Ağaçkakan, sansarı gezintiye çıkarmış sanmayın. Sansar tam onu yemek için saldırıya geçince zavallı kuş da havalanıyor, derken ortaya bu beleş turizm manzarası çıkıyor. Yer: İngiltere :)
Sayfalar
- ANA SAYFA
- ACİL!
- TAVŞAN SAĞLIĞI ve SSS
- SORULAR 1
- SORULAR 2
- ÜCRETSİZ HAYVAN İLANLARI
- KÜRK İFŞA!
- +18
- TAVŞANLARDA BESLENME
- TAVŞANLAR HAKKINDA
- SOSYAL SORUMLULUK
- TAWŞİ & MILKY
- TAVŞAN ÜRÜNLERİ
- TAVŞAN PARKI
- TAVŞAN FOTOĞRAFLARI
- TAVŞAN HABERLERİ
- TAVŞAN İSİMLERİ
- TAVŞAN TESTLERİ
- TAVŞAN KARİKATÜRLERİ
- TAVŞANLI DUVAR KAĞITLARI
- TAVŞANLI NESNELER
- PALMİYE YAĞI İFŞASI
20 Kasım 2015 Cuma
17 Kasım 2015 Salı
KÖPEĞİ NORMAL DOKTOR TEDAVİ EDEMEZ VE UYUTAMAZ!!
Zonguldak'ın Ereğli İlçesi Devlet Hastanesi’nde ortopedi doktoru Recep Erdoğan, ayağında tümör tespit edilen doktor arkadaşının köpeğini acil servis cerrahi odasında ameliyat etti. Erdoğan, operasyona rağmen birkaç ay yaşayabileceği gerekçesiyle köpeğe ilaç verip hayatına son verdiğini ameliyat fotoğraflarıyla birlikte Facebook’ta paylaştı. Hayvanseverler, köpeğin veteriner müdahalesiyle yaşatılabileceğini söyleyerek tepki gösterdi. Hastane yönetimi de olayla ilgili inceleme başlattı.
Ortopedi doktoru Recep Erdoğan, iddiaya göre doktor arkadaşının ayağında tümör tespit edilen 8 yaşındaki köpeğini ameliyat için hastaneye götürdü. Dr. Recep Erdoğan, acil servis cerrahi odasında köpeği ameliyat etti. Buna rağmen birkaç ay yaşayabileceği gerekçesiyle köpek ilaçla uyutulup hayatına son verildi. Dr. Recep Erdoğan, ameliyat anının fotoğraflarını, köpeğe uyguladığı cerrahi müdahale ve neden hayatına son verdiğiyle ilgili bilgiyi sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta paylaştı. Dr. Recep Erdoğan, notunda 3’üncü kez köpek ameliyatı yaptığını, köpeğin hayatına son vermek zorunda kaldıkları için sahibiyle çok üzüldüklerini belirtti.
Facebook’ta köpeğin fotoğrafını gören hayvanseverler duruma tepki gösterdi. Ereğli Gönülden Hayvansevenler Derneği Başkanı Hülya Karadağ, köpeğe müdahalenin hastanede değil, tam teşekküllü bir veteriner kliniğinde yapılması gerektiğini belirterek, "Olmaması gereken bir şey yaşanmış. Keşke farklı yerlerde daha iyi bir müdahale yapılabilseydi. Belki onun da yaşama şansı olabilirdi. Normalde donanımlı bir veteriner kliniğinde renkli bir filminin çekilip eğer başlangıcındaysa kemoterapi ile daha sağlıklı ömrünü sürdürebilirdi. Sonuç bizi çok üzdü" dedi.
Doktor Recep Erdoğan, tepkiler üzerine köpekle ilgili fotoğraf ve bilgiyi sayfasından kaldırırken, Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Mustafa Özkan Gün, konuyla ilgili Ereğli Devlet Hastanesi yönetiminin inceleme başlattığını ve inceleme sonucuna göre gerekenin yapılacağını açıkladı.
http://www.hurriyet.com.tr/hastane-acil-servisinde-kopek-ameliyatina-inceleme-40014857
Tawşi der ki; Bu haberin altında yapılan bir yorum zaten benim düşüncelerimi ifade ediyor;
cherry blossom Hayvanlara yapılan ameliyatlarda yaşına,kanına, kilosuna vs...göre narkoz verilir. Bu kadar basit değil. Bi de bunu paylaşmak hangi akla mantığa sığar? Birileri demiş ki "kanserse doğru olanı yapmış" pardon siz kimsiniz ? Kanserli insanları da veterinerler mi uyutsun? Bu nasıl akıl tutulması ya!
