"Ağrım olsa bağıramam, aslan görsem kaçamam, kuyruğu ne de tatlı dersiniz ama avcı vurunca afiyetle yersiniz, çok da üşüdüm, kürkümü geri verseniz.. Tavşanım ben, keşke dostum olsan sen.." (Tawşi)
denek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
denek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2015 Pazartesi

DENEY MAYMUNLARI AÇLIKTAN ÖLMEK ÜZERE



Liberya’da bir araştırma projesi kapsamında yıllarca kullanılan 66 şempanze açlıktan ölme tehlikesiyle karşı karşıya. Daha önce şempanzelerin bakımını taahhüt eden NYBC firması, fonları keseceğini açıkladı.

Egzotik meyvelerle yüklü bir bot yaklaşıyor ve ormanın derinliklerinden dört şempanze heyecanla çığlıklar atarak gönüllülerin onlara uzattığı mango ve ananasları alıyor.
Maymunlar, daha önce bir araştırma laboratuvarında deney hayvanı olarak kullanılan bir koloninin parçası, emekliliklerinden sonra Liberya'nın güneyinde ormana bırakılmışlar.
Ancak adadaki 66 şempanze, Liberya Biyotıp Araştırma Enstitüsü (LBRI) ile ortak proje kapsamında hayvanlar üzerinde deneyler yapan New York Kan Merkezi'nin (NYBC) şempanzelerin beslenmesi için fonu keseceğini açıkladığından bu yana uluslararası kamuoyunun gündeminde.
Hayvanlar üzerinde 30 yıl kadar tıbbi deneyler yürüten NYBC, kamuoyu önünde daha önce yaptığı açıklamada 2005 yılında ormana bırakılan şempanzelerin ömür boyu bakımını üstlendiğini taahhüt etmişti.
Acil yardım fonlarıyla hayvanlara destek olmaya çalışan Birleşik Devletler İnsani Toplumu (HSUS) adlı kuruluşun başkan yardımcısı Kathleen Conlee, “NYBC, insanların bunu unutacağına ve öyle geçip gideceğine inanıyor olabilir ancak size temin ederim ki bu olmayacak” dedi.
AYDA 27 BİN EURO GEREKLİ
Merkezin şempanzelerin uzun vadeli bakımından sorumlu olduğunu kaydeden Conlee, “bakım için ayda gerekli olan 27 bin euronun ise yılda yüzlerce milyon gelir elde eden NYBC için çok küçük bir meblağ olduğunu” vurguladı.
Liberya Biyotıp Araştırma Enstitüsü (LBRI), NYBC ile 1974 yılında şempanzeleri yakalayıp ya da satın alarak Monrovia'nın güneydoğusundaki bir laboratuvarda araştırma yapmak amacıyla anlaşma yapmıştı. Araştırma projesi kapsamında viral enfeksiyonlar özellikle de hepatit konusunda önemli ilerlemeler kaydedilmiş ve anlaşma sona erince NYBC, katkıları dolayısıyla şempanzeleri bakımını üstleneceğini açıklamıştı.
Şempanzeler, tüm yıl boyunca temiz su ve yeterince gıda maddesi olmadığı için hayatta kalmak için tamamen insan yardımına muhtaçlar.
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/29530883.asp
Tawşi der ki; Sen o hayvanların hayatını çal, ölümden beter her gün işkence et, ömür boyu hapset, tüm kimyasalları yükle, kafalarına elektrikli çivi çak, sonra işin bitince ölmeyenleri ormana ölüme terket, işte bunu yapan insan!

26 Nisan 2014 Cumartesi

BİLİM=ZULÜM; Hayvan Deneyleri


    Lütfen bu yazıyı okuyun çünkü çok ama çok önemli; 

       Bugün Beyoğlu'na gittim, iki toma arasında eylem yapan 4-5 kişiden oluşan bir grup vardı, yazılarını hergün paylaştığım Yeryüzüne Özgürlük Derneği platformu.. Eylemden çok insanları bilgilendirmek adına oradaydılar, pankartlar, bir masa ve en etkilisi ise projeksiyonla beraber duvara yansıtılan denek hayvanlarının görüntüleri.. Fotoğraf çekmeye başladım, sonra biri bana bir broşür uzatıp bilgilendirmek istedi, broşürü aldığımda içinden bir uçak bileti çıktı, hemen anladım geçen gün Airfrance'nin neler yaptığını okumuştum çünkü, işte şimdi size o broşürü özetliyorum, lütfen okuyun;


