyorsunuz dana kadar oldu, şirinliği kalmadı, çok yemek yiyor, tuvalete götürmeye üşeniyorsunuz, siz işe gidince havlıyor diye gerizekalı komşularınız rahatsız oluyor, tatile çıkamıyorsunuz  derken hooop zavallı o parayla mal gibi alınan köpek kapının önüne yallah, yeni yuva arıyor. Onlarca Cocker, King Charles Spanial ilanı var, artık gördükçe utanıyorum. PARAYLA HAYVAN SATIN ALMAYIN, YETER!

SÜT DANASI VAHŞETİ!

Bu alıntıyı herkesin okumasını istiyorum;


türkiye'de marketler, kasaplar dahil, yeni bir et tüketme çılgınlığı başlatan, bir biri ardına oldukça fahiş fiyatlarla satış yaptıkları için ödedikleri fahiş tutarla orantılı şekilde kıymetli/lezzetli et yediklerine inandırılanların ceplerini fethetmek için açılan steakhouseların körüklemekte olduğu işkence.

http://www.turseng.com/...i-iskencesi-sut-danasi.html - süt danası vahşeti ile ilgili detaylı bilgi edinmek için. yazıyı okuyun, resimleri inceleyin, videoyu izleyin (baştan sona) ve bu vahşetin farkına varın. süt danası satın almayın, tüketmeyin, bu ürüne yer veren fahiş fiyatlı, tüketim çılgınlığını empoze eden kapitalizmin temel mekanlarına prim vermeyin, gelir adaletsizliği için fırsat oluşturmayın, lorenz eğrisinin daha fazla kabarmasını sağlamayın.


Günaydın Kasap
süt danası denen vahşet ürününe hem kasap, hem de restoran bölümlerinde yer vermekte olan yer. türkiye'de süt danası denen işkence ürününü satanların ağababası. genel olarak et tüketimini empoze eden, pazarlayan, arayış içinde olan tatminsiz insanların et tüketimini çeşitli isimler altında gerçekleştirince kendisini özel, farklı hissetmelerini sağlayan, böylece nüfusun büyük bölümünün cebini fethetmeyi amaç haline getirenlerin banisi.
http://www.gunaydinkasap.com/kasap_sutdanasi.php - bu yerin süt danası ürünlerini açık saçık, net, ortada satmakta olduğunu yeni farkettim. süt danası işkence ürünüdür, süt danası elde etme süreci canlara yönelik doğumdan ölüme, baştan sona işkence etmekten oluşmaktadır.
süt danasına hayır! süt danası tüketmeyin! süt danası ürünlerini hem bu steakhouse, hem de market ve diğer kasaplardan satın almayın. satın almazsanız üretilmez.
süt danası denen tahammülfersa işkence ürününün elde edilme süreci ve genel olarak süt danası ürünü ile ilgili detaylı bilgi edinmek için: http://www.turseng.com/...i-iskencesi-sut-danasi.html

ilgili linkte yer alan yazıyı okuyun, resimleri inceleyin, videoyu baştan sona izleyin. her zaman belirttiğim gibi insanların çoğunluğunun masumiyetine, bu tür endüstriyel işkence örneklerini tüketmelerinin bilgisizlikten kaynaklandığına, bilseler yapmayacak, satın almayacak, yemeyecek, giymeyecek olduklarına inanmakta ve hayvan hakları savunucusu olarak bilmeyenlere anlatma, bu bilmedikleri için vahşet ürünlerini tüketenleri bilgilendirmekle yükümlü olduğuma kanaat getirmekteyim. bilmeden tüketenler varsa bu benim sorumluluğum diye düşünürüm her zaman. onlara ulaşsam, yeteri kadar çaba göstersem, çok uğraşıp herkese duyursam yemezlerdi, yapmazlardı, tüketmezlerdi, böylece bu canlara daha fazla işkence edilmezdi, canlara yönelik tüm bu vahşetler sona ererdi diye inanırım. bu yüzden süt danasına yönelik ilgili çalışmayı detaylı şekilde, bilgilenmek, bilinçlenmek amacıyla inceleyin. zira bu konuda bilgi edinen normal, ortazekalı, makul olup, sadist, işkenceci ve şiddet eğilimli olmayan herkesin bu tür vahşet ürünlerini artık kullanmayacağından, tüketmeyeceğinden eminim.


Kaynak;  http://www.turseng.com/2013_04_01_archive.html

KOZMETİK ÜRÜNLERİ ALIRKEN HAYVANLARI ÖLDÜRMEYİN!

         


         Özellikle bu yazımı bayanların okumasını istiyorum. Dün Beyoğlu Gratis'e girdim, %50 indirim vardı ama sanki bedava mal dağıtıyorlar gibi millet birbirini eziyordu, Arap turistler dirsek bile attı. Ve diyaloglar sadece şu kadardı:

- Şu allık ne kadar, şu rengi var mı, teşekkürler (ve ardından yallah upuzun kasa kuyruğuna).

            Bir kişi bile ; "Bu marka hayvanlar üzerinde test yapıyor mu, kaç hayvan öldürüyor?" sorusu yok! İnternetten bir gün önce hangi markalar hayvan dostu hangileri katil diye araştırayım yok, ucuz olsun, rengi güzel olsun yeter! Siz yüzünüzü boyayacaksınız, güzel kokacaksınız, evinizi temizleyeceksiniz diye testler sırasında kaç hayvan ölüyor biliyor musunuz? Aynı ilaç sanayii gibi.. Ayrıca bu araştırmayı evinizde kullandığınız tüm deterjan, sabun, ıslak mendil hepsinde yapmalısınız ve katil markaları kesmelisiniz, 2 kuruş daha verin ama milyonlarca hayvanı ölümden kurtarın. Ölen kedi, köpek, tavşan, maymunlara yazık değil mi? Gratis, Watsons gibi kozmetik dükkanlarına girmeden önce lütfen evlerde biraz internette araştırma yapın. Ayrıca hayvanlar üzerinde yapılan bu deneyler %90 başarısızdır çünkü hayvan ve insan anatomisi çok farklıdır yani hayvanlar boşu boşuna katlediliyor. İşte hayvanlar üzerinde test yapılması ve bunu yapan katil firmalar;

- Dove (Unilever'e ait diğer firmalar gibi)
- Avon
- Garnier
- Biotherm
- Lancome
- LaRoche Posay
- Kerastase
- Maybelline
- Clinique (Estee Lauder)
- Max Factor (P&G'ye ait diğer firmalar gibi)
- Shiseido
- Neutrogena 
-The Body Shop
- Pantene
- Sensodyne
- Signal
- Vichy
- Essie
- MAC (Estee Lauder)
- Elizabeth Arden
- Revlon
- Acuvue
- Calgon
- Braun (P&G)
- Cacharel
- Clean & Clear
- Clearasil
- Donna & Karan
- Dolce Gabbana
- Georgio Armani
- Gucci Fragrance
- Guerlain
- Head & Shoulders
- Hugo Boss
- L'Occitane
- Ralph Lauren Fragrances
- ReNu
- Tommy Hilfiger