16 Kasım 2015 Pazartesi
KALBİMİ YAKTIN DUKE :(
Duke
Bir insan kendi ateşinin sebebini incelerken bulduğu başka bir habere oturup hüngür hüngür ağlar mı, evet ağlar..
2013 yılında Duke'ün sağ ön bacağında saldırgan bir tümör tespit ediliyor ve bu yüzden bacağı kesiliyor. Köpeğinin acı çekmesini görmek istemeyen sahibi, hayatının en zor kararını alıyor: Duke uyutulacak. Ama uyutulmadan önce muhteşem bir gün yaşayacak. Ve işte, Duke'ün yaşadığı mükemmel son gün:
Haber bu, ben biliyorsunuz ötenaziye karşıyım. Allah'ın verdiği canı biz almamalıyız, biz mi yarattık ki, biz alıyoruz?? Sonra diyorlar ki acı çekmek daha mı iyi? Asıl siz önce o hayvanı uyuttuğunuz için öbür tarafta çekeceğiniz acıyı düşünün, bu bir oyun değil, sen bir canlının hayatına son veriyorsun, belki ölecek dendi ama iyileşecek, belki son nefesine kadar yaşamak istiyor, hiç hayvan ne istiyor düşündün mü? Şöyle düşünün, çok hastasınız, size patronunuz ömür boyu bakıyor ama hastalığınızdan ötürü sizi öldürtmeye karar verdi, kulağa hoş gelmiyor değil mi? Hüzün dolu foto galeriyi inceleyin ve o son karede gözyaşlarınızı tutmayın, sonra da tüylü dostunuza gidip sarılın ve yarın onunla harika bir gün geçirin, en sevdiği yiyeceği verin, en sevdiği yere gidin, en sevdiği oyunu oynayın, işte o fotogaleri;
http://www.hastane.com.tr/kanser-kopegin-uyutulmadan-once-yasadigi-mukemmel-galerisi-sayfa-1.html
KÖPEKLER METRO VE OTOBÜSE BİNEBİLSİN!
Paris metrosu
Tüm dünyada olduğu gibi bir köpek, sahibinin yanında kayışlı tasması ve ağızlığıyla tüm toplu taşıma araçlarına binebilmelidir. Boyutu ne olursa olsun, ister küçük bir fino, ister dev bir Danua olsun.. Ama sahipleri de kurallara uysun. İşte bu yüzden aşağıdaki yazıyı okuyun, adrese gidin ve destekleyin;
Kampanya güncellemesi
Metroda seyahat ile ilgili görüşmeye gitmek için deneyimlerinize ihtiyacım var.

çağıl bay
beyoglu, Türkiye
13 Kas 2015 — Malumunuz 2 senedir change.org kampanyamla (https://goo.gl/z5tIz1) evcil köpeklerimizle metroyla ulaşım hakkı kazanmaya çalışıyoruz. Sonunda bu hafta bir geri dönüş aldık;
İstanbul ulaşımdan bir sorumluyla konuyu tartıştık. Kendileri bir süre önce istasyonlara pilot uygulama olarak taşıma kafesi koymaya başladıklarını ve dilenirse kafeslerin sayısını arttırabileceklerini söyledi. Fakat kafesle taşıma deneyimi yaşayan arkadaşların deneyimleri, geri dönüşleri, kullanmak istemeyenlerin çözümleri (kullanım saati kısıtlaması, vagon kısıtlaması vs gibi ) varsa onları bana iletebilirseniz, ben de önümüzdeki hafta yüzyüze konuşmak üzere yanlarına gidip ortak bir çözüm bulmaya çalışıcam.
cagilbay@yahoo.com'a mail atabilirsiniz. teşekkürler.
İstanbul ulaşımdan bir sorumluyla konuyu tartıştık. Kendileri bir süre önce istasyonlara pilot uygulama olarak taşıma kafesi koymaya başladıklarını ve dilenirse kafeslerin sayısını arttırabileceklerini söyledi. Fakat kafesle taşıma deneyimi yaşayan arkadaşların deneyimleri, geri dönüşleri, kullanmak istemeyenlerin çözümleri (kullanım saati kısıtlaması, vagon kısıtlaması vs gibi ) varsa onları bana iletebilirseniz, ben de önümüzdeki hafta yüzyüze konuşmak üzere yanlarına gidip ortak bir çözüm bulmaya çalışıcam.
cagilbay@yahoo.com'a mail atabilirsiniz. teşekkürler.