BİLİM = ZULÜM

      Doğaya ve yaşama hükmetmek adına teknolojik ilerlemeyi model alan bilim, bugün en çok deney laboratuvarlarında hayvanlara yapılan eziyetle büyümeye ve kendini geliştirmeye devam ediyor. Yakın bir tarihe kadar yoksulları, tutsakları, siyahları ve yahudileri denek olarak kullanmanın meşruluğuna inananlar, şimdi de hayvanların yaşamlarına kastetmektedir.



Hayvan deneyleri mazur görülebilir mi?

      Her yıl köpek ve kediler dahil olmak üzere 100 milyondan fazla hayvan, deney laboratuvarları denilen modern çağın işkence hanelerinde ya diri diri kesiliyor ya da vücutlarına zehirli kimyasallar enjekte edilerek ölüme mahkum ediliyor. Sağlığımız için yapılan bu işkenceleri neden kendimizden aşağıda gördüğümüz canlılara reva gördük? Eğer köleliğin, zulmün ve eziyetin insanlara reva görülmesini onaylamıyorsak, aynı anlayışı birlikte yaşadığımız tüm canlılar için de söylemek gerekmez mi?



Hayvan deneylerinde neler yapılıyor?

Belli genlerin yok edilmesi veya değiştirilmesi,
İnsan hastalıkalrının hayvanlara zerk edilmesi,
Hayvanlar arası organ nakli,
Anestezi kullanmadan zehri göze damlatma veya solutma,
Kozmetik ürünleri yedirme,
Yeni ilaçları önce hayvanlarda deneme,
Askeri eğitimde hedef tahtası olarak kullanma.


Türkiye'de deney yapılan hayvanlar hangileridir?

%30 Fare
%22 Sıçan
%18 Kuş
%7 Tavşan   



Dünyanın en büyük sektörleri hangileridir?


Enerji : Günümüzün savaş sebepleri.

Silah : Güvenlik kaygısı ve milliyetçiliği pompalayarak daha çok satış yapar.

İlaç : Hepimizi denek yapar, yan etkiden öldürür.



Prosedür gereği idam nedir?

         Hayvanların denek olarak kullanıldığı laboratuvarlarda her ilaç mutlaka önce iki tür  hayvanda, sonra insanda denenir. bir hayvan, korkunç deneylerden sağ çıksa bile prosedür gereği "giyotinle öldürülür." 



Sadece para kazanmak için üretilen ilaçlar

     Dünya Sağlık Örgütü 2003'te gerekli ilaç sayısının 240 olduğunu açıkladı ama piyasada 200.000'den fazla ilaç vardır. Bu sayılar ilaçların ne kadarının insan sağlığı için, ne kadarının para için üretildiğinin kanıtıdır. 2004 Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi  (FDA) raporuna göre; hayvan deneylerinden geçen 10 ilaçtan 9'u insanlar için tehlikeli veya faydasızdır. İnsan hastalıklarının %98'ine hayvanlarda rastlanmaz.  Sadece İngiltere (NHS) verilerine göre her yıl 1 milyondan fazla insan ilaçların öngörülemeyen yan etkileri yüzünden hastaneye başvurmaktadır. 




Gereksiz deneyler

          Prof. Dr. W. F. Crowley'in 2003'teki bir makalesine göre, hayvanlar üzerindeki 25.000 çalışmanın "yalnızca 1 tanesi"  kullanışlı bir ilaç olarak sonuçlanmıştır. İngiltere İçşleri Bakanlığı'nın yayınladığı 2011 resmi hayvan deneyi istatistiklerine göre genelde ticari firmalar tarafından sipariş edilen zehirli madde (toksikoloji) deneylerinin sayısı 399.000'i bulurken, kanser için yalnızca 10.200 deney yapılmıştır. 




Hayvanlar üzerinde deney yapmayan firmalar hangileridir?

