"Ağrım olsa bağıramam, aslan görsem kaçamam, kuyruğu ne de tatlı dersiniz ama avcı vurunca afiyetle yersiniz, çok da üşüdüm, kürkümü geri verseniz.. Tavşanım ben, keşke dostum olsan sen.." (Tawşi)

13 Ekim 2013 Pazar

ZIPLAYAN TAVŞANLAR



İşte bir tavşanın en sevimli hali, onu tavşan yapan en önemli şey; Zıplamak :)








































Bu tavşanlar çıldırmış oğlum!







12 Ekim 2013 Cumartesi

BARINAKLARDAKİ TAVŞANLAR





            Hayvan ve özellikle de tavşan ticaretine karşıyım, tavşanlar bir mal gibi satın alınır, evdeki çocuğun, özel günlerde ise sevgilinin oyuncağı olur, bakımı da zor olduğundan atılır, terkedilir. Dikkat ettiyseniz her geçen gün sahipsiz tavşan ilanları artıyor. Bazen takip edemez oluyorum. Tabi aralarda ücretsiz diye yazan dolandırıcı satıcıları saymazsak. Tavşanını sokağa terkedenler bile var, bilmiyorlar ki tavşan sokakta yaşayamaz, araba çarpar, kedi köpek yer, biri bulup kesip yahni yapar... Fatih'teki bir barınakta bir tavşan vardı mesela, çok şükür ki hemen sahiplenildi. Ama her barınak hayvanlarını böyle sahiplendirmiyor. Tüm hayvanlarını mal gibi satan barınaklarımız var çünkü, misal benim de enayi gibi yardımda bulunduğum ve bulundurduğum Sarıyer'deki Kısırkaya Köpek Rehabilitasyon merkezi.. Veterineri Bay C'nin uzun süre önce köpek satışı yaptığından açığa alındığını duyurmak isterim. Neden o kadar sağlıklı hayvanın fotoğrafını çektiğimde ve sahiplendirmek için atağa kalktığımda bana karşı çıkmalarının, arayan milletin telefonlarını açmamalarının da sebebi böylece ortaya çıktı. 
          Yurtdışında kedi, köpek barınaklarında birçok tavşan da vardır. Tek korkum yakında bunun ülkemizde olması.. Sonra o barınaktaki tavşan köpeklere mi verilir, satılır mı kimse bilmez. O kadar köpek havlaması arasında belki de şoka girip kendi kendine ölür. 


Tavşanın bakımı zordur, önüne ot, sebze koy git diye birşey yok. 
Tavşan oyuncak değildir, özel günlerde, paskalyalarda hediye edilemez.
Tavşan sokakta yaşayamaz.
Çocuğunuzu terketmiyorsanız, tavşanınızı da terketmeyin. Çocuğum yok diyorsanız tavşanınızı yine terketmeyin. 
Bir tavşana yuva açacaksanız çok iyi düşünün. Hatta geçici bir süreliğine sahipsiz bir tavşana korumacı aile olun, bakalım becerebilecek misiniz?



Ve işte bir zamanlar heves edilip alınıp, sonra da çöp torbası gibi kapı dışarı konan zavallı tavşanlar..








Lütfen petshoplardan hayvan satın almayın, tavşan evlat edinirken de birkez daha oturup düşünün!

11 Ekim 2013 Cuma

TAVŞANLARDA TÜY DÖKÜLMESİ






        Tavşanlarda tüy dökülmesinin önemini merak ediyorsanız TAVŞAN TV'deki yeni videomuza tıklayın, detaylı bilgi için ise blogtav tavşan sağlığı bölümüne lütfen..

http://www.youtube.com/watch?v=nJ28wmOPceM&feature=youtu.be

TAVŞAN TV Tavşanlarda Tırnak Bakımı






       TAVŞAN TV'ye demin yeni bir video daha ekledim. Tavşanınızın tırnaklarının bakımını merak ediyorsanız hemen aşağıdaki adrese tıklayın! Türkçe ve İngilizce olarak sizleri bekliyor. Sürpriz bir de yardımcı modelimiz var  :)