https://www.change.org/p/b%C3%BCy%C3%BCk-evcil-k%C3%B6pekler-metro-tramvaylarda-da-seyahat-edebilmeli-ibbbeyazmasa-istanbul-ulasim/u/14174926?tk=FTmGi3cX0W2gsLTT3vihkD0iQR3sUkJRvkyPbVzhoXM&utm_source=petition_update&utm_medium=email
11 Kasım 2015 Çarşamba
KEDİNİN ENGELLEDİĞİ TECAVÜZ
Kedinin engellediği tecavüz girişimine 7.5 yıl hapis
Diyarbakır'da üvey teyzesi 18 yaşındaki H.T.'ye tecavüz etmek isterken, evin kedisinin korkup üzerine atlaması sonucu paniğe kapılan ve genç kadının bağırması üzerine yakalanan 20 yaşındaki S.B. 7.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Diyarbakır 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın iddianamesine göre S.B., 2014 yılının nisan ayında, bir süre önce evlenen üvey teyzesi H.T.'nin evine ziyarete geldi. Üvey teyzesiyle kahvaltı yapan S.B., iddiaya göre bir süre sonra H.T.'ye "Gel yanımda otur. Sana sarılıp bir şeyler anlatmak istiyorum" dedi. H.T.'nin teklifi reddederek başka yere oturması üzerine ısrarını sürdüren S.B., "Öz teyzem değilsin. Bir defa birlikte olabiliriz" diye teklifte bulundu. S.B. kendisinden kaçan üvey teyzesine, "Seninle birlikte olmak istiyorum. Kocan yakışıklı değil, seni hak etmiyor" diyerek saldırmaya başladı. S.B., üvey teyzesinin kıyafetlerini zorla çıkarmaya çalışırken H.T. direndi. İddianamede, boğuşma sırasında korkan kedinin, sanığın üzerine atladığı, mağdurun bundan yararlanarak kaçıp evdeki eşyaları üvey yeğeni S.B.'ye fırlattığı, evin dış kapısını açıp bağırarak yardım istediği, sanığın bu sırada evden dışarı çıktığı yer aldı.
'GERİ DÖNÜP BOĞAZINI SIKTI'
İddianamede, evden çıktıktan bir süre sonra dönen S.B.'nin üvey teyzesi H.T.'nin boğazını sıkarak, "Seninle birlikte olmadan bu evden çıkmam" dediği öne sürüldü. H.T.'nin polisi araması ve komşuların gelmesi üzerine sanığın kaçtığı kaydedilen iddianamede, hastaneye sevk edilen kadının bilek, kol ve sırtında yara tespit edildiği, kaçan şüphelinin daha sonra yakalanarak tutuklandığı belirtildi.
SAVCI 'TACİZ' SUÇUNDAN CEZA İSTEDİ
Diyarbakır 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde bir süre tutuklu kalıp tahliye edilen S.B. savunmasında kendisine iftira atıldığını öne sürdü. Esas hakkında görüşünü açıklayan savcı, mağdurun suç tarihinde Türk Ceza Kanunu'na göre çocuk sayıldığını, sanığın onu zorla yatağın üstüne yatırdığını, üzerine abanıp kendi pantolonunu indirdiğini, aynı zamanda da mağdurun üzerindeki kıyafetleri çıkarmaya çalıştığını belirterek, suçun 'taciz' olarak kabul edilmesini istedi.
'KEDİNİN SALDIRMASI GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMAMIŞ'
Mahkeme hakkında 'nitelikli cinsel saldırı' suçundan 15 yıla kada hapis istemiyle yargılanan sanık S.B.'nin, 'cinsel istismar' suçundan 7.5 yıl hapisle cezalandırılmasına hükmetti.Mağdur avukatı Deniz Emine Kayar kararı temyiz ettiklerini belirterek, "Savcılık mütalaası bizi hayrete düşürdü. Eylemin nitelikli cinsel saldırı eylemi olduğu açık olmasına rağmen, savcı bunu cinsel taciz olarak değerlendirdi. Biz karara itiraz ettik. Çünkü nitelikli cinsel saldırı eylemi ile basit cinsel saldırı arasında ceza olarak fark var. Orada kedinin sanığa saldırması ve o saldırı sonucunda eylemin gerçekleşmemesi hali mevcuttu. Sanığın gönüllü olarak vazgeçtiği sonucuna varılmış. Kedinin sanığa saldırması göz önünde bulundurulmamış. Bu gönüllü vazgeçme olmaz. Bu yönüyle kararı temyiz ettik."
'GERİ DÖNÜP BOĞAZINI SIKTI'
İddianamede, evden çıktıktan bir süre sonra dönen S.B.'nin üvey teyzesi H.T.'nin boğazını sıkarak, "Seninle birlikte olmadan bu evden çıkmam" dediği öne sürüldü. H.T.'nin polisi araması ve komşuların gelmesi üzerine sanığın kaçtığı kaydedilen iddianamede, hastaneye sevk edilen kadının bilek, kol ve sırtında yara tespit edildiği, kaçan şüphelinin daha sonra yakalanarak tutuklandığı belirtildi.