        Aşağıdaki blog ve sitelerden bunu öğrenebilirsiniz;

Veganblogg (Türkiye)
PETA Cruelty Free (ABD)
Go Cruelty Free (İngiltere)
Med1.de (Almanya)



Modern bilim, kapitalizme hizmet eder

         Bayer firmasının kanser ilacı Nexavar için hasta başına yılda alınan 67.000 dolar talep ettiği belirtildi. Firmanın CEO'su Marjin Dekkers; "İlacı Hintliler için değil, zengin Batılılar için geliştirdik." dedi. (Tawşi der ki; Allah, Dekkers'i Hint fakirinden beter etsin, üzerinde çalıştıkları hayvanlar kıtlasın!) 



Hayvan deneyi, insanda güvenli sonuç vermez

             Bir öğrenci veya araştırmacı, hayvanları mal olarak görmediği için, kana dayanamadığı için veya alternatif metotları benimsediği için hayvan deneyi yapmadan eğitimini tamamlamayı talep edebilir. Bu konuda yalnız kalmak istemiyorsanız lütfen Yeryüzüne Özgürlük Derneği'ne başvurun.




Zulme karşı ne yapmalıyız?

                 Bütün endüstrilere karşı özgürlük için isyana geçin, tüketmeyin, kullanacağınız kadarını kendiniz üretin, bitkisel ürünler kullanın, veganlığı seçebilirsiniz,  kimseye efendi veya köle olmayın. 
En önemlisi de eczanelerden "jenerik ve yerli ilaç" isteyin. 



Jenerik ve yerli ilaç nedir?

                       İlaç, sağlığınız için şart ise artık hayvan deneylerinden geçmeyen jenerik ilaç ve yerli muadillerini tercih edin. (Tawşi der ki; Ayrıca biraz da bitkisel kürler deneyin, doğayla barışık olun hem de organik doğal ürünlerle genç kalın, Kanuni Sultan Süleyman; "Bu sefere çıkmak başımı ağrıttı ,bana Apranax getirin!" demiyordu değil mi?)


Hayvan deneyine alternatifler nelerdir?

İnsan hücreleri
İnsan dokuları
Mikrodoz çalışmaları
Bilgisayar modellemeleri
İnsan DNA çipleri




Hayvan deneylerine nereden tanık olabilirsiniz?


Köpek:  www.is.gd/gAEruE

Maymun:  www.is.gd/zldWM8

Fare:  www.is.gd/fvHgq8




yeryuzuneozgurluk@gmail.com

www.yeryuzuneozgurluk.blogspot.com

facebook.com/yeryuzuneozgurluk

twitter.com/yeryuzuneozgurluk




9 Mart 2014 Pazar

DEVLET, HAYVANLARIN ÜZERİNDEN KİRLİ ELİNİ ÇEK!!



Yasa değil ölüm koruma değil zulüm

Meclis’te onaylanması beklenen yasa tasarısı, hayvanlara hem ölüm hem de zulüm getiriyor.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Yasası’nda yapılması plananan değişiklik, yalnızca hayvanseverlerin meselesi değildir. Örfleri, adetleri yüzyıllara dayanan köklü bir milletin, çağdaşlaşmayı hedef almış bir ulusun, “Canım sana feda olsun” dediğimiz bir peygamberin ümmetinin meselesidir. Bu cümle için “Ne alaka?” diyenler olabilir. Onlar için şu hatırlatmayı yapmak istiyorum: Yavrulu bir köpek için on bin kişilik İslam ordusunun yönünün değiştiren, Hz. Muhammed Mustafa Peygamberimiz’dir. Dolayısıyla hayvanlar hakkında karar verirken durup bir daha düşünmemiz gerekiyor.


Eğer söz konusu tasarı Meclis’ten geçerse, Allah’ın bize emanet ettiği kedi ve köpeklerimiz deney hayvanı olarak kullanılabilecek. Hiçbir Müslüman böyle bir vebalin altına giremez. Çünkü deney, dünyanın en acımasız işkencesidir.
Ağzı var dili yok bir hayvanı yakalayacaksınız, üzerinde her türlü korkunç deneyi uygulayacaksınız ve bundan bazı kurum ve kuruluşlara destek sağlayacaksınız.



