"Ağrım olsa bağıramam, aslan görsem kaçamam, kuyruğu ne de tatlı dersiniz ama avcı vurunca afiyetle yersiniz, çok da üşüdüm, kürkümü geri verseniz.. Tavşanım ben, keşke dostum olsan sen.." (Tawşi)

6 Ağustos 2016 Cumartesi

YALNIZLIK


        Selçuk Erdem'in bu karikatürü, yalnızlığı en iyi anlatan karikatürdür bence.. Hayvanlar da yalnızlık çeker. Siz işe, okula, dışarı gidip onu evde tek başına tüm gün bırakınca, onu sokağa terkettiğinizde, ona bir arkadaş daha bulmadığınızda.. Belgesellerde su aygırlarının (hipopotam) üzerinde hep küçük kuşlar görürüz. Oxpecker Kuşu denen bu küçük kuşlar su aygırlarının ve birçok hayvanın derisine tutunan kene, böcek gibi asalakların temizlenmesini sağlayan faydalı kuşlardır. Ama yukarıdaki zavallı su aygırında bir tanecik kuş bile yoktur ve o kendi kuşlarını kağıttan yapmıştır. Oxpecker Kuşu ile ilgili daha fazla bilgi ve fotoğraf;

                                         



                                

PC PİSİLERİ


Eskiden..


Şimdi..


        En üstteki fotoğrafı artık şimdi sadece sahafçılarda görebilirsiniz çünkü kitap diye birşey kalmamış durumda. Ansiklopediler çöp oldu, bütün günümüz ise internet başında geçiyor, bütün dünya avcumuzda. İnsanlık tarihi internet ile inanılmaz bir değişim yaşadı. Artık en ufak çocuğun herşeyden haberi oluyor. Peki ya tüylü dostlarımız, onlar da değişmedi mi? Erkek kediler bile neredeyse Mart ayında bahçede kız tavlamaya gitmek yerine chat yaparak ayarlayacaklar, bilmiyorum belki de yapıyorlardır. Ben ne zaman odadan dışarı çıksam, dişi tavşanım Milky dostuma Skype'den birşeyler yazardı çünkü :)  Kısacası dostlarımız da değişmiştir. Artık doğal ürünle besleneni yok gibi, internetten sevdikleri mamayı sipariş ediyoruz, kargoyla kapıya geliyor. Hastalıkları için veterinere götürmek yerine önce internetten bakıyoruz. Egzersiz yapmaları için bahçeye çıkarmak yerine internetten dönen tekerlek satın alıyoruz, artık soba, kalorifer peteği yanında ısınmak yerine pc üzerinde uyuklamayı tercih ediyorlar, ayakkabılarımızın bağcıkları yerine pc kablolarımızla, mouse ile oynuyorlar, eskiden elbiselerimiz tüylenirdi, şimdi klavyemiz tüylenir hale geldi, sosyal medyada fotoğraflarıyla ünlülerden meşhur tüylü dost dolu, komşunun dişi kedisiyle çiftleştirmek yerine Petarkadaş'tan eş arıyoruz. En güzeli de bu siteden ücretsiz yuva arayan binlerce hayvana ulaşabiliyoruz. Ama bunu yaparken kendi mahallemizde yaşayan zavallı evsiz tüylü dostlarınızı ihmal ediyor musunuz?  Lütfen internetten ücretle hayvan satın almayın. Zaten satanların çoğu da dolandırıcıdır. Ücretsiz, sokakta yaşayan bir dosta yuva açmak ve ona internetin güzelliklerini sunmak en iyisidir ;)

KEDİ İLE UYUMAK



      Kediniz ile beraber uyumak gerçekten insana en mutluluk veren anlardan biridir. Karın veya göğsünüze çöreklenir, hafiften ön patileriyle battaniyeyi hamur yoğurur gibi yapar, mırıltısıyla sizi pozitif bir uykuya daldırır. Soğuk kış gecelerinde ısınmaya birebirdir :) O varken gece birşeyden korkmazsınız, kabus görmezsiniz, pozitif bir uyku uyursunuz. Tabi bazen tam tersi de olabilir; kediniz erkek ve tam delikanlı çağındaysa, aylardan Mart-Temmuz ise kediniz sabah ezanı okunmadan dişi kedi bulmak için çıldırıp düz duvara değil camlara tırmanabilir, kapıyı açmanız için sizi yumruklayabilir, Pavorotti sesiyle kulağınızı çınlatır, sadece bahçeye tuvaletini yapmaya alışkınsa da, ya da karnı acıktıysa böyle bir durum gerçekleşebilir.  Ya da ortam zifiri karanlıksa birden uyanırsınız bir bakmışsınız tepenizden bir çift çakal gözü gibi göz sizi izliyor, çığlığı basarsınız. Halbuki zavallı kedicik uyanmıştır ve sizi uyandırmamak için izliyordur. Yavru bir kediyse hareket eden ayaklarınıza atlar, hele üstünüzde battaniye yerine ince bir çarşaf varsa ciyaaaaaak diye bağırırsınız. Yine de süt kokulu o yavruyla uyumak dünyalara bedeldir. Tabi ezmemeye dikkat edin derim :)  Bir de pençelerine uyurken dikkat edin ki gözünüze gelmesin çünkü sürekli kırptığımız gözlerimiz onlar için güzel görünümlü bir oyuncaktır :)  Bir de obez bir kediniz varsa ve göğsünüze aniden çökerse karabasan basmış gibi hareketsiz kaldığınız andır :D  Amerika'da birçok psikiyatri kliniğinde hastalar kediler ile uyutulmaktadır ve hastalar böylece daha çabuk iyileşip, tamamen pozitif, mutlu duygular içinde olmaktadır. 