SAVCI 'TACİZ' SUÇUNDAN CEZA İSTEDİ
Diyarbakır 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde bir süre tutuklu kalıp tahliye edilen S.B. savunmasında kendisine iftira atıldığını öne sürdü. Esas hakkında görüşünü açıklayan savcı, mağdurun suç tarihinde Türk Ceza Kanunu'na göre çocuk sayıldığını, sanığın onu zorla yatağın üstüne yatırdığını, üzerine abanıp kendi pantolonunu indirdiğini, aynı zamanda da mağdurun üzerindeki kıyafetleri çıkarmaya çalıştığını belirterek, suçun 'taciz' olarak kabul edilmesini istedi.
'KEDİNİN SALDIRMASI GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMAMIŞ'
Mahkeme hakkında 'nitelikli cinsel saldırı' suçundan 15 yıla kada hapis istemiyle yargılanan sanık S.B.'nin, 'cinsel istismar' suçundan 7.5 yıl hapisle cezalandırılmasına hükmetti.Mağdur avukatı Deniz Emine Kayar kararı temyiz ettiklerini belirterek, "Savcılık mütalaası bizi hayrete düşürdü. Eylemin nitelikli cinsel saldırı eylemi olduğu açık olmasına rağmen, savcı bunu cinsel taciz olarak değerlendirdi. Biz karara itiraz ettik. Çünkü nitelikli cinsel saldırı eylemi ile basit cinsel saldırı arasında ceza olarak fark var. Orada kedinin sanığa saldırması ve o saldırı sonucunda eylemin gerçekleşmemesi hali mevcuttu. Sanığın gönüllü olarak vazgeçtiği sonucuna varılmış. Kedinin sanığa saldırması göz önünde bulundurulmamış. Bu gönüllü vazgeçme olmaz. Bu yönüyle kararı temyiz ettik."
http://www.hurriyet.com.tr/kedinin-engelledigi-tecavuz-girisimine-7-5-yil-hapis-40012206
HAVALAR SOĞUMADAN SOKAK HAYVANLARINA YARDIM
Havalar daha da soğumadan sokak hayvanları için ne yapabiliriz?
Malumunuz kış geldi kapıya dayandı çok yakında istesek de istemesek de eksi derecelere inen hava sıcaklıkları, çetin hava durumu koşulları sokakları barınılmaz hale getirecek. Çok geç olmadan sokağınızda, mahallenizde yaşayan hayvanlar için bir şeyler yapmak ister misiniz? Sizler için sert geçeceği belli olan bir kış mevsiminden önce yapabileceklerinizi derledik."Ben yapamam" demeyin, bu size atalarınızdan kalan belki de en anlamlı miras olabilir...
Haber: Oktay Volkan Alkaya - oktay.alkaya@radikal.com.tr / Arşivi
Hayvan sevgisi doğuştan gelen bir dürtü mü, sonradan kazanılıyor mu bilmiyorum. Ben doğduğum günden beri hayvanları gerçekten çok seviyorum. Şu var ki, hiçbir hayvan evde bizim yaşam şeklimize adapte edilmemeli görüşündeyim. Evimizin dışında onlar için güvenli bir ortam oluşturmak boynumuzun borcu çünkü onların doğal yaşam alanlarını talan edip, beton binalar dikiyoruz. Karşılığında onlara ne veriyoruz? İtilip kakılıyorlar, kovalanıyorlar, arabalarımız can güvenliklerini tehdit ediyor. Bizim onlardan korktuğumuzdan daha çok onlar bizlerden korkuyor. Rodos da işte o gariban hayvanlardan biriydi. Sokakta bulduğumuzda, tek başına, muhtemelen yetim kalmış ve korku içindeydi. Onu evimize aldık ve yaklaşık dört ay boyunca harika bir gelişim sergiledi.
Rodos'un tırnaklarını hiç kesmedik, dışarıdaki hayata uyum sağlaması için onu güçlendirdik cesaretlendirdik. Korunaklı bir sitede oturuyoruz ve apartmanların kediler için oldukça elverişli bahçeleri var. Bu yüzden Rodos'u rahatlıkla bahçedeki doğal yaşam alanına alıştırabildik. İlk günler biraz sıkıntılı olsa da, ağaçlara özgürce tırmanıp yerde eşelenmenin tadını aldıktan sonra hayatın tadına varmış gibiydi.
Yaklaşık bir sene sonra Rodos hamile kaldı ve onun hamilelik süresince yine evimizde ağırladık. Hatta kapalı balkonumuzu ona ve yavrularına tahsis ettik desek yeridir. Rodos ve yavruları geçtiğimiz kışı korunaklı bir balkonda geçirdiler ve baharın gelişiyle birlikte doğaya geri döndüler.