Batı dünyası ticari deneyleri canlılar üzerinde yapmaktan vazgeçtiği için, tıbbi ve ticari kuruluşlar ve el becerisini geliştirmek isteyen tıp öğrencileri az gelişmiş ülkelere yönelmişlerdir. Maalesef Türkiye bu tasarıyla böyle bir fırsatı sunmuş oluyor. 
Özellikle Balkanlar ve Ortadoğu’daki ticari kuruluşlar ve tıp talebeleri domuza dokunmak istemedikleri için, bizim sokaklarımızdaki kedi ve köpeklerimiz onlara deney hayvanı olarak sunulacak.



ÇÖZÜM: AŞILAT-KISIRLAŞTIR-YAŞAT   



İkinci önemli konu; “Doğal Yaşam Parkları”. On binlerce canlının bakımının söz konusu olduğu bir projenin ülkemiz şartlarında neredeyse imkansız olduğunu görmezden gelemeyiz.



Bir başka önemli madde de evdeki hayvan sayısına kısıtlama getirilmesi. Sayıyı bakanlık belirleyecekmiş. Bu madde aynı zamanda sokaklarda kedi köpek kalmayacak anlamına geliyor. Evlerimizdeki hayvanlara müdahale edilmesi gibi bir durum oraya çıkmışsa, sokaktakileri asla yaşatmayacaklardır.



Hayvanseverler “Evimizdeki kedimizin, köpeğimizin sayısı devleti neden rahatsız ediyor, anlamış değiliz. Evimizin gözbebeği kedimizi kapımızın önüne koyduk diyelim, orada durmasına izin verecek misiniz? ‘Bu yasayla sokakta tek bir hayvan bile kalmayacak’ diyorsunuz, o halde sokağa bıraktığımız cana ne olacak? Deney masalarına hayvanlarımızı feda etmeyiz. Evlatlarımızı ormanlara teslim etmeyiz” diyor.



5199 sayılı yasanın ana maddesi olan “aşılat-kısırlaştır-yaşat”, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Romanya, Bulgaristan, İtalya ve Türkiye gibi Güney Avrupa ülkelerinin şartlarını göz önüne alarak uygulamaya koyduğu bir projedir. Bu projenin bütünüyle uygulanması çözüm için kaçınılmazdır. Bu madde daha önce nasıl kabul edilip uygulanıyorsa, şimdi de uygulanmalıdır.



Hayvanseverler büyük bir tepki içinde bu tasarının büyük bir yanlış olduğunu söylüyor.



Ben hükümetimizin bu büyük yanlıştan mutlaka döneceğine inanıyorum. 



* Ak Parti Çevre ve Hayvan Hakları Komisyon Başkanı Zuhal Ardahanlı

Sevgili Zuhal Hanım, mücadelenize ben ve okurlarım gönülden destek veriyoruz. Bu yasayla mücadele etmek bir insanlık görevidir.
Hayvan sevin, sevmeyin; bu masum canlara azap çektirerek ölümlerine neden olacak tasarıya karşı çıkmak, Allah’ın yarattığı her cana saygı duyan tüm insanların görevidir.
Biz asırlardır köylüsüyle şehirlisiyle sokakta hayvanlarımızla birlikte yaşamaya alışmışız. Onların uçsuz bucaksız ormanlara atılması hepimiz için çok acı olacaktır.
Üstelik orman ne köpeklerin ne de kedilerin doğal yaşam alanıdır. Yetkililer de, biz de bu acı gerçeği iyi biliyoruz ki, bu onların ölüm fermanı olacaktır.
Hani şu sokakta yürürken köpek beni kovaladı diye şikâyet edenler bile karşı çıkacaktır buna.
Yüreğiniz dayanıyorsa, denek olarak kullanılan şu zavallı şempanzenin gözlerine bir bakın. Allah tüm canların yanında olsun.
İtiraz başvurusu için; Bakan Veysel Eroğlu’nun mail adresi: 



Telefon: 0312 207 62 62
Faks: 0312 207 62 99
Çevre Komisyonu Başkanı Erol Kaya’nın mail adresi: erol.kaya@tbmm.gov.tr
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/25953182.asp?utm_source=hurriyet&utm_medium=yazarlar&utm_campaign=yazarsonyazi