TAVŞAN TV just added a new video. If you're wondering nail care your rabbit. Click the link below now! Waiting for you in both Turkish and English. Model is helpful in a surprise there :)


http://www.youtube.com/watch?v=vYCBgqhUDGQ


           İzlemeye vakti olmayanlar için tavşanlarda tırnak bakımını anlatmak gerekirse; evde beslediğimiz dostlarımızın tırnakları doğadaki gibi fazla aşınmadığından oldukça hızlı uzar. Tavşanların 2 ayda bir veterinere götürülüp tırnaklarının kesilmesi gerekir, bu da oldukça ucuzdur. Eğer veterinere götürmeye vaktiniz yoksa ve bu işlerden biraz anlıyorsanız; tavşanınız çok hareketli değil, usluysa ve fazla ısırmıyorsa tek başınıza şimdi anlatacağımı yapabilirsiniz. Ama tavşanınız çok uslu değil, aşırı hareketli ve biraz da ısırgansa 2 kişi beraber tavşanınızın tırnaklarını kesebilirsiniz. Peki tavşanın tırnakları evde nasıl kesilir? Tavşan düz, rahat bir zemine koyulur (yatak üzeri, masa, yerdeki halı..). Tavşanın önüne bir peçete yayılabilir ama yemeye çalışacaksa koymayın. Bir kişi tavşanı sırtından bastırır, ensesini tutar ve tırnakları kesilecek patiyi kesen kişiye doğru uzatır :) Korkulacak birşey yok, sonuçta aslan tutmuyorsunuz :) Tırnak makası ise pet shop, süpermarket gibi yerlerden alınmış tavşan, kedi veya küçük köpeklerin tırnak kesimine uygun bir hayvanlar için özel üretilmiş tırnak makası olmalıdır. İnsan tırnak makasları, tavşanların ve diğer hayvanların tırnaklarına uygun değildir. Daha sonra tırnak makasıyla tavşanın tırnakları çok dikkatlice kesilir. Asla çok derin kesilmemelidir ve tavşanın tırnak sinirlerinin bulunduğu bölge kesilmemelidir yoksa kanama olur. Sinir bölgesi, tavşanın tırnakları temizse zaten rahatça görülür. Aşağıdaki fotoğrafa bakarsanız; Quick yazan bölgede görüldüğü gibi sinir başlar, o çizgiden aşağı olan yani Cut Line yazan bölge kesilmelidir;














BİR TAVŞAN DAHA..


temsili fotoğraftır


            Korkmayın, ben aileye bir tavşan daha katmayacağım :) Bu yazı sizler için..  Tawşi ilk geldiğinde kendi halinde çok mutluydu, oyun arkadaşı bendim, hiç sıkılmazdı, zaten usluydu da.. Ama sonra tavşanların çok sosyal varlıklar olduklarını sizlere söylerken kendi kendime düşündüm. Bu tavşanı ormanda terk edilmiş olarak bulmuş ve hayatını kurtarmış olabiliriz ama gerçekten ne istiyor, gerçekten bizimle mutlu mu?  
            Kendinizi düşünün, uzaydasınız, uzaylılar sizi kaçırmış :) Heryer yaratık ama dillerini anlamıyorsunuz, telepati kuramıyorsunuz. Tek başına aralarında kalmışsınız. Sizin isteklerinizi yerine getiriyorlar, sizi arada eğlendiriyorlar ama nereye kadar?  Hangi uzaylıyla "Ya bugün haberlerde neler oldu, dolar fırlamış, milli takımın halini gördün mü, Suriye'de yine savaş çıkmış, seçim yaklaştı yakında makarnalar tavan yapar, Terim'e de yazık ettiler kardeşim!" diye konuşabilirsiniz ki.. İşte bu yüzden düşünüp karar verdim ve ona bir hayat arkadaşı buldum.
                     Tabi amacım asla üremeleri değildi, hayvan ticaretine karşıyız. Tabi ki tavşan yavrusu en tatlı hayvan yavrusudur benim için, hele o kulaklar yere doğru sarkarken 6 kardeş birden anne tavşan etrafında dönmüyor mu, of of, saatlerce izlenirler ama çok zor bir süreç.. Onların hepsini tek tek ameliyat ettiremem, hepsini yazlığa götürüp getiremem, vermek istemem veremem. O yüzden Milky'yi de kaptığım gibi kısırlaştırdım. Çünkü kısırlaştırma sayesinde tavşanlar ileride tümör gibi olaylardan uzak oluyor. Yalnız kısırlaştırmayı Avcılar'daki İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi gibi bir yerde yaptırmazsanız yani bir veterinerlik fakültesi dışında bir yer  denerseniz, tavşanınızı son görüşünüz olabilir. Demedi demeyin.. 
                       Velhasıl, şu an fotoğraflarda da gördüğünüz gibi çok mutlular ve hiç ayrılmıyorlar, Ne kadar doğru bir karar vermişim diye mutluyum. Onları gören herkes de çok mutlu ve şaşkın oluyor. "Ya nasıl birbirlerinden ayrılmıyorlar böyle!" diyorlar. Bize de "Allah ayırmasın" demek düşer. Kısacası tavşanınıza bir hayat arkadaşı almanızı öneririm. İnanın hem siz, hem o çok daha mutlu olacaksınız.