Rodos ve yavruları apartman ahalisi için de bir nevi pilot proje görevi gördü. Komşularımızın hemen hepsi onları benimsedi ve beslediler. Hatta iki yavrunun bakımını tamamen üstlenen bir komşumuz da var. Rodos'un ardından apartman bahçemizi bir nevi "kurtarılmış bölge" olarak gören pek çok kediye yardımcı olmaya başladık. Geçtiğimiz aylarda Bıdık adını verdiğimiz bir anne kedi iki yavrusuyla bahçenin yeni sakinleri oldular. Ancak onların gelişiyle şu gerçekle yüzleştik; her kış sokaktaki bütün kedilere evimizi tahsis etmemiz mümkün değildi.
Kediler sıcak ortamı seven hayvanlar ve onlar için kara kış ölümcül olabiliyor. Özellikle yavrular için yoğun kar yağışı büyük bir sorun. Biz de kedilerimiz için neler yapabileceğimizi düşündük. İlk aklımıza gelen kediler için bir barınak yapmak oldu. Ama sonra böyle bir hizmeti devletten bekleyebilir miyiz diye düşündük... Öncelikle sizin de böyle bir şey yapmaya niyetiniz varsa vakit kaybetmeden yapmanız gerekeni söylemiş olalım, bağlı olduğunuz ilçe belediyesine en kısa sürede ulaşın. Belediyeler bu konuda özellikle son yıllarda çok yardımcı oluyorlar. Biz bağlı olduğumuz Üsküdar Belediyesi'ne başvuruda bulunduk. Belediyenin bu konuda hazırladığı oldukça kullanışlı bir başvuru ekranı var.
Her Belediye'de farklı bir başvuru yöntemi olabilir. Üsküdar Belediyesi "Şefkat Projesi Kedi Evleri" olarak bir başlık açmış ve talepleri buradan alıyor. Neden bu konuda acele etmeniz gerektiğine gelecek olursak, belediyeler bu talepleri belirli zaman aralıklarında değerlendiriyorlar. Yani öyle istediğiniz anda evinize teslim edilmesi gibi bir durum yok. 23 Ekim'de yaptığımız başvuru için henüz daha ne kadarlık bir sonuçlandırma süresi beklemek durumunda olduğumuzu belediyedeki yetkililer de söyleyemiyorlar. Muhtemelen önümüzdeki 1 yada 2 ay içerisinde kedilerimizin barınağı gelmiş olacak ve aşağıdakine benzeyecek.
Peki ya kedilerimizin yeni evi gelene kadar kar yağarsa? Hava şartları kötüleşirse? Belediye yetiştiremedi diye hayvancıkları yüz üstü mü bırakacağız? Elbette ki hayır. Her şeyi devletten beklememek lazım. Sırf kediler değil, köpekler için de yapabileceğiniz çok şeyler var. Tek ihtiyacınız olan, kollarınızı sıvamak!
Onların birkaç günlük fırtına boyunca soğuktan korunmasını ve hayatta kalmasını sağlayacak olan minik yuvalar yapabilir, kapınızın önüne ya da evinizin yakınlarındaki parklara koyabilirsiniz. HaykodepTv Hayvan Koruma Departmanı’nın hazırladığı videoda, sokak hayvanları için rüzgar ve soğuktan koruyan barınak kutuları yapmanın pratik yolları anlatılıyor. İşte sokak hayvanları için 5 adımda barınak hazırlamanın yolları:
1. Gerekli malzemeleri toplayın
En yakın nalbura koşun! En az 3 tane izocam foamboard, orta boyda karton kutu, güçlendirilmiş bant, koli bandı, falçata alın. Evde cetvel ve türevi bir şey yoksa, onu da bir kırtasiyeden alabilirsiniz.
2. Kutuyu katlayın ve bir kenara kaldırın
3. Kutunun ölçülerini alın, elinizdeki foamborad’ları kesmeye başlayın
4. Parçaları kutunun üzerine koli bandıyla yapıştırın
5. Kenarlardan güçlendirilmiş bantla geçin
Sokak hayvanları için su ve soğuk geçirmeyen barınağınız böylece hazır!
Peki ya kuşlar? Kuşlar da sert kış aylarında baharı göremeden ölebiliyorlar. Neden? Evleri olan ağaçları kesip apartmanlar diktiğimiz için. Kesilen her ağaç başına onlara bir ev vermek sizin borcunuz. En azından oturduğunuz apartmanın bir zamanlar üstünde yükseldiği arazide bulunan ağaçların bedelini ödemek sizin sorumluluğunuz. Bugün kartondan ya da ahşaptan yapılmış minik kuş evlerini bulmak çok kolay. Evde yapmakla uğraşmanıza bile gerek yok. Alın bir kaç tane kuş evi, evinizin etrafındaki ağaçlara ya da güvenlikli bölgelere asın. Elbet bir sığınan olacaktır.