GÜNÜN DOSTU



5 Ağustos 2016 Cuma

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?


AĞUSTOS SICAKLARI VE DOSTLARIMIZ



       Ağustos ayına girmişken harika yaz sıcakları tam gaz devam ediyor. Asla şikayetçi değilim, keşke hep yaz olsa da hem biz, hem de sokaktaki dostlarımız birlikte üşümesek.. Ama son yıllarda insanımızda klimasız duramama hastalığı başladı, sanki 80'lerde klima vardı. Hadi yaşlı ve hastaları anlıyorum ama daha otobüse biner binmez 'Şoför klimayı aç' diye bağıran, restorana girer girmez garsona klimayı açtıran, ev ve işyerlerini etlerin saklandığı soğuk hava deposuna çeviren insanımızdan artık gerçekten şikayetçiyim. Klima küresel ısınmanın başrol oyuncalarından biridir. Ayrıca klima mikrobu da vardır ki geçen sene ünlü bir profesörümüzü bu mikroptan kaybettik. Ayrıca klima açıldığı anda biraz fazla serinse bende inanılmaz migren ağrısı başlatıyor ve akabinde üşütüyorum. Camlarınıza sinek teli taktırın püfür püfür essin ne güzel.. Çünkü klima evdeki dostlarınız için de zararlı. İran kedim Köpük anneannem için açtığımız klima açıldığı an koşarak tam önüne yatar tüylerini uçuştururdu ve sonrasında şoka girdi, gece yarısı veterinere zor yetiştirmiştik yıllar önce.. Yazın uzun tüylü hayvanlarınızı traş ettirin ve asla klima, vantilatör önünde durmalarına izin vermeyin. Mümkünse de evde klima çalıştırmayın, çalıştırırsanız çok kısa süre çalıştırın, tüylü dostlarınızı yazın güneş battıktan, hava serinledikten sonra yürüyüşe veya bahçeye çıkarın. 

GÜNÜN DOSTU


4 Ağustos 2016 Perşembe

SELÇUK ERDEM



        O benim çocukluğumun muhteşem karikatüristi, hayal dünyamın baş mimarı.. Kitabı çıkar çıkmaz D&R'a koşup hemen annemle alırdık. Usta ilişki karikatüristi Piyale Madra'yı da çok sever ve takip ederdim ama Selçuk Erdem benim için çok başkaydı çünkü onun esas konusu hayvanlardır. Birçok konuya değinir kendisi ama hayvanları o kadar güzel konuşturur ve o kadar etkili konulara parmak basar ki bir yandan gülerken bir yandan da gerçek konunun önemi güm diye üzerinize düşer. Kendisi Penguen dergisi kurucusudur. Ardından öğrencisi diyebileceğim aynı dergideki Erdil Yaşaroğlu'nun hayvan karikatürlerine de bayılmışımdır. Ama bugün usta Selçuk Erdem'in özellikle bloğumdan haykırdığım bazı önemli konulara değinişinden örnekler vereceğim ve ara sıra blogta da paylaşacağım. 































ÜNLÜLERİN PARAYLA ALDIKLARI PLAJ ÇANTALARI PARDON KÖPEKLERİ !!!

         


      Haberlerde görüyorsunuzdur, plaj çantası gibi köpek gezdiren ünlüleri.. Bu köpekler sokağa mı terkedilmiş, barınaktan mı alınmış, Petarkadaş.com sitesinden ücretsiz mi sahiplenilmiş? Hepsi pet shoplardan birer pahalı çanta alırcasına alınmış zavallı hayvanlar. Üstelik eminim avm'lerdeki pet shoplardan alınmışlardır. Çanta, ayakkabı almaya gelmişken köpek de alıp çıkalım modu.. Siz sürekli toplumun gözü önünde olan insanlarsınız, peki neden birer sokak hayvanına yuva açmayı düşünmediniz de kötü örnek olan parayla hayvan satın alma olayını desteklediniz merak ediyorum. Eminim sorsalar sıvışmak için 'Hediye geldi' dersiniz. Bilinciniz yok mu? İşte fotoğraflar;


Pınar Altuğ-Yağmur Atacan çifti


Algı Eke


Seren Serengil


Kıvanç Tatlıtuğ


Öykü Çelik


Süreyya Yalçın



GÜNÜN DOSTU