FUZZY LOP MILKY



Milky




          Milky'nin ilk geldiği fotoğraflara bakıyorum, çelimsiz, uzun suratlı, tilki yavrusu gibi birşeymiş. Tabi yine çok tatlıydı. Şimdi bir de yazlıkta çektiğim fotoğraflarına bakın, Milky gerçek bir Fuzzy Lop oldu. Yüzü inanılmaz değişti, tüyleri her geçen gün kabarıyor. O, Tawşi'nin gözbebeği.. Su içerken, yemek yerken, uyurken, dolaşırken, beni uyandırmaya gelirken, oyun oynarken, yaramazlık yaparken, gökgürültüsünden korkarken hep beraberler.. Bir dakika bile ayrılmıyorlar. Günümüzdeki magazin haberleri aşklarına bakın, bir de Tawşi ile Milky'ye.. 
            

8 Ekim 2013 Salı

YÜZYILIN AŞKI



          Ne Ferhat ile Şirin, ne Yusuf ile Züleyha, ne Kerem ile Aslı, ne Tahir ile Zühre, ne Romeo ile Juliet ne Sarah ile Musa ne de Sülüman ile Hürrem :)  Hiçbirinin onlarınki gibi ponpon kuyruklu bir aşkı olamaz.. Onlar Tawşi ile Milky :))



4 Ekim 2013 Cuma

BUGÜN 4 EKİM HAYVANLARI KORUMA GÜNÜ





             Bugün dostlarımızın günü, evdeki, sokaktaki, belki de kaybettiğimiz dostlarımızın günü. Şimdi evimizin sıcaklığında uyuyan kedimizi, bahçede güvende yaşayan köpeğimizi, salonumuzda zıplayan şirin tavşanımızı kucakladıktan ve hediye verdikten sonra sıra diğer dostlarımız geliyor, sokakta ve barınaktaki hayvanlar, sahipsiz kediler ve köpekler...  Lütfen onlara da ziyarete gidelim, pet shoplar yerine de oradan yeni dostlar edinip dönelim. Soğuk havalar yaklaşmışken bir çaresize daha yuva açalım. Belki de Tawşi ve Milky gibi terkedilmiş bir ponpon kuyruğunuz olur  :)





Haziran ayında yavrusuyla eziyet gören ve yuva arayan zavallı tavşan..






Bu yıl zehirleyerek öldürdükleri fotoğraftaki kırık ayaklı köpeğimiz Bıdık'ı, Border Collie kırması tecavüz edilerek öldürülen güzelimiz Kanka'yı, felçli melek olan kedimiz Bebek Junior'u, bugün kaybettiğimiz ve diğerleri gibi  kapımıza terk edilen yavru kör kedi Miniş'i ve diğer onlarca yok edilen dostumuzu anıyoruz.. Bu dünyada adalet yoksa katilleriniz en azından öbür tarafta sizlerden daha çok acı çekecekler. Sizleri çok özledik..

2 Ekim 2013 Çarşamba

MILKY'DEN ÇEKTİĞİM





1. gün: Sabah 08.00, uyuyordum. Birden Milky yatağıma çıkıp koşmaya başlayarak beni uyandırdı. Bunu hiç yapmazdı. çok huzursuzdu, deprem mi olacak dedim. Bir de baktım ki kapının önünde tawşi nalları dikmiş, kulakları iki yana yatmış şekilde yatıyor. Yataktan üzerine adeta kalbim dışarı çıkarak uçtum, "Tawşi!!!" diye dürttüm hemen. Tawşi; "Ne oluyor ya sabahın köründe, bacakları dikip uyuyamam mı!" der gibi kalktı, sonra da uyumaya devam etti. Sonuç: T-rex görmüş gibi kalpten gidiyordum.

Bir gün sonra:  Sabah 08.30, e yine uyuyorum, 1 saat önce uyumuşum. Garç gurç garç gurç diye sesler gelmeye başladı, tavşanların tuvalet leğeniydi bu. Kirlendi diye çekiştiriyorlar sandım ama ses bitmiyordu. Kafamı kaldırdığımda Tawşi kapı önünde yere yan yatmış, kıpırdamıyor, Milky de leğenle onu itip kıpırdatmaya çalışıyordu. Yataktan öyle bir fırlamışım ki, konsoldaki abajurun demirlerini bile bükmüşüm yere düşürüp. Yanına Kara Murat gibi uçtuğumda Tawşi, uykulu gözlerini açıp; "Yine mi sen, başımdan git ulen!" der gibi baktı ve uyandı. Sonuç: Oracıkta yığılıyordum.