Bu sadece bir sorumluluk değil. Bir miras. Osmanlı İmparatorluğu'ndan bize kalan tek şey mehter marşı değil. Hemen hemen bütün Osmanlı mimarisi eserlerinin gizli bir köşesinde belki de hiç fark etmediğiniz özenle yapılmış, şaheser niteliğinde kuş evlerini görebilirsiniz. Büyük bir düşüncenin en güzel örneklerinden olan bu kuş evleri, atalarımızdan bize kalan en değerli miraslardan biri. Onların gösterdiği bu zerafeti devam ettirmek görevimizse, ne duruyorsunuz o zaman?
Osmanlı'da 19. yüzyıla kadar yapımına devam edilen bu sevimli kuş evlerinin amacı; uçsuz bucaksız göklerde özgürce kanat çırpan, ama bir o kadar da yalnız ve korumasız olan kuşlara barınak sağlamaktı. Bina yapmak için kesilen ağaçların bir nevi kefaretiydi bu incelikli sanat eserleri. Keşke şimdi hunharca dikilen AVM'lerin Rezidansların duvarlarında da aynı inceliği görebilsek... Ama o zerafeti göstermek bir kenara dursun, zavallı kuşlar pencere kenarlarına konamasın diye onların canına zarar verebilecek teller, dikenler örmekten geri kalmıyoruz...
LÜTFEN İMZALA: KEDİ KATİLİ HAPSE ATILSIN!
Kader İ. isimli şahıs, bir kediye eziyet ederek öldürmüş, zavallı kediyi tavana asmış ve yaptığını marifet sanarak sosyal medyada ölü cana gülerek resmini paylaşmıştır.
Bu vahşetin cezasız kalmamasını istiyoruz! Yaptığının bedelini ödemesini, hapis cezası almasını istiyoruz! Bir canlıyı öldürüp buna gülebilen bir insanın özgürce dolaşmasını istemiyoruz !
https://www.change.org/p/kedi-vah%C5%9Feti-cezas%C4%B1z-kalmas%C4%B1n-adalet-bakanlik?utm_source=action_alert&utm_medium=email&utm_campaign=434518&alert_id=lxbHslRynW_8Yy40hwWY%2FyAUY4QF5VDy3CDGzP2auNf8XPLpvZV%2BQvjbCSMLNZcSBIPiVJDIc93
10 Kasım 2015 Salı
BENİM İÇİN ATATÜRK
http://www.hurriyet.com.tr/10kasim/
Lütfen yukarıdaki linki ziyaret edip Atatürk'ü mesaj bölümünde tasvir edin. İşte kendi yolladığım mesajım;
Benim için Atatürk, sokak hayvanlarını öldürmek için uğraşmaz vatanındaki tüm hayvanları korurdu, ayağının dibindeki yavru köpeklere, köpeği Fox'a ve atına nasıl sevgiyle yaklaştığını herkes bilir. O bir ağaç kesilmesin diye köşkünü taşıtmıştı. O parayı, gösterişi değil, doğayı ve halkını severdi.
Çapulcu Sinemacı
Lütfen yukarıdaki linki ziyaret edip Atatürk'ü mesaj bölümünde tasvir edin. İşte kendi yolladığım mesajım;
Benim için Atatürk, sokak hayvanlarını öldürmek için uğraşmaz vatanındaki tüm hayvanları korurdu, ayağının dibindeki yavru köpeklere, köpeği Fox'a ve atına nasıl sevgiyle yaklaştığını herkes bilir. O bir ağaç kesilmesin diye köşkünü taşıtmıştı. O parayı, gösterişi değil, doğayı ve halkını severdi.
Çapulcu Sinemacı
11.11.1938
Gerçek bir lider her yıl ölüm yıldönümünde ulusça matem eşliğinde anılır,
gerçek olmayan öldüğünde ise ulusça bayram edilir..
Etiketler:
10 Kasım,
11 Kasım 1938,
11.11.1938,
atatürk
BENİMLE OYNAR MISIN?
Oluşturduğum klibi izleyebilirsiniz :)
Will you play with me?
https://www.youtube.com/watch?v=MVY0yG413OU&feature=youtu.be
5 Kasım 2015 Perşembe
İZMİR ÇİĞLİ'DE KORKUNÇ OLAY!!!
+18

AİLE İNKAR ETMİŞ
Olay sonrası hayvanseverler olarak araştırma yapıp, kızın yaşadığı yeri bulduklarını ifade eden Ersoy, “Bu caniliği yapan kızın ailesi ile bir arkadaşım görüşmüş. Kendileri önce inkar etmişler. Annesi sert davranmış arkadaşımıza. Sonradan peluş bir kedi getirmiş, ‘Aslında kızımız astığı buydu’ demiş. Ama kedi asılan kediyle resmi uyuşmuyor. O çok açık ve belli. Olayın nasıl bir suç olduğunu fark eden aile arkadaşımı kandırmaya çalışmış” diye konuştu.
Çiğli'de korkunç olay: Kediyi asıp fotoğraf çekti
8
Paylaşİzmir’in Çiğli ilçesinde, iddiaya göre evin çatı katında kediyi çamaşır ipi ile asıp yanında fotoğraf çektiren lise öğrencisi kız, fotoğrafı sosyal medya hesabından paylaşıp altına da “Dikkat et sevdiğim seni de böyle asmim ;)” notu paylaştı. Fotoğrafı gören hayvanseverler ayaklanırken, kediyi asan kız hakkında suç duyurusunda bulunuldu.
Çiğli ilçesinde yaşayan lise öğrencisi K.İ. (15) isimli kız öğrenci, iddiaya göre evlerinin çatı katında çamaşır ipi ile kediyi astı. Öldürdüğü kedinin yanına geçen K.İ. daha sonra poz vererek fotoğraf çektirdi. Lise öğrencisi kız, çektirdiği fotoğrafı bir sosyal paylaşım sitesindeki hesabına yüklerken fotoğrafın altına ise “Dikkat et sevdiğim seni de böyle asmim ;)” notunu yazdı. Bu paylaşım kısa sürede 88 kişi tarafından beğenilirken fotoğrafı gören hayvanseverler ise ayaklandı. Durumu öğrenen ve fotoğrafı görünce şoke olan Ege Hayvan Hakları Federasyonu Başkanı Funda Bayri Ersoy, emniyet ve savcılığa fotoğrafı da götürerek suç duyurusunda bulundu. Öte yandan sosyal medyadaki tepkiler üzerine K.İ.'nin yüklediği fotoğrafı silerek, hesabını da koruma altına aldığı gözlendi.
"BU OLAY İNFİAL YARATIR"
Yaşanan olayın toplumda infial yaratacak bir durum olduğunu belirten Ege Hayvan Hakları Federasyonu Başkanı Funda Bayri Ersoy: “Sosyal paylaşım sitelerinde paylaşılan bir resimden, bir genç kızın kediyi asarken ve bir de gülümseyerek poz verirken gördüm ve çok sinirlendim. Gören arkadaşlarım da beni aradı. Bu kızın 1999 doğumlu olduğunu öğrendim de ve liseli bir kızın böyle bir şeye kalkışması çok üzücü bir olay. Hayvanlara yapılan şiddet biliyoruz ki insanlara dönüyor sonunda. Bu yüzden tedbirin alınması gerekiyor. Biz emniyete ve savcılığa suç duyurusunda bulunduk. İşlemler başlatıldı. Şimdi takibini yapacağız” dedi.
Yaşanan olayın toplumda infial yaratacak bir durum olduğunu belirten Ege Hayvan Hakları Federasyonu Başkanı Funda Bayri Ersoy: “Sosyal paylaşım sitelerinde paylaşılan bir resimden, bir genç kızın kediyi asarken ve bir de gülümseyerek poz verirken gördüm ve çok sinirlendim. Gören arkadaşlarım da beni aradı. Bu kızın 1999 doğumlu olduğunu öğrendim de ve liseli bir kızın böyle bir şeye kalkışması çok üzücü bir olay. Hayvanlara yapılan şiddet biliyoruz ki insanlara dönüyor sonunda. Bu yüzden tedbirin alınması gerekiyor. Biz emniyete ve savcılığa suç duyurusunda bulunduk. İşlemler başlatıldı. Şimdi takibini yapacağız” dedi.
AİLE İNKAR ETMİŞ
Olay sonrası hayvanseverler olarak araştırma yapıp, kızın yaşadığı yeri bulduklarını ifade eden Ersoy, “Bu caniliği yapan kızın ailesi ile bir arkadaşım görüşmüş. Kendileri önce inkar etmişler. Annesi sert davranmış arkadaşımıza. Sonradan peluş bir kedi getirmiş, ‘Aslında kızımız astığı buydu’ demiş. Ama kedi asılan kediyle resmi uyuşmuyor. O çok açık ve belli. Olayın nasıl bir suç olduğunu fark eden aile arkadaşımı kandırmaya çalışmış” diye konuştu.
http://www.hurriyet.com.tr/ciglide-korkunc-olay-kediyi-asip-fotograf-cekti-40010309
Tawşi der ki; Seni yetiştiren aileye yazıklar olsun böyle bir katil yetiştirdiği için! Bugün kedi asan yarın tüm insanları asar!