Ya Milky de korkup beni uyandırıyor, ya da ikisi bir olup Oscar'lık performansla (Daha önceden de ikisinin neler yaptıkları belli) bana şaka yapıyorlar. Ama yakında beni bulamayabilirsiniz. Bir sabah ansızın gideeebiliiiriiiim...



1 Ekim 2013 Salı

TAVŞAN TV





              Kısa sürede bloğumla birçok tavşana yardım ettik, sahiplendirdik, bilgilendirdik. Tawşi'ye hayat arkadaşı bile bulduk :)  Bloğuma tavşanlarımın videolarını eklemeyi düşündüm ama asıl video sitesinin Youtube olduğunu düşündüğümden Youtube'de sizler için bir kanal oluşturduk, Türkiye'de bir ilk : TAVŞAN TV  :) 
               Tavşan TV'de tavşanlara özel bakım bilgileri video ile anlatılıyor. Sevgili hayvan dostu teyzem tarafından da İngilizce olarak ikinci defa tekrar ediliyor. ilk test yayınları fotoğraf makinesiyle olduğundan biraz sorunlu oldu ama sonuçta sanat filmi değil, şimdilik idare edin diyorum. Asıl sürprizimiz ise Tawşi ve Milky, onlar da Tavşan TV'nin başrol oyuncuları, uygulamalı olarak üzerlerinde tavşan bakımını anlatmamıza izin veriyorlar ve seve seve poz veriyorlar. 
                    Tavşan TV yayına bugün başladı ve sizlerle gelişmeye devam edecek, kısacası artık sizlere Tawşi ve Milky ile Youtube üzerinden de yardımcı olacağız :)  İşte adresimiz : 

http://www.youtube.com/channel/UCqGxCgs2YFM4_wAKfgwh_BA


(En kısa sürede yeni ve kusursuz videolar eklenecektir.)








12 Eylül 2013 Perşembe

YAZLIKTAKİ KATİLLER






                 Bir süredir yazamıyorum ve aklım hep blogta.. Tavşanlarla tatile kaptırdım sanmayın çünkü şu an yazlıkta her sene olduğu gibi yine inanılmaz şeylerle uğraşıyorum.
              Teyzem yazlığımızda yaşıyor, kendisi üniversite mezunu bir İngilizce öğretmeni ve bankacı. Yazlığımız Ege sahilinde bir tatil yeri ve 30 yıllık evimiz.. Son 5 yıldır ise inanılmaz şeylerle uğraşıyoruz. Yazın herkes kedi ve köpeğiyle geliyor, şehre dönerken onları eski bir eşya gibi atıp gidiyorlar. 3 ay boyunca sağdan soldan ızgaralardan çıkan kılçık ve kemiklerle yaşamaya çalışan terkedilmiş hayvanlar kışın aç ve yapayalnız kalıyorlar. Onlarla günde 1 saat oynayan çocuklar da gidiyor. Sonra bu hayvanlar yılın 12 ayı yazlıkta yaşayan teyzemin bahçesine geliyorlar. Çoğu kedi çünkü 10 köpeğimiz geçen sene sitece zehirlendi. Hayvanlar aç, üşüyor, su bile bulamıyorlar, tuzlu deniz suyu mu içecekler.. Bahçeye gelip ağlıyorlar. Teyzem onlar gibi taştan kalpli değil, hepsine mama alıyor, kemik kaynatıyor, tüm maaşı neredeyse hayvanlara gidiyor. Şu an 30-40 olan kedi sayısı kışın 100 oluyor. Teyzem kısırlaştırmak için site toplantısında yardım istiyor, en azından yiyecek atığı verin diyor, kimsenin umrunda değil, adı deli kadın, kedili kadın, kötü kadın.. Ama o sadece gerçek bir insan.. Biri hastalansa taksi çağırıp gecenin köründe 30 km ötedeki veterinere götürür. Biri ölse o da ruhen ölür.. Teyzem şimdi ameliyat olmak için şehir dışında ve kedilere 1 aydır ben bakıyorum. Karşı karşıya geldiği insanlar ne yapıyor peki?


Kurbağalar vıraklıyor diye hepsini zehirlediler, siteyi sinekler bastı, zavallı kurbağacıklar öldü.
Tüm köpekleri zehirledikleri için artık köpek diye bir hayvan yok.
Köpeklerle beraber birçok kediyi de öldürdüler.
Bir kedimizi geçen gün biber gazıyla öldürüp attılar.
3 kedimize birer gün arayla arabayla çarpıp kapı önüne koymuşlar.
1 kediyi öldürüp hendeğe atmışlar.
Kirpileri, kaplumbağaları zevk olsun diye öldürüyorlar.

Şimdi kim deli, kim kötü? Siz söyleyin..