4 Kasım 2015 Çarşamba
GOLDY YUVA ARIYOR!!!
Golden Retriever, Goldy, Dişi, İzmir
Bu harika ipek tüylü kız Goldy de terkedilmiş, kendisi 1,5 yaşlarında, çok itaatkar, uslu
ve duygulu, çocuklarla ve diğer köpeklerle iyi anlaşıyor. Pet shoptan alınıp büyüdüğü
farkedilince sokağa atılıyor, lütfen bu güzel kıza yuvanızı açın :( 20 yaş üzeri kişilere,
İzmir ve civarına, ömür boyu ona bakabilecek, tatile giderken veya sıkılınca terketmeyecek
kişilere sözleşmeyle verilecektir, köpeği gelip arabanızla almalısınız, biz kargoyla asla
gönderim yapmıyoruz, teşekkürler. İletişim;
Dilek Hanım: 0530 589 37 26
http://www.petarkadas.com/petbul/ilan-terkedilen-zavalli-golden-kiz-izmir
CEVAP: SN. NİLÜFER KİRİŞ, TAVŞAN MEMESİ
Merhaba, kuyruğunun yanındakiler meme değildir, memeler karın civarında ve biraz üst kısımlardadırlar.
http://tawsim.blogspot.com.tr/2014/09/cevap-sn-sevgi-ecem-cakar.html
3 Kasım 2015 Salı
YAKIŞMADI BAYBURT, DOĞAL YAŞAMA KURŞUN!!!
Lütfen Bayburtlular birkaç gün bana soru sormasın çünkü kendilerine şu an oldukça sinirliyim. İçlerinde kendilerini avcı olarak tanımlayan ama aslında katil olan kişi ya da kişiler aşağıdaki haberde okuyacağınız zavallı hayvanı ne hale getirmişler, lütfen videosunu izleyip gözlerine bakın ve avcılara, avcılık hakkında ne hissettiğinizi düşünün;
http://www.hurriyet.com.tr/avcilarin-vurdugu-vasak-yogun-bakimda-tedavi-altina-alindi-40009430
BAYBURT’ta avcının tüfeğinden çıkan saçmalarla ağır yaralanan vaşak, Kars Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Yaban Hayatı Koruma, Kurtarma, Rehabilitasyon, Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde tedavi altına alındı.
Bayburt Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü geçen 20 Ekim günü, ağır yaralı olan bulunan vaşağı Kars’a gönderdi. KAÜ Yaban Hayatı Koruma, Kurtarma, Rehabilitasyon, Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç.Dr. Erdoğan Uzlu, vaşağa av tüfeği ile ateş edildiğini, 9 saçmanın isabet ettini bildirdi. Saçmalardan birinin kafatasının arka bölümünden girerek vaşağın beynine hasar verdiğinini bilgisayar tomografisi ile tespit ettiklerini anlatan Doç.Dr. Uzlu, şimdilik ameliyatın ikinci seçenek olduğunu belirtti. Tespit edilen bulgular üzerine Veteriner Fakültesi Cerrahi Anabilim Dalı ile birlikte vaşağın tedavisine başladıklarına işaret eden Doç. Dr. Uzlu, alınan sonuçların ümit verici olduğunu söyledi. Yaralı vaşağın sağlığına kavuştuktan sonra doğaya bırakılacağını anımsatan Doç.Dr. Uzlu, merkezin çalışmalarını anlatırken, şöyle dedi:
"Merkez aracılığı ile Kafkas Üniversitesi hizmet alan değil ülke ve bölge geneline yaban hayatının korunması noktasında hizmet veren tek kuruluş olarak öne çıkmaktadır. Önümüzdeki ay açılışı planlanan bu merkez ülkemizdeki en iyi örnek olacak. Kafkas ülkeriyle işbirliğini ön plana çıkardık. İlk olarak Tiflis İlia Devlet Üniversitesi, Ekoloji Enstitüsü ile akademik işbirliği çalışmalarına başlanmıştır."
"Merkez aracılığı ile Kafkas Üniversitesi hizmet alan değil ülke ve bölge geneline yaban hayatının korunması noktasında hizmet veren tek kuruluş olarak öne çıkmaktadır. Önümüzdeki ay açılışı planlanan bu merkez ülkemizdeki en iyi örnek olacak. Kafkas ülkeriyle işbirliğini ön plana çıkardık. İlk olarak Tiflis İlia Devlet Üniversitesi, Ekoloji Enstitüsü ile akademik işbirliği çalışmalarına başlanmıştır."
Hürriyet
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















